KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2018
- Esas no
- 2015/1063 Esas
- Karar no
- 2018/760
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/10/2015
Karar Metni
903 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalıya toplam 15.000,00-Euro ödeme yapıldığını, davalı tarafça bu ödemenin kabul edildiğini, taraflar arasında imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, herhangi bir otomobil alımının gerçekleşmediğini, davalı tarafça bu tutarın iade edilmemesi üzerine ... 32. İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra dosyasından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu meblağın davacı tarafından kaporo olarak yatırıldığını, bu bedelin 3 aracın bedeli olduğunu, davacı tarafça aracın siparişinden vazgeçildiğini ve aracın meşesine iade edildiğini, açıklama kısmında kaporanın yanacağının belirtildiğini, ayrıca taraflar arasındaki anlaşmaya göre yalnızca iki araç için anlaşıldığını, bu nedenle diğer araç için alınan 5.000,00-Euro'nun davacıya iade edildiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.
Dosyamıza getirtilen ... 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 15.286,44-Euro üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında araç satım ve alımı konusunda yapılan sözlü anlaşma gereğince davacı tarafından davalıya kapora olarak ödenen 15.000,00 EURO'nun, davacının araçları almaktan vazgeçmesi sonucu davacıya iadesinin gerekip gerekmediği, bu bağlamda, TBK 177 anlamında bağlama parası mı, TBK 178 anlamında cayma parası mı olduğu noktasında toplanmaktadır.
İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olmakla, tanzim edilen raporun denetlemeye açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu yönünde kanaat oluşmuştur.
TBK 177 maddesinde; "Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür."
TBK 178 maddesinde "Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan cayarsa aldığının iki katını geri verir." hükümleri yer almaktadır.
Dosya kapsamı değerlendirildiğinde; taraflar arasında iki adet aracın alımı konusunda sözlü olarak anlaşıldığı ve davacı tarafından kapora olarak davalıya 15.000,00 EURO ödendiğinin ticari defterlerinde yapılan inceleme ile sabit olduğu ancak daha sonra davacının araç alımından vazgeçtiği, davacı tarafından ödenen 15.000,00 EURO'nun cayma parası olduğuna ve geri ödenemeyeceğine dair taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, bu nedenle ödenen bedelin TBK 177 maddesine göre sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilen bağlanma parası olduğu,
TBK 178 maddesi kapsamında cayma parası olmadığı kanaatine varılmış olmakla davanın kısmen kabulü ile takibin 15.000,00 EURO üzerinden devamına, takip tarihinden önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz isteminin ise reddine karar vermek gerekmiştir.
İİK 67/2 maddesinde "...borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmü yer almakta olup, davalının itirazında haksız olduğu ve alacağın likit olduğu dikkate alınarak asıl alacak miktarının % 20'sine tekabül den icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/10710 Esas, 2016/3724 Karar sayılı; "...Yabancı para cinsinden yapılan icra takiplerinde, İİK'nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilmesi halinde, yabancı paranın takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı esas alınmak suretiyle tazminat hesabı yapılması gerekirken, yabancı para üzerinden tazminata karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibarıyla TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası karşılığı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, bu kurala uyulmadan yapılan vekalet ücreti hesabı doğru olmamıştır." şeklindeki ilamı gereğince tazminat yönünden takip tarihindeki (TCMB 05/10/2015 tarihi EURO efektif satış 3.3773), vekalet ücreti ve harç yönünden ise karar tarihindeki efektif satış kuru üzerinden (TCMB 17/07/2018 tarihi EURO efektif satış 5.6901) hesaplamalar yapılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/1063, K. 2018/760, 17 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama