KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2018
- Esas no
- 2016/1299 Esas
- Karar no
- 2018/557 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/05//2016
Karar Metni
1.263 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 06.05.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle. "Davacı tarafından davalı borçluya icra takibine konu senetler mukabilinde, senette belirtilen tarihlerde, toplamda 25.000 -TL kadar borç para verildiğini, ancak, senetlerin vadeleri gelmiş olmasına karşılık davalı tarafından ödenmediğini, çekilen ödememe protestoları da sonuçsuz kaldığını, davalının senetlerde belirtilen borcunu ödememesi üzerine, ... 24. İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyası ile hakkında ilamsız icra takibine geçildiğini, borçlu somut olmaktan uzak ve afaki itiraz sebepleri ile haksız olarak takibin durmasına sebebiyet verildiğini, bu durum da alacağına kavuşamadığından halihazırda mağduriyeti mevcut olan davacının mağduriyetini kat be kat artırdığını, neticeten.
Borçlunun haksız itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz sebebiyle borçlu aleyhine borç miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili tarafından verilen 07.06.2017 havale tarihli cevap dilekçesine özetle.
“Davacı senet metninden de anlaşılacağı üzere tacir olduğunu, alacaklı olduğunu iddia eden davacıdan hiçbir zaman davaya konu parayı almadığını, davaya konu edilen senetler kambiyo senedi vasfını kaybetmiş olup davacı tarafça adi yazılı belge mahiyetinde kabul edilip davalıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı tarafça, davalıya 25.000 TL borç para verildiği iddia edildiğini, bu iddianın davacı tarafından ispat edilmesi yasal zorunluluk olduğunu, davalı ticari defterleri incelendiğinde anlaşılacağı üzere tacir olan davalı davacı ile ticari ilişkisinin olmadığı ya da nakit para almadığı defter kayıtları ile sabit olduğunu,
davalıya ait banka kayıtlarında da böyle bir para girişi olmadığını, davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddi gerektiğini, Neticeten. Davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep etmiştir.
... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 25.000.-Tl asıl alacağa temerrüt faizi ve protesto masrafı ile birlikte toplam 40.243,91 Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 02.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır. Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 02.05.2018 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle. "Davalı ...’ya ait incelenen 2009-2010 yılları İşletme Defterinin açılış tasdikinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu görülmüş olup, ayrıca İşletme Defterlerinin kapanış tasdik mecburiyeti bulunmadığından davalı defterlerinin kesin delil vasfının bulunduğu kanaatine varıldığı, Davalı yan tarafından davacı yana 26.07.2010 tarihinde 10 adet 25.000.-TL tutarlı senet verilmiş olduğu.
Davacı yan dava dilekçesinde davalı yana 25.000,-TL borç para vermiş olduğunu, buna mukabil davaya konu 10 adet 25.000.-TL tutarlı senedin davalı tarafından davacı yana verildiğini beyan ettiği, ancak davacı yan tarafından davalı yana 25.000,-TL ödeme yapıldığına dair dosyada somut bir belge ve verinin mevcut olmadığı, yine davaya konu senetlerin davalı yan tarafından davacı yana neye istinaden verildiği anlaşılamadığı.
İş bu senetlerden dolayı davacı yanın davalı yandan 18.08.2015 takip tarihi itibariyle 25.000,00 TL asıl alacaklı olduğu.
Davacı yan davalı yandan 25.000,00 TL tutarlı senet alacağına 18.08.2015 takip tarihi itibariyle 11.188,83 TL işlemiş faiz talep edebileceği, Davacı yan 3095 sayılı yasaya istinaden icra takip tarihi olan 18.08.2015 tarihinden itibaren alacaklarına 3095 sayılı kanuna (md.2) göre %10,50 değişen oranlarda faiz talep edebileceği" kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere; Taraflar arasındaki hukuki İhtilaf davacı yanın, 18.08.2015 tarihinde davalı borçlu aleyhine ... 24. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile; 40.243,91 TL tutarlı asıl alacağı için İcra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunmaktadır.
Dosya İncelemelerimizde davalı yan tarafından davacı yana 26.07.2010 tarihinde 10 adet 25.000,00 TL tutarlı senet verilmiş olduğu görülmüştür.
Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.12.2010 1.000,00 TL , Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.1.2011 2.000,00 TL , Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.2.2011 3.000,00 TL , Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.3.2011 3.500,00 TL, Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.4.2011 3.500,00 TL, Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.5.2011 1.000,00 TL, Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.6.2011 1.000,00 TL, Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.7.2011 1.000,00 TL, Düzenlenme Tarihi 26.7.2010, ödeme Günü 15.8.2011 7.000,00 TL, Düzenlenme Tarihi 26.7.2010,
ödeme Günü 15.9.2011 2.000,00 TL tutarlı TOPLAM 25.000,00 Tl lik senettir.
Davacı yan dava dilekçesinde davalı yana 25.000,00 TL borç para vermiş olduğunu, buna mukabil davaya konu 10 adet 25.000,00 TL tutarlı senedin davalı tarafından davacı yana verildiğini beyan etmiştir. Ancak davacı yan tarafından davalı yana 25.000,00 TL ödeme yapıldığına dair dosyada somut bir belge ve verinin mevcut olmadığı, yine davaya konu senetlerin davalı yan tarafından davacı yana neye istinaden verildiği anlaşılamamıştır.
Davalı ikinci sınıf tacir olup İşletme Hesabı Defteri kullanmaktadır. Davalı defteri usulüne uygun şekilde tutulmakla beraber, İşletme Defteri yapısı itibarıyla, gerçek borç, alacak İlişkisini tespite imkan vermez. Bunun nedeninin İse bütün giderler ve gelirler peşin ödenmiş ya da tahsil edilmiş gibi deftere kaydedilirler. Bu sebepten dolayı taraflar arası herhangi bir cari hesap ilişkisinin varlığını gösteren bir kayıt mevcut bulunmamaktadır.
Bilirkişi tarafından yapılan İncelemeler doğrultusunda; davalı yan tarafından davacı yana 26.07.2010 tarihinde 10 adet 25.000,00 TL tutarlı senet verilmiş olduğu, Bu senetlerden dolayı davacı yanın davalı yandan 18.08.2015 takip tarihi İtibariyle 25.000,00 TL asıl alacaklı olduğu sabittir. Bu senetlerin davalı tarafından ödendiğine ilişkin hiç bir makbuz ve iddia bulunmadığından ödenmedikleri kanaatine varılmıştır.
Davacı yan 18.08.2015 tarihlî İcra takibinde asıl alacağına 14.864,30 TL takip öncesi faiz talep etmiştir. Bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması, taraflar arasında faiz yönünden bir sözleşme olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Tarafımızdan senetlerin ödeme tarihi ile takip tarihi arası yapılan İşlemiş faiz hesabı davacı yan davalı yandan 25.000,00 TL tutarlı senet alacağına 14.08.2015 takip tarihi itibariyle 11.188,83 TL işlemiş faiz talep edebileceği bilirkişice belirlenmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulü ile davalının ... 24 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 36.188,83 Tl üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan 25.000.-Tl ye avans faiz uyğulanmasına fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 7.237,76 Tl nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1299, K. 2018/557, 13 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama