KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2023
- Esas no
- 2022/19 Esas
- Karar no
- 2023/976
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/01/2022
Karar Metni
710 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirketin 2019 yılında ticari bayilik sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında müvekkilinin davalı şirkete ait "..." markalı ürünlerin satışını gerçekleştirmeye başladığını, müvekkilinin su satışlarını ",,, Mahallesi, ... Sokak, ... ...
Sitesi, C N:..., .../... .../..." adresindeki dükkanda uzunca bir süre yaptığını, müvekkilinin davalı şirket ile arasındaki ticari akde her zaman uygun davrandığını, kesilen faturaları zamanında ve eksiksiz olarak ödediğini, 2020 yılının sonlarından itibaren müvekkili ile davalı şirket arasında bir takım uyuşmazlıklar başladığını, davalı şirketin sözleşmeye uygun davranmayarak yeni bir bayi arayışı içine girdiğini ve müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında başka bir bayi ile anlaştığını, davalı şirket tarafından sevkiyatların müvekkiline değil, öncelikle bu yeni işletmeye yapıldığını,
bu nedenle müvekkilinin büyük maddi ve manevi zararlara uğradığını, yasal emredici hükümler yerine getirilmeden ve taraflar arasındaki ticari bayilik sözleşmesi usulüne uygun şekilde sonlandırılmadan davalı şirketçe müvekkilinden maddi taleplerde bulunulduğunu, sonrasında ise müvekkilinin herhangi bir borcu olmamasına karşın tamamen haksız ve kötü niyetli olarak .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek ve dilekçesinde açıkladığı diğer nedenlerle; müvekkilinin ileride telafisi mümkün olmayan zararlara uğramaması için mahkemece öncelikle .... İcra Dairesi'nin ...
Esas sayılı icra dosyasında takibin teminatsız olarak veya uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulmasına, yapılacak yargılama sonucunda davanın kabulü ile müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli icra takibinin iptaline, davalı şirket aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; davacı tarafından arabulculuk başvurusu yapılmadan açılan davanın usulden reddini, taraflar arasında ticari ilişki bayilik ilişkisi olup, acentelik ilişkisi olmadığını, müvekkili şirket nezdinde tek satıcılık yetkisi tanınmış tek bir bayi dahi bulunmadığını, hiçbir bayiye tek yetkili satıcılık verilmediğini, davacının usulüne uygun olarak temerrüde düştüğünü, müvekkili şirket tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibini haklı bir alacağa dayandığını, dilekçede açıklanan tüm nedenlerle cari hesaptan kaynaklı davacının müvekkili şirkete borçlu olduğunun sabit olduğunu,
icra takibinin haklı bir takiple başlatıldığını, davacının davasının haksız ve kötüniyetli olduğunu bu nedenle tümden reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava; bayilik ilişkisinden kaynaklı alacak sebebiyle başlatılan icra takibinden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır.
Taraflar arasında bayilik sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve dava dışı ... tarafından bu sözleşmenin teminatı olarak ipotek verildiği çekişmesizdir.
Uyuşmazlık; takip tarihi itibari ile davalının davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve davalının takipten önce dava açmak zorunda olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Belirmek gerekir ki, bayilik sözleşmesine dayalı olarak verildiği ihtilafsız olan davaya konu ipotekle ilgili doğrudan takip başlatılmasına hukuken bir engel bulunmamaktadır. Davacının buna yönelik itirazları takip hukukuna ilişkin olduğundan bu iddiaya kıymet verilmemiştir.
Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı - alacaklıya aittir.
Uyuşmazlığın çözümü teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacının defterlerini usulüne uygun tutulmadığı, davalının usule uygun tutulan defterlerinin ise sahibi lehine delil teşkil etmeyi haiz olduğu, ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davalının en az takip talebinde talep ettiği miktarda alacaklı olduğunun anlaşıldığı, davacı vekili tarafından sunulan 04/04/2023 tarihli dilekçede borcun ödendiği savunulmuş ise de bunu kanıtlamaya elverişli herhangi bir yazılı delil ibraz edilmediği,
13/08/2023 tarihli bilirkişi raporuna yasal sürede itiraz edilmemesi sebebiyle bu hususun davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği, bu nedenle davalının en az takip talebindeki kadar alacaklı olduğunu ispatladığı anlaşılmakla davanın reddine, ayrıca takip hakkında tedbir kararı verilmediğinden davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/19, K. 2023/976, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama