KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/58 Esas
- Karar no
- 2019/1136
- Dava
- Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 10/05/2013
- Yazım tarihi
- 24/12/2019
Karar Metni
986 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili, müvekillerinin murisi ... 'ın 17.03.2013 tarihinde davalı şirkete ... numaralı ZMMS ile sigortalı, davalılardan ...'ın maliki ve ...'nin sürcüsü bulunduğu ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu esnada meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, davacılardan ... müteveffanın babası, ... annesi ve ... ile ... ise kardeşleri olduğunu, meydana gelen bu trafik kazası neticesinde murislerinin vefat etmesiyle müvekillerinin kendilerine sağlanan ve ilerideki ömürlerinde sağlanması muhtemel maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını,
zira müteveffanın okul haricinde babasının pastanesinde çalıştığını ve aile ekonomisine katkı sağladığını bildirmiş, davalı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın trafik kaydına ve üçüncü şahıslara devrini önlemek amacıyla tedbir konulmasına,
fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca yapılacak tahkikat sonucunda tazminatın tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 2.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ve 60.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 62.000,00 TL tazminatın sigorta şirketi yalnızca maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere, davalı şahıslar açısından olay tarihinden, sigorta şirketi açısından ise dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ... Genel Sigorta A.Ş vekili tarafından verilen cevap layihasında özetle; davacılar vekilinin maddi tazminat talebi ile ilgili olarak kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davalı müvekkili sigorta şirketinin dava konusu maddi tazminat talebi ile sorumlu olduğu düşünülse dahi; davalı müvekkili sigorta şirketinin işbu sorumluluğu kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğunu, kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini bildirmiş, davanın reddine, aksi halde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, avans faizi talebinin reddine, dava açılmasına sebebiyet vermedikleri için masraf, faiz ve vekalet ücreti ile sorumlu tutulmamalarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili tarafından verilen cevap layihasında özetle; HMK:nun 6.maddesi göre; dava açıldığı tarihte davalının yerleşim yeri sayılan yer mahkemesinde görüleceğini, müvekkilinin ikametgahının dava dilekçesinde de görüleceği üzere Çanakkale olduğunu, HMK.nun 16.maddesi gereğince ise, haksız fiilin işlendiği yer Çanakkale olduğunu, bu nedenlerle, Mahkememizin işbu davaya bakmaya yetkili olmadığını, yetki ilk itirazında bulunmak zorunluluğu doğduğunu, yetkili mahkemenin Çanakkale Mahkemeleri olduğunu, esas yönden ise; davacı tarafın iddiaları gerçek dışı olup yasal ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuksal niteliği itibariyle, trafik kazası nedeni ile vefat eden ... mirasçılarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizin 05/11/2014 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasının tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine, davacının manevi tazminata ilişkin davasının davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davacının manevi tazminata ilişkin davalı ...'ye yönelik davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 15.000,00 TL, ... için 15.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL ve ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 40.000,00 TL manevi tazminatın 17.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, dair karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı 25/10/2017 günlü bozma ilamı ile.
Mahkememizce davalı ...’ın işleten sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davalı yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, kaza tarihinde geçerli bir satış işlemi yapılmamış olduğunun, halen trafik tescil kaydında davalı ...'ın adının geçmekte olduğundan anlaşılması bakımından hem 2918 sayılı KTK'nın 20/d bendinde belirtilen yöntemle resmi bir satış işleminin yapılmamış olması ve hem de maddi ölçüte göre araç tescil malikinin işleten olduğu karinesini değiştirecek üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte delillerin davalı ... tarafından ortaya konulması gerekirken bu yönde her hangi bir delil ortaya konulamamış olması dikkate
alınarak bu davalı yönünden de işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden, ayrıca dosya kapsamına göre hak ve nesafet kuralları uyarınca daha yüksek miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden bozularak dosya mahkememize iade edilmiştir.
Mahkememizce yapılan tahkikat neticesinde dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı ... açısından işleten sıfatının 3.kişiye devredildiğine ilişkin resmi şekil dışında, sicil kaydının aksini ispatlar nitelikte 3.kişileri bağlayıcı herhangi bir delil, bilgi ve belge sunulmadığı, kaza tarihinde mevduata uygun olarak trafik tescil kaydında resmi temlik işleminin gerçekleştirilmediği anlaşılmakla, bu davalı ... yönünden de manevi tazminat talebinin kabulü gerekmiştir. Bozma ilamı içeriğine göre tarafların sosyal ekonomik durumu, kusur oranları dikkate alınarak davacıların manevi tazminat kalemlerine bir miktar daha fazla hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/58, K. 2019/1136, 13 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama