KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Ocak 2019
- Esas no
- 2018/977
- Karar no
- 2019/9
- Dava
- İtirazın İptali (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 19/10/2018
Karar Metni
733 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, kendilerine kasko ile sigortalı müvekkiline ait aracın kazada hasar görmesi nedeniyle ödemiş olduğu bedelin karşı aracın ZMMS sigortacısı davalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili, KTK'nın 97. maddesi uyarınca müvekkiline davadan önce başvuru şartı yerine getirilemediğinden öncelikle davanın usulden reddinin gerektiğini, esas yönünden ise kusur ve maddi zararın ispata muhtaç olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir. Öncelikle çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık, 2918 Sayılı KTK'nın, 6704 sayılı yasa ile değişik 97.maddesi gereğince, davacının dava açmadan önce davalı kuruma başvuru yapılmasının zorunlu olup olmadığı hususundadır.
2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.
Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir.
Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114. maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır". 115.maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş, 2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." hükümleri mevcut olup, somut olayda davacı tarafın, davalı güvence hesabına karşı dava açmadan önce KTK'nın 97. maddesi gereğince davalı kuruma başvuru dava şartını yerine getirmediği anlaşılmış ancak yasada belirtilen başvuruya ilişkin bu dava şartı dava açılmasının hem süre hem esas bakımından ön koşuludur.
KTK'nın 97. maddesine değişiklik sonucu getirilen, dava açılmadan önce sigortaya başvuru şartı noksanlığının, dava açıldıktan sonra giderilebilecek bir dava şartı noksanlığı olup olmadığı hususunun değerlendirilmesinde ise, her hangi bir dava açılmadan önce davadaki talebe ilişkin olarak ilgili birime başvuru yapılmasına ilişkin olarak getirilen düzenlemeler, mahiyeti gereği mutlaka davadan önce yerine getirilmesi gereken bir dava şartıdır.
Çünkü bununla amaçlanan dava yoluna başvurmadan uyuşmazlığın çözümünü sağlamak, yargı yolu ile taleplerin karşılanmasının maliyetini azaltmak ve yargıdaki iş yükünü azaltmaya yöneliktir. Bu yol ile çözüm sağlanamadığı taktirde ancak dava yoluna gidilmelidir.
Bu sebepledir ki dava açıldıktan sonra, bu dava şartının tamamlanabileceğinin düşünülmesi halinde kanun maddesinin mahiyetine ve amacına aykırı bir durum söz konusu olacak ve yasanın amaçladığı hususu genişleterek yorumlamak kanun maddesini amacından uzaklaştırabilecektir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince eldeki davada davadan önce sigorta şirketine müracaat yapılmadığı anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/977, K. 2019/9, 11 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama