KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2021
- Esas no
- 2019/517 Esas
- Karar no
- 2021/305
- Dava
- İtirazın İptali (Reklam Hizmeti Fatura Bedelinin Tahsili
- Dava tarihi
- 28/08/2019
Karar Metni
675 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
İDDİA
Davacı vekili, taraflar arasındaki reklam hizmet sözleşmesi kapsamında dava dilekçesi ekinde sunulu belgelerden anlaşılacağı üzere müvekkiline ait web sayfasında reklam yayınlanarak hizmetin yerine getirildiğini ancak yayın bedelinin ödenmediğini belirterek icra takibi başlattıklarını ancak davalı şirketin haksız itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile asgari %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı adına usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup davalının davaya cevap vermediği, ancak icra müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçede takibe, ödeme emrine, borcun tamamına, faiz ve borcun tüm fer'ilerine itiraz ettiği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, reklam hizmet faturasına ilişkin bedellerin tahsili için başlatılan takibe vaki olmuş itirazın İİK'nın 67/1.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.
Davalının gerek davaya cevap vermemesi gerekse de temel ilişkiyi inkara yönelik ödeme emrine itiraz dilekçesi nazara alınarak yanlar arasındaki reklam sözleşmesinin varlığı ile davalı ... firmasının bir kısım reklamlarının ... sayfasında fatura içeriği ile uyumlu olarak 2018 yılı Aralık ayında yayınlanıp yayınlanmadığı uyuşmazlık konusudur. İstanbul Vergi Dairesinden BA/BS formları celp edilmiştir. Davalı tarafından düzenlenen ve idareye verilen 2018 yılı mal ve hizmet alımlarına ilişkin indirim formu (BA) incelendiğinde, toplam 23.658,00-TL KDV hariç 4 adet davacı tarafından tanzim olunan hizmet faturasının bildirildiği ve takibe konu faturanın da bu 4 adet faturadan biri olduğu anlaşılmaktadır. Yine davacının BS formları ile uyum teşkil ettiği görülmüştür.
Taraf defterlerinin incelenmesine karar verilmişse de davalı yan belirlenen gün ve saatte defterlerini sunmadığı için söz konusu faturanın davalı kayıtlarında olup olmadığı anlaşılamamıştır. Bu noktadan sonra davacı yan HMK'nın 200 vd maddeleri uyarınca mal teslimini usulüne uygun yazılı delillerle ispatlamalıdır. Diğer yandan taraflar tacir olup maliyeye VUK hükümleri kapsamında vermiş oldukları Büyük Satış/Büyük Alış Formları kendilerini bağlayıcı niteliktedir.
Nitekim, davacı yan delil listesinde ticari defter ve kayıtlara açık bir şekilde dayandığından bu kayıtlar maliye idaresine bildirilen BA/BS formlarını da kapsamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2018/3083 E. 2019/4860 K. 21/10/2019) Bu bildirimler yanlar aleyhine ikrar mahiyetinde delil değerini haizdir. Somut olayda davalı firmanın BA formları ile davacı firmasının BS formlarının birbiriyle mutabık olduğu gelen yazı cevaplarından anlaşılmaktadır.
Yani takibe konu faturadaki hizmeti aldığını davalı yan ikrar etmektedir. Dolayısıyla davacının faturaya sebep olan hizmeti gerçekleştirdiği kabul edilmekle bedelin ödenmesi yönünde ispat yükü artık davalı yana geçmektedir. Ayrıca sektörel yönden yapılan inceleme sonucunda da dosyaya sunulan hizmeti ifasına ilişkin deliller nazara alındığında.
Kasım-Aralık/2018 döneminde yanlar arasında gerçekleşen e-posta yazışmalarında reklam görselleri ve yayın içeriğine ilişkin bilgilerin gönderildiği güncel yayın rakamlarının sorulduğu, reklam kampanyasının tamamlanması için gerekli aksiyonların alındığı sübut kesbetmekle, davacının reklam hizmetinin ifasını gerçekleştirdiği kanaati de hasıl olmuştur. Yani, BA formları ile sunulan belgeler birbiri ile örtüşmektedir.
Bütün bu anlatımlardan sonra fatura konusu edimin davacı tarafından ifa edildiği sübut kesbetmekle aşağıdaki şekilde davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/517, K. 2021/305, 7 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama