KÜNYE
T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2023
- Esas no
- 2020/206 Esas
- Karar no
- 2023/829
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 20/03/2020
Karar Metni
1.831 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkilin maliki olduğu İstasyonda, davalılardan ...15 yıl boyunca kiracı olarak bulunduğu, İstasyonu kendi alt firması olan ... üzerinden akaryakıt istasyonu olarak işlettiği, ...’ın ve ...’ ın İstasyonu terkinden sonra İstasyon tekrar kiraya verilmek istendiği ve yeni kiracı sözleşme imzalanması aşamasında İstasyonda birtakım ön incelemeler yaptırdığı, bu araştırmalar kapsamında İstasyonda toprak ve yeraltı suyu analizleri yaptırıldığı, analizler sonucunda, İstasyonun toprağında yasal sınırların üzerinde hidrokarbon etkisi tespit edilmiş olduğu,
kira sözleşmesinin kurulabilmesi ve ilgili taşınmazın işletilebilmesi için İstasyon sahasının temizletilmesi gerektiği, bu hususta durumun müvekkil ve istasyonun yeni işleticisi ...A.Ş tarafından Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirildiği, Müvekkil tarafından kirlilik sebeplerinin incelenmesi sürecinde davalıların İstasyonu işlettikleri dönemde akaryakıt sızıntısına sebep oldukları öğrenildiği, kusurlu hareketleri ve ihmalleri ile kirliliğe sebep olan davalılara karşı keşide edilen ihtarnamelere Davalılar tarafından olumlu yanıt verilmediği, sahanın temizlenmesi aşamasında hiçbir masrafın davalılar tarafından karşılanmadığı,
Müvekkilin gerçek kişi tacir olarak davalıların sebep oldukları kirliliğin temizlenmesi için yüklü miktarda masraflara tek başına katlanmak zorunda kaldığı tüm bu nedenlerle Müvekkilin mülkünde davalıların sebep oldukları kirlilik dolayısı ile uğramış olduğu toplamda 1.932.745,25-TL tutarındaki zararın, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsiline, bu hususta fazlaya ilişkin talep haklarının saklı tutulmasına, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada taşınmazın müvekkil şirketlerin haksız ve hukuka aykırı eylemleri kapsamında akaryakıt sızıntısı ya da dökülmesi nedeniyle taşınmazda müvekkil şirketler tarafından toprak kirliliği yaratıldığı iddia edilmişse de öncelikle bu konuda müvekkil şirketler tarafından böyle bir fiilin gerçekleştirildiği ispat edilemediği,
bu konuda sadece taşınmazın dava dışı ...unvanlı dağıtım şirketine kiralanması sırasında yaptırılan toprak analizi neticesinde toprakta kirliliğinin bulunduğunun tespit edildiği iddia edilerek sırf bu kapsamda müvekkil şirketlerin toprak kirliliğine yol açtığı iddiası ortaya atıldığı,
öncelikle davacı tarafından bazı özel firmalara yaptırılan analizler ya da bu firmalara temizlik nedeniyle ödeme yapılmış olmasının taşınmazda toprak kirliliği olduğu sonucuna yol açmayacağı ve davacının böyle bir durumun varlığı halinde öncelikle mahkemelere başvurarak bu konuda mahkeme tespiti ile bilirkişi raporu alabileceği fakat davacının bunları yapmaksızın özel şirketlerin raporları ya da yaptığı ödemeler üzerinden ve hatta aradan geçen yıllar sonrasında geriye dönük olarak böyle bir iddia ve taleple huzurdaki davayı açtığı,
davacı tarafından iddia edilen zarar tutarının da fahiş olması nedeniyle sadece özel bir şirkete davacı tarafından yapılan ödeme tutarlarına zarar tespiti olarak hukuken itibar edilmesinin mümkün olmadığı zira bu şekilde yapılan ödemelerin zararın ispatı için tek başına yeterli olmayacağı ve ayrıca yine kendi taşınmazı üzerinden elektrik, su kullanımı imkanı sağlandığı gibi kendi beyanına dayalı tutarların da zarar olarak değerlendirilemeyeceği, tüm bu nedenlerle huzurdaki haksız ve hukuka aykırı davanın gerek usuli ve gerekse de esasa ilişkin tüm itirazlar uyarınca reddine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı'ya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava tazminat davası olup, taraflar arasındaki ihtilafın; davacının maliki olduğu İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Bostancı mahallesi, ...Mevkii, Ada: ..., Parsel ...” da bulunan ve davacı murisi ile davalılardan ...AŞ arasındaki işletme sözleşmesine göre davalı ... AŞ tarafından işletilmiş olan istasyon toprağının davalıların kusurlu davranışları sebebiyle kirletilip kirletilmediği, kirletilme var ise bu kirlilik ile ilgili birimlere bildirim yapılıp yapılmadığı, davacının istasyon sahasının ve toprağın temizliği ile ilgili gider yapıp yapmadığı, oluşan bir kirlilik var ise ve davacı tarafından bu doğrultuda yapılan giderler var ise zarar dolayısıyla davalılardan rücuen tazmin koşullarının oluşup oluşmadığı, davalılardan ... AŞ'ye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceğine ilişkindir.
Büyük Mükellefler Vergi dairesi'ne yazılan yazıya, ...Vergi Dairesi tarafından cevap verildiği, cevaba göre davacının ... kodu ile kendisine ait veya kiralanan gayrımenkullerin kiraya verilmesi veya leasing faaliyetinde bulunduğuna dair mükellef kaydının olduğunun bildirildiği, ...Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan yazıya cevap verildiği, ...İnşaat- ... ünvanına ait kaydın gönderildiği, bu işletmenin sicil kaydının kapalı olduğu, davacı vekilince vergi dairesi yazışmaları sunulduğu görülmekle davalı tarafın görev itirazının, davacıya ait vergi kayıtları, davacı murisine ait İto kayıtlarındaki bilgiler ve davacı tarafça sunulan belgeler doğrultusunda reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafın yetki itirazı, dava konusu HMK 12 madde kapsamında olmadığından yerinde görülmeyip reddine karar verilmiştir.
Taraflarca sunulan bilgi ve belgeler, mahkememizce celp edilen bilgi ve belgeler hep birlikte değerlendirilmiş, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya kapsamında rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi heyeti raporundan özetle. İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, ...
Mahallesi, Yol Mevkii, Ada: ..., Parsel ...'da bulunan ve davacı murisi ile davalılardan ... arasındaki işletme sözleşmesine göre davalı ...Ş. tarafından işletilmiş olan istasyon toprağının davalıların kusurlu davranışları sebebiyle kirlendiği, bu kirlilik ile ilgili birimlere bildirim yapılmadığı, davacının istasyon sahasının ve toprağın temizliği ile ilgili dava konusu masrafları yaptığı, oluşan bir kirlilik sonucu davacı tarafından yapılan dava konusu giderlerin oluşan zarar dolayısıyla davalılardan rücuen tazmin koşullarının oluştuğu ve davalılardan...Petrol A.Ş.'nin müteselsilen diğer davalı ...Ş. ile birlikte sorumluluğu bulunduğu,
Davacı tarafa düzenlenen faturaların Davacı taraf Yasal Defterlerinde yer aldığı, defterlerin yasaların emrettiği şekilde tutulduğu, Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanunun öngördüğü süreler içinde yapıldığı, Davacı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu,
davacının harcama tutarı: Davacının dava dosyasında davaya konu ettiği konu ve dava dışı firmalardan olayın vuku bulduğu tarihten dava tarihine kadar ki süreç içerisinde (KDV dahil) 2.130.435.68 TL belgeli harcama yaptığı, Davacının dava dosyasında davaya konu ettiği konu ve dava dışı firmalardan dava tarihinden kadar ki süreç içerisinde (KDV dahil) 82.600.- TL belgeli harcama yaptığı, Davacının dava dosyasında davaya konu için dava dosyasında belirtilmeyen dava dışı firmadan dava tarihine kadar ki süreç içerisinde yaptığı, (KDV dahil) 42.480.- TL belgeli harcama yaptığı,
davacının bu davaya konu dava tarihine kadar toplam harcama tutarının 2.130,435,68 TL +42.480 =2.172.915.68 TL olduğu, davacı harcama tutarı için hesaplanan faizin, davacının dava dilekçesinde talep ettiği ''temerrüt tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi'' talebine istinaden toplam faizin 819.352,56 TL olacağı, mahkeme ''... Yönetim, Danışmanlık, ...Ltd.
Şti.''içinde faiz hesaplanmasına karar verirse, bu firmaya yapılan ödemelerden dolayı 19.448,03 TL faiz alacağı olacağı kanaatine varılmıştır.
Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz sunmuşlar ve Mahkememizin 24/10/2022 tarihli duruşma ara kararı gereğince bilirkişi heyetine sektör bilirkişisi eklenerek mahkememiz dosyasından yeniden rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmesine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan bilirkişi heyeti ek raporundan özetle; Sektör bilirkişisinin tespitleri doğrultusunda Davalı payına verilmesi hesaplanan Masraf katılım oranı olarak %31,91 oran belirlenmiş olduğu, Davacının Davaya konu ettiği masrafların dava tarihi 20 Mart 2020 tarihine kadar yapılan giderler toplamının 2.130.435,69 TL olarak tespit edilmiş olduğu, Davalı payına düşen masraf katılım tutarı (2.130.435,69 TL x %3191=) 679.822,03 TL olacağı, Davacının davaya konu ettiği Masrafların ödeme tarihi esas alınarak hesaplanan faizden, Davalı payına düşen masraf katılım tutarı (794.524,98 TL x % 3191=) 253.532,92 TL olacağı kanaatine varılmıştır.
Davalılar vekilinin ek rapora karşı itiraz dilekçesi sunmuşlardır.
Netice olarak Mahkememiz dosyası tarafların iddia ve itirazları, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporları bütünüyle değerlendirilmiş olmakla; İstanbul ili, Kadıköy ilçesi, Bostancı Mahallesi, Yol Mevkii, Ada: ..., Parsel ...’da bulunan
ve davacı murisi ile davalılardan ... arasındaki işletme sözleşmesine göre davalı ...Ş. tarafından işletilmiş olan istasyon toprağının kirlendiği, bu kirlilik ile ilgili birimlere bildirim yapılmadığı, davacının istasyon sahasının ve toprağın temizliği ile ilgili dava konusu masrafları yaptığı, oluşan bir kirlilik sonucu
davacı tarafından yapılan dava konusu giderlerin davacı açısından tazmini gereken zarar olarak değerlendirilebileceği anlaşılmaktadır. Ancak yapılan giderlerin davacı açısından zarar olarak değerlendirilip, davalılardan tazminin istenilebilmesi için, zarara sebep olan eylemlerin yani toprak kirliliğinin davalılar tarafından yapılmış olması gerekmektedir. Dava konusu istasyonun 1968 yılından 2000 yılına kadar, en az 32 yıl süre boyunca davacı tarafça işletildiği, sonrasında 2000 yılından 2015 yılına kadar davalılar tarafından işletildiği ve 2015 yılında tekrar davacı tarafa devredildiği dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda davacı taraf toprak kirliliğinin davacının devraldığı tarihten sonra meydana geldiğini, davalı taraf ise kendilerinin işlettiği dönemde bu kirliliğin oluştuğunun sabit olmadığını, kendilerinin 2000 yılındaki devralmadan öncesinde davacı murisi tarafından bu istasyonun 32 yıl işletildiğini, kirliliğin 2000 ile 2015 yılları arasında meydana geldiği hususunun ispatlanması gerektiğini ileri sürmüş olup, bilirkişiler tarafından yapılan incelemede toprak kirliliğinin davacının işlettiği dönemde mi yoksa davalı tarafların işlettiği dönemde mi meydana geldiği tespit edilememiş olup,
mahkememizce yapılan incelemede de bu hususta kesin bir kanıya varılamamıştır. Dosyaya gerek ilk süreçte gerek sonradan yazılan yazışmalar ile bir takım bilgi ve belgeler temin edilmiş ise de, bu belgelerin toprak kirliliğinin hangi dönemde meydana geldiğini ortaya koyacak nitelikte olmadıkları kanaatine varılmıştır.
Davacının dava dosyasında davaya konu ettiği konu ve dava dışı firmalara, toprak kirliliği sebebi ile dava tarihine kadar ki süreç içerisinde (KDV dahil) 2.130.435,68 TL belgeli harcama yaptığı, bu konudaki bilirkişi tespitlerinin mahkememizce de yerinde görüldüğü ve zarar olarak nitelendirilebilecek olan miktarın bu rakam olduğu anlaşılmıştır. Fakat yukarıda da belirtildiği gibi, toprak kirliliğinin hangi dönemde meydana geldiği tam olarak ortaya konulamadığından bu zararın hepsinin davalılardan talep edilebilmesi mümkün olmayacaktır.
Bilirkişilerce tarafların sorumluluk miktarlarının dava konusu kirliliğin meydana geldiği istasyonun işletme/kullanım süresine göre yapılan oran hesabına göre olması gerektiği belirtilmiş ise de, her ne kadar davacı kullanımı ve işletilmesi daha fazla ise de kirliliğin hangi dönemde meydana geldiğinin tespitinin mümkün olmayacak olması karşısında yapılan bu oran hesabı yerine, hakkaniyet gereği torak kirliliğinin oluşumunda % 50 oranında yarı yarıya sorumluluk olacağını düşünmek dosya içeriğine daha uyun düşeceğinden,
bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olan 2.130.435,68 TL tutarındaki zarardan tarafların % 50 kusur oranına göre yarı yarıya sorumlu olacağına dair davanın kısmen kabulü ile 1.065.217,84 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/206, K. 2023/829, 30 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama