İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/526 K.2020/408

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/526Karar2020/408Tarih9 Temmuz 2020Okuma16 dk · 3.152 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
9 Temmuz 2020
Esas no
2019/526
Karar no
2020/408
Dava
Alacak
Dava tarihi
16/03/2015
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.152 kelime·16 dk okuma·1 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında imzalanan 19.12.2005 tarihli elektrik aboneliği sözleşmesi imzalandığını, davalı tarafından müvekkili adına her ay, müvekkilin fabrikasında kullandığı elektrik tüketim miktarına göre fatura düzenlendiğini, bu faturaların ilki Ekim/2016 sonuncusu 29.12.2012 tarihli olduğu,

bu tarihten sonra müvekkilin aboneliği sona erdiğini, bu faturaların bedelleri müvekkili tarafından her ay düzenli olarak ödendiğini, davalının müvekkili adına düzenlediği faturalara, kayıp kaçak bedeli adı altında bir miktar yansıtarak müvekkilin elektrik tüketim bedeli ile birlikte her ay müvekkilinden bu bedeli de tahsil ettiğini,

haksız olarak tahakkuk edilip tahsil edilen kaçak bedelleri yönünden Ekim/2006 ile Aralık/2012 tarihleri arasında davalı tarafından müvekkili adına düzenlenen faturalar ile müvekkilden kayıp kaçak bedeli adı altında haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen şimdilik 20.000-TL 'nın müvekkilinden tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde. Davanın öncelikle zamanaşımı, husumet, görev ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, görevli mahkemenin Danıştay olduğunu, ... tarafından, resmi internet sayfasında, 07/12/2011 tarihinde yayımlanan duyuru ile kamuoyuna bilgilendirildiğini, kayıp kaçak bedelinin, daha önce olmayan bir bedelin uygulamaya alınması değil, maliyet kalemlerinin ayrıştırılarak faturalarda da gösterilmesi suretiyle açığa çıktığını, tarifelerin uygulanması,

lisans sahibi şirketler tarafından yasal bir zorunluluk olup, lisans sahibi şirketlerin, tarifeyi değiştirmesi düşünülemeyeceği gibi, tarifede yer almayan bir bedeli tahsil etmesi de veya tarifeler kapsamında belirlenen bir bedeli tahsil etmemesinin de mümkün olmadığım, lisans sahibi şirketlerin tarifeleri uygulayıp uygulamama veya bu bedelleri tahsil edip etmeme konusunda bir insiyatifı bulunmadığını, tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, elektrik dağıtım şirketlerinin ilgili mevzuat kapsamında ...

Kurul Kararları ile onaylı tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/297 E. Sayılı dosyası:

Davacı vekili sunduğu dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile yaptığı 15/06/2010 tarihli sözleşmeye istinaden davalı .... Ür. AŞ., müvekkilinin bağlı olduğu diğer davalı .... A.Ş'nin şebekesi (...

Elektrik) vasıtasıyla elektrik enerjisi tedarik ettiğini üstlendiğini, müvekkilinin bu sözleşmeye istinaden borçlarını adına tahakkuk ettirilen faturaları zamanında ödemiş olmasına rağmen haksız olarak faturalarında kayıp kaçak bedeli tahsilatı da yapıldığını, haksız olarak tahakkuk edilip tahsil edilen kayıp kaçak bedelleri yönünden bilahare bilirkişi raporuyla miktarı tespit olunduğundan arttırılmak şartıyla şimdilik 2010 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül Ekim Kasım Aralık aylarına ilişkin 20.000-TL'nin tahsil edildiği tarihten itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... A.Ş. sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkilinin elektrik dağıtım şirketi olmayıp özel sektör mensubu elektrik satış şirketi olduğunu, bu nedenle kendi adına tahsil etmediği kayıp kaçak bedellerinin müvekkilinden talep ve tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp bedellerinin mevzuat gereğince ve kapsamında tahsil edildiğini, keyfi bir uygulama olmadığını, kayıp bedelinin elektrik sistem altyapı ve iletimi esnasında doğan kayıpların telafisi anlamına gediğini, yine davacının sözleşme ile yükümlendiği taahhüdü ifadan kaçınmasının hukuken mümkün olmadığını anılan nedenlerle haksız davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş.vekili sunduğu cevap dilekçesinde; davanın öncelikle zamanaşımı, husumet, görev ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, yine davacının tarafları aynı olan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında da Ekim 2006-Aralık 2012 tarihleri arasındaki kayıp kaçak bedeli istemine ilişkin ve daha önce açılmış olan davası bulunduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, yine davanın esası hakkında ise elekrik dağıtım şirketi tarafından uygulanacak tarifeler gereği müşterilerden tahsil edilecek kayıp kaçak, sayaç okuma ve iletim bedeli gibi bedellere ilişkin düzenlemelerin dağıtım şirketlerinin elektrik piyasası faaliyetlerine ilişkin ilgili mevzuatlar kapsamında ... tarafından belirlendiğini,

bu nedenle müvekkili kurumun elektrik kullanım hizmetlerini sağlıklı sürdürebilmesi ve 3516 sayılı kanun gereği zorunlu olduğunu ve ödenen bu bedellerin iadesinin yerinde olmadığını, anılan nedenlerle haksız davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası:

Davacı vekili dava dilekçesinde; özetle; davacı ile davalı ... arasında 15/06/2010 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca davalı ...'nin diğer davalı ...

Elektrik vasıtası ile davacıya elektrik enerjisi tedarik etmeyi üstlendiğini, bu sözleşmeye göre davacının adına düzenlenen tüm faturaları ödediğini, davalı ... tarafından davacı adına düzenlenen faturalara kayıp kaçak bedeli adı altında bir miktar yansıtarak davacının elektrik tüketim bedeli ile birlikte bu bedelin tahsil edildiğini, davalılar tarafından davacıya sunulan elektrik eneıjisi dağıtımı dışında herhangi ayrı bir hizmet olmadığı halde davacıdan kayıp kaçak bedeli adı altında para tahsil edilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

anılan nedenlerle davacının faturalarına kayıp kaçak bedeli adı altında yansıtılan ve davacıdan tahsil edilen miktarların haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, toplam 384.140,15 TL bedelin davacıdan tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılardan ... vekili vermiş olduğu 10/04/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik dağıtım şirketi olmayıp özel sektör mensubu elektrik satış şirketi olduğunu, bu nedenle kendi adına tahsil etmediği kayıp kaçak bedellerinin müvekkilinden talep ve tahsil edilmesinin mümkün olmadığını, elektrik faturalarına yansıtılan kayıp bedellerinin mevzuat gereğince ve kapsamında tahsil edildiğini, keyfi bir uygulama olmadığını, kayıp bedelinin elektrik sistem altyapı ve iletimi esnasında doğan kayıpların telafisi anlamına geldiğini, yine davacının sözleşme ile yükümlendiği taahhüdü ifadan kaçınmasının hukuken mümkün olmadığını, anılan nedenlerle haksız davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... AŞ vekili vermiş olduğu 21/04/2015 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı, husumet, görev ve hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, yine davacının tarafları aynı olan ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında da Ekim 2006-Aralık 2012 tarihleri arasındaki kayıp kaçak bedeli istemine ilişkin ve daha önce açılmış olan davası bulunduğunu, bu nedenle derdestlik itirazında bulunduklarını, yine davanın esası hakkında ise elekrik dağıtım şirketi tarafından uygulanacak tarifeler gereği müşterilerden tahsil edilecek kayıp kaçak, sayaç okuma ve iletim bedeli gibi bedellere ilişkin düzenlemelerin dağıtım şirketlerinin elektrik piyasası faaliyetlerine ilişkin ilgili mevzuatlar kapsamında ... tarafından belirlendiğini,

bu nedenle müvekkili kurumun elektrik kullanım hizmetlerini sağlıklı sürdürebilmesi ve 3516 sayılı kanun gereği zorunlu olduğunu ve ödenen bu bedellerin iadesinin yerinde olmadığını, anılan nedenlerle haksız davanın reddini talep etmiştir.

Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası:

Davacı vekili dava dilekçesinde; vekiledeni ile davalı arasında imzalanan 01/10/2013 tarihli Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin sözleşme uyarınca davalılardan ....A.Ş.'nin diğer davalı ...'ın şebekesi vasıtasıyla vekiledenine elektrik enerjisi tedarik etmeyi üstlendiğini, vekiledeni adına düzenlenen faturaların düzenli olarak ödendiğini, ancak düzenlenen faturalara kayıp kaçak bedeli adı altında bir miktar yansıtılarak, 14 fatura dönemi içinde vekiledeninden toplamda 380.898,19 TL tahsil edildiğini beyanla, 380.898.19 TL'nin tahsil edildiği tarihlerden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle zamanaşımı, husumet, görev, hak düşürücü süreye yönelik itirazlarını bildirmiş ve davanın bu yönden reddini talep etmişler, görevli mahkemenin Danıştay olduğunu, davacının tarafları aynı olan 4 adet dava açtığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. Dosyasında açılan davanın daha önce açıldığım, dosyasının usul ekonomisi açısından ...

ATM dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, ... tarafından, resmi internet sayfasında, 07/12/2011 tarihinde yayımlanan duyuru ile kamuoyuna bilgilendirildiğini, kayıp kaçak bedelinin, daha önce olmayan bir bedelin uygulamaya alınması değil, maliyet kalemlerinin ayrıştırılarak faturalarda da gösterilmesi suretiyle açığa çıktığını, tarifelerin uygulanması,

lisans sahibi şirketler tarafından yasal bir zorunluluk olup, lisans sahibi şirketlerin, tarifeyi değiştirmesi düşünülemeyeceği gibi, tarifede yer almayan bir bedeli tahsil etmesi de veya tarifeler kapsamında belirlenen bir bedeli tahsil etmemesinin de mümkün olmadığım, lisans sahibi şirketlerin tarifeleri uygulayıp uygulamama veya bu bedelleri tahsil edip etmeme konusunda bir insiyatifı bulunmadığını, tarifelere uyma yükümlülüğünün bir gereği olarak kayıp kaçak bedelinin perakende satış tarifesinin bir unsuru olarak faturalarda yer aldığını, elektrik dağıtım şirketlerinin ilgili mevzuat kapsamında ...

Kurul Kararları ile onaylı tarifeleri uygulamakla yükümlü olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Davalı ....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının vekiledeninin toptan satış şirketi olduğunu bilmesine rağmen ve mevzuat gereği tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin de ilgili dağıtım şirketine ödendiğini bilmesine rağmen, işbu davayı haksız olarak vekiledenine karşı açtığını, uygulanan birim fiyatlar ve faturalarda belirtilen alacak kalemlerinin ... kurul kararlarına ve elektrik piyasası mevzuatına uygun olarak düzenlenmekte olduğunu, tahsil edilen dağıtım sistemi kayıp bedelleri ve zorunlu kamusal bedellerin (Perakende Satış Hizmeti -PSH-, İletim Bedeli, Dağıtım Bedeli) elektrik dağıtım şirketine ödendiğini,

vekiledeninin bu kapsamda kayıp bedellerinin ve diğer zorunlu kamusal bedellerin tahsili anlamında sadece aracı olduğunu, ... kararlarına karşı açılacak davaların idare mahkemelerinde görüleceğini, bu kapsamda da davanın reddi gerektiğini, öte yandan kayıpların, elektrik maliyetinin bir unsuru olacağını, elektrik nakli söz konusu ise teknik kayıpların da sözkonusu olacağını, 73 milyonluk nüfusun doğrudan gerek evinde gerekse iş yerinde elektrik tüketmek zorunluluğunun söz konusu olduğu bir yapıda teknik elektrik kayıplarının da sıfırlanmasının mümkün olmadığını, TTK 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca bir faturayı alan kimsenin,

aldığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa, fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, nitekim davacı bahsi geçen hiçbir faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmeyerek ve yapmış olduğu ödemelere ihtirazi kayıt koymayarak fatura içeriklerini kabul etmiş olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Mahkememizin 18/03/2015 tarihli kararının istinaf edilmesi üzerine, dosyanın BAM 3. Hukuk Dairesine gönderildiği, 3. Hukuk Dairesinin 14/06/2017 tarih, 2017/437 Esas, 2017/622 Karar sayılı ilamıyla ''Mahkemece, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal değişiklik sonrası, yasa değişikliği esas alınarak ...' nun düzenleyici işlemlerine uygun olarak lisans sahibi şirketlerin dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedellerinin belirlenen tarifelere uygunluğu bilirkişi raporu ile denetlendiği ve tarifelere uygun olduğu anlaşılmıştır.

Dolayısıyla, yukarıda izah edildiği üzere yasa değişikliği sonrası davalı dağıtıcı şirket, mevcut yasal düzenleme ile kaçak-kayıp bedelini abonelerine yansıtabileceğinden, davacının esasa yönelik istinaf sebeplerinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Davalıların istinaf sebeplerinin incelenmesi ile; mahkemece davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Dava açıldıktan sonra meydana gelen mevzuat değişikliği nedeniyle davanın ret edilmesi halinde davacı aleyhine, davalı lehine vekalet ücreti yükletilmeyecektir. Yargıtay içtihatlarında da anlatımını bulduğu üzere, bir kimseye öbür tarafın dava giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o kimsenin diğer tarafa gider yapmasına haksız olarak sebebiyet vermiş olmasıdır.

Yargıtay' ın çok sayıda içtihatları esas alınarak, lisans sahibi firmalarca kayıp-kaçak bedellerin tahsil edilmesi üzerine aboneler ödemiş oldukları kayıp-kaçak bedellerin istirdadı için çok sayıda dava açmışlardır. Davacı da bu uygulamanın haksız olduğu iddiası ile işbu davayı açmıştır. Dava tarihinden sonra yürürlüğe giren "6719 sayılı Kanun yürürlük tarihi 17.06.2016 tarihinden önce açılan kayıp-kaçak davalarında da uygulanacaktır.

Sonuçta, yasanın geçici 20. Maddesi "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17. madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir. Böylece, geriye dönük davalara uygulanmak üzere lisans sahibi firmalarca kaçak-kayıp bedelinin tahsil edilmesinin haklı olduğu yönünde yasal düzenleme getirilmiştir.

O halde, mahkemece mevzuat değişikliği gözönünde tutularak yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılması ve davalı yararına ücreti vekalete hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun olduğundan davalıların buna yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekir.'' denilerek kararımızın onandığı, davalı vekilince BAM kararının temyiz itiraz yoluna başvurulduğu,

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2017/17263 Esas, 2019/5212 Karar sayılı 30/05/2019 tarihli ilamı ile ''Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 günlü ve 2013/7-2454 Esas 2014/679 Karar Sayılı ilamıyla.

4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4. maddesi ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumuna tüketicilere yapılacak elektrik satışlarında uygulanacak fiyatlandırmaya esas unsurları tespit etme görevi verildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bu maddeye dayanarak 11.08.2002 gün ve 24843 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Perakende Satış Hizmet Geliri ile Perakende Enerji Satış Fiyatlarının Düzenlenmesi Hakkında Tebliği” yayımladığı,

lisans sahibi şirketlerinde bu tebliğe uygun olarak tüketiciden kayıp-kaçak bedeli adı altında bedel tahsil ettikleri, ancak anılan madde ile Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu’na sınırsız bir fiyat belirleme hak ve yetkisinin verilmediği, özellikle kaçak bedelinin kurallara uyan abonelerden tahsili yoluna gitmenin hukuk devleti ve adalet düşünceleri ile bağdaşmadığı, bu faturalara yansıtılan bedel miktarlarının şeffaflık ilkesi ile denetlenebilmesi ve hangi hizmetin karşılığında ne kadar ücret ödendiğinin bilinmesininde hukuk devletinin vazgeçilmez unsuru olduğu,

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kararları ile bu bedelin mevcut mevzuat kapsamında tüketicilerden alınmasının hukuka uygun olmadığı kabul edilmiştir.

Anayasanın Vergi ödevi Başlıklı 73. maddesindeki “... Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır..." şeklindeki düzenleme ve yukarıda açıklanan Hukuk Genel Kurulu kararı doğrultusunda, Dairemizce; kayıp-kaçak bedeli gibi dağıtım şirketleri tarafından faturalara yansıtılan dağıtım bedeli, sayaç okuma bedeli, parekende satış hizmeti bedeli ve iletim bedelinin, tüketicilerden tahsil edilemeyeceği kabul edilmiştir.

Ne var ki, 17.06.2016 tarih ve 29745 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu Kanunu'nun 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri değiştirilmiş olup, eldeki davada dava konusu bedellerin alınmasında esas olan ilgili tarifelerin düzenlenmesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Kanundaki yetkileri genişletilerek, yukarıda sözü edilen bedeller maliyet unsuru kapsamına dahil edilmiştir.

Yine, 6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,

Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.

Görüldüğü üzere, 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10. bend ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda hem yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.

Bu aşamada, davanın konusuz kalması hakkında genel açıklama yapılmasında yarar görülmüştür.

İlke olarak her dava, açıldığı tarihteki fiili ve hukuki duruma göre hükme bağlanır (28.11.1956 tarih ve 15/15 sayılı İ.B.K). Ne var ki, dava açıldıktan sonra meydana gelen bir nedenle dava konusunun ortadan kalkması halinde işin esası hakkında infaz kabiliyeti olan bir hüküm kurulmamaktadır.

Dava konusu hakkın davacıya ödenmesi, verilmesi ya da müdahalenin kaldırılması, davacı ve davalı sıfatının birleşmesi, yeni çıkan bir kanun yada Anayasa Mahkemesi kararı ile ya da kişiye sıkı sıkıya bağlı ve mirasçılara geçmeyen bir hakka ilişkin davalarda taraflardan birinin ölümü gibi nedenlerle artık dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek ya da neden kalmıyorsa, burada davanın konusuz kalmasından söz edilebilir. Bu durumda, mahkemenin, bir tespit hükmü niteliğinde olmak üzere esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmesi gerekmektedir.

Yapılan bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık değerlendirildiğinde; yargılama sırasında yürürlüğe giren geçmişe etkili yasa değişikliklerinin, dava konusu hakkın özünü ortadan kaldırdığı açıktır. Diğer bir anlatımla, geçmişe etkili yeni yasa nedeniyle dava konusuz kalmıştır.

Bu noktada, mahkemece; HMK'nun 331/1. maddesi uyarınca, konusuz kalan dava hakkında yargılamaya devam edilerek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğu tesbit edilmeli ve o tarafın yargılama giderlerine (bu bağlamda vekalet ücretine de) mahkum edilmesi gerekir.

Eldeki davada; asıl ve birleşen davalarda davacı, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklıdır. Eş söyleyişle, davaya konu bedelleri tahsil eden davalılar, davanın açılmasına sebebiyet vermiştir.

Hal böyle olunca; ilk derece mahkemesince, yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişiklikleri nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin ve bu giderlere dahil olan maktu vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

İlk derece mahkemesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiş olduğundan, HMK'nun 373/1 maddesi uyarınca, iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararının da kaldırılmasına karar verilmiştir.'' denilerek gerekçeler ile BAM kararının kaldırılmasına ve Mahkememizin 18/03/2015 tarihli kararının bozularak dosyanın Mahkememize iade edildiği ve Mahkememizin ... Esas sayısına kaydedildiği anlaşıldı.

Mahkememizde açılan dava ve birleşen davalarda davacı vekili sözleşmeye dayalı olarak davacının kullandığı elektrik bedellerinin tahsili amacıyla düzenlenmiş olan faturalarda davacıya tahakkuk ettirilen ve bilahere de tahsil edilen kayıp kaçak bedeline ilişkin alacak davasıdır.

Dava tarihi itibariyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 21.05.2014 Tarih 2013/7-2454 Esas-2014/679 Karar sayılı ilamı ile de belirtildiği üzere ''... kurul kararları ve tebliğleri gereğince alınan; kayıp-kaçak, sayaç okuma bedellerinin; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kayıp-kaçak, sayaç okuma bedellerinin; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı, ayrıca Elektrik Piyasası Kanunun düşük maliyetli enerji temini ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasası oluşturulması ilkelerine uygun düşmediği, asıl ve birleşen davalarda davacı, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre dava açmakta haklı olduğu anlaşılmıştır.

6719 sayılı kanunun 26. maddesi ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na eklenen;Geçici madde 19; "Bu maddeyi ihdas eden Kanunla öngörülen düzenlemeler yürürlüğe konuluncaya kadar, Kurul tarafından yürürlüğe konulan mevcut yönetmelik, tebliğ ve Kurul kararlarının bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur." hükmünü,

Geçici madde 20; "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp-kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 nci madde hükümleri uygulanır." hükmünü içermektedir.

Görüldüğü üzere, 6719 sayılı kanunun 21. maddesi ile 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 17. maddesine eklenen 10. bend ile dava konusu uyuşmazlığın da özünü oluşturan bedeller konusunda hem yeni bir düzenleme getirmiş; hem de, geçici 20. maddeyle, anılan düzenleme devam etmekte olan davalarda da uygulanacak şekilde geçmişe yürütülmüştür.

Her ne kadar dava açıldığı tarihte davacı davalarında haklı olsa da dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6719 S.K ile eklenen/değiştirilen 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'n 17. maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile altıncı fıkrasının (a), (ç), (d) ve (f) bentleri, Geçici madde 19 ve 20. Maddeler dikkate alındığında davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve davaya konu bedelleri tahsil eden davalılar, davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderlerinden davalılar sorumlu tutulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda gerekçesi ve ayrıntısı açıklanan nedenlerle;

1-Yargılama sırasında yürürlüğe giren yasa değişikliği nedeniyle konusuz kalan davaların esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-A-Asıl Dava yönünden, alınması gereken maktu 54,40-TL harcın, peşin alınan 341,55-TL harçtan mahsubu ile bakiye 287,15-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine,

B-Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalı ... şirketinden tahsili ile davacıya verilmesine,

C-Davacı tarafından yapılan 529-TL yargılama giderinin davalı ... şirketinden alınarak davacıya verilmesine,

3-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/297 E. Sayılı dosyası:

A)Alınması gereken 54,40-TL karar harcının peşin alınan 341,55-TL harçtan mahsubu ile bakiye 287,15-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B)Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... şirketlerinden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

C)Davacı tarafından yapılan 124,20-TL yargılama giderinin davalılar ... şirketlerinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası:

A)Alınması gereken 54,40-TL karar harcının peşin alınan 6.560,16-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.505,76-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B)Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400,00TL vekalet ücretinin davalılar ... şirketlerinden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

C)Davacı tarafından yapılan 170-TL yargılama giderinin davalılar ... şirketlerinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

5-Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyası:

A)Alınması gereken 54,40-TL karar harcının peşin alınan 6.504,79-TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.450,39-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

B)Davacı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 3.400,00TL vekalet ücretinin davalılar ... şirketlerinden müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

C)Davacı tarafından yapılan 126,50-TL yargılama giderinin davalılar ... şirketlerinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.09/07/2020

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/526, K. 2020/408, 9 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/526
Karar No
2020/408
Tarih
9 Temmuz 2020

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/527 K.2020/314
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/527 K.2020/360
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2019/527 K.2020/1688
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/527 K.2020/1347
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/527 K.2020/311
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/528 K.2020/907

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.