KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/960
- Karar No
- 2020/281
- Karar tarihi
- 9 Mart 2020
- Esas no
- 2018/807
- Karar no
- 2020/302
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2018
- Karar tarihi
- 11/03/2020
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında mal alım satımına ilişkin cari hesap alacağından dolayı .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/28751 Esas numaralı dosyadan icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile asgari %20 inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin mahkememiz dosyasına cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. Ancak icra dosyasına yapılan itirazda, takibe konu edilen bedellerle ilgili müvekkili şirketin kesinleşmiş ve temerrüde düşürülen bir borcunun bulunmadığını beyanla takibe, ödeme emdrine, isnat edilen borca ve işlemiş ve işleyecek faiz miktarına ve oranına ve borcun tüm ferilerine ve tamamına itiraz ettikleri görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, ticari mal satım ilişkisine dayalı tanzim edilen fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davalı yanın davaya yanıt vermeyerek ticari münasebeti inkar etmiş sayılması karşısında uyuşmazlık, taraflar arasında ticari satış sözleşmesi ve ilişkisine dayalı olarak düzenlenen faturada adı geçen malların teslim edilip edilmediği konusunda toplanmaktadır.
Tayin olunan defter inceleme gününde sadece davacı yan defterlerini ibraz etmiş olup, davalı tarafa duruşma zaptı tebliğ edilmek suretiyle inceleme günü bildirilmesine rağmen incelemeye katılmadığı, defterlerini ibraz etmediği anlaşılmaktadır.
Davacı defterlerinin incelenmesi sonucu takip talebindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olarak faturaların kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Diğer yandan, davacının takibe dayanak oluşturduğu fatura bedellerini ve ödemeleri gösterir cari hesap dökümlerinin tetkik edilmesinde davalı tarafından söz konusu faturalara binaen kısmi ödemeler yaptığı tespit edilmektedir. Davacı vekilince delil listesi ekinde davalı tarafından yapılan işbu kısmi ödemelere dayanak teşkil eden EFT-Havale dekontları da sunulmuştur.
Adı geçen faturalar irsaliyeli fatura olarak düzenlenmiş olup, bazılarının teslim alan kısmının boş olduğu, bazılarının ise ... , ... isimli şahısların ad-soyad ve imzalarını teslim alan sıfatıyla taşıdığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından sunulu, dekontlar ödeme miktar ve tarihlerine nazaran kıyaslandığında takip konusu faturalara binaen kısmen ödeme içermektedir. Bu noktadan sonra vaki olmuş kısmi ödemeler malın teslimi konusunda karine teşkil edecektir.
(Yargıtay 19. HD 2007/2400 E , 2007/7281 K sayılı içtihadı) Kaldı ki, davalı taraf avans ödemesi şeklinde ticari ilişkinin bulunduğunu da ileri sürmüş değildir. Hal böyle iken dava sübuta erdiğinden, teslim alan kısmında imzası bulunan şahısların davalı şirket yetkili temsilcisi olup olmadığı yönünde delillerin toplanmasına lüzum kalmamış olup, aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/960, K. 2020/281, 9 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama