KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2019
- Esas no
- 2016/280 Esas
- Karar no
- 2019/839
- Dava
- Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 17/03/2016
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, 04/01/2016 tarihinde dava dışı sürücü ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı ambülansın siren ve tepe lambası açık vaziyette hasta taşırken Bingöl'den Elazığı istikametine seyrederken ... Kavşağından geçtiği esnada kavşağın sol kısmında sürücü ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpaması sonucunda çift taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı meyana gelen trafik kazasında müvekkilinin dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğunu, belirterek şimdilik 1.000,00-TL iş gücü kaybına dayalı maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş olup bilahare sunmuş olduğu ıslah dilekçesi ile talebini geçici iş göremezlik kalemi yönünden 1.837,49-TL olarak ıslah etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, müvekkilinin ancak gerçek zarardan sorumlu tutulabileceğini, kusur olgusunun ispata muhtaç olduğunu, davacının araçta yolcu konumunda iken emniyet kemeri takıp takmadığını araştırılmasının gerektiğini, ayrıca SGK'dan da ödeme varsa mahsubu gerektiğini, diğer yandan hatır taşımasının da söz konusu olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, yaralanmalı trafik kazası sonucu oluşan iş gücü kaybı nedeniyle maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
SGK Başkanlığı'nın ödemeleri gösterir cevabi yazısı ile hasar dosyası, poliçe ile hastane evrakları dosyaya celp edilmiş olup kaza tarihi 04/11/2016 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ve uygulanması gereken Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca mevcut hastane evrakları gözetilerek daimi maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme ve taburcu olma süresinin yani geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren azami 2 ay olabileceğine dair ATK raporu düzenlenerek dosya arasına alınmıştır.
Yeni poliçe genel şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, yeni genel şartlarda değişiklik yapılmasına ve Özürlülük Ölçütü Yönetmeliği'nin zorunlu hale getirilmesine ilişkin düzenlemenin 02/08/2016 tarihli 29789 sayılı resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi nedeniyle bu tarihten önceki trafik kazalarında da yine Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinin uygulanması zorunludur.
Somut olayda bu mevzuata göre yapılan maluliyet raporu hukuka uygun olup denetime elverişlidir. Davacı vekilince %67 maluliyete ilişkin özürlü sağlık kurulu raporu sunulmuş ise de kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun denetime elverişli olarak raporun düzenlenmediği anlaşıldığından mevcut ATK raporu ile çelişki teşkil ettiği düşünülemez.
Davalı vekili savunmasında davacının araçta yolcu olduğu esnada emniyet kemeri takmadığını ileri sürmüş ise de TTK'nın 1409/2 maddesi uyarınca ispat külfeti kendisinde olup buna ilişkin herhangi bir somut delil de sunulmuş değildir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden davalıya sigortalı araç sürücüsünün kavşağa geldiğinde hızını azaltarak yavaşlaması ve tedbirli davranması, öte yandan geçiş üstünlüğü olan ambülansa öncelik tanıması gerekirken bu kurallara riayet etmediğinden 2918 sayılı KTK'nın 55,57 ve 71. maddeleri gereğince tam kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacının daimi maluliyeti bulunmuyor ise de kazaya bağlı olarak 2 aylık geçici iş göremezlik varlığının mevcut olup daimi iş göremezlik talebi "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince geçici iş göremezliği de kapsadığından buna ilişkin hesap bilirkişisinden rapor alınmıştır. Yapılan hesap raporunda SGK tarafından 5510 sayılı yasanın 21/4 maddesi uyarınca yapmış olduğu bağlamış olduğu gelir dalından yapılan ödemenin de mahsubunda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Hatır taşımasına ilişkin de dosyada herhangi bir somut olgu bulunmadığı anlaşıldığından ıslah dilekçesi doğrultusunda aşağıdaki şekilde davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/280, K. 2019/839, 11 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama