KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2024
- Esas no
- 2018/947 Esas
- Karar no
- 2024/420
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 16/10/2018
Karar Metni
2.102 kelime·11 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nın, sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkili davacı ... adına kayıtlı olan ve yine kendisinin sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasında aracın yanında duran müvekkili davacı ..., ... plakalı araçta yolcu olarak bulunmakta olan diğer davacı ... ve beraberindeki oğlunun da ciddi biçimde yaralandıklarını, ilk tedavilerinin ardından Almanya'ya nakillerinin gerçekleştirildiğini,
müvekkillerinin kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davacı ... ve ...'in uğramış oldukları zararlara karşılık olmak üzere ayrı ayrı şimdilik 1.000'er EURO maddi, araç hasarına yönelik 1.000 EURO ve ayrı ayrı 50.000 'er TL manevi tazminatın davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
14/03/2024 tarihli dilekçesi ile talebini, davacı ... yönünden sürekli işgöremezlik tazminatı için 77.406,99 Euro, geçici iş göremezlik tazminatı için 2.165,85 Euro; davacı ... yönünden geçici iş göremezlik tazminatı için 25.632,50 Euro; araç hasarına yönelik talebini 5.000 EURO'ya yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin rent a car işi yaptığını, müvekkilinin TTK ve TBK anlamında işleten yahut araç sahibi konumunda olmadığını, bahse konu aracı kiraya verdiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın talep ettiği maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili sigorta şirketine ZMSS ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe vadesi, teminat limitleri ve kusur oranları ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur raporu alınması gerektiğini, davacılara geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri ... Sigorta tarafından ödenmiş olduğunu ileri sürerek dilekçesinde ayrıntılı olarak bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Dava; 06/09/2015 tarihli trafik kazasında, davalı sigorta şirketine sigortalı, davalı ...'ün maliki olduğu, diğer davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın, davacı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması nedeniyle davacıların uğramış olduğu maddi ve manevi zararların davalılardan tazmini istemine ilişkindir.
Oluşan kazada kusur oranlarının belirlenmesi için İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu alınmış, bu yönden sunulan 09/03/2022 tarihli kusur raporunun dosya arasında olduğu ve alınan rapora göre; davalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacılar ... ve ... yönünden meydana gelen kazada maluliyet ve iş göremezlik oranının tespiti için maluliyet raporu aldırılmış;
Davacı ... yönünden aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 08/05/2023 tarihli rapora göre, davacı ...'in dava konusu trafik kazasına bağlı olarak, tüm vücut engellilik oranının %10 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibarin 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı ... yönünden aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 08/05/2023 tarihli rapora göre, davacı ...'in dava konusu trafik kazasına bağlı olarak, tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu ve iyileşme süresinin olay tarihinden itibarin 12 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin kusur raporu ve İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun maluliyet ve iş görmezlik oranını belirler raporları olayın oluşuna uygun ve denetlenebilir olduklarından mahkememizce de benimsenmiş, raporlara yönelik itirazlar yerinde görülmemiştir.
Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden dava konusu trafik kazasından kaynaklı davacıların talep edebileceği maddi zararın hesaplanmasına karar verilerek, getirtilen-sunulan belgelerle birlikte dosya, Makine Mühendisi bilirkişi Prof.Dr....'a ve aktüer hesabı konusunda uzman ...'ya tevdi edilmiş, dava konusu araçta oluşan zararın tespiti yönünden alınan 18/10/2023 bilirkişi raporunun ve maluliyet ve işgöremezlik tazminatının tespiti yönünden alınan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür.
18/10/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; dava konusu aracının uğramış olduğu zararının 5.000 Euro olduğu anlaşılmıştır.
19/01/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; ATK 2. İhtisas Dairelerinden alınan kusur, maluliyet ve iş göremezlik raporları kapsamında, 06/09/2015 tarihli trafik kazasından kaynaklı olarak, davacı ...'in 12 aylık geçici iş göremezlik zararının 25.632,50 Euro, davacı ...’in
1,5 ay Geçici İş göremezlik dönem zararının 2.165,85 Euro, % 10 maluliyet oranına göre sürekli iş göremezlik / Efor kaybı dönem zararının
77.406,99 Euro olmak üzere toplam zararının 79.572,84 Euro olabileceğinin olduğu bildirilmiş; tazminat hesaplarında kusur oranlarının dikkate alındığı anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporları gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu kök ve ek raporları, toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; 06/09/2015 tarihli trafik kazasında, davalı ... Sigorta A.Ş.'ne kaza tarihini kapsar şekilde ZMSS poliçesi ile sigortalı olan, davalı ...'ün maliki olduğu, diğer davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, ... plakalı araca çarpması sonucu, aracın yanında bulunan -aynı zamanda sürücü olan- davacı ...'in ve araçta yolcu olarak bulunan davacı ...'in yaralandıkları; ATK Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan rapora göre, oluşan kazada davalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu diğer araç sürücüsü davacı ...'in kusursuz olduğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda;
Davacılar tarafından açılan maddi tazminat davası yönünden yapılan yargılama sonrasında;
06.09.2015 tarihinde meydana gelen dava konusu trafik kazasında, davalı araç sürücüsü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsü olan ve aracın yanında bulunan davacı ...'in kusursuz olduğu; benimsenen bilirkişi raporlarında dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, meydana gelen trafik kazası sonucu davacı ...'in %10 oranında maluliyet ve 1,5 aylık iyileşme süresi kapsamında geçici ve sürekli iş göremezlik zararının toplam 79.572,84 Euro olduğu,
davacı ...'in 12 aylık iyileşme süresi kapsamında geçici iş göremezlik zararının 25.632,50 Euro zararı olduğu ancak, davacı ...'in 02.11.2022 tarihli duruşmadaki beyanları ile ... Sigorta Şirketinin Türkiye'de işlemlerini yürüten ... Ltd.
Şti'ince, davalı sigorta şirketine hitaben yazılan 14.03.2018 tarihli yazı içeriğine göre bu davacıya ... tarafından 13.512,22 EURO tutarında tedavi gideri ve geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığı, bu miktarın 25.632,50 EURO dan mahsubu sonrasında davacı ...'in geçici iş göremezlik zararının 12.120,28 EURO olduğu ve bu konudaki fazlaya ilişkin talebinin yerinde olmadığı; yine ATK raporuna göre davacı ...'in maluliyetinin bulunmadığı, bu nedenle sürekli işgöremezlik talebinin yerinde olmadığı;
Araç hasarına yönelik alınan ve benimsenen bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, kazaya karışan davacı ...'e ait ... plakalı araçta oluşan hasar bedelinin 5.000 EURO olduğu, davadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından;
Davacı ... için toplam 79.572,84 EURO ve ... için geçici iş göremezlik yönünden 12.120,28 EURO ve araç hasarı yönünden 5.000 EURO tazminat bedellerinin, davalı gerçek kişilerden kaza tarihinden davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 15/12/2016 tarihinden itibaren sigorta poliçesi limitleri kapsamında 290.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Kısa kararın 3 nolu bendinde, davacı ...'e ödenecek geçici iş göremezlik tazminatı 13.512,22 EURO olarak yazılmış ise de; bu konuda az yukarıda yapılan açıklamalara göre, bu davacının geçici iş göremezlik zararının toplam 25.632,50 EURO olduğu, ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan 13.512,22 EURO düşüldükten sonra adı geçenin geçici iş göremezlik zararının 12.120,28 EURO olduğu; kısa kararda hataen 13.512,22 EURO olarak yazıldığı gerekçeli kararın yazımı sırasında fark edilmiş olup, maddi hesap hatası olarak yazılan bu miktar, 12.120,28 EURO olarak HMK'nın 304/1. Md. gereğince re'sen düzeltilmiştir.
Davacıların davalı gerçek kişilere yönelik açtığı manevi tazminat istemleri yönünden yapılan inceleme sonrasında;
Manevi tazminat, 6098 sayılı TBK'nun 56. Maddesi ile;
"(1)Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
(2) Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükümleri ile düzenlenmiştir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu kaza neticesinde davacı ...'in %10 oranında maluliyetinin bulunduğu ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 1,5 ay olduğu, diğer davacı ...'in ise iyileşme süresinin 12 ay olduğu, oluşan kazada davalı araç sürüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı araç sürücüsünün ise kusurunun olmadığı, kaza sonucu kaza sonucu davacıların yaralanması nedeniyle duyulan acı ve elemin giderilmesi için hakkaniyete uygun bir tazminatın verilmesi gerektiği kanaatine varılmış;
tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kazanın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü ile dava konusu kazada tarafların kusur oranları ile taraflarda zenginleşmeye ve fakirleşmeye neden olmayacak şekilde maluliyet ve iş göremezlik durumları da dikkate alınarak davacıya aşağıda belirtildiği miktarlarda manevi tazminata hükmedilmiş olup, açıklanan gerekçelerle uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
06/06/2024 Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/947, K. 2024/420, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama