KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2021
- Esas no
- 2018/748 Esas
- Karar no
- 2021/315
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Mal Satımına Dayalı
- Dava tarihi
- 10/08/2018
Karar Metni
640 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen alacak davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalıya irsaliydi faturalar ile elektronik malzeme teslim edildiğini, bu ürünler kapsamında müvekkilinin 16.540,6l.-TL'lik bakiye alacağının bulunduğunu, ancak bu bedelin davalı tarafından ödenmediğini belirterek başlatılan takibe itirazın iptali ile takibin devamını, asgari %20 inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı, borçlu olmayıp aksine davacıdan alacaklı olarak göründüklerini, davacı taleplerinin yargılamaya muhtaç olduğunu beyanla neticeten taraflar arasındaki tüm muhasebe kayıtları incelenerek şirketlerinin borçlu olmadığının tespiti ile davanın reddini ve kötü niyet tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, ticari mal satım ilişkisi kapsamında teslim edilen fatura konusu mal bedellerinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra dosyasının incelenmesinde; takip sebebi olarak cari hesap hareketleri başlıklı ancak hukuken açık hesap dökümü oluşturan faturalardan ibaret bakiye alacak gösterilmiştir. Davacı tarafın defterlerinin incelenmesinde takip konusu tutar kadar alacaklı görüldüğü anlaşılmaktadır. Davalının sunduğu hesap ekstrelerine göre ise tam aksi yönde davalının davacıdan 8.583,20-TL alacaklı konumunda olduğu görülmektedir.
Uyuşmazlık, aradaki bu 25.123,81-TL farkın neden kaynaklandığı yönündedir. Taraflar arasındaki bu fark davalı ekstrelerinde kayıtlı olup davacıda görülmeyen 21/04/2017 tarihli 10.000,00-TL bedelli ödeme kaydı ile 25/04/2017 tarihli 15.000,00-TL bedelli ödeme kaydından ve ayrıca davacıda kayıtlı olup davalı ekstrelerinde yer almayan 04/01/2017 günlü 123,82-TL bedelli kayıttan kaynaklanmaktadır.
Davalı tarafından yapılan 25.000,00-TL ödeme düşüldüğünde 8.459,39-TL davacının borçlu olduğu kayden görülmektedir. Diğer yandan davacı tarafından düzenlenen açık hesapta mevcut tüm faturalar davalı defterinde kayıtlıdır. Huzurdaki davada davalının iddiası bedellerin tamamının ödendiği yönünde olup bağlantılı bileşik ikrar teşkil edeceğinden ispat külfeti de üzerindedir.
Davacı taraf ilk alınan rapora itirazında, borçlu davalının vade farkından kaynaklı borcu olduğunu ve yapılan kısmi ödemelerin bundan düşüldüğünü ileri sürerek itiraz etmiştir. Davalının talimat yolu ile incelenen defterlerinde ekstrede gözüken toplamda 25.000,00-TL ödeme kayıtlarının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak bu 25.000,00-TL ödeme olgusu taraflar arasında esasında uyuşmazlık konusu değildir. Burada çözülmesi gereken mesele yapılan ödemenin takip konusu açık hesap dökümüne dayanak teşkil eden faturaları kapsayıp kapsamadığı hususudur.
Davalının hesap ekstrelerinde kayıtlı ancak davacıda görünmeyen 21/04/2017 tarihli 10.000,00-TL bedelli ödeme kaydının davacı tarafından sunulu cari hesap ekstresine göre 30/09/2016 tarihindeki 18/09/2016 vadeli 10.000,00-TL'lik senede istinaden tenzil edildiği, yine davalı tarafından 2017 yılında toplamda 75.000,00-TL bedelli sıralı senetlerin verildiği ve 25/04/2017 günlü 15.000,00-TL tutarlı ödemenin ise bu bedelden düşüldüğü anlaşılmaktadır.
TBK'nın 102. maddesi gereğince bu kısmi ödemelerin önceki muaccel borçlardan düşülmesi alacaklının yasal hakkıdır. Kaldı ki, davalının defterleri usulüne uygun tutulmamış olup eksik yazıldığından detaylı inceleme yapılamamıştır.
Sonuç olarak davalının iddia ettiği kısmi ödemelerin önceki borç bakiyelerine sayıldığı, dava konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak ödeme olgusunun ispat edilemediği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/748, K. 2021/315, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama