KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Esas no
- 2021/311 Esas
- Karar no
- 2024/161
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 17/09/2014
Karar Metni
1.200 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı şirket vekili, müvekkili şirket ile davalı (eski unvanı ile ...A.Ş.) ... Seyahat ve Tic. A.Ş. arasında 19/06/2009 tarihinde “...
Mimari-İç Mimari-Peyzaj Projelendirme Hizmetleri Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşme ile müvekkilinin ...'in mimari-iç mimari projelendirme ve peyzaj projelendirme görevini üstlendiğini, müvekkili şirketin konsepte uygun projeyi hazırlayıp tamamlayarak davalı şirkete teslim ettiğini, ancak davalı tarafça otelin açılışının müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle geciktiğini, taraflarca imzalanan sözleşmede müvekkili şirket tarafından üstlenilen hizmet bedelinin ödeme şekli ve programının açıkça belirtilmiş olduğunu, sözleşmenin 5. maddesi uyarınca hizmet bedelinin belirli vadelere bağlandığını,
buna göre her ayın 5. ile 10. günleri arasında ödeme yapılacağının kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından 08/10/2010 tarihinde Proje Tasarım ve Danışmanlık Bedeli olarak 012020 nolu fatura düzenlenerek davalıya usulüne uygun olarak gönderildiğini, davalının faturaya itiraz dahi etmediğini, ancak Mart 2010 karşılığı olan 100.000-USD hizmet bedelinin davalı tarafça müvekkiline ödenmediğini, bahsi geçen alacak kanunen muaccel olmasına rağmen ....
Noterliği’nden keşide edilen 28/05/2012 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile davalı şirkete 100.000-USD hizmet bedelinin ödenmesi hususunun ihtar edildiğini, davalı şirketin müvekkilinden almış olduğu hizmetler ile ilgili düzenlenen son faturanın karşılığını ödenmediği için davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından yapılan icra takibine herhangi bir borcun bulunmadığı ve müvekkilin herhangi bir sıfatı olmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirtilerek, itirazın iptali ve takibin devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının sözleşme konusu işlerin bir kısmını hiç bir kısmını ise gereği gibi yerine getirmediğini, davacının 100.000,00-USD'yi sözleşme gereği üzerine düşen edimlerin bir kısmını hiç yerine getirmediği halde haksız olarak talep ettiğini, davacının iç mimari projeyi nihai halini vermeksizin müvekkili şirkete teslim ettiğini, sözleşmenin ana konuları arasında yer alan peyzaj projesini müvekkili şirkete teslim etmediğini, söz konusu projenin müvekkili şirket tarafından başka bir şirkete (...…...Ltd.Şti.) yaptırıldığını,
taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiği son 5-6 aylık süreçte davacı tarafından müvekkili şirkete mesleki kontrollük hizmetinin verilmediğini, müvekkili şirketin sözleşme konusu edimlerin kendisine düşen kısmını yerine getirdiğini, davacı şirket tarafından gönderilen faturanın sözleşme içeriğine uygun olmadığını, faturaya itiraz edilmemiş olmasının fatura konusu hikmetin alındığı anlamına gelmediğini, eser sözleşmesinden doğan ihtilaflarda kural olarak işin yapılıp teslim edildiğini ve bedeline hak kazanıldığını kanıtlamanın yükleniciye, bedelin ödendiğini ispatlamanın ise iş sahibine ait olduğunu belirterek,
davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, TBK'nın 470 vd. Maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Mahkememizin 11/03/2020 tarih ve ... sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 30/03/2021 tarihli, .... sayılı ilamı ile; " ... davacı yüklenici tarafından sözleşme bedeline ilişkin olarak düzenlenen (davaya konu 100.000 USD'lik olan dahil) faturaların davalı tarafın defterlerinde kayıtlı olması davalı iş sahibinin eksik ve ayıplı iş nedeniyle ödemezlik def'inde bulunmasına engel oluşturmayacağı hususu göz önünde bulundurularak,
davacı yüklenicinin kendisinin de kabulünde olan peyzaj mimari ve uygulama projesi işinin dava dışı ... firmasına yaptırılmış olması sebebiyle, sözleşmenin 2.1.maddesinde ayrı ayrı ücret belirtmesine gidilmemiş olduğundan sözleşmenin 4.maddesinde belirtilen KDV dahil toplam 1.100.000 USD proje hizmet bedelinin ne kadarlık kısmının peyzaj projelendirme işine tekabül edeceğine dair bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak,
belirlenecek bu bedelin davacı yüklenicinin iş bedeli alacağından mahsup edilmesi ve sonrasında tarafların diğer iddia ve savunmaları da değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir uygulamaya gidilmeksizin yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmuştur." şeklinde gerekçesiyle kaldırılmış olmakla, devam olunan yargılamada;
Taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, sözleşme bedelinin götürü olarak 1.100.000 USD olarak kararlaştırıldığı, bunun 1.000.000 USD'lik kısmının ödendiği, davacı yüklenici tarafından işin teslim edildiği çekişmesizdir. Uyuşmazlık; davacının eksik / ayıplı ifasının bulunup bulunmadığı ve alacaklı ise miktarı noktalarındadır. İstinaf ilamının gereklerinin ifası için keşfen bilirkişi raporu alınmış ise de bilirkişi raporunda talep edilen hususların tespit edilemeyeceği bildirilmiştir. Eser sözleşmelerinde; işin sözleşmeye uygun olarak yapılıp teslim edildiğini ispat yükü yükleniciye, bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir.
Yine eserde mevcut olan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olup aksinin iş sahibi tarafından kanıtlanması gerekir. Bununla beraber, eldeki uyuşmazlıkta peyzaj projesinin davacı tarafından yapılmadığı tarafların kabulünde olup, peyzaj projesi bedelinin götürü bedelden tenzili gerekir. Ne var ki keşfen düzenlenen bilirkişi raporunda bu bedel tespit edilememiştir.
Peyzaj projesini yapan tanık ... ise işin 30.000,00-TL civarında bir bedel karşılığında yapıldığını ifade etmiştir. Sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 98/2 ve 42.maddeleri ( 6098 sayılı TBK'nın 114/2 ve 50/2 maddeleri ) uyarınca zararın varlığının belirgin fakat miktarının belirsiz olduğu hallerde zarar miktarının hakim tarafından tayin edileceği düzenlenmiştir.
Sözleşme tarihinde 1 USD'nin 1,5490 TL'ye tekabül ettiği gözetildiğinde, peyzaj projesinin götürü bedelde 20.000,00-USD'lik hacminin olduğu kanaatine varılmıştır.
Yine davalı tarafından mesleki kontrolörlük hizmetinin eksik ifa edildiği savunulmuştur. Az önce zikredilen ve yüklenici lehine olan karinenin aksine, maddi varlığı bulunmayan kontrolörlük hizmetinin verildiğini ispat yükü davacıya aittir. Bilirkişi tarafından işin makul tamamlanma süresi belirlenememiştir.
Dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde işin makul tamamlanma süresinin 15 ay civarında olacağı, davalının cevap dilekçesinde son 5 - 6 ay bu hizmetin verilmediğini savunduğu, tanık beyanları davacının daha uzun süre hizmet vermediği yönünde ise de davalının cevap dilekçesindeki beyanı ile bağlı olduğu, 5 aylık kontrolörlük hizmeti bedelinin de 3.000 USD civarında olacağı kanaati ile son fatura bedelinden toplam 23.000 USD tenzil edilerek ve davalının diğer savunmalarına dair ispat yükünü yerine getiremediği gözetilerek istem kısmen kabul edilmiştir.
Sözleşme tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101/II maddesi uyarınca tarafların vade kararlaştırması halinde vadenin hitamından itibaren temerrüde düşeceğinin düzenlendiği, bu kapsamda sözleşmenin 5.maddesi uyarınca temerrüt tarihinin 11/03/2010 olduğu anlaşılmış, resen yapılan hesap doğrultusunda işlemiş faiz belirlenmiştir. Son olarak; alacağın miktarı takip tarihi itibari ile yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/311, K. 2024/161, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama