İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/321 K.2024/133

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2017/321Karar2024/133Tarih21 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.173 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
21 Şubat 2024
Esas no
2017/321 Esas
Karar no
2024/133
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
10/11/2008
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.173 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından verilen 10/11/2008 tarihli dava dilekçesinde özetle. “Müvekkilinin ...

İnşaat Makine Turizm Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti' nin eski ortağı olduğunu, kuruluşundan itibaren işlemlerin çift imza ile gerçekleştirilmesi gerektiğinden ayda birkaç kez şirket merkezine giderek diğer ortakla birlikte şirket işlerini yürüttüğünü, şirket muhasebecisinin çok sayıda çek düzenleyerek piyasaya sürdüğünü öğrendiğini, ... înş.Mak.Turz.Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin kredi ilişkisinde bulunduğu davalı bankaya müvekkilinin ortağı olduğu bu şirketin kullanacağı kredilere karşı teminat teşkil etmek üzere önceden verilmiş teminat senetleri ve şahsi kefaletinin bulunduğunu,

hukuken geçerli olmayan ve müvekkilinin imzası taklit edilmek suretiyle ... İnş.Mak.Tur.Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti. adına bankalardan kullanılan kredilerden ve alman çek karnelerinden, talimatla çekilen paralardan dolayı bu şirket ve müvekkilini bağlamayan borçların doğduğunu, davalı ... A.Ş. tarafından müvekkili aleyhine diğer davalı şirketin borcundan dolayı....İcra Müd.nün ..., ...

Esas sayılı dosyaları ile genel haciz yoluyla ve kambiyo senedine müstenit haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, her iki kambiyo takibi ile istenilen alacağın mükerrer olduğunu, kambiyo senetlerinin davalıya teminat amacıyla verildiğini, müvekkilinin sahte imzalarla şirket adına yapılan işlemlerden haberdar olmadığını, müvekkilinin gerçek dışı borçları için haksız ödemeler yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davalıya bankaya toplam 9.210,00.-TL tutarında ödeme yaptığını, ...vs.” belirterek, davalılardan ...

A.Ş. ile ... İnş.Mak.Tur.Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti. arasında yapılan genel kredi sözleşmesine şahsen kefil olan müvekkilinin davalılardan ...

İnşaat adına yapılan usulsüz borçlandırma ve tasarruf işlemlerinden dolayı dayalılardan ...'a 102.156,23.-TL borçlu olmadığının tespitine, kullandırılan usulsüz kredilerden ve verilen çek karnelerinden dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere müvekkilinin'uğradığı zararlara ilişkin 10.000,00-TL maddi, 5.000.-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı bankanın hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan diğer davalı ...

İnş.Mak.Tur.Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti.'nin borcu için müvekkilinden davacıdan önce tahsil ettiği 9.210,00.-TL'nın ödeme tarihlerinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalı bankadan istirdadına, davalı bankanın takip konusu miktarın %40 oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili 25.12.2008 havale tarihli cevap dilekçesiyle ve özet olarak; “müvekkili ile davacının hissedarı olduğu ...

İnş.Mak.Tur.Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti.'ne 15.03.2006 tarihinde 72.750,00.-TL ve 04.10.2006 tarihinde 75.000,00.-TL limitli kredi açılması konusunda genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davacının her iki sözleşmeyi gerek Limited Şirket ortağı ve yetkilisi, gerekse müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, açılıp kullandırılan bu krediden teminat olarak da davacının kefaleti dışında ayrıca tanzim edip imzaladığı emre muharrer senetlerin alındığını,

kredi borcu ödenmediği için hesap kat edilerek bu alacakla birlikte bankaya teslim edilmeyen 6 adet çek yaprağı riskinden kaynaklanan 2.610.-TL gayri nakdi kredi borcunun tahsilde tekerrür olmamak ve faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesinin temini amacıyla takibe geçildiğini, takip miktarının davacının iddia ettiği gibi 102.156,23.-TL olmayıp toplam 34.585,20.-TL olduğunu, genel kredi sözleşmelerine müsteniden ..., bu alacağın teminatı olarak verilen senetlere istinaden de tahsilde tekerrür olmamak üzere ... sayılı takiplerin açıldığını,

aynı alacakla ilgili olarak tahsilde tekerrür olmamak üzere takibe geçildiğinden davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesine istinaden hissedarı bulunduğu şirkete kredi kullandırıldığının davacının kabulünde olduğunu, kredinin usulsüz açıldığı yönündeki iddianın hukuki hiçbir anlamı olmadığını, çek karnesinin usulsüz verildiği iddiasının ise bu davayla bir ilgisinin bulunmadığını, zira alacağın teminatı olarak çek değil, emre muharrer senet alındığını,

davacının anlatımından şahsi ve ticari itibarına zarar veren bir durumun mevcut olmadığının açıkça ortaya çıktığını, ... vs” beyanla, davanın reddine, dava edilen miktarın %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı şirkete usulünce tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediğinden HUMK.nun 195 ve 201. maddeleri gereğince davayı inkar ettiği varsayılmıştır.

Dava, menfi tespit, istirdat ve tazminat istemlerine ilişkindir.

Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 02/12/2015 tarihinde 2015/918 karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabulüne, davacının davalılara takip miktarları dikkate alınarak 2.496,71-Tl borçlu olmadığının tespitine, davacının davalılara .... İcra Müdürlüğünün ..., ..., ...46 E sayılı dosyalarında 32.191,56.-TL asıl alacak, 155,59-Tl temerrüt faizi, 7,78 Tl % 5 Gider vergisi olmak üzer toplam 32.354,93-TL borçlu olduğu, takip tarihinden itibaren, 32.191,56 TL'sının yürütülecek % 29 oranındaki temerrüt faizi ve faizin % 5 oranındaki BSMV'sı ile borçlu olduğunun tespitine, davacının tazminat istemleri yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.

Mahkememizin ... esas .../... karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

Yargıtay 19. HD 19/12/2016 tarih ... sayılı ilamında. "Davacı dilekçesinde, davacının müteselsil kefil olarak imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesinden dolayı davalı bankanın diğer davalı borçlu şirkete usulsüz krediler kullandırdığı ve bu nedenle müvekkilli aleyhine ....

İcra Müdürlüğünün ..., 9345, 9346 sayılı takip dosyaları üzerinden toplam 102.156,23 TL alacağın tahsili konusunda icra takibine girişildiğini, müvekkilinin usulsüz olarak kullanılan bu kredilerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek belirtilen icra dosyasında takip konusu edilen borçlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine ve ödemek zorunda kalınan 9.201,00 TL'nin istirdadına, haksız takipten dolayı 10.000,00 TL maddi 5.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Görüldüğü gibi davanın temelini üç ayrı icra takibi oluşturmaktadır. Mahkemece kurulan hüküm talepleri karşılamadığı gibi hükmün bir yerinde borçlu olunan miktara yani olumlu tespite karar verilmiştir. Menfi tespit davalarında borçlu bulunulmadığının tespitine karar verilmelidir. Olumlu tespit kararı verilmesi menfi tespit davasının niteliği ile bağdaşmaz.

Öte yandan dava üç ayrı icra takibine dayandığı halde davacının hangi takip nedeni ile ne miktarda borçlu bulunmadığı hususunda davacı vekiline açıklama yaptırılmadan, hükümde de hangi takip sebebiyle borçlu bulunulmadığı hususu ayrı ayrı belirtilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi istirdat talebi yönünden herhangi bir olumlu olumsuz karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.

Bunun yanında menfi tespit davaları alacak iddiasında bulunan kişiye karşı açılır. Somut olayda davanın temelini oluşturan icra takiplerine dayanak yapılan Genel Kredi Sözleşmesinde davalı banka alacaklı, diğer davalı şirket asıl borçlu konumundadır. Başka bir anlatımla Genel Kredi Sözleşmesinde davalı şirketin alacaklı sıfatı bulunmamaktadır.

Buna rağmen mahkemece menfi tespit hükmü kurulurken, her iki davalıyı da kapsayacak şekilde karar verilmesi isabetsizdir." gerekçesi ile Mahkememizin ... esas 2015/918 karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamı üzerine dosya Mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2017/321 esas sırasına kaydedilmiş, Mahkememizce 2017/321 esas sayılı dosyasında Yargıtay 19. HD 19/12/2016 tarih ... sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş, bozma doğrultusunda oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti 18/09/2019 tarihli raporunda özetle; davacının, tüm kredilerin kullandırılması sürecinde ve kredi kullandırılmasıyla ilgili belgelerde kendisine atfedilen imzalara yer verildiğini, ancak, kredilerin kullandırılması ile ilgili belgelerin hiçbirisinde imzasının bulunmadığını ileri sürdüğü,

bu durumda, davalı Şirkete bankaca kullandırılan kredilerde davacıya atfedilen imzaların sahte olmasının söz konusu olacağı, ancak, bu sahteciliğin var olduğunun kabul edilmesi halinde dahi, bundan yine davalı kredi kullanan şirketin yarar sağladığının tartışmasız bulunduğu Kredinin sahte imzalarla, ancak, davalı şirket dışındaki kişilerce temellük edilmesi halinde ise, bunun sorumluluğunun krediyi kullandıran banka yetkilileri ile krediyi sahtecilikle temellük edenlere ait olacağı ve eylemin de kredi kullandırımı değil, kredi dolandırıcılığı olarak nitelendirileceği,

neticede krediyi sahte imzalarla temellük edenler ve banka yetkililerin cezai ve hukuki sorumluluklarının ortaya çıkacağı, ancak, huzurdaki davada, davacının iddiasının bu yönde bir kredi işleminin işlemlerinin gerçekleştirildiğine yönelik olmadığı, hal böyle olmakla birlikte; davacının Genel Kredi Sözleşmelerinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak yer aldığı,

dolayısıyla, Şirketteki hisselerini 14.09.2007 tarihinde devredip şirket ortaklığından ayrılmasının, Genel Kredi Sözleşmesinden doğan kefalet sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, diğer bir deyişle, banka, kredi lehdarı davalı şirket ve kefili davalı arasındaki işlemlerin, davacının ileri sürdüğü geçersizlik nedenleri kapsamında değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, açıklanan hususlar muvacehesinde ise; davacının, asıl kredi borçlusu olan davalı şirket ile davalı Banka arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmelerinin müşterek ve müteselsil kefili olduğu,

bu Sözleşmelerin imzalarımasından sonra Şirketi ilgilendiren tüm kredi işlemlerinden dolayı ortaya çıkan riskten dolayı da sorumluluğunun bulunduğu, takipte talep edilen kredi alacaklarının da Sözleşme kapsamındaki kredilerden kaynaklandığı, dolayısıyla, davacının, davalı bankaya (sonrasında da temlik alan Şirkete) ....İcra Müdürlüğünün ... e. sayılı dosyası kapsamında borçlu bulunduğu (... sayılı takiple mükerrer nitelik taşıması nedeniyle diğer iki icra takibinden ise borçlu bulunmadığı) hususu tespit ve rapor edilmiştir.

İtirazlar doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 16/09/2021 tarihli raporlarında özetle; bilirkişi tarafından incelenen belgelerin, kredi ekstrelerinin yukarıda belirtildiği şekilde dosyada yer almaması nedeniyle, takibe konu edilen borçla ilgisinin somut bir değerlendirilmesi (söz konusu belge tarihleri ile ekstredeki işlem tarihleri karşılaştırılmak suretiyle) yapılamamıştır.

Ayrıca, raporda yer aldığı üzere, incelemeye konu edilen ve tarihleri belirtilen ödeme talimat asıllarından neyin kastedildiği de belirsizdir.

Nihayet Raporda “ödeme talimatları” olarak tanımlanan belgelerin kredinin en erken kullanıldığı düşünülen 14.03.2006 tarihinden çok sonraki tarihleri içermesi nedeniyle, bu belgelerin icra takibine konu edilen kredi riskine (alacağına) etkisinin tespiti de mümkün olamadığı, beyanındaki tereddütü giderecek ve hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir tespit yapmaya yarayacak hiçbir belgenin dosyaya girmemiş olması sebebiyle, bu aşamada, kök rapordaki tespit ve kanaatlerini değiştirmeyi gerektirecek yeni bir durum ortaya çıkmadığı hususu bildirilmiştir.

Eksiklikler giderildikten sonra bilirkişi heyetinden 2.ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 06/09/2022 tarihli ek raporunda; davacının huzurdaki davayı, davalı bankaya (sonrasında temlik alana) borçlu olmadığının tespiti amacıyla (menfi tespit) ikame ettiği, Mahkemenin vaki talebine/müzekkeresine istinaden kredi bankası tarafından son defa dosyaya sunulan kredi ve banka hesap ekstrelerine göre, takip tarihi ( 21.04.2008) itbariyle davalı ...

İnşaat Turizm Makine Kimya Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin davalı bankaya borçlu olmadığının görüldüğü, dolayısıyla mübrez belgelere göre davacı kefilin de takip konusu borcundan söz edilemeyeceği, tarafların hukuki değerlendirme gerektiren iddia, savunma ve delillerinin takdirinin Bilirkişilik Kanunu ve Yönetmeliğine istinaden muhterem Mahkemeye ait bulunduğu hususu bildirilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;

Dava, davalı Banka ile davalı ... İnşaat arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde davalı ... İnşaat lehine kefil olan davacının, davalı bankanın davalı ... İnşaata usulsüz krediler kullandırılarak borçlandırıldığı iddiasıyla .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarında davalı Bankaya borçla olmadığının tespiti, usulsüz kullandırılan krediler nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlara ilişkin maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsili, davalı bankanın hukuka aykırı işlemleri ile davalı asıl borçlu ... İnşaat'ın borcu için davacıdan tahsil ettiği bedellerin istirdadı ve davalı Banka hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesi taleplerine ilişkindir.

Yapılan inceleme neticesinde;

Öncelikle Mahkememizce işbu esasta alınan kök ve ek raporlar birlikte değerlendirildiğinde kredi kullanımında usulsüzlük olmadığı belirlenmiş, bu tespite göre davalı bankanın haksız fiil niteliğinde bir davranışı bulunmadığı belirlendiğinden ve dosya kapsamında da kefil olan davacının kefalet nedeniyle sorumluluğu bulunduğundan, ayrıca davalı bankanın haksız fiil niteliğinde bir davranışı belirlenmediği gibi davacının uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararlarına ilişkin somut bir belge de bulunmadığından tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının davalılardan talep ettiği maddi ve manevi zararlarına ilişkin tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş,

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 2. ek raporuna göre, davalı bankanın takip tarihi itibariyle asıl borçlu ...'den alacağının bulunmadığı belirlendiğinden, kefil olarak davacının da sorumluluğu bulunmadığından .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarında davalı Bankaya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş,

Mahkememizce alınan 2. ek rapora göre davalı asıl borçlunun takip tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmişse de ödemeye dair yazı cevapları incelendiğinde ... esas sayılı takip dosyasında toplu tahsilat ve reddiyat raporları gönderilmiş ancak ödemelerin hangi tarihte kim tarafından hangi tutarda yapıldığı bundan belirlenemediği gibi dosya imha edildiği bildirildiğinden de fiziken inceleme imkanı olmamış, diğer iki takip dosyasında da tahsilat yapılmadığı bildirildiğinden, davacının davalıdan istirdadını talep edebileceği tutar bulunup bulunmadığı, varsa miktarı hususu mevcut deliller kapsamında da ispatlanamadığından davacının istirdat talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.

Mahkememizce bilirkişi heyetinden alınan 2. ek raporuna göre, davalı bankanın takip tarihi itibariyle asıl borçlu ...'den alacağının bulunmadığı tespiti dikkate alındığında, davalı Bankanın kullandırdığı kredi nedeniyle yapılan tahsilatları bilecek durumda olduğu,

Bankalar yönünden ağırlaştırılmış sorumluluk ilkesi dikkate alındığında yapılan ödemeler karşısında asıl borçlunun takip tarihinde borcu olmadığını bilebilecek durumda olduğu ve buna rağmen asıl borçlu ve kefil hakkında takip yaptığı, asıl borçlunun borcu bulunmadığından kefil olarak davacının da sorumluluğu bulunmadığından davalı Bankanın takip tarihi itibariyle alacaklı olmadığı halde takip başlatmakta ağır kusurunun bulunduğu değerlendirildiğinden 2004 Sayılı İİK'nın 72/5.maddesi gereğince ....

İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarında takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı Bankadan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davanın kısmen kabulüne,

Davacının .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyalarında davalı Bankaya ve davalı temlik alana borçlu olmadığının tespitine,

2004 Sayılı İİK'nın 72/5.maddesi gereğince .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyalarında takip konusu alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalı Bankadan ve davalı temlik alandan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Davacının istirdat talebinin reddine,

Usulsüz kullandırıldığı iddia edilen krediler nedeniyle maddi ve manevi zararlarına ilişkin tazminat taleplerinin reddine,

2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.978,29-TL harçtan peşin alınan 1.706,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 5.272,29-TL harcın davalı Bankadan ve davalı temlik alandan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan toplam 1.722,30-TL'nin davalı Bankadan ve davalı temlik alandan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından bozma öncesi yapılan 2.323,05-TL yargılama gideri ile 143,50-TL temyiz yoluna başvurma, 29,20-TL temyiz karar harcı, 2.100,00-TL bilirkişi ücreti, 434,55-TL tebligat tezkere gideri olmak üzere toplam 5.030,30-TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre 4.066,56-TL sinin davalı Bankadan ve davalı temlik alandan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı Bankadan ve davalı temlik alandan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine reddedilen kısım yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Yönetimi A.Ş'ye verilmesine,

7-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,

Dair, davacı vekilinin ve davalı temlik alan vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren onbeş gün içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde Temyiz kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

21/02/2024 Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/321, K. 2024/133, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/321
Karar No
2024/133
Tarih
21 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/342 K.2024/115
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/370 K.2024/157
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/392 K.2024/139
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/421 K.2024/132
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2017/446 K.2024/177
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2017/464 K.2024/70

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.