İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/464 K.2022/855

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2021/464Karar2022/855Tarih25 Kasım 2022Okuma10 dk · 1.996 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
25 Kasım 2022
Esas no
2021/464 Esas
Karar no
2022/855
Dava
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan
Dava tarihi
14/07/2021
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.996 kelime·10 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 03.07.2014 tarihli Acentelik Sözleşmesi imzalandığı, müvekkil Sözleşmeye uygun olarak Faaliyet göstermiş ve binlerce poliçe düzenlediği, müvekkil tarafından kesilen poliçeler sayesinde davalı yüksek miktarda kazanç elde ettiği, müvekkil yaptığı çalışmalardan dolayı ödüllendirmeyi beklerken, davalı tarafından

Beyoğlu ... Noterliğinin 02.03.2020 tarih ...yevmiyeli ihtarna keşide edilerek, Acentelik Sözleşmesinin tek taraflı olarak fesih edileceği, sonrasında da Beyoğlu... Noterliğinin 03.06.2020 tarih ...yevmiyeli ihtarname ile fesih ve azilname düzenlenerek, müvekkile verilen vekaletname de iptal edildiği, azilname içeriğinde fesih nedeni belirtilmediği, müvekkili şirket tarafından poliçesi düzenlenen müşteriler, acentelik sözleşmesinin

feshi sonrasında davalı şirkete olan sigorta poliçelerini yenilediği, yenilen poliçelerin çok cuzi bir kısımına ulaşılabildiği, davalı poliçe listesini müvekkile vermekten imtina ettiği, son yılda kesilen poliçelerin yenilenip yenilenmediğinin davalı şirketten ve/veya tramerden istenmesi talep edildiği, davalı, haksız ve hukuka aykırı davaranışı ile müvekkilin mağduriyetine yol açtığı, zira acentelik sözleşmesi haklı bir sebep olmaksızın feshedildiği, müvekkilin kendisine kazandırdığı müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam ettiği, müvekkilin elde ettiği müşteri çevresinin kaybedilmesine ve mağduriyetine

neden olduğu, müvekkilin ücret kaybına yol açtığı, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 23/16 md “Sözleşme ilişkjisinin sona ermesinden sonra sigorta şirketi sigorta acentesinin portföyü sayesinde önemli menfaatler elde ediyor ve hakkaniyet gerektiriyorsa sigorta acentesi Sigorta şirketinden tazminat talep edebilir. Ancak, sigorta acentesinin haklı bir nedene dayanmaksızın sözleşmeyi fesih etmesi yada kendi kusuruyla sözleşmenin feshine neden olması halinde tazminat hakkı düşer…” şeklindeki hüküm gereği müvekkil acentenin uğradığı söz konusu zararın haklı bir sebep olmaksızın acentelik

sözleşmesini sona erdiren davalı tarafından tazmin edilmesi gerektiği, öğretide ve uygulamada denkleştirme (portföy tazminatı) talebi olarak adlandırılan bu tazminat, acentenin acentelik ilişkisinin devam ettiği sürece aracılıkla bulunduğu ve akdettiği sözleşmeler dolayısıyla ücret talep edeceği, acentenin kendi çabasıyla oluşturduğu, müşteri çevresinden ücret elde etme imkanını kaybetmesi sonucu

uğrayacağı zararın da giderilebileceği ve ekonomik bir güçlük içine düşmesinin önlenebileceği düşüncesiyle acenteye tanınan bir hak olduğu, Acentelik Sözleşmesinin feshedilmesinde müvekkilin herhangi bir kusuru

bulunmadığı, bilakis davalının haklı bir sebep olmaksızın acentelik sözleşmesini feshettiğinin sabit olduğu, Acentelik Sözleşmesinin 24 Maddesi, Fesihin Sonuçları başlığı altında C.bendinde: “Bu sözleşmede her ne sebeple olur ise olsun yürürlükten kaldırılır, sona erer veya ecente’nin görevine son verilirse ecente’nin bu sözleşmenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle şirket’ten tazminat, masraf, portföy hakkı, elde edilemeyen kar veya diğer her hangi bir isim altında alacak ve hak talebine hakkı olmayacaktır….” şeklindeki hüküm de geçersiz olduğu, 01.07.2012 tarihinde yürülüğe giren 6102 sayılı TTK .m.122/4 de de denkleştirme

(portföy tazminatından, önceden vazgeçilemeyeceği açıkça hüküm altına alındığı, denkleştirme (portföy tazminatı) talep hakkını düzenleyen SK.m.23/16 hükmünde Sigorta Acentesinin “….uygun bir tazminat….” Talep edilebileceği öngörülmekle birlikte tazminatın nasıl hesaplanacağı belirtilmediği, bununla birlikte TTK.m 122/2 göre “Tazminat, acentenin son beş yıllık faaliyeti sonucu aldığı yıllık komisyon veya

diğer ödemelerin ortalamasını aşamaz. Sözleşme ilişkisi daha kısa bir süre devam etmişse faaliyetin devamı sırasındaki ortalama esas alınır.” Bu düzenleme İsviçre ve Alman hukuklarındaki düzenlemelerden esinlenerek hazırlandığı, TTK.m.122/2 düzenlemesine göre Acentelik faaliyetinin devamı sırasında elde edilen komisyonların ortalaması esas alınarak hesaplanacak yıllık komisyon miktarını aşmayacak bir portföy

tazminatına hükmetmenin hakkaniyete uygun olacağı Mahkemenin takdirlerinde olduğu,

Y.11 HD 27.04.2017 tarih E.2016/3794, K.2017/2500 Sayılı kararında: hasar prim oranın yüksekliğinin fesih için haklı bir sebep oluşturmadığını, üç aylık süreye uyulmadan yapılacak feshin haksız fesih teşkil edeceğini, acentelik sözleşmesindeki tazminat ve portföy hakkından vaz geçildiğine dair hükmün acente aleyhine sosyoekonomik bir dengesizlik oluşturduğu ve bu nedenle hükümsüz sayılması gerektiği

gerekçeleriyle davacının Portföy tazminatı ve mahrum kalınan kar alacağı talebinin kabulüne dair verilen Mahkeme kararını onadığı, yapılan görüşmeler nedeniyle ... Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğu ve

anlaşamama ile sonuçlandığı, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına, davalı şirketin, müvekkiline şimdilik 50.000 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren

işleyecek ticari faiz ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde: Müvekkil ... A.Ş; Eski ünvanıyla ...Sigorta A.Ş olarak 1957 yılında kurulduğu, 2020 yılı içerisinde ...Sigorta Şİrketleri ...Sigorta A.ş ve ...Sigorta A.ş‘ni bünyesine katarak ... Sigorta A.Ş adını aldığı ve 20 Bölge Müdürlüğü, 2.500’den fazla Acente ile hizmet verdiği, davacı, müvekkil acentesi olarak faaliyet gösterirken acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği, davacı tarafın müvekkil şirket portföyüne katmış olduğu müşteri portföyünden önemli menfaatler elde ettiğinden bahisle portföy tazminatı talebinde bulunduğu, bilindiği üzere TTK m.122/1 uyarınca denkleştirme istem hakkının sözleşme

ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre öngörüldüğü, sözleşmenin fesine ilişkin Beyoğlu ..noterliğinin 02.03.2020 tarih ...yevmiye numaralı ihtarname ile sona erdirildiği, davacının talebi zamanaşımına uğradığından asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının her hangi bir tazminat hakkı kalmadığı, esasa ilişkin açıklamalar: davacı her ne kadar haksız fesihten bahsetmiş ise

de; taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesinin 24 Maddesi “taraflardan her biri diğer tara noter aracılığıyla veya İadeli taahhütlü bir mektupla üç ay evvelden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman yürürlükten kaldırabilir..” hükmünü içerdiği, müvekkil, “Verimsizlik, H/P yüksek olması” sebebiyle davaya TTK m.121/1 maddesi

gereğince tebliğden itibaren Üç ay sonrası hüküm doğurmak üzere sözleşmenin haklı sebeple feshedildiği 02.03.2020 tarihli yazı ile bildirildiği, TTK m.121/1 fıkrasında: “..Belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebilir…..” hükmünün amir olduğu, gerek sözleşme gerekse TTK hükümlerine uygun olarak müvekkil şirket davacı taraf

ile yapmış olduğu belirsiz süreli acentelik sözleşmesini 3 aylık ihbar süresine uyarak ve karşı tarafa yapılan yazılı bir beyan ile feshettiği, portföy tazminatı dayanaksız olup, koşulları gerçekleşmediği,

denkleştirme tazminatı ile ilgili olarak, 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunun 23/16 Maddesi ve TTK.1222 Maddesi ile yasal dayanağa kavuştuğu, gerek Yargıtay

uygulamaları gerek doktrin görüşleri gerekse yasal düzenlemelerden hareketle denkleştirme talebi-Portföy tazminatı ve şartları özetle: “Portföy tazminatı temelde; Acente Sözleşme süresi içerisinde emeğini ortaya

koyarak müvekkile fiilen ekonomik değeri onun lehine artan bir müşteri çevresi sağlamışsa, bir başka ifadeyle acentelik sözleşmesi bittikten sonra dahi müvekkil acentenin sağladığı müşterilerden acente portföyüne göre önemli sayılabilecek bir kazanç elde ediyorsa acenteye emeğinin karşılığı olmak üzere ve hakkaniyet gereği bir tazminat ödemesi yapılmalıdır.” Kanunen aranan şartlar İse: Sözleşmenin sona ermesi, Acentenin şirkete net kazanç sağlaması, müvekkilin müşteri çevresinin esaslı genişlemesi, yeni müşteriler sayesinde önemli menfaat elde edilmesi, bu genişlemenin müvekkil için ekonomik açıdan önemli

bir avantaj sağlayacak olması, acentenin ücret kaybına uğrayacak olması, ….

Sözleşmenin otomatik olarak fesih edilmesi acenteye portföy razminatı ödemesini gerektirmediği, portföy tazminatının ödenmesi için yukarıda sayılan koşulların hepsinin bir arada bulunmasının şart olduğu, davacı acentenin, kanun maddesinde sayılan hibir menfaati sağlamadığı ve müvekkile de hiç bir verim sağlamadığı, aksine acente hasar prim oranın yüksek olduğu, ve müvekkil haklı olarak verimsiz acentenin kanunda ve sözleşmede hak verilen şartlara dayanarak acentelik sözleşmesini fesih ettiği, davacı, sözleşmenin feshi ile ortada kalmadığı 3 aylık bir süre tanındığı,

diğer yandan davacı, müvekkil şirkete bir müşteri portföyü kazandırılması ve bu portföy sayesinde gelir elde edilmesi söz konusu olmadığı, zira davacı tarafın poliçe tanzim etmiş olduğu

müşteri çevresi ve portföyü dava tarafa ait olduğu, müvekkil şirket hayat dışı branşlarda (kasko, mühendislik, nakliyat, yangın ) ruhsat sahibi şirket olarak faaliyet göstermekte olup sunmuş olduğu ürünler

kısa süreli (genellikle bir yıllık) sigorta poliçeleri olduğu, müvekkilin sunduğu ve davacının bir kısım poliçelerde aracılık etmiş olduğu trafik, kasko, konut, işyeri gibi sigorta poliçeleri olup vade bitiminde sigorta şirketinin müşteri ile ilişkisi sona erdiği, acente tarafından yeniden poliçe tanzimi ile talebi yapıldığında poliçe yeniden düzenlendiği, portföy tazminatı sigortacılık alanında uzun vadeli sigorta branşlarında söz

konusu olabilecek bir durum olduğu, şöyle ki bireysel emeklilik, uzun süreli hayat sigortası, birikimli hayat sigortası.. gibi ürünlerde müşteri sigorta şirketine kazandırıldığında acente ile sözleşme ilişkisi sona erse bile

poliçe kapsamında prim ödemeleri devam etmekte ve sigorta şirketi bir gelir elde ettiği, davacı acente müvekkil şirket dışında ... Sigorta,... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta Şirketlerininde acenteliğini yaptığı, taraflar arasında her hangi bir münhasırlık durumu bulunmadığı, Y.11 HD. 07.03.2017 tarihli 2015/13042 E, 2017/1342 K sayılı kararında: davacı acentenin portföyündeki poliçeleri dava dışı başka sigorta şirketlerine kaydırması

nedeniyle TTK 122 maddesi uyarınca denkleştirme tazminatı isteyip isteyemeyeceğinin tartışılmaksızın karar verilmiş olmasını bozma gerekçesi saydığı, davacının “Y.11 HD. 27.04.2017 ve 2016/3794 E., 2017/2500 K sayılı kararında, … Hasar prim oranının yüksekliğinin fesih için haklı bir sebep oluşturmadığını, üç aylık süreye uyulmadan yapılacak feshin haksız fesih teşkil edeceğini, acentelik sözleşmesindeki tazminat ve portföy hakkından vazgeçildiğine dair hükmün acente aleyhine sosyo-ekonomik bir dengesizlik oluşturduğu ve bu nedenle hükümsüz sayılması gerektiği gerekçeleriyle davacının portföy tazminatı ve maahrum kalınan kar

alacağı talebinin kabulüne dair verilen karar annmıştır….” şeklindeki örnek Yargıtay kararının somut olaya uygulanması söz konusu olmadığı, zira Acentelik Sözleşmesi, daha önce belirtildiği üzere üç aylık bildirim süresine uyularak feshedildiği, sonuç olarak: acentelik sözleşmesinin verimsizlik nedeniyle haklı sebeple ve bildirim süresine uyularak feshedildiği, müvekkilin davacının portföyünden her hangi bir

menfaat sağlamadığından davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddi gerektiği, tüm dava ve talep hakları ve itiraz hakkı, fazlaya ilişkin tüm haklar saklı kalmak

kaydıyla açıklanmış ve mahkeme tarafından resen nazara alınacak nedenlerle, öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama gideleri ile vekalet ücretinin karşı taraf yükletilmesine karar verilmesi etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davanın; taraflar arasında düzenlenen acentacılık sözleşmesinden kaynaklı denkleştirme tazminatı talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili davada; Acentelik Sözleşmesi, ihtarname, azilname, hesap ciroları, poliçeler, tramer kayıtları, noter kayıtları, davalı şirketin defter ve kayıtları, bilirkişi inceleme ve raporları ile kanuni ve takdiri her türlü delile dayanmıştır.

Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, 13/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; a) Davalı tarafından gönderilen fesih ihtarnamesiyle, ihtarnamenin tebliğinden

itibaren üç ay sonrasından geçerli olmak üzere acentelik sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği, davalı tarafın bu ihtara uygun olarak sözleşme ilişkisini sona erdirdiği anlaşıldığından; taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede yer alan üç aylık mehil süresine uygun olarak feshedildiği dolayısıyla da bir haksız fesihten söz edilemeyeceği, b) Portföy tazminatı talep etme şartlarının da oluşmadığı, c) Sayın Mahkemenin aksi kanaate olması halinde talep edilebilecek portföy tazminatı tutarının 393.192.03 TL olarak hesaplanabileceği,24/05/2022 tarihli ek raporunda özetle; Davacının kök rapora yönelik itirazlarına ilişkin

somut her hangi bir kayıt ve belge sunulmaması karşısında kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizi tekraren, kök raporun sonuç kısmında özetlenen görüş ve kanaatlerini tekrar ettikleri tespit ve rapor edilmiştir.

Davacı vekilinin 07/07/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerinin maddi tazminat yönünden 393.192,00 -TL olarak arttırıldığı beyan etmiştir.

Tüm dosya kapsamı bilirkişi kök raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; Davacının talebinin taraflar arasındaki 03.07.2014 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafından

feshedilmesi sonucu portföy tazminatı istemine ilişkin olduğu, davalının iddiası, davacının öngörülen performans düzeyini yakalamaması nedeniyle taraflar arasındaki acentelik

sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği yönünde olduğu,Söz konusu sözleşmenin süresi ve feshine ilişkin maddelerinin şu şekilde olduğu; Madde 23 : Sözleşmenin Süresi: “Bu Sözleşme 03.07.2014 tarihinden geçerli olmak üzere süresiz olarak akdedilmiştir."

Madde 24 : Sözleşmenin Feshi: “Taraflardan her biri diğer tarafa taahhütlü bir mektupla üç ay öncesinden haber vermek şartıyla sözleşmeyi her zaman yürürlükten kaldırabilir.”

olduğu,

Davalı tarafından gönderilen fesih ihtarnamesiyle, ihtarnamenin tebliğinden itibaren üç ay sonrasından geçerli olmak üzere acentelik sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği, davalı tarafın bu ihtara uygun olarak sözleşme ilişkisini sona erdirdiği anlaşıldığından; taraflar arasındaki sözleşmenin, sözleşmede yer alan üç aylık mehil süresine uygun olarak feshedildiği dolayısıyla

da bir haksız fesihten söz edilemeyeceği, portföy tazminatı talep etme şartlarının da oluşmadığı, hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davacının davasının REDDİNE,

2-Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 80,70 -TL harcın başlangıçta peşin alınan 853,88 -TL ve 6.000,00 TL ıslah harcının harçtan mahsubu ile bakiye 6.773,18 -TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

3-Davacı yanca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı duruşmalarda kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 58.046,88 -TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde re'sen taraflara/vekiline iadesine,

Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.. 25/11/2022

Katip · ¸e-imzalıdır Hakim · ¸e-imzalıdır

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/464, K. 2022/855, 25 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/464
Karar No
2022/855
Tarih
25 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/464 K.2022/692
  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/465 K.2022/889
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/465 K.2022/945
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/466 K.2022/853
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/467 K.2022/792
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/468 K.2022/648

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.