KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Esas no
- 2020/116 Esas
- Karar no
- 2022/836
- Dava
- Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
- Dava tarihi
- 17/02/2020
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava ve birleşen davalarda davacı; müvekkili şirket nezdinde ... sayılı İnşaat/Montaj Tüm Riskler Sigorta Poliçesi ile ... Şirketi adına sigortalı, ... (...) Mahallesi ... Mevkii ... Projesi 858 Ada 3-4 Parsel ... adresinde bulunan inşaat projesi şantiyesinde, 14/06/2018 tarihinde davalı ...
Şirketi'nin gözetim hizmetlerini yerine getirdiği esnada gerçekleşen hırsızlık hadisesi neticesinde maddi zarar meydana geldiğini, müvekkili şirket, zarara uğrayan sigortalısı için, 29/03/2019 tarihinde hasar tazminatı ödemiş ve T.T.K’nın 1472. maddesinde yer alan halefiyet hükmü uyarınca, sigortalısının haklarına halef olduğunu, adı geçen halefiyet hükmü uyarınca; müvekkil sigorta şirketi, poliçe kapsamında sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi ile hukuken sigortalısının yerine geçmiş ve sigortalısının sahip olduğu tüm hak ve yetkilere sahip olduğunu, anılan halefiyet ilkesi uyarınca;
müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödenmiş olan hasar tazminatının sorumlu davalıdan rücuen tahsili amacıyla, icra takiplerine yapılan itirazın iptali ile davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl dava ve birleşen davalarda davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Asıl ve birleşen davalar; sigorta kapsamında ödenen bedelin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Borcun kaynakları; sözleşme, haksız fiil, sebepsiz zenginleşme ve kanundur. Eş söyleyişle bir kişinin bir borçtan sorumlu tutulabilmesi için ya kanun gereği doğrudan sorumluluğu bulunmalı, ya sebepsiz olarak zenginleşmeli, ya haksız bir fiilde bulunmalı veya sözleşmeye aykırı davranmalıdır.
Eldeki davalarda; davalının kanundan doğan bir borcunun bulunmadığı ve sebepsiz zenginleşmediği sabittir.
Sözleşme sorumluluğu açısından ise; davalı ile dava dışı İntaya isimli şirket arasında gözetim işini de içeren sözleşme imzalanmış ise de davalının bu sözleşmeden dolayı sorumluluğu adı geçen şirket ile sınırlıdır. Zira sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince sadece sözleşmeye taraf olan kişi, diğer taraftan sözleşmeye uygun davranmasını talep edebilir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında akdi ilişki bulunmadığından sigortalısının halefi olan davacı da sözleşemeye dayanarak davalıdan talepte bulunamayacaktır.
Haksız fiil sorumluluğu açısından ise; davalıya atfedilen kusur sözleşme kapsamındaki görevi ile ilgili olarak ihmalkar davrandığıdır. Haksız fiilden söz edilmek için her şeyden önce hukuka aykırı fiilin varlığı gerekir. İhmal şeklinde ortaya çıkan davranışın hukuka aykırı fiil olarak değerlendirilmesinde duraksama yok ise de ihmali davranış gösteren kişinin ihmalinden sorumlu tutulabilmesi için kanundan veya sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğü bulunmalıdır. Ne var ki davacının sigortalısı ile davalı arasında sözleşme bulunmaması nedeniyle davalının ihmali ile sebep olduğu bir zarar var ise dahi davacının sigortalısının bu zarardan dolayı doğrudan davalıya husumet yöneltmesi mümkün olmadığından asıl ve birleşen davaların reddine dair aşağıdaki şeklide hüküm tesis edilmiştir.
Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/116, K. 2022/836, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama