KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Mart 2026
- Esas no
- 2023/733 Esas
- Karar no
- 2026/197
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- Dava tarihi
- 14/11/2023
Karar Metni
2.160 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- T.C.
BAKIRKÖY
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/... Esas KARAR NO:2024/...
DAVA
Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/04/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı asıl ve birleşen davanın mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemesi sonrasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı ve yetkilisi ... ile davalı borçlu ...’nin ortağı ve yetkilisi ... ( ... ) arasında uzun yıllara dayanan samimi bir dostluk
ilişkisi bulunduğunu, şirket yetkililerinin birlikte gayrimenkul alımları ve çeşitli alanlarda iş faaliyetlerinde bulunduklarını, ayrıca davalı firma yetkilisi ...’nın ( ... ), müvekkil firmanın yetkilisi ...’in çevresinden ve nüfuzundan yararlanarak kendisine çeşitli menfaatler sağladığını, güven ortamının etkisiyle tarafların ortak bir proje ( ultra lüks iş merkezi ) girişimine başladıklarını, tarafların özgür iradeleri ile başlattıkları bu
ortak proje kapsamında mülkiyeti başlangıçta yalnızca ... A.Ş.’ye ait olan “İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1 parselde bulunan taşınmazın” yarı hissesinin davalıya tapuda devredildiğini, böylelikle tarafların taşınmaz üzerinde 1/2 oranında, yani yarı yarıya paydaş olduklarını, proje kapsamında tarafların bir araya gelerek taşınmaz üzerinde mevcut bulunan eski yapının tamamen yıkılarak yerine ultra lüks bir iş
merkezi yapılmasına, bu işin gerçekleştirilmesi için öncelikle temel kazık imalatı ile hafriyat toprağı ve molozun döküm sahasına nakliyesi işlerinin yapılmasına, gerekli tüm izinlerin ilgili Belediye, resmi kurumlar ve Anıtlar Kurulu’ndan alınmasına, temel kazık imalatı, hafriyat ve moloz nakliyesi, ankraj imalatı ve diğer imalatlar için yüklenici bir firma ile sözleşme yapılması öngörülmüş;
subasman seviyesine ulaşıldıktan sonra ise proje durumu, maliyet hesabı, cari hesap hareketleri, kredi kullanımı gibi konularda yeniden bir araya gelinerek değerlendirme yapılması ve üst yapı inşaatına başlanmasına kararlaştırıldığının, bu işlerin ortak girişim ( adi ortaklık ) çerçevesinde yürütülmesi, projeden doğacak tüm masraf ve giderlerin eşit şekilde ( %50-%50 ) paylaşılması, ödemelerin buna göre yapılması ve ihtiyaç duyulması halinde gerekli kredilerin temin edilmesi hususunda mutabık kalındığının, projeye ilişkin tüm masraf, harç, gider ve ödemeler için taraflar arasında bir cari hesap açılması,
borç ve alacak takibinin bu hesap üzerinden yapılması, bilgilendirmelerin ise telefaks, e-posta, Whatsapp grubu veya elden tebligat gibi yöntemlerle sağlanması ve bilgi-belgelerin bu yollarla paylaşılması konusunda anlaşmaya varıldığını, projenin hayata geçirilmesi için tarafların bir araya geldiğini, malzemelerin müvekkil davacı şirket tarafından, hafriyat ve işçiliklerin ise dava dışı ... ... Ltd. Şti. tarafından yapılmasınınkararlaştırıldığının, bu kapsamda ..., ...
Gold, ... Gayrimenkul ve ... şirketleri arasında 13.11.2023 tarihinde sözleşme imzalandığının, sözleşmenin ardından ortak irade ile çalışmalar başladığını, müvekkili tarafından 08.03.2022 tarihinde cari hesap açılarak cari hesap ve tüm belgelerin WhatsApp grubu üzerinden paylaşıldığını, işlemlerin muhasebe grubu üzerinden yürütüldüğünü, ayrıca ... tarafından ...’ya sürekli iletilmiş ve onayının alındığını, belgelerin elden de tebliğ edildiğini, davalı tarafın bazı
ödemeler yaptığını ve borcunu ikrar ettiğini, ancak 18.01.2023 tarihli sözleşmeye göre payına düşen ödemeleri süresinde yapmadığını, defalarca talep edilmesine rağmen ifadan
kaçındığını, bu nedenle tüm ödemelerin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, davalı tarafın kredi geri ödemelerinde de “para hazır” diyerek söz verdiğini ancak hiçbirini yerine getirmeyerek ödeme günlerinde iletişimi keserek İran’a gittiğini, böylece sorumluluğun tamamen müvekkiline kaldığını, ticari itibarın korunması için kredi ödemeleri dahi müvekkili şirketçe yapıldığını, davalının ödeme yapmaması üzerine müvekkili tarafından 02.10.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatılarak ödeme emri tebliğ edildiğini, ancak davalının itirazının haksız
olduğunu, borcu olmadığını ileri sürmesine rağmen hiçbir yazılı belge sunmadığını, Whatsapp üzerinden kendisine tebliğ edilen faturalar ve belgeler ile e-Arşiv sistemine
bildirilen cari hesap kayıtlarına süresinde itiraz etmediğini, projenin büyüklüğü ve evrakların yoğunluğu nedeniyle kayıtların yerinde incelenmesinin usul ekonomisine uygun olduğunu,
davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, davalı adına kayıtlı ..., ... Mahallesi, ... ada, 1 parseldeki taşınmazın 1/2 hissesi ile ... ... Mahallesi, ... Mevkii, 5514 ada, 2 parseldeki taşınmazına ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nın Kapalıçarşı’da altın ticareti yaptığını, kendisine ve müşterilerine ait yurt dışındaki paraları resmi para transfer şirketleri aracılığıyla Türkiye’ye getirdiğini, bu sırada ... sahibi ... ile tanıştıklarını,
...’in müvekkiline daha düşük komisyon oranlarıyla para transferi
yapabileceğini söylemesi üzerine müvekkilinin paraları ... şirketi üzerinden Türkiye’ye
getirmeye başladığını ve bunun karşılığında komisyon ödediğini, tarafların dostluk ve ticari
ilişkilerinin gelişmesiyle birçok işe birlikte girdiklerini ve güven ilişkisi kurduklarını, ...
Bankası tarafından satışa çıkarılan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1
parseldeki taşınmazı yarı yarıya ortak almak için anlaşarak ihaleye yalnızca ...’nın
katıldığını, ihale bedelinin taraflarca yarı yarıya ödenip taşınmazın tapusunun ... adına
alındıktan sonra yarı hissesinin müvekkiline devredildiğini, bu şekilde tarafların taşınmazda
1/2 oranında malik olduklarını, ihale sonrası ... sahibi ...’in
müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın önce Otel ve AVM, ardından iş merkezi projeleri
hazırlattığını, yabancı uyruklu olan ve Türkçeyi çok az bilen müvekkilinden belediye ve kurum
işlemleri için belgeler imzalatıp vekâlet vermesini istediğini, müvekkilinin baskı altında
kalarak ... çalışanlarına vekâlet verdiğini, bu vekillerin müvekkilinin iradesine aykırı
belgeler imzaladığını ve haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu, süreçte davacı şirketin
ruhsat, proje, mimarlık, hafriyat, fore kazık gibi sayısız masraf talep ettiğini, müvekkilinin bu
fahiş tutarlara rağmen ödemeleri yaptığını, ödemelerin bir kısmını taşeronlara, bir kısmını
doğrudan davacıya elden yaptığını ve defterlerine işlediğini, bu ödemeler sonucunda
davacının müvekkiline 98.883.150,06 TL borçlu olduğunu, müvekkilinin bugüne kadar
yalnızca inşaat için davacıya 197.184.935,32 TL ödediğini, muavin defterde davacının
müvekkiline 98.883.150,06 TL bakiye borçlu olduğunun görüldüğünü, buna rağmen davacının gerçeğe aykırı cari hesaplarla icra takibi başlattığını, müvekkilinin inşaat için fazla
ödeme yaptığı ve davacının müvekkilini kandırarak iradesini sakatladığını, vekâlet verilen
kişiler üzerinden sahte belgeler düzenlenip müvekkilinin dolandırılmaya çalışıldığını,
davacının iş merkezi projesinde müvekkiline 30 bağımsız bölüm taahhüt ettiğini, ancak 37
bağımsız bölüm üzerinden proje onaylatıp 22’sini ...’ya, 15’ini müvekkiline bıraktığını,
nicelik ve nitelik olarak eşitsiz dağılım yapıldığını, bunun üzerine açılan dava ile ...’ya ait
22 bağımsız bölüm üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, davacının müvekkilinden toplamda 197 milyon TL ödeme almasına rağmen delil tespitinde inşaatın yalnızca fore kazık
aşamasında olduğunun belirlendiğini, yapılan imalatların bedelinin 60.437.996 TL olduğunu,
davacının bu bedelin çok üzerinde müvekkilinden para aldığını, yine ruhsat bedelinin
1.000.000 Euro olarak bildirilerek müvekkilinin kandırıldığını, davacının moloz temizliği için
... Kentsel Dönüşüm şirketiyle anlaşma yaptığını söyleyip müvekkilinden 14.078.996 TL
talep ettiğini, ancak gerçekte ...’nın bu iş için davacıya 2.000.000 TL ödediğinin sonradan
öğrenildiğini, bu durumun sözleşmeden de anlaşıldığını ve dilekçe ekinde sunulduğunu,
davacının hile, hata ve aldatma ile müvekkilinden fahiş tutarlar aldığını, iradesini
sakatladığını, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ...'in sahip olduğu davalı ... Aş'nin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, 1 parselde kain taşınmazın ...
Bankası tarafından ihaleye çıkarılması sebebiyle ihaleye yarı yarıya ortak olarak girmek, ihale bedelini ve masraflarını bu şekilde yarı yarıya karşılamak ve bu taşınmazın ... ile ... üzerine 1/2'şer oranında tapuda tescil edilmesi sonrasında taşınmaz üzerinde ortak bir yapı inşa ettirmek hususunda anlaştıklarını, anlaşmaya uygun olarak ihaleye tek bir firmanın katılması gerektiği için ... tarafından ihaleye katılımın sağlanmış ve ihale bedeli olarak ... tarafından müvekkiline bildirilen tutarın taraflarca yarı yarıya ödendikten sonra taşınmazın 1/2 hissesi müvekkili şirkete tapuda devredildiğini,
halihazırda da müvekkili ile ...'in taşınmaz arsasına 1/2'şer oranda malik olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete yapılacak inşaat ile ilgili 31/12/2023 tarihine kadar toplamda 197.184,935,32 TL ödeme yaptığını, ticari defterlerden görüleceği üzere davalıdan 31.12.2023 tarihi itibari ile 98.883.150,06 TL bakiye alacağı bulunduğunu beyanla davalı şirketin müvekkile olan bakiye borcunun 98.883.150,06 TL olduğunu borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haciz şartları oluştuğunu,
taraflarınca bunu talep etme zarureti hasıl olduğunu beyanla davalının şimdilik 100.000,00 TL bakiye borcunu karşılayabilecek taşınır, taşınmaz malları ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız olarak aksi kanaatte ise mahkemenizce takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati haciz konulmasına ve müvekkilinin taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağının sonradan artırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'sine temerrüt tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline
karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkilinin tarafından 197 milyondan fazla ödeme yapıldığını, 31.12.2023 tarihi itibariyle 98 milyon üzerinde bir bakiye alacakları bulunduğunu beyan ettiğini, buna karşılık dava değeri olarak ise 100 Bin TL gösterildiğini, bu hususun açıkça hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, davacının taşınmazın ihaleyle alınması ve taşınmaz üzerinde inşaat yapılmasına dair iddialarının gerçek dışı olduğunu,
davacı tarafın yüksek ödeme miktarlarından bahsettiğini ancak bu ödemelerin hangi ödeme araçlarıyla ne suretle yapıldığını kesin ve inandırıcı somut bir delil ortaya koymadığını, davacı tarafın ihaleyle taşınmaz alımına dair iddialarının hiçbirinin gerçeği yansıtmadığını, taşınmazın ihale ile alım sürecinde müvekkili ihaleye tek başına ve davacıdan bağımsız olarak girdiğini, şirket yetkilileri ortak ticaretleri konusunda bir araya geldikleri bir tarihte dava konusu taşınmazın gündeme geldiğini,
bunun üzerine taşınmaz üzerinde yapılacak yapıya dair ortak kararlar alma ve ortaklık girişimi kurma konusunda tarafların kendi aralarında anlaşma yaptıklarını, hem ihale öncesi süreçte hem de ihaleden sonra taşınmaz ile ilgili davacı tarafın herhangi bir dahili söz konusu olmadığı gibi davacı tarafın böyle bir alımdan dahi haberdar olmadığını, davacı şirketin yetkilisi ile müvekkili şirketin yetkilisinin bir takım başkaca işler ile ilgili ortak ticaret yapmışlarsa da bu ticari ilişkileri ile dava konusu taşınmazın hiçbir ilgi ve alakası bulunmadığını, ihale dosyası incelendiğinde davacının isminin geçmediği açıkça görüleceği,
bu sebeple dava konusu ilgisi bulunmayan davacı tarafın bu beyanlarına mahkemece itibar edilmemesi gerektiğini, davacının ödemeler hakkındaki iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi iş bu davayı açıp iş bu dava dilekçesinde müvekkile ödemeler yaptığını belirtip ödeme belgesi ibraz etmeyerek İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas sayılı davasındaki alacağını ikrar ettiğini, davacı aleyhine .... İcra müdürlüğü nezdinde 2023/...
Esas ile cari hesaptan kaynaklı icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz üzerine İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinde...
Esas sayı ile itirazın iptali davası açıldığını, davacının taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dayalı akitler veya 3. Şahıslarla yapılan sözleşmelere dair iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, davacı taraf ile müvekkili firma arasında yapılmış ve imzalanmış sözleşme bulunmadığını bununla birlikte davacı tarafın isteğini dile getirmesi ve müvekkilinin de ona duyduğu güven nedeniyle bunu kabul etmesi üzerine inşaat üzerine yapılması düşünülen ultra lüks iş merkezi projesine davacı tarafın sonradan dahil edildiğini, güvene ve inanca dayalı olarak taşınmazın tapusunun yarı hissesinin davacı firma üzerine tapuda tescil edildiğini,
tescil işlemleri sırasında davacı tarafça müvekkiline tapu bedeli ve harç bedeli ödenmemiş olup bu hususta davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı taraf birlikte ihaleye girdiğini iddia etmiş ise de bu iddialarının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, taşınmaz üzerine yapılacak yapıya dair proje fikrinin de müvekkili firmanın yetkilisine ait olup davacı firmanın projeye çok sonradan dahi olduğunu beyanla çılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl Davanın; davacı adına tam payla kayıtlı iken 1/2 payı davalıya satış suretiyle devredilen İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mah, ... Ada, 1 Parsel Sayılı taşınmazın davalıya devredilen 1/2 payın satış bedeli ile, bu taşınmazın tamamı üzerine yapılacak olan iş merkezi projesi ile ilgili tüm masraf, harcama ve giderlerden davalının payına düştüğü ileri sürülen bedelin toplamı olan 95.582.392,82 TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas Sayılı dosyasında girişilen ilamsız icra takibine yönelik davalı takip borçlusunun vaki itirazlarının dilekçede ileri sürülen nedenlerle iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Birleşen Davanın; asıl dava konusu taşınmaz üzerine davalı ile ortaklaşa yapılacak iş merkezi için davalı tarafa fazladan ödendiği ileri sürülen 98.883.150,06 TL'nin şimdilik 100.000,00 TL'sinin faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Asıl davada davacı vekili Av. ... ve birleşen davada davacı vekili Av. ...'ın beraber e-imzalı olarak sunmuş oldukları 03/03/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davadan feragat HMK'nun 307.ve 309.maddelerin hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren ve kesin mahkeme hükmünün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir.
HMK.nun 307.maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatinin mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Asıl ve birleşen davadaki davacı vekilinin vekaletnamelerindeki yetki durumlarının incelendiğinde davadan feragate yetkili oldukları anlaşılmaktadır. Feragat bildirimi de HMK.nun 307.maddesi hükmüne uygun olarak mahkemece tespit olunmuştur. Bu yasal nedenlerle asıl ve birleşen davanın feragat nedeniyle reddine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ;
1-Asıl ve Birleşen Davanın Feragat Nedeniyle Ayrı Ayrı REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu madde 22 uyarınca ön inceleme tutanağı düzenlendikten sonra davadan feragat edildiğinden ve karar harcının 2/3'ünün alınması gerektiğinden; 488,00 TL karar harcının peşin yatırılan 1.154.396,36 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.153.908,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu madde 22 uyarınca ön inceleme tutanağı düzenlendikten sonra davadan feragat edildiğinden ve karar harcının 2/3'ünün alınması gerektiğinden; 488,00 TL karar harcının peşin yatırılan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile kalan 1.219,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Talep edilmediğinden asıl ve birleşen davalarda taraflar yararına vekalet ücreti ve yargılama gideri taktir ve tayinine yer olmadığına,
4-Asıl dava yönünden; 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
Birleşen dava yönünden;6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,
5-Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/733, K. 2026/197, 4 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama