KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ocak 2026
- Esas no
- 2023/355 Esas
- Karar no
- 2026/38
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/05/2023
Karar Metni
1.362 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sabit olan alacağına ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından borcun tamamı ile haksız ve kötüniyetli olarak zaman kazanmak amacıyla borca itiraz ettiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin icra dosyasına vaki haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu şirketin %20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında ilk etapta 01/06/2022 tarihinde 200 metre küp beton alımı konusunda sözlü olarak anlaşma yapıldığını, İş bu 200 metreküp beton alımı için davacı şirkete 07/09/2022 vade tarihli ... İnşaat nakliyat San.
Ve Tic.Ltd.Şti.nin keşidecisi olduğu 1 adet müşteri çeki verildiğini ve bu çek vadesi gelemeden 1hafta 10 gün öncesinde müvekkili şirket tarfaından banka kanalı ile ödenerek çek teslim alındığını, satın alınmış olan 200 metreküp beton ise 1 aydan daha uzun süre içersinde müvekkili şirkete parça parça olarak teslim edildiğini, Temmuz 2022 tarihinde ise inşaat için tektar beton ihtiyacı olmuş bu sefer müvekkili şirketçe davacı şirketten 250 metreküp beton satın alınmıştır.
Ancak bu 250 m3 beton satın alınırken davacı şirket ilk etapata satın alınan 200 m3 betondan dolayı fiyat farkının olduğunu çıkan bu fiyat farkının 103bin -TL ye tekabül ettiğini bu nedenle 250 m3 beton için önceki dönemden satın alınan 200m3 betonun fiyat farkı olan 103 bin TL de dahil olmak üzere 250m3 betoh için müvekkili şirketten 424.000-TL para istediklerini, müvekkili şirket 424.000,00-TL yi yine aynı yol ile 30/09/2022 vade tarihli 424.000-TL bedelli, ...
İnşaat Nakliyat San, Ve Tic.
Ltd.Şti.nin keşidecisi olduğu 1 adet müşteri çekini davacı tarafa vermiş , yine bu çeki banka kanalı ile vadesine 1 halta 10 gün kala ödemek istemiş bahse konu çek piyasaya verilerek kullanıldığı için çek piyasadan tekrar davacı tarafından alınmış ve parası ödenerek müvekkili şirketten elden testim alındığını, söz konusu satın alınan ikinci parti 250m3 betonda parç parça 2- ay içerisinde müvekkili şirkete teslim edildiğini, ancak davacı taraf müvekkiline bu 250m3 ikinci parti beton için tekrardan herşeye zam geldiği ifadesi ile fiyat farkı faturaları çıkarmış bu faturalar müvekkili şirkete iade edildiğini,
müvekkili şirketçe satın alınmış olan betonlara ilişkin ödemeler çek olarak ödendiğini, iş bu çeklerede piyasada davacı tarafından kullanıldığını ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davanın reddine, davacı şirketin 420 den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini ayrıca davacı tarafın kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü.
DELİLLER
Davacı yan delil olarak; .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası, Fatura sureti, BA/BS formları, Bilirkişi incelemesi vs tüm yasal delillere dayanmıştır.
Davalı yan delil olarak; Ticari defterlerimiz, ödemesi yapılan çek suretleri, tüm irsaliye kantar fişleri tanık, bilirkişi incelemesi, yemin, ikamesi mümkün her türlü yasal delillere dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:
Dava; hazır beton satışından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamına göre, davacının tarafından davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyası ile 149.074,60-TL asıl alacak, 1.764,39-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 150.838,99-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın davacı tarafa tebliğ edilmediği hak düşürücü süre içerisinde takip alacaklısı tarafından itirazın iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 21/2 maddesi uyarınca bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde faturanın içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa, bu içeriği kabul etmiş sayılır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce alınan 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporu, 17/07/2024 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli ve uyuşmazlığı çözmeye yeterli olmadığından rapora itibar edilmemiş olup yeni bir rapor alınmak gerekmiştir.
Bu kapsamda alınan Mahkememizce uygun bulunup benimsenen ve hükme esas alınan 10/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporu ve 30/03/2025 tarihli ek raporu ile tüm dosya kapsamına göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının kendi ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan 149.074,60 TL alacaklı olduğu, davalının kendi ticari ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacıya borcunun bulunmadığı,
taraf defterleri arasındaki bakiye farklılığının sebebinin davacının davalıya düzenlediği 26/11/2022 tarihli ... nolu 40.680,50 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmaması ve davalı tarafça davacıya düzenlenen 31/12/2022 tarihli ... nolu 108.394,10 TL bedelli fiyat farkı açıklamalı iade faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Öte yandan bilirkişi tarafından tarafların BA-BS formları da karşılaştırılmış olup buna göre davacının 2022 yılında toplam KDV hariç 714.470,00-TL (KDV dahil 843.074,60 TL) fatura düzenlediği, davalı şirketten 2022 yılında 1 adet belge karşılığı KDV hariç 91.859,41-TL (KDV dahil 108.394,10) tutarlı fatura aldığı, davalının ise 2022 yılında 3 adet belge karşılığında davacıdan KDV hariç 714.470,00-TL (KDV dahil 843.074,60 TL) fatura aldığı, davacı şirkete 2022 yılında KDV hariç 91.859,41-TL tutarlı fatura düzenlediği,
tarafların incelenen ve karşılaştırılan BA-BS formlarında defterlerine kaydetmedikleri, KDV dahil 108.394,10-TL ve KDV dahil 40.680,50-TL tutarlı faturaları BA ve BS bildirimleri ile bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirdikleri anlaşılmıştır.
Dosya içeriğinden davalının davacıya düzenlendiği 108.394,10 TL bedelli iade faturası, itiraz süresinden sonra düzenlenmiş ise de davacının iade faturasına itiraz etmediği gibi BA formunda da bu faturayı bağlı olduğu vergi dairesine beyan ettiği, dolayısıyla davacının bu faturayı kabul ettiği, fatura içeriğinin kesinleştiği öte yandan davalının da davacı tarafça düzenlenen KDV dahil 40.680,50-TL tutarlı faturayı vergi dairesine bildirdiği dolayısıyla davalının da bu faturayı kabul ettiği, fatura içeriğinin kesinleştiği, sonuç olarak davacının davalıya KDV dahil 843.074,60 TL fatura düzenlediği,
taraf defterlerinde kayıtlı davalı ödemeleri (694.000,00 TL) ile davalı tarafça düzenlenen iade faturası (108.394,10 TL) toplamı 802.394,10 TL olduğu, bu durumda davalının davacıya takip tarihi itibariyle bakiye 40.680,50 TL borcunun bulunduğu, davalının yemin deliline dayandığı, yapılan ödemeler yönünden davacının yemin de ettiği ve bakiye borcun ödendiği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği dolayısıyla davalının 40.680,50 TL yönünden takibe itirazında haksız olduğu,
borcun belirli bir vadeye bağlandığına dair ve takip öncesi davalının temerrüde düştüğüne dair bir delil sunulmadığı bu nedenle davacı takip alacaklısının takip öncesi işlemiş faiz isteminde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca alacağın likit diğer bir ifade ile davalı tarafça hesaplanabilir olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ve davalı aleyhine asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, reddedilen kısım yönünden ise davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve uyuşmazlığın tümü hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/355, K. 2026/38, 19 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama