KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen ....atm 2017/... Esas 2017/... Karar Sayılı Dosyası Gereği Düşünüldü/
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2020
- Esas no
- 2016/46 Esas
- Karar no
- 2020/850
- Dava tarihi
- 15/01/2016
- Dava
- Atipik Sözleşmeden Kaynaklı İş Bedeli ve Masraf, Manevi Tazminat
- Dava
- Teminat Bonosundan Kaynaklı Alacak
- Dava tarihi
- 08/03/2017
- İddia
- —
Karar Metni
1.228 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 2012 yılında yapılacak işlerle ilgili olarak sözlü mutabık kaldıklarını, davalıların müvekkiline peyderpey 70.000 USD avans ödediğini, müvekkili davalıların bildirdiği ve davalılara ait olan yerlerle ilgili inşaat ve tadilat projeleri çizdiğini, gerekli izinleri aldığını, harç ve masraflarını ödediğini, projeleri onaylattığını bir kısmının da iskanları alacaklarını, ancak yapılacak işlerin sayısı ve nevi tam olarak belli olmadığını, bazı işlerin yapılıp yapılmayacağının ön araştırma ve proje çizimi sonrasında değerlendirileceğinden bahisle yapılacak işin ücreti net olarak belirlenmediğini,
müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerden verilen işler tamamlanmadı gerekçesi ile sözleşme feshedildiğini, 175.982,80-TL + KDV avans mahsubu sonrasındaki talep 54.020,90-TL + KDV bedelini HMK'nın 107 maddesi gereğince belirsiz alacak ve tespit talepli olarak şimdilik 10.000,00-TL maddi alacak, 5.000,00-TL ise manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
ASIL DAVADA SAVUNMA
Davalılar vekili, davacıya 70.000 USD ödeme yapıldığı iddia edilmişse de dekontla da sabit olmak üzere 75.000 USD ödeme yapıldığını, davacılara protokol gereği işlemlerin tesisi ve mimarı işlemlerin takibi için toplamda 75.000 USD ödeme yapıldığını, ilgili tapu sicil müdürlükleri ve belediyelerden dosyaların celp edilirse davacının protokol tarihine kadar hiçbir işlem yapmadığı ve hatta davacının ek olarak sunmamış olduğu makbuzlardan dahi yaptığını iddia ettiği işlemlerinin tarihinin bedellerinin gönderilme tarihi değil protokolden sonraki tarih olduğu, iş bu süreçte davacının ödenen bedellere rağmen gerekli hizmeti sunmadığı belirterek davanın reddini savunmuştur. Birleşen Dava Yönünden;
Davacılar vekili, Tarafların İstanbul İli, ... İlçesi ... Mah. ... ada, ... parsel, ... İlçesi ... Mah. ... pafta ... ada ... parsel, Fatih İlçesi ... mah. ... pafta ... ada ... parsel'de mukim taşınmazlara ilişkin mimari işlemlerin ilgili kurumlarda takibi ve gerekli işlemlerin yapılması için sözlü olarak anlaştıklarını, ... 'ın ...
Bankasındaki hesabından davacıya 02/07/2012 tarihinde 50.000 USD ve ...'a ait ... nda bulunan hesabına 31/12/2013 tarihinde 25.000 USD olmak üzere toplamda 75.000 USD ödemenin davacılara yapıldığını, aradan uzun yıllar geçmesine rağmen davalının anlaşmaya istinaden belirtilen taşınmazlar nezdinde hiçbir işlem yapmadığını ve davalı ...'ın "paralel yapı soruşturması" kapsamında rüşvet vermek suçundan yargılandığını ve bir süre tutuklu kaldığını, müvekkilleri bu sürede muhatap bulamadıklarını belirterek verilen teminat senedi gereği davalılardan 70.000 USD alacaklı olduklarının tespiti ve tahsilini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava hukuksal niteliği itibariyle, taraflar arasındaki atipik eser ve vekalet sözleşmesi kapsamında davacı vekil şirketin yapmış olduğu işlerin tespiti ve tahsili, davacı ... için ise manevi tazminat istemine ilişkin olup, birleşen karşı dava ise, davacı karşı davalıların işleri süresinde içinde yapmadıkları iddiasına dayalı olarak verilen teminat senedi uyarınca 70.000 USD alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında proje düzenleme ve iş takibine dair işlemler bakımından eser ve vekalet sözleşmesi unsurlarını içeriğinde barındıran atipik bir sözleşme söz konusudur. Sözleşmenin proje düzenleme bölümüne eser sözleşmesi, iş takibi kısmına ise vekalet sözleşmesi hükümleri tatbik edilecektir. Eldeki davada davalı karşı davacı vekalet verenler söz konusu sözleşmeyi ileriye etkili olarak sona erdirmişlerdir.
Zira, sözleşme niteliği itibariyle ani edimli değil sürekli edimli bir sözleşme olduğunda dönme değil, ileriye etkili fesih söz konusu olacaktır. Bu bağlamda fesih tarihine kadar davacılar tarafından yapılan işlere orantılı bir ücret talebi mümkündür. Sözleşmenin haklı ya da haksız olarak feshi yapılan işin bedelinin istenmesine (ayıp ya da aluid ifa olmadığı sürece) engel değildir.
İnşaat mühendisi ve mimar bilirkişi tarafından protokol kapsamında dosyaya yansıdığı şekilde tespit edilebildiği kadarıyla tapu kayıtları, imar dosyaları, vekaletname ve azilnameler bir arada değerlendirilerek 10/10/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda asıl davada davacı olan şirketin iş bedeli tespit edilmiştir. Ancak masraflar ise belgelendirilememektedir, ispata muhtaçtır.
Dolayısıyla davacı şirketin fesih tarihine kadar tespit edilebilen iş bedeli olan 56.769,00-TL + KDV bedeli toplam 66.987,46-TL ücreti hak kazandığı sabittir. Vekalet verenlerce işin süresinde vekillerce ifa edilmediği ve alacaklı oldukları ileri sürülmüşse de sözleşme karşılıklı olarak zımnen devam ettiği ve taraflarca benimsendiği için buna ilişkin savunma yerinde görülmemiştir. Dolayısıyla yapılan ödemeden iş bedelinin mahsubu gerekir.
Hemen belirtmek gerekir ki davacı şirketin yöneticisi olan mimar asıl davada ki davacılardan ... sözleşmede taraf sıfatıyla imzası bulunmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle onun yönünden davanın reddi gerekir. Zira, sözleşmenin tarafı davacı şirkettir. Öte yandan, eldeki davada TBK'nın 58. maddesi anlamında herhangi bir kişilik haklarına saldırı niteliğinde bir haksız fiil olgusu tespit edilemediğinden manevi tazminat istemi de yerinde görülmemiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 15/06/2014 vade tarihli, 24/03/2014 tanzim tarihli, keşidecisi davacı şirket ve diğer davacı ... olan, lehtarı ise davalı karşı davacı ... Turizm olan 70.000 USD bedelli bononun teminat amaçlı olarak düzenlendiği, bunun öncesinde ise bu senet bedeli kadar iş avansı davacı ... şirketinin hesabına banka havale kanalı ile yatırıldığı sabittir.
Dolayısıyla asıl dava yönünden talep edilen ve yukarıda belirtildiği şekilde tespit edilen alacak miktarının ihtilafsız olan bu ödemeden mahsubu gerekir. Alacak mahsup edildiğinde asıl dava yönünden davacı şirketin bakiye tespit edilen alacağının bulunmadığı anlaşıldığından aşağıda da belirtildiği şekilde davanın reddi gerekir.
Sözleşme feshedildiğinden teminat amaçlı verilen senet bedelinin alacak tutarı mahsup edilerek davalı karşı davacılardan (davalılardan ...'ın avalist sıfatıyla imzasının bulunduğu da gözetilerek) tahsili mümkündür. Birleşen dava yönünden kısmi ödemenin mahsubu yapılarak artan senet bedeli tutarın davacı karşı davalılardan alınarak davalı karşı davacı ... Turizm'e ödenmesi gerekmiştir. Diğer davacılar ... ve ...
Tekstil ise gerek bono da gerekse de protokolde taraf olmadığından aktif husumet yokluğu nedeniyle onlar açısından da davanın reddi gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/46, K. 2020/850, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama