KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Temmuz 2025
- Esas no
- 2025/432 Esas
- Karar no
- 2025/515
- Dava
- Tapu İptali Ve Tescil
- Dava tarihi
- 20/06/2025
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nun Müflis ... A.Ş.’den 106.288,49 TL işçilik alacağı bulunduğunu, bu alacağın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E. – ...K. sayılı ve 02.07.2024 tarihli ilamı ile iflas masasına nizasız olarak kayıt ve kabul edildiğini, davalı bankalar ... Bankası A.Ş. ile ...Bankası A.Ş.’nin ... 1. İflas Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasındaki iflas masası işlemlerinde yer aldıklarını, müflis şirkete ait ... İli, ... İlçesi, ...
Mahallesi, ... Caddesi Mevkii, 30 ada 169 parselde kayıtlı, 2. Kule Blok 9. kat (439), 14. kat (455) ve 14. kat (456) bağımsız bölüm numaralı konut nitelikli taşınmazların, ...
Satış Müdürlüğü’nün ...Talimat sayılı dosyası üzerinden satışa çıkarılarak, piyasa rayiç değerinin çok çok altında bir bedelle davalı bankalar lehine %52 ve %48 oranında alacağa mahsuben ihale edildiğini, davaya konu taşınmazlara ilişkin ihalenin feshi davalarının, müflis şirket yetkilileri ... ve ... tarafından açıldıktan sonra 14.03.2023 tarihli protokol kapsamında feragat edilerek sonlandırıldığını, bu feragatin muvazaalı olduğunu, taşınmazların değerinin altında satılması nedeniyle müflis şirkete ve alacaklılara zarar verildiğini, banka vekillerinin aynı zamanda iflas idaresinin temsilcisi olması sebebiyle menfaat çatışması oluştuğunu,
TTK m.556 gereğince müflis şirketten alacaklı her kişinin iflas masasına dönmesi gereken malvarlığı unsurları için dava açma hakkı bulunduğunu, bu bağlamda tapu iptali ve iflas masası adına tescil taleplerinin yerinde olduğunu, mülkiyetin iflas masasına geçmesiyle işçi alacakları dâhil alacaklıların alacaklarını tahsil edebileceğini, davaya konu taşınmazların yeniden rayiç değeriyle satılarak mağduriyetin giderileceğini, dava devam ederken taşınmazların devrinin ve ayni hak tesisinin önlenmesi için HMK m.389 gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, aksi takdirde “davalıdır” şerhi konulmasını talep ettiğini,
tüm bu nedenlerle ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 30 ada 169 parselde kayıtlı 2. Kule Blok 9. kat (439), 14. kat (455) ve 14. kat (456) bağımsız bölüm numaralı konut nitelikli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Müflis ...
A.Ş. adına tesciline, 106.288,49 TL alacağın HMK 107 kapsamında müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Görev hususu dava şartı olması nedeniyle Mahkeme görev hususunu yargılamanın her aşamasında re' sen dikkate alabileceği gibi taraflar da her aşamada ileri sürebilir.
HMK.nun 1. Maddesine göre ".......göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." anılan kanunun 114/c maddesinde ise mahkemenin görevi dava şartı olarak gösterilmiş olup aynı kanunun 115.maddesi ile getirilen "Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır." hükmü gereğince re'sen görevsizlik kararı verilebilecektir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemelerinin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
Türk Ticaret Kanunun 3. maddesine göre ise, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir." denilmektedir.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
Somut olayda dava tapu iptal ve tescil davası olduğundan , 6102 sayılı TTK uyarınca mutlak ticari davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
Davanın nispi ticari dava olup olmadığının değerlendirilebilmesi için mahkememiz ara kararları doğrultusunda davacının gerçek kişi tacir olup olmadığının belirlenmesi için müzekkere yazılarak tacir araştırması yapılmış olup. Vergi Müdürlüğü , ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabında da davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunamadığı , ... Esnaf ve Sanatkar Odasından gelen yazı cevabında davacının esnaf kaydı olmadığı bildirilmiştir.
Bu durumda davalının tacir olmadığı ve ticari işletme kaydı bulunmadığından, uyuşmazlık tarafların her ikisinin de ticari işletmesinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından nispi ticari davalardan olmadığı ve dava tapu iptal ve tescil talebinden ibaret olup uyuşmazlığın çözümünde genel Mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmıştır.
HMK 114/c maddesinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup; mahkememizin görevli olmaması ve görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemeleri olması nedeniyle görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip · (E-İmzalı) Hakim · (E-İmzalı)
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/432, K. 2025/515, 21 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama