KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/214 Esas
- Karar no
- 2024/692
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 17/09/2014
Karar Metni
1.149 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 21/0/2011 tarihinde davalı sigorta şirketine ... poliçe nosu ile sigortalı ... sevk ve idaresindeki ... Plakalı araç ile aynı istikamette seyreden ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpması sonucu yaralandığını ve %3 oranında sürekli sakat kaldığını, motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin kaza tarihinde 23 yaşında olduğunu ve sakatlık oranından dolayı çalışamadığını ve geçimini sağlamakta zorlandığını belirterek, adli müzaheret talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin her tür dava talep hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik sürekli sakatlık tazminatı olarak 3.000-TL tazminatın olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde Trafik Sigortası ile sigortalı olup, sorumluluklarının şahıs başına 225.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin iş bu kaza nedeni ile ödenmesi gerekli tazminatın tamamını davacı tarafa ödediğini, açılan hasar dosyasının aktüere gönderildiğini, aktüerce hesaplanan 3.451,00 TL tutarındaki tazminatın davacı yana ödendiğini, aktüer tarafından yapılan hesaplamanın somut duruma ve hukuka uygun olduğunu, yargılama aşamasında değişen asgari ücret nedeniyle tazminat miktarında farklılık çıkması kuvvetle muhtemel olduğunu,
ödeme yapıldığı tarihteki verilere göre hesaplama yapılmasını hesaplama sonucu çıkan tutar ile ödeme tutarı arasındaki afaki bir fark olmaması halinde ve müvekkil şirket tarafından yapılan ödeme ile zararı karşılanan davacının davasının karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava ; trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin kısmi alacak davasıdır.
Olay; 21/08/2011 tarihinde sürücü ...'ın yönetimindeki ... plakalı motosikleti ile seyir halindeyken, davalı tarafça ZMMS ile sigortalı, dava dışı sürücü Hikmet'in yönetimindeki ... plakalı minibüsün sağından geçtiği sırada minibüsün sağa yönelmesi sebebiyle meydana gelen trafik kazasında motosiklette yolcu olan davacının yaralanması olayıdır.
Kusur; dava dışı minibüs sürücüsünün gerekli kontrolü yapmadan sağa yönelmesi nedeniyle kusurlu olduğuna; dava dışı motosiklet sürücüsününde minibüs sürücüsünü etkin biçimde kontrol etmeyerek sağından geçmesi sebebiyle kusurlu olduğuna işaret edip, minibüs sürücüsüne %60, diğer sürücüye %40 oranında kusur izafe eden ATK raporu anılan gerekçelerle mahkememizce de benimsenmiştir.
Maluliyet; davacının davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen maluliyet oranı açısından ATK'dan alınan raporda davacının %3,3 oranında malul kaldığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz ... sayılı kararı ile: "Davanın kısmen kabulü ile;3.000,00 TL'nin 16/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,.." şeklinde karar verilmiş olduğu görüldü.
Mahkememizin 21/09/2020 tarih, ... sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince yapılan yargılama sonunda: "Bu durumda mahkemece yukarıda açıklanan ilkeler ışığında ve tüm dosya kapsamı itibariyle davacının yaralanmasına bağlı tedavisinin devam edip etmediği, gelişen durumun olup olmadığı, kaza sonrası yaralanmanın tedavisinin ne zaman sona erdiği, gelişen durum varsa tedavi sürecinin ne zamana kadar devam ettiği ve hangi tarihte bittiği konularında, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir rapor alınması; bu rapor da irdelenerek,
zararın (maluliyetin) ne zaman öğrenildiği ya da öğrenilmesi gerektiği değerlendirilip, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığının belirlenmesiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, gelişen durumun olup olmadığını açıklar rapor alınmadan ıslah edilen miktar bakımından zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu kabul edilerek karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına..." şeklinde karar verilerek Mahkememiz 2022/214 Esas sayılı dosyasına kaydı yapıldığı görüldü.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin ilamı doğrultusunda yapılan araştırmada ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmotoloji Bölümü tarafından hazırlanan 22/05/2024 tarihli yazı cevabına göre ...'ın 21/08/2011 tarihinde trafik kazası nedeniyle ...
EAH acil servis başvurusu olduğu, 21/08/2011 - 26/08/2011 tarihleri arasında Ortopedi servisinde yatarak tedavi gördüğü, bu süre içinde sol tibia-fibula kırığı tanısı ile 24/08/2011 tarihinde 'büyük kemik parçalı kırığı kapalı red çivileme' ameliyat olduğu, 15/09/2011, 12/10/2011, 16/11/2011 ve 18/11/2011 tarihlerinde Ortopedi poliklinik başvurularının olduğu, 18/11/2011 - 22/11/2011 tarihleri arasında Ortopedi servisinde yatarak tedavi gördüğü, bu süre içinde 21/11/2011 tarihinde sol tibia kırığı tanısı ile 'vida çıkarması” ameliyatı olduğu,
14/12/2011, 04/01/2012, 07/03/2012, 21/02/2013, 27/02/2013 ve 03/05/2016 tarihlerinde Ortopedi poliklinik başvurularının olduğu, 03/05/2016 -05/05/2016 tarihi arasında Ortopedi servisinde yatarak tedavi gördüğü, bu süre içinde tibia proksimalde vida tanısı ile 05/05/2016 tarihinde 'vida çıkarılması' ameliyatı olduğu, 06/12/2016 tarihinde Ortopedi poliklinik başvurusunun olduğu ve bu tarihten itibaren herhangi bir Ortopedi bölümüne başvurusunun olmadığı bu halde maluliyetini 06/12/2016 tarihinde öğrenmiş sayılacağı değerlendirilmiştir.
Kaza tarihi itibari ile 5237 sayılı TCK yürürlüktedir. Davaya konu kazada bir kişinin yaralanmış olmasına göre, eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan TCK'da öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi geçerli olup, zamanaşımı süresinin işlemeye başlaması için, zarar gören tarafından failin yanında zararın da öğrenilmesi gerekir.
Bedensel zararlarda, uğranılan zararın tespit edilebilmesi için, meydana gelen yaralanmanın niteliği de nazara alınarak öncelikle zarar nedeniyle gerekli tedavi sürecinin bitmiş olması gerekir. Zira, tedavi devam ederken zarar gören kişinin sürekli işgöremezlik durumu tam olarak tespit edilemez. Daha açık bir ifade ile tedavi devam ederken kişinin yaralanma nedeniyle maluliyeti olup olmadığı ve varsa oranının ne olduğu tam olarak belirlenemez.
Somut olayda da ıslah tarihi olan 09/03/2020 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı, mahkememizce benimsenen 28/02/2020 tarihli aktüer bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, dava konusu kaza nedeniyle % 3,3 maluliyet oranına ve sigortalı araç sürücüsünün %60 oranında kusur durumuna göre hesaplanan sürekli iş göremezlik zararının 21.247,77 TL olduğu, sigorta şirketi tarafından davacıya sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin yapılan 3.541,90 TL ödemenin güncel değerinin 5.944,47 TL olduğu,
davacının zararından (21.247,77), ödemenin güncel değeri düşüldükten sonra bakiye zararın 15.303,30 TL olduğu anlaşılmakla, taleple bağlılık ve kararın davalı tarafça istinaf edilmediğinden doğan usulü kazanılmış haklar gözetilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/214, K. 2024/692, 4 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama