KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2022
- Esas no
- 2020/331 Esas
- Karar no
- 2022/412
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/07/2020
Karar Metni
1.526 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davalı şirket arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, kullandırılan kredilerin çekilen ihtara rağmen ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalı taraflarca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; icra dairesinin ve mahkemenin yetkisiz olduğunu, takipte ... İcra Müdürlüklerinin ve davada ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, müvekkilli kefillerin sorumluluklarının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın muaccel olmadığını, temerrüt gerçekleşmediğini, kefile başvuru şartlarının oluşmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuş; davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetini talep etmiştir.
Takibin başlatıldığı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede, davacı tarafça, davalı takip borçluları hakkında davaya dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesine göre ödenmeyen nakdi ve gayrinakdi kredi borcunun fer'ileri ile birlikte tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçluların icra dairesinin yetkisine ve borca vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça itirazın hükümden düşürülmesine yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür.
Dava; İİK 67.md gereği itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de; takip ve davaya dayanak taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesinde İstanbul Mahkeme ve İcra Daireleri yetkili kılındığı öngörülmüş ve anılan yetki sözleşmesinin HMK 17.maddesine göre geçerli olduğu anlaşıldığından, davalıların icra dairesinin yetkisine yönelik itirazları yerinde görülmemiştir.
Davanın, başlatılan takibin ve vaki itirazın niteliği gereği, kullandırılan kredi nedeni ile takipte talep edilen alacağın varlığı ile miktarını kanıtlamak yükümlülüğü davacı tarafa aittir. Bu kapsamda, davacı tarafça bildirilen deliller toplanmış, genel kredi sözleşmesi ile eklerinin ve kullandırılan krediye ilişkin kredi borçlularına tebliğ edilen hesap kat ihtarının dosya arasında olduğu görülmüştür.
Uyuşmazlığın niteliği itibarı ile çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, dosya, ekleri ve getirtilen-sunulan belgelerle birlikte konusunda uzman bankacı bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişi tarafından düzenlenen 09/04/2021 tarihli bilirkişi raporunun ve taraf vekillerinin beyan ve itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 17/01/2022 tarihli ek raporun dosya arasında olduğu görülmüştür.
Alınan bilirkişi raporlarında özetle; davacı banka ile asıl borçlu davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığı, davalı gerçek kişilerin kredi sözleşmesine müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imza attıkları ve sözleşme uyarınca davalı kefillerin borcun tamamından kefalet limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğu; takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı şirketten, ... nolu kredisi yönünden, 122.236,09 TL asıl alacak, 6.826,17 TL işlemiş faiz, 341,31 TL BSMV olmak üzere toplam 129.403,57 TL;
... nolu kredisi yönünden, 37.331,07 TL asıl alacak, 2.376,61 TL işlemiş faiz, 118,83 TL BSMV olmak üzere toplam 39.826,51 TL; ... nolu kredisi yönünden, 352.008,48 TL asıl alacak, 14.412,22 TL işlemiş faiz, 720,61 TL BSMV olmak üzere toplam 367.141,31 TL; ... nolu kredisi yönünden, 212.773,91 TL asıl alacak, 8.668,51 TL işlemiş faiz, 433,43 TL BSMV olmak üzere toplam 221.875,85 TL olmak üzere genel toplam 758.247,24 TL nakdi; kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 14 adet çek yaprağı yönünden 28.420,00 TL gayrinakdi;
davalı gerçek kişilerden, ... nolu kredisi yönünden, 122.236,09 TL asıl alacak, 1.439,36 TL işlemiş faiz, 71,97 TL BSMV olmak üzere toplam 123.747,42 TL; ... nolu kredisi yönünden, 37.331,07 TL asıl alacak, 437,35 TL işlemiş faiz, 21,87 TL BSMV olmak üzere toplam 37.790,29 TL; ... nolu kredisi yönünden, 352.008,48 TL asıl alacak, 4.121,33 TL işlemiş faiz, 206,07 TL BSMV olmak üzere toplam 356.335,88 TL; ... nolu kredisi yönünden, 212.773,91 TL asıl alacak, 2.532,59 TL işlemiş faiz, 126,63 TL BSMV olmak üzere toplam 215.433,13 TL olmak üzere genel toplam 733.306,72 TL nakdi alacağının bulunduğu;
asıl alacak miktarlarına %40 oranında temerrüt faizi ve bu faizlerin %5'i oranında BSMV'sinin istenebileceği bildirilmiştir.
Davalı gerçek kişilerden ... vekili bu davalı yönünden müteselsil kefalet hükümlerinin uygulanamayacağını savunmuş ise de; adı geçen davalının kefil olduğu borcun ticari borç olduğu ve 6102 sayılı TTK'nın 7.maddesinde öngörülen teselsül karinesi gereğince kefaletinin müteselsil olduğu anlaşılmakla bu konudaki savunmalara değer verilmemiştir. Alınan bilirkişi raporları, gerekçeli, denetlenebilir, dosya içeriğine uygun, itirazları cevaplar nitelikte ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli görüldüğünden, raporlara itirazlar reddedilmiş ve raporlar mahkememizce de benimsenmiş ve hükme esas alınmıştır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları ile incelenen takip dosyası, alınan ve benimsenen bilirkişi raporları, toplanıp değerlendirilen delillere göre; taraflar arasındaki Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında, davacı banka tarafından davalı şirkete kullandırılan ve ödenmeyen kredinin fer'ileriyle birlikte tahsili için alacaklı davacı tarafça, asıl borçlu ve kredi sözleşmesine müşterek ve müteselsil kefil olan davalı gerçek kişiler hakkında girişilen ilamsız icra takibinde, bilirkişi raporunda dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalı şirketten, ... nolu kredisi yönünden toplam 129.403,57 TL;
... nolu kredisi yönünden toplam 39.826,51 TL; ... nolu kredisi yönünden toplam 367.141,31 TL; ... nolu kredisi yönünden toplam 221.875,85 TL olmak üzere toplam 758.247,24 TL nakdi ve kredi sözleşmesi gereği iade edilmeyen 14 adet çek yaprağı yönünden 28.420,00 TL gayrinakdi; davalı gerçek kişilerden, ... nolu kredisi yönünden toplam 123.747,42 TL; ... nolu kredisi yönünden toplam 37.790,29 TL; ... nolu kredisi yönünden toplam 356.335,88 TL; ... nolu kredisi yönünden toplam 215.433,13 TL olmak üzere toplam 733.306,72 TL nakdi alacağının bulunduğu;
kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzalayan davalı gerçek kişilerin borcun tamamından kefalet limiti ile sorumlu tutulması gerektiği; benimsenen bilirkişi raporu ile tespit edilen davalı şirket yönünden toplam 758.247,24 TL nakdi ve 28.420,00 TL gayrinakdi; davalı gerçek kişiler yönünden 733.306,72 TL nakdi alacağa yönelik davalıların vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği; bu miktarları aşan davacı taraf isteminin açıklanan nedenlerle yerinde olmadığı;
alacak likit ve itiraz haksız olduğundan kabul edilen nakdi alacaklar üzerinden davalıların icra inkar tazminatına mahkumiyetine; reddedilen miktar yönünden alacaklının kötü niyetinin kanıtlanamamış olması nedeniyle, davalı-borçlu tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
Başkan ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Üye ... · e-imzalı · Katip ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/331, K. 2022/412, 21 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama