KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Mart 2021
- Esas no
- 2018/365 Esas
- Karar no
- 2021/159
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/04/2018
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 25/04/2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacının davalıyla 11.06.2007 tarihinden itibaren Petrol istasyonu bayilik sözleşmesi kurulduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan alacak bedelleri ödenmediğini, bu ödenmeyen borçtan kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için... İcra Müdürlüğünün ... E ile takip yapıldığını, davalının haksız itiraz ettiğini, itirazın iptali ile % 20 icra inkar tazminatına, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin 23.11.2018 tarihli cevap dilekçesine özetle; Kendilerinin dava konusu Petrol istasyonunu ...'a sattıklarını, davacının da bundan haberi olduğunu, bu satışın uzun süre öncesi yapılmasına rağmen haklarında... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile takip yapılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, açılan davanın reddine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
.... İcra Müdürlüğünün ... Esaslı dosyası dosyamız içeresine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 6.769,88-Tl asıl alacağa % 9,75 Avans faizi tutarı 6.266,33 Tl ile birlikte toplam 13.036,21-Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 23.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içeresinde 26.03.2018 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 02.01.2020 tarihli 7 sayfadan ibaret raporunda özetle. “Dava konusunun, davacı yanın, 28.12.2017 tarihinde davalı ve borçlu olduğunu savladığı yan aleyhine.... İcra Müdürlüğü' nün ... E. sayılı dosyası ile.
6.769,88 TL tutarlı cari hesap alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, davacının 2007 - 2008 - 2009 - 2010 - 2011 - 2012 - 2013 - 2014 - 2015 - 2016 - 2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varıldığı, davalı yan incelemeye gelmediği, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde.
Davacı yanın davalı yandan takip tarihi (28.12.2017) tarihi itibariyle 6.001,40 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 6.266,33 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından,
takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığının kabulünün gerekeceği, Mahkemece davacının davasında haklı görülmesi ve takibin devamına takdir edilmesi halinde, davacının takip tarihi itibariyle davalıdan olan 6.001,40 TL asıl alacağına takip tarihinden (28.12.2017) itibaren davacının talebi ile bağlı olarak faiz talep edebileceği” kanaati ile raporunu sunmuştur.
Bu rapora yapılan yan vekillerinin itirazlarının değerlendirilmesi için dosya yeniden bilirkişi kuruluna verilerek ek rapor düzenlemesi istenilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 24.12.2020 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; “Kök Raporda belirtildiği üzere; davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, Mahkemece temerrüt için ihtar şartının gerektiğinin kabul edilmesi halinde temerrüde düşürüldüğü sabit olmayan davalıdan işlemiş faiz alacağı talebinde bulunamayacağı, sözleşme gereği ise son düzenlenen fatura tarihine 30 gün ilave edilerek takdiri Mahkemenize ait olmak üzere işlemiş faiz hesabı aşağıda hesaplanmıştır. Neticeten; davacı yanın davalı yandan takip tarihi (28.12,2017) tarihi itibariyle 6.001,40 TL asıl, 5.999,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 12.000,74 TL alacaklı olduğu”, Sonuç ve kanaatine varılmaktadır,
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor, ek rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Huzurdaki davada Davacının davalıyla 11.06.2007 tarihinden itibaren Petrol istasyonu bayilik sözleşmesi kurulduğunu, bu ticari ilişki nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan alacak bedelleri ödenmediğini, bu ilişkiden kaynaklanan alacağın ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili için... İcra Müdürlüğünün ... E ile takip yapıldığı, Takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali için bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının 2007 -2008 -2009 -2010 -2011 -2012 -2013 -2014 -2015 -2016 -2017 -2018 yıllarına ait ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu kanaatine varıldığı, davalı yan incelemeye gelmediği, ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; Davacı yanın davalı yandan takip tarihi (28.12.2017) tarihi itibariyle 6.001,40 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir.
Taraflar arasında akdedilen İstasyonlu Bayilik Sözleşmesinin 4. Maddesinin i fıkrasında, "Bayi ...'nun lüzum göreceği zamanlarda, ... ile en geç bir hafta içinde hesap mutabakatı yapmaya ve ...'nun yazılı olarak göndereceği hesap mutabakatı formlarına en geç kanuni süresi içerisinde yazılı olarak cevap vermeye mecburdur. Aksi halde ... tarafından gönderilen cari hesap formlarındaki miktar ve rakamları aynen kabul etmiş sayılacaktır.
Bayi ...'dan alacağı mal bedellerini ve sair borç ve kredileri, tediye şartlarına uygun şekilde ödeyecektir.
Herhangi bir nedenle temerrüde düşmesi durumunda, bayi, ...'nun her türlü alacağının rüçhanlı alacak olduğunu ve 3. Şahıslara olan borçlarından önce tahsil edileceğini ve bu borçlarını, temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar işleyecek ve ... tarafından tespit edilerek uygulamaya konulan temerrüt faiziyle birlikte ödemeyi beyan, kabul ve taahhüt etmiştir." Düzenlemesinin mevcut olduğunu, fatura içeriğinin davalı tarafından aynen kabul edilmiş sayıldığından davalı tarafın temerrüde düştüğü kanaatine varılmıştır.
Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; Davacı yanın davalı yandan takip tarihi 28.12.2017 tarihi itibariyle 6.001,40 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu davacının ticari defterlerinden belirlenmiştir.
Bu durumda sözleşme gereği son düzenlenen fatura tarihine 30 gün ilave edilerek ilk faturada temerrüdün 26.02.2010 olup 9 adet faturanın son faturasının ise 01.01.2017 tarihi olduğu anlaşılmaktadır. Her bir faturanın temerrüt tarihleri itibarıyla işlemiş faiz hesabı hesaplanmıştır. Bu durumda davacı yanın davalı yandan takip tarihi 28.12.2017 tarihi itibariyle 6.001,40 TL asıl, 5.999,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 12.000,74 TL alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının.... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 12.000,74-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan 6.001,40-Tl 'ye % 48 faizi uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 2.000,00-Tl'nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/365, K. 2021/159, 2 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama