İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/776 K.2023/878

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2018/776Karar2023/878Tarih22 Kasım 2023Okuma15 dk · 2.919 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
22 Kasım 2023
Esas no
2018/776 Esas
Karar no
2023/878
Dava
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
03/09/2018
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.919 kelime·15 dk okuma·7 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 23.02.2012 tarihli sözleşme uyarınca davalı şirketin ...

Acentesi olarak faaliyet gösterdiğini, faaliyet süresinin özellikle son senesi içinde davacının müşteriler ile imzalamış olduğu birçok sözleşmenin ücret düşüklüğü gerekçesiyle davalı şirketin baskıları sonucu feshedildiğini, ancak davalının bizzat işlettiği şubelerde çok daha düşük ücretlerle ... taşıması yapıldığını öğrendiklerini, davacının davalının bilgisi ve onayı dahilinde imzalamış olduğu müşteri sözleşmelerinin neredeyse tamamının ücretin düşük olduğu gerekçe gösterilerek son sene içerisinde davalı tarafından baskıyla davacıya feshettirildiğini,

oysa feshettirilen bu sözleşmelerdeki ücretlerin davalının onayıyla belirlenmiş ücretler olduğunu, dolayısıyla davalının ücretin düşük olduğu yönündeki gerekçesinin yersiz olduğunu, davacının davalı şirketin yaptığı baskılara dayanamayarak müşteri sözleşmelerini feshetmek durumunda kaldığını, böylelikle davacının hem müşteri nezdinde itibar kaybettiğini hem de ciddi gelir kaybı yaşadığını, taraflar arasındaki 23.02.2012 tarihli sözleşmede açıkça belirtilmiş olan hak ediş oranları davacı aleyhine olacak şekilde ve davacının onayı olmaksızın tek taraflı olarak davalı şirket tarafından düşürüldüğünü,

buna ilişkin olarak protokol imzalanması yönünde davacıya davalı şirket yetkililerince baskı yapıldığını, yine de davacının bu protokolü imzalamadığını, böylelikle hak ediş oranlarının düşürülmesine muvafakat etmediğini açıkça ortaya koyduğunu, ancak baskının devam etmesi ve davacıya davalı şirketten olan alacaklarının ödenmemesi tehdidinde bulunulması üzerine davacının imzalamak zorunda kaldığını, buna karşın davacının davalı şirkete fatura kestiği ... isimli programın, davalı şirketçe diretilen hak ediş oranları doğrultusunda davalı şirket tarafından revize edildiğini ve davacının bu oranlarla fatura kesmek zorunda bırakıldığını,

davacının bu hususta ciddi gelir kaybına sebep olduğunu, davalı tarafından senelik olarak belirlenen ciro hedefleri, önceki senelerdeki cirolara bakılmaksızın fahiş şekilde artırıldığını, bu hedeflere ulaşılmaması sonucunda davalı tarafından davacıya ... isimli sistem adı altında yüksek tutarlı cezalar kesildiğini, davalının tek taraflı olarak belirlediği bu hedeflerin ulaşılması mümkün olmayan dayanaksız hedefler olduğunun kendilerince de bilindiğini, virman adı altında usulsüz işlem yaptığını, yukarıda bahsi geçen tüm hususlardan ve usulsüz işlemlerden dolayı davacının uğradığı tüm zararların giderilmesi için davalı şirkete gönderilen ....

Noterliği’nin 13.04.2018 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiğini, davacının davalı şirketin ismini ve tabelasını taşıyan acentenin kapalı olması halinde davalının yaşayacağı itibar kaybını da düşünerek devralması için bahsi geçen ihtarname ile son kez süre tanıdığını, süre bitiminde davalı şirketin davacıya biraz daha dayanması için ricada bulunduğunu, ancak bugün halen devralınmadığını,

davacının tüm hassasiyetine rağmen bu hususta dahi basiretli bir tüccar gibi davranmayan davalının ticari ilişkinin güçlü tarafı olmasını her konuda suistimal ederek davacıyı adeta sömürdüğünü yukarıda kısaca açıklanan işlemlerden dolayı işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, bahsi geçen kesintilerin ve gelir kayıplarının toplamının belirlenebilmesinin uzmanlık gerektirdiğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak açılmakla şimdilik talep edilen alacak miktarının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL olduğunu,

beyan ve iddia ederek toplam 2.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz oranı uygulanarak davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; .... Sulh Ceza Hakimliği 17.11.2015 tarih 2015/... D.

İş sayılı kararı ile davalı şirket yönetiminin kayyımlara devredildiğini, daha sonra 677 Sayılı KHK’nın 7. Maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce terör örgütlerine aidiyeti, iltisakı veya irtibatı nedeniyle 4.12.2014 tarihli ve 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 133 üncü maddesi uyarınca kayyım atanmasına karar verilen şirketlerde görev yapan kayyımların yetkileri,

hakim veya mahkeme kararı ya da talep olmaksızın bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yayımı tarihinde sona erer ve şirketlerin yönetimi kayyımlar tarafından derhal Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilir.” Gereği şirket yönetiminin 22.11.2016 tarihinde ... yönetim kayyımı olarak atandığını, 6100 Sayılı HMK 413.

Maddesinin “Tahkim İtirazı Madde 413-(1) Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir.

Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulaması imkansız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.” şeklinde düzenlendiğini, davacı yan ile davalı şirket arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ek protokolü madde 52’de tahkim şartının getirildiğini, bu çerçevede davacı yanın acentelik sözleşmesinden doğan çekişmelerde hakem heyetine götürmeleri zorunlu olduğunu, bu doğrultuda işbu davanın usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket aleyhine ikame olunan davanın basit yargılama usulüne tabi olup, yürürlükte bulunan HMK 119 ve 121.

Maddeleri gereğince davacının dayandığı tüm delilleri ile iddia edilen her bir vakıanın hangi delille ispat edileceğini tanık isim ve adresleri ile ne hususta dinleteceğini açıklayarak davalı tarafa dava dilekçesi ile birlikte tebliğ ettirilmesi gerektiğini, davacı yanın delil listesinde bildirmiş olduğu delillerini taraflarına tebliğ ettirmediğini ve tanıkların isim ve adresleri ile tanıkları ne hususta dinleteceğini açıklamamış olduğundan mevzuat gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini,

ayrıca taraflarına tebliğ olunmayan ve bu nedenle inceleme imkanı bulamadıkları belgelere karşı da cevap haklarını saklı tuttuklarını, davacı yanın acentelik sözleşmesinin; bir gün önceki kasasından devreden parayı takip eden gün mesai bitimine kadar meşru bir mazereti olmaksızın bankaya yatırmaması, sözleşmesiz müşterilerin gönderilerini, sözleşmeli müşterilerin carilerini kullanarak (farklı cari kullanımı) daha ucuza gönderip şirketi zarara uğratması,

dolayısıyla “tarafların tek taraflı olarak bu sözleşmeyi feshetme hakkı vardır.” Şeklinde düzenlenen 8. Maddesi gereğince feshedildiğini, davacı yanın usulsüz olarak virman işlemi yapıldığından bahsettiğini, davacının talepleri doğrultusunda virman işlemi yapıldığını, usulsüz yapılan bir virman işlemi bulunmadığını, davacı yanın gelir kaybı bulunmadığını, davacı yanın müşterilerinden tahsil ettiği çekleri davalı ... ... hesaplarına yatırmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, beyan ederek davanın açılmamış sayılmasına ve haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, acentelik sözleşmesinden kaynaklı haksız kesintiler ve fesih nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.

Mahkememizce davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için mahal mahkemesine yazılan talimat sonucunda talimatın ikmali ile dosyaya sunulan 10/06/2022 tarihli talimat raporunda özetle;Yukarıda yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler neticesinde;

"1-Davacı taraf ticari defterlerinden incelenen 2012-2013-2014-2015-2016-2017 ve 2018 yılları defterleri içerisinde sadece 2016 yılı ticari defterlerinin yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmamış olması sebebiyle delil kudretine haiz olmadığı, diğer yıllar ticari defterlerinin delil kudretine haiz olduğu,2-Davalı tarafça davacı tarafa düzenlenmiş ceza v.b. türden bir işleme davacı şirket ticari defterlerinde rastlanmadığı,

3-Dosyaya davalı tarafça sunulu cari hesap ekstrelerine ve incelenen cavacı taraf ticari defterlerine göre, davalı tarafın davacı taraf cari alacağından virman işlemi adı altında yapmış olduğu kesintiler toplamının 227.771,65 TL olduğu, ilgili kesintilerin neden yapıldığının ise anlaşılamadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.

Talimat raporunun sunulmasının ardından taraf iddia ve savunmaları toplanan deliller kapsamında davalı tarafın ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle birleştirici rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından sunulan 16/08/2023 tarihli raporda özetle;

"Bilirkişi raporu Tablo 1'de: Aşağıdaki tabloda 2012 yılından 2018 yıl sonuna kadar bazında yapılan virman kayıtları tablo halinde gösterilmektedir. 2014, 2015, 2016 ve 2018 yıllarında davacı şirket lehine de virman kayıtları olduğu tespit edilmiş olup, son tahlilde bu nedenle fark bakiyenin esas alınması gerekmektedir. 2012-2018 arası toplam davacı aleyhine borç azaltan virman tutarı 539.568,83 TL tutardır.

Tablo 2: Yukarıda ki tabloda ki koşullar aynı olmak üzere bu kez 03.09.2018 dava tarihi itibariyle virman kayıt tutarı tespit edilmiş olup, davacı aleyhine borç azaltan virman tutarı 556.279,25 TL tutardır.

Yukarıda da belirtildiği gibi her bir virman kayıt gerekçesinin ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Kaldı ki kısmen davacı lehine virmanlar da saptanmıştır.

Davacı kayıtlarının incelendiği Bilirkişi Raporunun 5 no.lu sayfasında virman adı altından yapılan işlemlere ilişkin talep için davacı kayıtları ile davalı tarafından sunulan mavi klasör içindeki cari hesap ekstrelerinin davacı taraf ticari defterleri ile karşılaştırıldığı, mavi klasör içinde muhasebe fişi açıklaması ile neden düzenlendiği anlaşılamayan ancak davacı firmanın davalı şirkete olan borçlarını azaltıcı nitelikte virman işlemlerine rastlanıldığı, klasör içinde sadece 2018 yılına ait fişlerin olduğu, ancak incelemelerinin ilgili tüm dönemler için yapıldığı belirtilerek davalı tarafın sunduğu cari hesap ekstresinden bir tablo hazırlanmıştır.

Bu tabloya göre 13.06.2012-05.12.2018 tarih aralığındaki virman kaydı tutarı 227.771,65 TL tutardır.

Anılan tablo daki tutarın davalı kayıtlarının incelendiği yukarıda belirlenen 03.09.2018 tarihli 556.279,25 TL tutardan bir hayli farklı olduğu kolayca görülmektedir. Sayın Bilirkişi davacı lehine olan virman işlemlerinden de bahsetmemiştir.

Diğer yandan Sayın Bilirkişinin davacı ticari defter ve kayıtlarını incelemek üzere görevlendirilmiş iken bu rakamları davalının sunduğu belgelere göre hesaplarken davacı kayıtlarındaki tutardan hiç söz etmemiş olması anlaşılamamıştır.

Davacı vekili bu virmanların gerekçesini davacının tahsil edemediği müşteri alacaklarına bağlamaktadır.

Davacının tahsil edemediği müşteri alacaklarının ne kadar ve kimlerden kaynaklı olduğu ancak davacı tarafın ticari defterlerinden tespit edilerek virman kayıtları ile bu iddiaya göre karşılaştırma yapılması ile ancak kısmen de olsa çözüme gitmek varken bu yola gidilmediği anlaşılmaktadır.

Acentelik Sözleşmesi Ek Protokolünün “5-Mali Konular” başlığı altında 9.maddesi “Acente müşteri taşıma sözleşmelerini ... ...’nun onayı olmadan uygulamaz. Acente müşterinin taşıma sözleşmesinde belirtilen ödeme süresi ve şekline uygun olarak tahsilat yapmak zorundadır.” şeklinde olduğu görülmektedir.

V.SEKTÖR AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

Sayın Mahkeme tarafından verilen yerinde inceleme yetkisi ile 27.02.2023 günü saat 14:00’de davalı şirketin “Soğuksu Cad. No:31 Mahmutbey/İstanbul” adresinde dava konusu ile sınırlı olarak ticari defter kayıtlar üzerinde ve ... isimli program üzerinde inceleme yapılmıştır. Bu programda hakediş ödemesi altında bir kayda rastlanmamış, ödemelerin virman şeklinde yapıldığı görülmüştür.

SÖZLEŞME AÇISINDAN İNCELEME VE DEĞERLENDİRME

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı tarafından yapılan kesintilerden ve davacının fesih nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlardan kaynaklanmaktadır.

Davacı taraf, 23.02.2012 tarihli sözleşmede açıkça belirtilmiş olan hakediş oranlarının, müvekkili aleyhine olacak şekilde ve müvekkilin onayı olmaksızın tek taraflı olarak davalı şirket tarafından düşürüldüğünü, buna ilişkin olarak protokol imzalaması yönünde müvekkili şirkete davalı şirket yetkililerince baskı yapıldığını, buna rağmen müvekkilinin bu protokolü imzalamadığını, böylelikle hakediş oranlarının düşürülmesine muvafakat etmediğini, ancak baskının devam etmesi ve müvekkile davalı şirketten olan alacaklarının ödenmemesi tehdidinde bulunulması üzerine müvekkilinin imzalamak zorunda kaldığını,

buna karşın müvekkilinin davalı şirkete fatura kestiği ... isimli programın, davalı şirketçe diretilen hakediş oranları doğrultusunda davalı şirket tarafından revize edildiğini ve müvekkil bu oranlarla fatura kesmek zorunda bırakıldığını ve bunun müvekkilin ciddi gelir kaybına sebep olduğunu, davalı tarafından senelik olarak belirlenen ciro hedeflerin, önceki senelerdeki cirolara bakılmaksızın fahiş şekilde artırıldığı, bu hedeflere ulaşılamaması sonucunda davalı tarafından müvekkile “...” isimli sistem adı altında yüksek tutarlı cezalar kesildiği iddia etmiştir.

Davacı taraf ayrıca davalının müşterilerinden tahsil edemediği alacakları herhangi bir fatura dahi kesmeden senelerce müvekkilin hakedişlerinden kestiğini, “virman” adı altında usulsüz işlem yaptığını ileri sürmüştür.

Davalı taraf bu iddialara 2012 – 2018 yılları arasında toplamının 227.771,65-TL olduğu bu işlemlerin nedeninin, Ek Sözleşme 7.5, 7.6 ve 7.11 olduğunu ileri sürmektedir.

Türk Borçlar Kanunu’nun “Sözleşme Özgürlüğü” başlıklı 26. maddesinde bir sözleşmenin içeriğinin, bu sözleşmenin taraflarınca kanunda öngörülen sınırla içerisinde özgürce belirlenebileceği belirtilmiştir.

TC. Anayasasında temel bir ilke olarak düzenlenen irade özgürlüğü ilkesinin Borçlar Hukukundaki yansıması olan sözleşme özgürlüğü ilkesinin görünüm şekillerinden biri olan bu hüküm, Türk borçlar hukukunun temel prensiplerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu prensibe göre taraflarca belirlenen tüm hususlar, kanunda yazılı sınırlamalar saklı kalmak kaydıyla, sözleşme içeriğine dahil olacak ve tarafları bağlayacaktır.

Taraflar arsasında akdedilen 04.12.2015 tarihli acentelik sözleşmesinin konuyla ilgili hükümleri incelenecek olursa, bu sözleşmeyle Davalı ... ... taşımacı firmasına ait taşıtların yükleme, boşaltma, gümrükleme ve pazarlama işlemleri ile diğer acentelik hizmetlerinin, acente olarak tayin edilen davacı tarafından yapılacağı kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 5. maddesinde ... ...’nun davacı acenteye acentelik hizmetleri karşılığında acentenin cirosunun %27'si oranında, dağıtım hizmetleri bakımından ise %11 hakediş hesaplamasının yapılacağı ve ödeneceği düzenlenmiştir.

Sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin başlangıç tarihinin 23.02.2012 olduğu, taraflardan birinin noter kanalı ile fesih ihbarnamesinin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığı’na bir nüshasını ise diğer tarafa gönderilmek suretiyle acentelik sözleşmesi feshedilmedikçe bu sözleşmenin geçerliliğinin aynı süre kadar uzayacağı, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, sözleşme süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi sona erdirebileceği belirtilmiştir.

Taraflar arsında imzalanan 23.12.2012 tarihli Acentelik Sözleşmesinin Ek Sözleşmesinin 5.1 Maddesinde ... ...’nun davacı acenteye acentelik hizmetleri karşılığında acentenin cirosunun %30'u oranında, dağıtım hizmetleri bakımından ise %10 hakediş hesaplamasının yapılacağı ve ödeneceği, 5.2. maddesinde ...

Kargonun acente hakkediş oranlarında değişiklik yapabileceği, acentenin bu konuda itiraz hakkının bulunmadığı, Sözleşmenin 5.5 maddesinde faturaya dönüştürülmeyen tesellümlere hakkediş hesaplaması yapılmayacağı, ne zaman faturaya dönüşürse hakkediş hesaplamasının ondan sonra yapılacağı, 5.6. maddesinde acenteye brüt olarak ödenen hakkediş karşılığında acenteden KDV dahil fatura alınacağı, hakkediş faturasının tarihinin ilgili hakkediş ayı içerisinde olması gerektiği, hak ediş faturası alınmadan hakkediş ödemesinin yapılmayacağı,

5.9. maddesinde acentenin müşteri taşıma sözleşmelerini ... ...’nun onayını almadan uygulayamayacağı ve acentenin müşteri taşıma sözleşmesinde belirtilen ödeme süresi ve şekline uygun olarak tahsilat yapmak zorunda olduğu, 7.5. maddesinde acentenin ... ücretlerini ... ... adına tahsil etmekte görevli ve yetkili olduğu, tahsil edilen ücretlerin aynı gün Bölge Müdürlüğü hesabına aktarılacağı, gecikme halinde acentenin günlük % 0.2 oranında gecikme bedeli ve geciken tutarın % 15’ini cezai şart olarak ödeyeceği, 7.6. maddesinde Acentenin her ayın sonunda C/H’larını kapatmak zorunda olduğu,

kapatılmayan C/H'lar faturaların acenteye temliki ile acentenin hakedişinden kesileceği, 7.37. maddesinde Acentede, ... ... tarafından görevlendirilmiş denetçiler tarafından yapılacak denetlemelerde kasa açığı tespit edildiğinde, kasa açığı miktarının %20' si oranında cezai müeyyide uygulanıp ve acente hak edişinden kesileceği, 9. maddesinde başlangıç tarihinin 23.12.2012 tarihi olduğu, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu,

taraflardan birinin noter kanalı ile fesih ihbarnamesinin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığı’na bir nüshasını ise diğer tarafa gönderilmek suretiyle acentelik sözleşmesi feshedilmedikçe bu sözleşmenin geçerliliğinin aynı süre kadar uzayacağı, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, sözleşme süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi sona erdirebileceği belirtilmiştir.

Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere, ihtarnamede geçen konularla ilgili dava dosyasında herhangi bir bilgi ya da belgeye rastlanmamış olması sebebiyle, davalı ... Kargonun davacıyı zarara uğrattığı iddiasının ispata muhtaç olduğu söylenebilecektir.

Dosya kapsamında sunulu delillerin bu iddiaları ispata yeterli olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Taraflar arasında 23.12.2012 tarihinde imzalanan acentelik sözleşmesinin eki olarak düzenlenen ve aynı tarihten itibaren geçerli olacağı kabul edilen Ek Sözleşmenin 7.5. maddesinde acentenin ... ücretlerini ... ... adına tahsil etmekte görevli ve yetkili olduğu, tahsil edilen ücretlerin aynı gün Bölge Müdürlüğü hesabına aktarılacağı, gecikme halinde acentenin günlük % 0.2 oranında gecikme bedeli ve geciken tutarın % 15’ini cezai şart olarak ödeyeceği, 7.6. maddesinde ise Acentenin her ayın sonunda C/H’larını kapatmak zorunda olduğu, kapatılmayan C/H'lar faturalarının acenteye temliki ile acentenin hekedişinden kesileceği belirtilmektedir.

Sözleşmenin bu hükmü gereğince davalı ... ...’nun carisine işleme hakkı bulunmaktadır. Ayrıca Ek sözleşmenin 5.2. maddesine göre davalı ... Kargonun acente hakkediş oranlarında değişiklik yapabilecek olup, acentenin bu konuda itiraz hakkının bulunmamaktadır. Bu sebeple davalı tarafından virman adı altında yapılan işlerin sözleşmeye uygun olduğu kabul edilebilecektir.

Bununla birlikte davacı tarafından usulsüz olarak yapıldığı ileri sürülen virman adı altında usulsüz olarak yapıldığı ileri sürülen işlemler 2012-2018 yılları arasında devam etmiş olduğundan, davacının bu yöndeki iddiası değerlendirilirken, her iki sözleşmede de tek taraflı feshin önünü açan hükmün bulunduğu,

bu hükümlere göre tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu ve sözleşme süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi sona erdirebilecek olmasına rağmen davacı tarafın bu akdi ilişkiyi sürdürdüğü hususunun göz önünde bulundurulması gerektiği" şeklinde görüş bildirilmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, taraflar arsasında akdedilen 04.12.2015 tarihli acentelik sözleşmesinin konuyla ilgili hükümleri incelenecek olursa, bu sözleşmeyle davalı ... ... taşımacı firmasına ait taşıtların yükleme, boşaltma, gümrükleme ve pazarlama işlemleri ile diğer acentelik hizmetlerinin, acente olarak tayin edilen davacı tarafından yapılacağı kararlaştırılmıştır.

Sözleşmenin 5. maddesinde ... ...’nun davacı acenteye acentelik hizmetleri karşılığında acentenin cirosunun %27'si oranında, dağıtım hizmetleri bakımından ise %11 hakediş hesaplamasının yapılacağı ve ödeneceği düzenlenmiştir.

Sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin başlangıç tarihinin 23.02.2012 olduğu, taraflardan birinin noter kanalı ile fesih ihbarnamesinin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığı’na bir nüshasını ise diğer tarafa gönderilmek suretiyle acentelik sözleşmesi feshedilmedikçe bu sözleşmenin geçerliliğinin aynı süre kadar uzayacağı, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, sözleşme süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi sona

erdirebileceği belirtilmiştir. Taraflar arsında imzalanan 23.12.2012 tarihli Acentelik Sözleşmesinin Ek Sözleşmesinin 5.1 Maddesinde ... ...’nun davacı acenteye acentelik hizmetleri karşılığında acentenin cirosunun

%30'u oranında, dağıtım hizmetleri bakımından ise %10 hakediş hesaplamasının yapılacağı ve ödeneceği, 5.2. maddesinde ...

Kargonun acente hakkediş oranlarında değişiklik yapabileceği, acentenin bu konuda itiraz hakkının bulunmadığı, Sözleşmenin 5.5 maddesinde faturaya dönüştürülmeyen tesellümlere hakkediş hesaplaması yapılmayacağı, ne zaman faturaya dönüşürse hakkediş hesaplamasının ondan sonra yapılacağı, 5.6. maddesinde acenteye brüt olarak ödenen hakkediş karşılığında acenteden KDV dahil fatura alınacağı, hakkediş faturasının tarihinin ilgili hakkedil ayı içerisinde olması gerektiği, hak ediş faturası alınmadan hakkediş ödemesinin yapılmayacağı,

5.9. maddesinde acentenin müşteri taşıma sözleşmelerini ... ...’nun onayını almadan uygulayamayacağı ve acentenin müşteri taşıma sözleşmesinde belirtilen ödeme süresi ve şekline uygun

olarak tahsilat yapmak zorunda olduğu, 7.5. maddesinde acentenin ... ücretlerini ... ... adına tahsil etmekte görevli ve yetkili olduğu, tahsil edilen ücretlerin aynı gün Bölge Müdürlüğü hesabına aktarılacağı, gecikme halinde acentenin günlük % 0.2 oranında gecikme bedeli ve geciken tutarın % 15’ini cezai şart olarak ödeyeceği, 7.6. maddesinde Acentenin her ayın sonunda C/H’larını kesileceği, 7.37. maddesinde Acentede, ... ... tarafından görevlendirilmiş denetçiler tarafından yapılacak denetlemelerde kasa açığı tespit edildiğinde, kasa açığı miktarının %20' si oranında cezai müeyyide uygulanıp ve acente hak edişinden kesileceği,

9. maddesinde başlangıç tarihinin 23.12.2012 tarihi olduğu, sözleşmenin süresinin 5 yıl olduğu, taraflardan birinin noter kanalı ile fesih ihbarnamesinin bir nüshasını Ulaştırma Bakanlığı’na bir nüshasını ise diğer tarafa gönderilmek suretiyle acentelik sözleşmesi feshedilmedikçe bu sözleşmenin geçerliliğinin aynı süre kadar uzayacağı, tarafların tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkının bulunduğu, sözleşme süresinin bitiminden önce taraflardan birinin usulüne uygun bir fesih ihbarnamesi ile sözleşmeyi sona erdirebileceği belirtilmiştir.

Davalı tarafça davacının hak edişinden yapılan kesintilerin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu, ciro ve performans hedeflerinin sözleşme ile belirlendiği, belirlenen hedeflere ulaşıldığının davacı tarafça iddia ve ispat edilmediği,

hedeflere ulaşılması halinde fazladan prim ödemesi de kararlaştırıldığı nazara alındığında cezai müeyyidenin tek taraflı olduğunun kabul edilemeyeceği, müşterilerle sözleşme feshedilmek zorunda kalındığı ve uğranıldığı ileri sürülen zarar yönünden ispata elverişli sunulmuş herhangi bir belgenin dosyada bulunmadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiği anlaşılmakla ispatlanmayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 269,85 TL ilam harcından peşin alınan 35,90-TL'nin düşümü ile geriye kalan 233,95-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına,

4-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 2.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 22/11/2023

Katip ... Hakim ...

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/776, K. 2023/878, 22 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. V.sektör Açısından Değerlendirme
  8. Sözleşme Açısından İnceleme Ve Değerlendirme
  9. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/776
Karar No
2023/878
Tarih
22 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/778 K.2023/725
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/782 K.2023/672
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/784 K.2023/815
  • Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/786 K.2023/823
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/793 K.2023/865
  • İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/796 K.2023/806

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.