KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2019
- Esas no
- 2017/858 Esas
- Karar no
- 2019/903
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2017
Karar Metni
1.379 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...
İlçesi' nde küçük bir keçi çiftliği bulunduğunu, davalı iş bu keçi çiftliğinin 2498 Sağmal Keçi Kapasiteli Süt Keçisi İşletmesi ne dönüştermek için davacı şirketten danışmanlık hizmeti almak istediğini, buna ilişkin sözleşmenin imzalandığını, sözleşme gereğince gerekli işlemler yapıldığını, müvekkiliin danışmanlık hizmet bedeli sözleşmede belirlendiği, sözleşmeye istinaden ödenmesi gereken miktarın kısmi ödeme yapıldığını, ödeme taleplerinin sonuçsuz kalması üzerine İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün... Es.
Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini ancak haksız itirazı ile takibin durduğunu,dava konusu borç, para borcu olup davalı şirketin haksız ve kötüniyetli itirazı ile takip durduğunu, davalı ödeme emrine itiraz ile sözleşmedeki imzayı inkar etmediğini, müvekkilinin iş bu davayı kazanması halinde dahi alacağını tahsil edememe riski bulunduğunu, zira davalı ekonomik sıkıntı içerisinde bulunduğunu, malvarlığını azaltmaya yönelik işlemler yapmakta olduğunu, izah edilen sebeplerle dava miktarının düşük olduğu da göz önünde bulundurularak öncelikle teminatsız olarak,
bunun mümkün olmaması halinde mahkemece taktir edilen bir teminatın depo suretiyle ihtiyati haciz kararı verilmesini, buna muteakiben davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı dosyasındaki haksız itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin karar duruşmasındaki imzalı beyanında, bilirkişi raporuna göre takibe konu 25.400,00 TL alacaklarının olduğu sabit olduğunu, bu miktar üzerinden davalarının kabulüne karar verilmesini, işlemiş faize ilişkin taleplerinden feragat ettiklerini mahkememize bildirmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı tarafa, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı taraf herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, İİK'nun 67. maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce davaya konu edilen İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Es. Sayılı takip dosyası, ... Bankası A.Ş ye yazılan müzekkere cevabı, ... Bakanlığı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü yazı cevabı, ... Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazı cevabı celp edilip incelenmiştir.
Mahkememizce ilk olarak 19/06/2018 tarihli celse yedi nolu ara karar gereğince davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapmak üzere Ezine Nöbetçi Asliye Hukuk ( Ticaret ) Mahkemesine talimat yazılmış, Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Tal. Sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunun tetkikinde, yasal tutulması ve noterce onaylanması ve saklanması zorunlu olan işletme defterinin zayi durumunda olduğu, 2017 yılına ait yasal tutulması ve noterce onaylanması ve saklanması gereken zorunlu olan işletme defterinin teslim edilmediğinden herhangi bir tespit yapılamadığı bildirilmiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa ait olduğundan, bu kapsamda taraflarca bildirilen deliller toplanmış, takibe ve davaya dayanak faturalar ve cari hesap ekstresinin dosya arasında olduğu görülmüş, uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden mahkememizce 18/12/2018 tarihli duruşmada davacı taraf iddiası, davalı taraf savunması ve tüm dosya kapsamına göre rapor alınmasına karar verilerek 125/02/2019 tarihi inceleme günü olarak belirlenmiş, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları,
talimat raporu ile dosyaya getirtilen ve sunulan belgeler üzeriden inceleme yapılmak üzere dosya konusunda uzman SMMM bilirkişisi... ve Finans Uzmanı ...'e tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 21/06/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca ÇED muafiyet belgesi aldığı, dolayısıyla 2.500,00 TL (KDV hariç) danışmanlık ücretinin ödenmesi gerektiği, yine alınan yatırım teşvik belgesi nedeniyle 7.500,00 TL (KDV hariç) danışmanlık bedelinin doğduğu, aynı şekilde fizibilite raporu hazırlanması nedeniyle de 15.000,00 TL (KDV hariç) danışmanlık hizmeti alacağı oluştuğunu iddia etmekte olduğu, taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 6. maddesinde yapılacak hizmetlerle ilgili olarak ücretlendirmelerin ayrı ayrı belirtilmiş olduğu görülmekte olduğu,
buna göre davacının da iddia etmiş olduğu gibi ÇED muafiyet belgesinin alınması halinde 2.500,00 TL yatırım teşvik belgesinin alınması halinde 7.500,00 TL ve fizibilite raporu hazırlanması halinde de 15.000,00 TL bedel ödeneceğinin, bu bedellere KDV dahil olmadığının öngörüldüğü, talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda, davalı tarafından verilen ifadede, her ne kadar birtakım bedellerin ödenmiş olduğu, sözleşmede öngörülen 15.000,00 TL'lik bedelin kredinin onaylanması halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı ileri sürülmüş ise de bu iddialarla ilgili herhangi bir somut delil sunulmadığı,
dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde ÇED muafiyet raporu alındığı, yine teşvik belgesinin alındığı, ayrıca davacı tarafından fizibilite raporu hazırlanmış olduğu görüldüğü, bu durumda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kararlaştırılmış olan 25.000,00 TL ve %18 KDV dahil olmak üzere toplamda 29.500,00 TL' nin davacıya ödenmesi gerektiği, davacı tarafından, davalının 4.100,00 TL ödenmiş olduğu ikrar edildiğinden ve icra takibinde bu bedel düşünerek takip başlatıldığından,
davacının başlatmış olduğu takibin hukuka uygun olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda olduğu gibi alacağın sözleşmeye dayanması halinde, alacağın likid, icra inkar tazminatı talebinin de, yerinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, açıklanan tüm bu nedenler göz önüne alındığında davacının, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği dolayısıyla dava konusu alacak oranında alacaklı hale geldiği kanaatiyle görüş bildirilmiştir.
İddia, savunma, toplanan deliller, takip dosyası kapsamı, talimat raporu, bilirkişi raporunun kapsamı tümüyle birlikte değerlendirilmiş, alınan bilirkişi raporu gerekçeli denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tüm dosya kapsamının ve mahkememizce de benimsenen 21/06/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunun birlikte değerlendirilmesinde; davacı tarafın, aralarında ki sözleşme uyarınca ÇED muafiyet belgesi aldığı, dolayısıyla 2.500,00 TL (KDV hariç) danışmanlık ücretinin ödenmesi gerektiği, yine alınan yatırım teşvik belgesi nedeniyle 7.500,00 TL (KDV hariç) danışmanlık bedelinin doğduğu, aynı şekilde fizibilite raporu hazırlanması nedeniyle de 15.000,00 TL (KDV hariç) danışmanlık hizmeti alacağı değerlendirildiğinde;
taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 6. maddesinde yapılacak hizmetlerle ilgili olarak ücretlendirmelerin ayrı ayrı belirtilmiş olduğu görülmekte olduğu, buna göre davacının da iddia etmiş olduğu gibi ÇED muafiyet belgesinin alınması halinde 2.500,00 TL yatırım teşvik belgesinin alınması halinde 7.500,00 TL ve fizibilite raporu hazırlanması halinde de 15.000,00 TL bedel ödeneceğinin, bu bedellere KDV dahil olmadığının öngörüldüğü,
davalı tarafından birtakım bedellerin ödenmiş olduğu iddia edilmiş ve sözleşmede öngörülen 15.000,00 TL'lik bedelin kredinin onaylanması halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı ileri sürülmüş ise de bu iddialarla ilgili herhangi bir somut delili dosyaya sunulmadığı, dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde ÇED muafiyet raporu alındığı, yine teşvik belgesinin alındığı, ayrıca davacı tarafından fizibilite raporu hazırlanmış olduğu görüldüğü,
bu durumda taraflar arasındaki sözleşme uyarınca kararlaştırılmış olan 25.000,00 TL ve %18 KDV dahil olmak üzere toplamda 29.500,00 TL' nin davacıya ödenmesi gerektiği, davacı tarafından, davalının 4.100,00 TL ödenmiş olduğu ikrar edildiğinden ve icra takibinde bu bedel düşünerek takip başlatıldığından,
davacının başlatmış olduğu takibin hukuka uygun olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda olduğu gibi alacağın sözleşmeye dayanması halinde, alacağın likid, icra inkar tazminatı talebinin de, yerinde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, açıklanan tüm bu nedenler göz önüne alındığında davacının, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği dolayısıyla dava konusu alacak oranında alacaklı hale geldiği, davacı vekilinin karar duruşmasındaki faiz yönünden feragatı da gön önüne alındığında , davanın kısmen kabulü ile İstanbul ...
İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasındaki 25.400,00 TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, takibin diğer kayıt ve şartlarda bu miktar üzerinden aynen devamına, faize ilişkin talebinin feragat nedeniyle reddine, alacak likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranı üzerinden hesaplanan 5.080,00 TL. icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/858, K. 2019/903, 19 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama