KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2019
- Esas no
- 2018/1141 Esas
- Karar no
- 2019/391
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/11/2018
Karar Metni
519 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının dosya üzerinde yapılan incelemesi sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... Ltd.
Şti arasında 20.06.2017 tarihinde bir kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalı ...'nun iş bu kredi sözleşmesine kefil oldğunu, davalı/borçlu ...Ltd.Şti, müvekkili bankadan kredi kullanarak ... plakalı ticari aracı satın aldığını ve araç üzerine borç değerince rehin tesis edildiğini, ancak davalının sözleşmeye uygun olarak hareket etmediğini ve kredinin taksitlerini ödemediğini, gönderilen ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine borçlu ve kefil hakkında İstanbul ...
İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak borçlu ve kefil tarafından haksız yere takibe itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile, itirazlarının iptaline, takibin devamına, davalıların alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminata mahkumiyetlerine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafından müvekkillerine karşı İstanbul ... icra müdürlüğündeki anılan esas sayılı dosya numarasıyla icra takibi başlatılmadığından, pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin olarak, müvekkillerinin borcu bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde tarafımıza kat ihtarnamesi gönderilmediğini, dolayısıyla müvekkillerinin temerrüde düşürülmediğini beyanla işbu itirazın iptali davasının reddine, haksız ve kötü niyetli olan davacı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE
Dava; İİK 67 madde uyarınca açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı vekili 26/04/2019 tarihli elektronik imzalı dilekçesiyle, işbu davada, tarafların dilekçe ekinde sunulan 18/02/2019 tarihli protokol gereği sulh olduklarından davanın konusuz kaldığını beyanla, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş ve ayrıca tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti, yargılama gideri ve başkaca hiçbir talebi bulunmadığını bildirmişlerdir.
Davalılar vekili de 26/04/2019 tarihli elektronik imzalı dilekçeleriyle işbu davada tarafların dilekçe ekinde sunulan 18/02/2019 tarihli protokol gereği sulh olduklarından davanın konusuz kaldığını beyanla, hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesini talep etmiş ve ayrıca tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti, yargılama gideri ve başkaca hiçbir talebi bulunmadığını bildirmişlerdir.
HMK 315 (1) maddesi : ''...Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.'' hükmü uyarınca, tarafların dava dışı haricen sulh olmaları sebebiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek yasal ve yerinde görülmüştür.
Bu itibarla;
Katip ... Hakim ...
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1141, K. 2019/391, 29 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama