KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/170
- Karar No
- 2022/770
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Esas no
- 2021/693 Esas
- Karar no
- 2022/772
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/10/2021
Karar Metni
1.236 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi ... MTS sayılı dosyası üzerinden cari hesap alacağına dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, ilgili dosyadan davalıya ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı taraf tebliğ almış olduğu ödeme emrine 09.12.2020 tarihinde haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ve takip dosyası davalı tarafın itirazı ile durduğunu, .... İcra Dairesi ...
MTS sayılı dosyasından başlatılmış olan icra takibine devam edilebilmesi amacıyla 02.04.2021 tarihinde taraflarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosuna, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, .../... Büro Dosya Numaralı ve .../...
Arabuluculuk Numaralı Arabuluculuk Son Tutanağında görüleceği üzere tarafların anlaşamadığını, arabuluculuk sürecinin olumsuz sonuçlanması akabinde huzurdaki itirazın iptali davasının açılması zarureti hâsıl olduğunu, zira davalı tarafça yapılmış olan itiraz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle haklı davalarının kabulüyle, davalının .... İcra Dairesi ...
MTS sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına ve alacaklarının sözleşmeye göre alacağın ilişkin olduğu vadesinin dolduğu tarih itibariyle faiziyle birlikte tahsiline, davalı tarafça haksız ve kötüniyetle yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine hükmolunan meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taraf ile davalı müvekkili şirket arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davalı müvekkili şirket sözleşmeyi 2016 yılının Aralık Ayında feshettiğini karşı tarafa bildirmiş olup, sistemi kullanmayı 2017 yılının Ocak ayında kullanmayı bıraktığını, davacı taraf, davalı müvekkili şirketin kullanmamış olduğu hizmetin bedelini kötü niyetli olarak tazmin etmeye çalışmakta olduğunu, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine, kötü niyetli davacı tarafa %20 ' den az olmamak üzere icra inkar tazminatının yükletilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce davaya konu edilen .... İcra Dairesinin Merkezi Takip Sisteminin ... takip sayılı dosyasının UYAP sureti celp edilip incelenmiştir. Mahkememizin 18/01/2022 tarihli celse üç nolu ara karar gereğince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemine ait taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak konusunda uzman SMMM ... seçilmiş, adı geçen bilirkişice sunulan 18/04/2022 tarihli raporunın dosya içerisinde olduğu görülmüştür.
Bilirkişi raporunun tetkikinde, dava dosyası ve ekinde yer alan her türlü bilgi, belge, tüm deliller üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, davacı şirketin 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2017 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu,
defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre davalı şirketten 594,72 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin 2017 yılı sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerine göre davalı şirketi ait cari hesabının mevcut olmadığı, davacı şirketin icra takibine konu faturaların e fatura olduğu ve Temel Fatura senaryosunda düzenlendiği ve davalı şirket tarafından iadesine ilişkin evrak belge sunmadığı,
davalı şirket vekili 18.02.2022 tarihinde mahkeme kaleminde yapılan incelemeye katılmış, davalı şirketin 2017 ticari defterlerinin flaş bellek içerisinde incelenmek üzere ibraz ettiği, sunulan flaş bellekle birlikte harici evrak taleplerinin olması durumunda telefon numarası ... ve mail adresi ... @... bilgilerini sunduğu, yargılamanın uzamaması için davalı şirket vekilinden 11.03.2022 tarihinde faturaların iadesi ve fesih bildirimine ilişkin evrak talep edildiği, telefonla mailin içeriği hakkında bilgi verildiği,
ancak davalı vekili talep edilen evraklara ilişkin iş bu rapor tarihi itibari ile dönüş sağlamadığını, izah edilen nedenlerle davacı şirketin .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile 594,72 TL tutarında toplam alacak( açık hesaptan kaynaklanan) ilamsız takipte ödeme emri başlattığı, alacağın 7 adet temel fatura senaryosunda düzenlenen e-faturadan kaynaklandığı, faturaların iadesine ve fesih bildirimine ilişkin evrak ibraz edilmediği, davacı şirketin incelenen 2015-2016-2017-2018-2019-2020-2021 yılları ticari defterlerinde davalı ... Toptan Sat. İth. ve İhr. A.Ş. 'den 594,72 TL alacaklı olduğu kanaatiyle rapor alınmıştır.
HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalı tarafından .... İcra Dairesi Merkezi takip sisteminin ... takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2004 sayılı İİK ' nun 67. maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği düzenlenmiştir.
İcra dosyası içeriğinden davacı tarafından, davalı aleyhine " açık hesaptan kaynaklanan alacak" açıklaması ile 594,72 TL alacak için ilamsız icra takibine başlandığı, ödeme emrinin 30.11.2020 tarihinde davalı yana tebliğ edildiği, davalı tarafından sunulan 03.12.2020 tarihli dilekçe ile takibe süresi içerisinde itiraz edildiği, itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmeksizin 22.10.2021 tarihinde elde ki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında ki uyuşmazlık davacının dava konusu faturalar nedeni ile alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında 24.12.2015 tarihli ...Ticari Yazılımı Kiralama Sözleşmesi imzalandığı , faturaların bu kapsamda düzenlendiği, davalı tarafın aralarında ki sözleşmenin sona erdiği dolayısıyla fatura konusu hizmetin verilmediği savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 18/04/2022 tarihli rapor ile davacının kendi ticari defterlerine göre davalıdan 594,72 TL alacaklı olduğu, davalı yanın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı yana borcunun bulunmadığı , dava konusu faturaların e fatura olup davalı yana gönderildiği, davalının faturaları defterine kaydetmemekle birlikte iade ettiğine dair veri olmadığı, tespit ve rapor edilmiştir.
Her ne kadar davalı tarafın ticari kayıtlarına göre davacı yana borcunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de, davacı tarafından dava konusu faturaların davalı yana gönderildiği, davalı tarafından faturaların iade edildiğine dair dosyaya delil ibraz edilmediği ve taraflar arasında ki sözleşmenin geçerli olduğu dikkate alınarak davanın kabulüne davalı tarafından yapılan itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2019 tarihli 2019/4054 esas ve 2019/7699 karar sayılı kararında belirtildiği üzere. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması, borçlunun itirazında haksız olması yasal koşullardandır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Davacının talebinin faturaya dayalı olduğu ve alacağın likit olduğu anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilerek uyuşmazlığın bütünü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/170, K. 2022/770, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama