KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2018
- Esas no
- 2015/201 Esas
- Karar no
- 2018/855
- Dava
- Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi
- Dava tarihi
- 20/02/2015
Karar Metni
882 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Ticari Satıma Konu Malın İadesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi ile taraflar arasında yapılan Finansal Kiralama Sözleşmesi gereğince davalıya sözleşmede belirtilen taşınır malların teslim edildiğini, davalının ödeme planına aykırı hareket ettiğini, taksitleri ödemede temerrüde düştüğünü, ihtarname keşide edildiğini, tebliğ edildiğini, 6361 sayılı Yasanın 31.maddesi gereğince bir yıl içinde üst üste ikisini zamanında ödemede temerrüde düşmesi nedeni ile yasal fesih koşullarının oluştuğunu, gerek temerrüt gerekse sözleşmeye ve hukuka aykırılık kapsamında sözleşmenin sürdürülmesinin mümkün olmaması nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini beyanla sözleşme konusu menkullerin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile, davacının her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmenin 36.maddesi kiracının icra takibine uğraması ve ödeme güçlüğüne düşmesi halinde, kiralayana sözleşmeyi başka bir süre tanımaksızın tek yanlı olarak fesih hakkı vermektedir." demekte ise de bu iddianın kabul edilemez olduğunu, kiracının ekonomik durumunun tek başına kötüleşmesinin kiralayanın sözleşmeyi fesih hakkını kullanması için yeterli olmayacağını, kiracının icra takibine uğraması da sözleşmenin tek başına feshi için yeterli olamayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce ön inceleme yapılmış, taraflar arasındaki uyuşmazlık tespit edilmiş, deliller toplanmıştır. Bu kapsamda, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi dosyaya sunduğu rapor ile ihtarname tarihi itibari ile davalının ödenmemiş borcunun 2048,80 TL miktarında 14.kira bedeli bulunduğunu, davacının sözleşmeyi tek taraflı feshetmesi ile muaccel hale gelen kira borcunun 69.659,20 TL olduğunu, fesihten evvel davalının kira ödemelerini düzenli şekilde yaptığının davacı kayıtlarından çıkarıldığını, davacı tarafça sunulan icra takiplerine ilişkin fotokopilerin incelendiğini bildirmiştir.
Davalı vekili rapora karşı itiraz ve beyanlarını yazılı olarak sunmuştur.
Davacının sözleşmenin feshine dayanak yaptığı takip dosyalarının istenilmesi için ilgili İcra Müdürlüklerine müzekkere yazılmış, bu dosyalar geldikten sonra, dosya evvelce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdi edilmiş, taraflar arasındaki feshe dayanak sözleşme hüküm nazara alınarak davalının ödeme güçlüğü içerisinde olup olmadığı hususunda ek rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi dosyaya ek raporunu sunmuştur.
Dava finansal kiralama sözleşmesinin feshi nedeni ile sözleşme kapsamında davalıya teslim edilen menkullerin iadesi istemine dairdir.
Taraflar arasında ... 15.Noterliğinin 14/06/2013 tarih ve ... yevmiye sayılı finansal kirala sözleşmesi akdedilmiştir.
Sözleşmenin 36.maddesi gereğince kiracının kiralama bedellerini işbu sözleşme ve sözleşmenin ayrılmaz parçasını teşkil eden ekindeki ödeme planı hükümlerine uygun bir biçimde ödemede temerrüde düşmesi ve kiralayanın işbu sözleşme ve Finansal Kiralama Kanunu hükümleri çerçevesinde verdiği süre zarfında da ödemede temerrüde düştüğü kiralama bedelini işbu sözleşmede belirtilen temerrüt faizi, vergi ve diğer tüm masrafları ile birlikte tam olarak ödenmemesi halinde kiralayan işbu sözleşmeyi derhal feshetmek hakkında sahip olacağı,
kiracının temerrüt dışındaki işbu sözleşme hükümlerine aykırı hareket etmesi ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde de kiralayanın hiçbir ihbara gerek kalmaksızın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiği; aynı maddenin ikinci fıkrasında ise kiracanın hakkındaki icra takiplerinin semeresiz kalması veya aciz vesikası alınması, ödeme güçlüğü içine düşmesi halinde kiralayanın sözleşmeyi derhal tazminatsız sona erdirme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.
Davacı, davalıya keşide ettiği ... 3.Noterliğinin 30/12/2014 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile muhatap şirket yetkili ve ortaklarının adres bırakmadan ikametgahlarını ve iş yerlerini terk ettiği, finansal kiracı şirket aleyhine bir çok finans şirketi tarafından icra takibine başlanıldığı, ekipmanların 3.kişiler tarafından talan edilmeye başlanıldığı bilgisinin edinildiği, Kanunun 31/2.maddesi ve Sözleşmenin 36.maddesinin kiracının icra takibine uğraması ve ödeme güçlüğü içine düşmesi halinin kiralayana sözleşmeyi başka süre tanımaksızın fesih hakkı verdiğini belirterek sözleşmeyi feshettiğini ihbar ettiği, ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği görülmüştür.
Davacı, taraflar arasındaki sözleşmeyi kira bedellerinin ödenmemesi nedeni ile değil, kiracanın icra takibine uğraması nedeni ile feshetmiştir.
Sözleşmenin buna ilişkin 36/2.maddesi hükmü uyarınca kiracanın hakkındaki icra takiplerinin semeresiz kalması veya aciz vesikası alınması, ödeme güçlüğü içine düşmesi halinde kiralayan sözleşmeyi fesih hakkında sahip olsa da, fesih tarihine değin kira bedellerinin kiracı tarafından düzenli olarak ödendiği ve dolayısı ile ödeme güçlüğü içinde bulunmadığı bilirkişi eli ile tespit edilmiştir. Her ne kadar ihtarnamede kiracının icra takibine uğraması fesih nedeni ile olarak belirtilmiş ise de sözleşmede bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı kiralayanın, icra takiplerini gerekçe göstererek feshi Sözleşmeye uygun değildir. Dava dilekçesinde, ödeme planına aykırı hareket edildiği iddia olunmuş ise de bunun da doğru olmadığı bilirkişi eli ile tespit edilmiştir.
Kiracı hakkında üçüncü kişiler tarafından başlatılan icra takipleri mevcut ise de yukarıda değinildiği üzere salt icra takibi bulunması sözleşmeyi fesih hakkı vermediği gibi kiracının kiralayana karşı ödeme güçlüğü içinde olmayıp kira bedellerini düzenli olarak ödediği tespit edilmiş olmakla, davacının feshi haksız bulunmuştur. Davalının sözleşmeye aykırılığı bulunmadığından, geçerli bir fesih bulunmadığından davacının kiralanan malların iadesi istemi Mahkememizce yerinde görülmemiştir. Bu nedenle, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip Hakim
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/201, K. 2018/855, 19 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama