KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2019
- Esas no
- 2018/1085 Esas
- Karar no
- 2019/988
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/11/2018
Karar Metni
1.216 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan İstanbul ... icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı bankaya borcu bulunmadığını, hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Davalı ... 04/07/2019 tarihli duruşmadaki beyanında; takip dosyasına yaptığı itirazdan vazgeçtiğini, takipteki borcun tamamını kabul ettiğini bildirmiş ve hakkındaki takibin kesinleştirilmesini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalı borçlular hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmelerine göre ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 24/07/2019 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporunda; davacı bankanın ...
Şubesi ile davalı kredi borçlusu ... arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attığı ve sözleşme uyarınca davalı gerçek kişinin kefalet limiti 700.000 TL olduğu, davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu;
takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalılardan 439.821,21 TL asıl alacak, 30.030,89 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.471,72 TL BSMV, 12.072,36 TL temerrüt faizi, 633,44 TL BSMV ve 475,16 TL masraf olmak üzere toplam 484.504,78 TL nakdi; kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 5 adet çek yaprağı yönünden asıl borçlu davalı şirketten 5x1.600 TL= 8.000 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu,
takip tarihinden borç ödeninceye kadar nakdi asıl alacak miktarları olan 429.821,21 TL üzerinden %48,48 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinin, 10.000 TL üzerinden %30,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisinin istenebileceği bildirilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporu, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında, davacı bankanın ...Şubesi tarafından davalı ...'ne kullandırılan ve ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişiler hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere davacı bankanın, 439.821,21 TL asıl alacak,
30.030,89 TL kat öncesi işlemiş faiz, 1.471,72 TL BSMV, 12.072,36 TL temerrüt faizi, 633,44 TL BSMV ve 475,16 TL masraf olmak üzere toplam 484.504,78 TL nakdi; kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 5 adet çek yaprağı yönünden asıl borçlu davalı şirketten 8.000 TL gayrinakdi alacağının bulunduğu; kredi sözleşmesini 700.000 TL kefalet limitiyle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişilerin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği; davalı ...
04/07/2018 tarihli duruşmada, borcun tamamını kabul ettiğinden, ikrar niteliğindeki bu beyanı dikkate alınarak adı geçen davalı yönünden itirazın tümden, diğer davalılar yönünden benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen 484.504,78 TL nakdi alacak miktarına yönelik davalı borçlular ... ve ...'nin ve 8.000 TL gayrinakdi alacak miktarına yönelik davalı borçlu ...'nin vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği; bu miktarları aşan davacı isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı anlaşılmış;
alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen nakdi alacak üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine, reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1085, K. 2019/988, 5 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama