KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Eylül 2022
- Esas no
- 2020/51 Esas
- Karar no
- 2022/670
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/01/2020
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinden müvekkilinin 19/12/2019 tarihinde haberdar olduğunu, takibe konu icra dosyasındaki senet üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığını ve bu konuda...Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını dosyanın derdest olduğunu, yine müvekkilinin imzasının kendisine ait olmaması nedeniyle İstanbul ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...
Esas Sayılı dosyası ile süresi içeresinde imzaya itiraz talebinde bulunduklarını, müvekkili aleyhine borçlu olmadığı halde icra takibi başlatan ve haciz baskısı altında dosya borcunun ödenmesi talebinde bulunan davalının arada ciranta da bulunmadığından kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin imzasının taklit edilerek sahte bir senet düzenlenerek zor durumda bırakıldığını, davalı ile aralarında ne ticari ne de hukuki hiçbir ilişki bulunmadığını,
müvekkilini borçlandırmak maksadı ile icra takibi başlatıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe dayanak senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Dava; takibe ve davaya dayanak bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı vekili 09/08/2022 tarihli dilekçesi ile, davadan feragat ettiklerini bildirmiş; davalı vekili ise 04/08/2022 tarihli dilekçesi ile, davacı taraf ile aralarında protokol imzaladıklarını, davacının feragati nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
Davadan feragat HMK'nun 307 ve 309. maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK'nın 307.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Davacı vekilinin vekaletnamesindeki yetki durumu incelendiğinde davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 307. maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş; talep olmadığından davalı yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/51, K. 2022/670, 1 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama