KÜNYE
T.C. İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Esas no
- 2025/485 Esas
- Karar no
- 2026/118
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/07/2025
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine ilişkin olarak müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, takip dosyasına konu 31/01/2019 vade tarihli 650.000,00 TL bedelli senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edilerek atılmış olduğunu ve senedin düzenlendiği tarihte müvekkilinin yurt dışında olduğunu beyanla müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve davalıdan %20 oranında kötüniyet tazminatının tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili ise; imzanın sahte olduğuna ilişkin iddianın asılsız olduğunu, davacının senedin düzenlendiği tarihte yurt dışında olduğuna ilişkin argümanının kendi başına imzanın sahte olduğuna dair kanıt oluşturmayacağını ve borçlu kefil tarafından kötüniyetle borçtan kurtulmak maksadıyla imzaya itiraz edilmiş olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
GEREKÇE
Dava; icra takibine konu senetten kaynaklı davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin menfi tespit davasıdır.
Eldeki davada çözümlenmesi gereken husus senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığıdır.
Uyuşmazlığın çözümü teknik inceleme gerektirdiğinden bilirkişi raporu alınmıştır.
Bilirkişi raporunda; davaya konu bonodaki imzanın tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi yönünden davacıya ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Her ne kadar keşide tarihi itibarıyla davacının yurt dışında olduğu sabit ise de kambiyo senedinin kaydi olarak düzenlendiği tarih ile gerçekte düzenlendiği tarihin aynı olmasının zorunlu olmadığı, hatta diğer unsurları tam ise keşide tarihinin hiç yazılmamasının dahi mümkün olduğu, menfi tespit davasında imza inkarında bulunan davacının haksız çıkması halinde aleyhine para cezasına hükmolunmasını gerektiren yasal bir düzenlene bulunmadığı gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Son olarak; davacının, senetteki imzanın kendisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, imza incelemesinin niteliği gereği uzun süren bir işlem olduğu, geçen sürede alacaklının alacağını geç tahsil etmesi nedeniyle ekonomik açıdan yaşadığı mağduriyet dikkate alınarak takdiren %35 oranındaki tazminatın davacıdan alınıp, davalıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/485, K. 2026/118, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama