KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2019
- Esas no
- 2017/195 Esas
- Karar no
- 2019/104
- Dava
- İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/02/2017
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, Davalı borçlu ile aralarındaki 14/03/2016 tarihli GKS uyarınca karşı tarafa kredi kartı verildiğini, ayrıca kampanya uyarınca bir adet ... marka telefon verildiğinin, ancak kredi kartı sözleşmesinden kaynaklı borcun ödenmemesi nedeniyle hesabın kat edilerek ihtarname ile ödenmeyen borç ve telefon bedelinin istendiğini, ancak buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, takibe haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, asgari %20 icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı taraf davaya yanıt vermemiş olup, takibe itirazında borcun tümüne, feri ve faizleriyle birlikte itiraz ederek takibi durdurmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalinin istemine ilişkindir.
Yargılama devam ederken davacı banka tarafından 20/10/2017 tarihli temlikname ile müddeabihin davacı temlik alan ... A.Ş.'ye usulüne uygun olarak devredildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizce sözleşmedeki münhasır delil şartı da dikkate alınarak temlik eden banka kayıtları üzerinde bankacı uzman bilirkişi eliyle bakiye alacağın ve temerrüt olgusunun tespiti için inceleme yaptırılarak rapor düzenlettirilmiştir.
Davalı borçluya ait 24/10/2016 kat tarihli hesap özetine göre dönem borcunun toplamda 5.575,48-TL olduğu, davacı banka tarafından verilen telefona ilişkin bedelin 547-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Sözleşmenin 13. maddesinde borçlu tarafın ekstrede bildirilen son ödeme gününde ödeme yapmaması halinde mütemerrit duruma düşeceğinin ve temerrüt tarihindeki kısa, orta ve uzun vadeli ticari kredilerden cari kredi faiz oranı en yüksek olanın %50'si tutarında tespit edilecek miktar üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Hesap kat ihtarnamesinin 02/11/2016 itibariyle kat edildiği, davalı borçluya ihtarnamenin 14/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir. İhtarnamede 7 günlük süre verildiğinden, davalı şirketin 22/11/2016 itibariyle mütemerrit duruma düşeceği belirgindir.
Dava konusu alacak ticari kredi kartı alacağından kaynaklanmakta olup, 5464 sayılı Banka ve Kredi Kartları Kanunu'nun 26. maddesi uyarınca Merkez Bankası'na azami akdi ve gecikme faiz oranlarının 3 ayda bir tespitine ilişkin yetki verildiği, buna göre de davacının kredi kartı alacak tutarına yıllık %30,24 gecikme faizi oranı üzerinden gecikme faizi isteyebileceği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, sözleşmede kararlaştırılan fazlaya ilişkin faiz oranı yerinde görülmemiştir.
Bilirkişi tarafından sözleşmedeki kesin vade olgusu gözetilerek muacceliyet tarihinden kat tarihine kadar, kat tarihinden de takip tarihine kadar işlemiş gecikme faizinin hesaplanmasında herhangi bir usulsüzlük görülmemiştir. Buna göre yapılan hesaplamalar mahkememizce hukuka uygun ve denetime elverişli görülmekle hükme esas alınmış olup aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/195, K. 2019/104, 6 Şubat 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama