KÜNYE
T.C. İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/555 Esas
- Karar no
- 2025/898
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 23/12/2017
Karar Metni
2.315 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 27/08/2017 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motorsikleti ile havaalanı istikametine seyir halinde iken bir aracın kendisine sağ ön taraftan çarpması sonucunda yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen trafik kazasında sürücü olarak bulunan müvekkili ağır derecede yaralanmıştır. Kaza sonucunda müvekkili ... Devlet Hastanesi’nde tedavi görmüş olduğunu ve söz konusu kazanın ...
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2017/... soruşturma,2017/... karar sayılıdosyası ile soruşturması yürütüldüğünü ve kaza sonrasında kaza tespit tutanağı düzenlenmediği için kusur durumu ile ilgili bilgiye ulaşılamadığını, kazaya sebebiyet veren aracın firari olması nedeniyle plakası belirlenemediği için davanın ...
Hesabı'na karşı yöneltmiş bulunduğunu ve belirtilen kazadan kaynaklı geçici ve kalıcı maluliyetinin tespiti ile bu maluliyete tekabül eden maddi zararının davalıdan tazmini talep olunduğunu ve 14/04/2016 tarihinde kabul edilen 6704 sayılı yasanın MADDE 5- 2918 sayılı Kanunun 97 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.“MADDE 97- Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” gereğince davalı sigorta şirketine 15/11/2017 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ve 15 günlük yasal süre içerisinde sigorta şirketi tarafından verilen cevapta bir takım evraklar eksik olduğu gerekçesiyle tarafından talep edildiğini ve ancak kaza tarihi dikkate alındığında kesin ve tam rapor alınabilmesi,
tedavi sürecinin bitmesi ve en azından kaza tarihi üzerinden 1 yıl geçmesi ile mümkün olduğunu ve bundan başka.
Yargıtay içtihatlarına göre söz konusu sağlık kurulu raporunun adli tıp uzmanı tarafından Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü ya da Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve ekleri esas alınarak düzenlenmesi gerektiğini ve fazlaya ilişkin tüm dava ve tazminat talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yasaca yapılacak tüm indirimlerden sonra;
arz ve izah edilen nedenler ve sayın mahkemece resen nazara alınacak hususlarla: fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden kusuru oranında tahsili ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı maluliyet tazminatı talebi ile davalı kuruma başvuruda bulunduğu, yapılan inceleme sonucunda, davacının talebinin değerlendirilebilmesi için “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik” esasları çerçevesinde resmi ve yetkili bir hastaneden sağlık kurulu raporu alınması ve alınacak bu raporda varsa trafik kazasından kaynaklanan arazların ve bu arazlarla ilgili maluliyet oranınm belirlenmesi ve arazların kesin ve kalıcı olduğunu gösterir sağlık kurulu raporu ile Kaza Tespit Tutanağı ve ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma kararı belgelerinin kuruma gönderilmesi halinde
mümkün olacağının belirtildiği, davacı vekili dava dilekçesinde dahi eksik evrakı Kuruma göndermediklerini ikrar ettikleri, ne yazık ki davacının kaza tarihinden itibaren 1 yıllık sürenin dolmaması nedeniyle eksik evrakın temin edilememesi hususu yasanın aradığı anlamda geçerli sebeplerden olmayıp davacının da dava yoluna gitmeden önce başvuru şartını tükettiği anlamına gelmediği,
söz konusu başvurunun değerlendirilebilmesi için belirtili evrakların müvekkili kuruma teslim edilmesi gerekmekteyken davacı vekili işbu belgelerin teslimini zorunlu olmadığlından bahisle Dava yoluna gittiği, davacı vekilinin açıkça başvuru şartını yerine getirmediği, 2918 sayılı kanunun 97. maddesi gereğince müvekkili kurumun yasal cevap süresinin 15 gün olduğu, davalı kurumun karşı tarafa vermiş olduğu cevap yasanın aradığı sürede gerçekleştiği ve ret cevabı olmadığı, zaten davacı tarafın başvurusunun açıkça ya da zımnen reddedilmediğinin de açık olduğu, buna rağmen dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu,
Trafik Sigortası Genel Şartları'na göre ibrazı zorunlu belgeler arasında yer alan Sağlık Kurulu Raporunu kuruma göndermeden açılan iş bu davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiği, başvuru şartı yerine getirilmeden haksız yere açılan işbu davanın reddi gerektiği, başvuru konusu trafik kazasına sebebiyet verdiği iddia edilen plakası tespit edilemeyen aracın varlığının ve trafik kazasına plakası tespit edilemeyen aracın sebebiyet verdiğinin başvuran tarafça ispatının gerektiği,
dosya münderecatında bulunan Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı'nda bahse konu olay yerinde olaya karışan ... plakalı motosikletin ve yeşil gri renkli Mitsubishi marka kamyonetin olmadığı, olay yerinde olayla alakalı iz ve emarenin olmadığı, olayı gören görgü şahidinin bulunmadığı, olay anını gösteren mobese ye güvenlik kamerasının olmadığının tespit edildiği, bu bağlamda, ispat külfeti başvuran tarafta olup, hem başvuru konusu trafik kazasının oluşunu hem de oluşumunda başvuru dışı kimliği belirlenemeyen sürücünün kusurunun bulunduğunu kanıtlamak durumunda olduğu,
bu sebeple maddi ve hukuki olgular ışığında, karşı taraf dava konusu trafik kazasının oluşumu ve dava konusu trafik kazasında dava dışı kimliği belirlenemeyen sürücünün kusurundan ileri geldiğini kanıtlaması hususunda olanak sağlanarak, gösterilen deliller toplandıktan sonra; kimliği tespit edilemeyen araç sürücüsüne atfedilebilecek kusur tespit edilmesi durumunda, anılan kusur oranında ancak olay tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigorta limiti ile sınırlı olmak üzere ...
Hesabının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın zararına sebebiyet veren olayın plakası tespit edilemeyen kusurlu bir aracın sebebiyet verdiğinin ayrıca olayın trafik kazası olduğunun karşı tarafça ispatının gerektiği, sürücü zararlarının karşılanmasının hukuken mümkün olmadığı, davacının geçici iş göremezlik tazminatı talebi ... Hesabı'ndan karşılanacak zararlar arasında yer almadığından dolayı, davacının geçici iş göremezlik tazminatını ...
Hesabı'ndan talep edemeyeceği, ...'in sürücüsü olduğu motosiklette koruyucu ekipman (kask, dizlik vs.) kullanmamış olması halinde mütefarik kusurlu olduğu, bu sebeple öncelikle komisyonun ...'in müterafık kusurunun olup olmadığını, trafik kazası esnasında koruyucu ekipman takıp takmadığını araştırması ve bu hususa göre Mahmud Hatib açısından da kusur oranının belirlemesi gerektiği, aleyhlerine hüküm tesis edilmesi halinde;
davacının maluliyet ile ilgili tazminat talebinde bulunabilmesi için davacı maluliyet oranını ve malül kaldığını tam teşekküllü hastane raporları ile belgelendirmesi ve kazaya karıştığı iddia edilen ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile plakası ve sürücilsü tespit edilemeyen aracın kusurun ve bunun sonunda bir zararın oluştuğunu ispatlaması, kusur oranın da bilirkişilerce belirlenmesinin, Sosyal Güvenlik Kurumunun ödemiş olduğu tazminat varsa tespit edilerek ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiği, ...
Hesabı'nın sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğu, davacı vekilinin belirttiği gibi kaza tarihinde temerrüde düşmediği, muaccel bir alacak olmadığı, hak sahiplerinin ... Hesabı Yönetmeliği'nin ilgili maddelerine göre istenen belgelerle birlikte ...
Hesabına başvurması ile birlikte temerrüt durumu oluşacağı, bu yüzden de davacının kaza tarihi itibariyle faiz talep etmesinin yersiz olduğu, davacının alacağına faiz yürütüleceği düşünülse bile faizin de ancak bu tarihten aleyhimize açılan dava tarihinden itibaren yürütülmesi gerektiği, bu nedenlerle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi durumda, kusur ve tazminat yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına; karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Dava; 27/08/2017 tarihinde gerçekleşen trafik kazası neticesinde yaralanan davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararlarına ilişkin tazminat davası olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin ... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde; 2022/942 karar sayılı 28/12/2022 tarihli kararında "Davanın kabulüne, Davacının geçici iş göremezlik zararı için 2.897,31-TL ve sürekli iş göremezlik zararı için 330.000,00-TL olmak üzere toplam 332.897,31-TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Verilen kararı davalı vekilinin istinaf etmesi üzerine dosya istinaf incelemesi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/944 E 2025/1194 K sayılı ilamında; "Dosya kapsamından; 27/08/2017 günü saat 20:00 sıralarında, davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Havaalanı yolunu takiben Yeşil Vadi istikametine doğru seyir halinde iken olay mahalli Elyaf İplik isimli iş yeri önlerine geldiğinde aracının ön kısımlarıyla, karşı yönden gelmekte olan kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile karşı yön şeridine girerek şerit ihlali yapması neticesi aracının ön kısımlarıyla çarpışması meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda, "...Kimliği belirsiz sürücü idaresindeki plakası belirsiz araç ile seyrini; olay mahalli özelliklerini dikkate alarak şeridi içerisinde kalacak şekilde müteyakkız olarak sürdürmesi yine önündeki aracı geçmesini; karşı yön şeridinin müsait olduğu bir zamanda kontrollü bir şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, davacı sürücü idaresindeki aracın seyir halinde bulunduğu karşı yön şeridine kontrolsüzce girip bu aracın seyir yönünü kapatması ve şerit ihlali yaparak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği olayda asli kusurludur...
Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında kontrolsüzce şeridine doğru yönelen kimliği belirsiz sürücü idaresindeki araca karşı alabileceği bir önlem bulunmadığından meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır..." kanaati belirtilmiştir.
Yerinde keşif yapılarak alınan bilirkişi raporu ile ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda davacıya kusur izafe edilmediğinden kusura ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde yapılan yasal değişiklikle birlikte, artık mahkemeye dava açılmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapılması zorunlu hale getirilmiştir. KTK'nın 97. maddesi ile getirilen bu başvuru koşulu HMK’nın “dava şartlarını” düzenleyen 114/2. maddesinde yer alan "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." hükmü kapsamında özel bir dava şartıdır.
Somut uyuşmazlıkta davacı tarafça 15/11/2017 tarihli evrak kabul kaşesine göre yazılı olarak davalı ... Hesabı'na müracaat edildiği anlaşıldığından, eksik olduğu belirtilen yönetmelikteki kriterleri sağlayan maluliyet oranını gösterir sağlık kurulu raporunun alınması için geçecek süre nazara alındığında KTK'nın 97. maddesinde öngörülen 15 günlük cevap süresinin makul olmayacak şekilde aşılması sonucu doğacağından başvurunun sonuçsuz kaldığının kabulü gerekir. Bu kapsamda başvuru koşulu yerine getirilmiş olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde değildir.
KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda; davacı tarafça dosyaya sunulan başvuru evraklarına göre, davalıya 15.11.2017 tarihinde başvuruda bulunulmuş olup bu tarihten sonraki 8. işgününün sonu olan 28.11.2017 itibariyle davalı temerrüde düştüğünden faiz başlangıç tarihine ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K. sayılı kararları).
TBK'nın 54. m. ile KTK'nın 98. m. hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalı vekilinin geçici işgöremezlik gideri zararından sorumlu olmadıkları yönündeki istinaf talebi yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K. sayılı kararları).
Mahkemece davacıya geçici işgöremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı hususunda SGK ya yazı yazılmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur.
Davalı vekili ambulans sorgu sisteminden yapılan araştırmada olaya sebebiyet veren aracın plakasının yazılı olduğunu tespit edildiğini belirterek istinaf etmiştir. Dosya içerisinde bu bilgi daha önce bulunmadığından inceleme yapılmamıştır. Dava şartına ilişkin olması nedeni ile istinaf aşamasında bile ileri sürülse incelenmesi gerekmektedir.
O halde Mahkemece yapılması gereken; Davalı ... Hesabının istinaf dilekçesi ekinde ibraz edilen ambulans belgesinde kazaya karışan araç olarak belirtelen plakası yazılan aracın kaza tarihindeki trafik tescil bilgileri, olay tarihi Bilgi Gözetim Merkezi nezdinde hasar kaydı bulunup bulunmadığı ve toplanan delillere göre dava konusu kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı konularında araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre davalı ... Hesabı'nın kazadan tazminat sorumluluğu bulunup bulunmadığı konusunda karar vermekten ibarettir" gerekçesi ile Mahkememizin ... esas 2022/942 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilerek dosya Mapkememize iade edilmiş ve MAhkememizin 2025/555 esas sırasına kaydedilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde;
Yapılan incelemede İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/944 E 2025/1194 K sayılı kaldırma ilamında, öncelikle SGK'dan dava konusu kazaya dair ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verilmesi eksik incelemeye dayandığı belirtilmiş, sonrasında ise davalının istinaf dilekçesinde ambulans belgesinde kazaya karışan aracın plakasının yazılı olduğu belirtilmiş ve bu bilgi dosyada daha önce mevcut olmadığından inceleme yapılamadığı ancak dava şartlarından olması nedeniyle her aşamada incelenebileceği belirtilerek bu iki hususta kararımızı kaldırmıştır.
Davalı vekilinin istinaf dilekçesi incelendiğinde, ambulans sorgu sisteminden yapılan sorgulamada kazaya karışan araçların ... ve ... plakalı araçlar olduğunun belirlendiği, böylece kazaya karışan ve plakalı belli olmayan aracın ... olduğunun belirlendiği ifade edilmiş, yapılan incelemede istinaf dilekçesi ekinde sunulan ...
İl Ambulans Servisi Vaka Kayıt Formu'nun sunulduğu, kaza tarihinin dava konusu edilen olay tarihi olan 27/08/2017 olduğu ve kazaya karıyan araçların da ... ve ... plakalı araçlar olduğunun belirtildiği görülmüş, yine bu tutanakta belirtilen vaka yerinin dava dilekçesinde davacının ileri sürdüğü havalimanı istikameti ile uyuştuğu görülmüş, bu durumda davacının dava konusu ettiği kazaya karıyan diğer aracın ... plakalı araç olduğu belirlenmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2023/944 E 2025/1194 K sayılı kaldırma ilamı üzerine Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne yazılan müzekkereye verilen 15/09/2025 tarihli yazı cevabında,
ekte gönderilen kayıtlara göre ... plakalı aracın ... Sigorta AŞ nezdinde kaza tarihi olan 27/08/2017 tarihini kapsayan Zorunlu Trafik Sigortasının bulunduğu, SBM kayıtlarında 27/08/2017 hasar tarihinin işlendiği ve bu hali ile dava konusu kazaya kazaya karışan aracın kaza anında ...
Sigorta AŞ nezdinde Trafik Sigortasının bulunduğu belirlendiğinden davalı ... hesabının anılan kaza nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, kaza nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceği değerlendirildiğinden pasif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/555, K. 2025/898, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama