KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2018
- Esas no
- 2016/669 Esas
- Karar no
- 2018/121
- Dava
- İtirazın İptali (Trafik Kazasından Kaynaklanan Değer Kaybı
- Dava tarihi
- 20/06/2016
Karar Metni
774 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, 02/12/2015 tarihinde dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki davalıya sigortalı... plakalı araç ile dönüş yaptığı sırada karşı yönden gelen araca yol vermek maksadıyla manevra yaparken park halinde bulunan müvekkiline ait ... plakalı aracına %100 kusurlu bir şekilde çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, ve değer kaybı oluştuğunu belirterek eksper raporu uyarınca tespit edilen değer kaybı ile eksper ücretinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ile asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, delillerin bir suretinin kendilerine tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç başına ZMMS poliçe limiti ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacaklarını, bunların ispatı gerektiğini, eksper ücretinin fahiş olduğunu değer kaybının 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni gelen şartlara göre tespiti gerektiğini, avans faizi talebinin yasal olmadığını, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybı ve eksper ücretinin tahsisi için başlatılan takibe itirazın iptalidir.
Sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyası ile sigorta bilgi ve gözetim merkezinden araç hasar kayıtları celp edilmiş olup, kaza sonrası tamire ilişkin servis faturaları dosyamız arasına celp olunmuştur.
Öncelikle kusur oranının tespiti gerekmiştir. Dosyada kaza tespit tutanağı okunaklı değil ise de, olayın meydana geliş biçimini davacının anlattığı biçimde meydana geldiği hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Zira davalı vekili de kazanın oluş biçimine açık bir şekilde itiraz etmemiştir. Burada uyuşmazlık konusu olan husus dava dışı sigortalı ile davacı sürücünün derecelendirilmiş kusur oranları yönünde toplanmaktadır. Davalıya sigortalı aracın bir başka araca yol vermek istemesi esnasında kayarak park halindeki davacıya ait araca çarpması şeklinde meydana gelen kazada davacıya atfı kabil herhangi bir kusur bulunmamaktadır. Bilirkişinin irdelemeleri oluşa ve akışa uygun olup yerinde görülmüştür.
Kaza tarihi 02/12/2015, poliçe başlangıç tarihi ise 08/04/2015 tarihidir. Buna göre 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni gelen şartların C.11 maddesi uyarınca poliçe tarihi itibariyle yeni gelen şartlar yürürlükte bulunmadığından, yeni gelen şartlar ekindeki değer kaybı hesaplama formunasyonun uygulanması mümkün değildir. Bu kapsamda Yargıtayın önceki tarihli fark kriterinin uygulanması gereklidir.
Raporun incelenmesinde, kaza öncesi aracın 2.el fiyatının 56.000,00 TL olarak tespit edildiği, değişen ve onarılan parçaya göre kaza ve onarım sonrası aracın 2.el satış fiyatının 53.000,00 TL olacağının tespit edildiği, tampon değişiminin değer kaybı yaratmayacağı hususunun nazara alındığı, usul ve yasaya uygun olarak düzenlendiği ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşıldığından hükmü esas alınmıştır.
Davacı vekili, ekspertize ödenen ücret bedelini de alacak kalemi içerisinde talep etmiş ise de, ekspertiz ve hasar tespit giderleri yargılama gideri türünde değerlendirileceğinden yargılama gideri kaleminde değerlendirilmiş olup, ayrıca alacak davası şeklinde talebi mümkün değildir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/15868 Esas, 2014/15196 Karar, 06/11/2014 tarihli; 2014/21991 Esas, 2014/19194 Karar sayılı 22/12/2014 tarihli İçtihatları) Açıklanan nedenlerle belirtilen kıstaslara uygun bir şekilde düzenlenen teknik bilirkişi raporu ve kusur tartışması birarada değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/669, K. 2018/121, 31 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama