İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/529 K.2025/325

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/529Karar2025/325Tarih24 Nisan 2025Okuma16 dk · 3.230 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
24 Nisan 2025
Esas no
2020/529 Esas
Karar no
2025/325
Dava
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli
Dava tarihi
06/10/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.230 kelime·16 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket sermayesi, beheri 1-TL itibari değerli toplam 1.480.100,00 adet paydan oluştuğunu, 09.07.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısına ait hazirun cetveline göre bu paylardan.

301.547,75-TL itibari değerli toplam 301.547,75 adedi davacı müvekkiline ait olduğunu, Davacı, davalı şirketin 09.07.2020 tarihli Genel Kurul toplantısına asaleten iştirak etmiş, muhalif kaldığı hususları gerek toplantı tutanağına, gerekse hazirun cetveline usulünce şerh ettiğini, ... 2. Sulh Mahkemesinin 11.09.2015 tarih ve .... sayılı veraset ilamında müteveffa ...’ın mirası 4 pay itibar edilerek.

1 payı eşi ...’e birer paydan toplam 3 pay ise, eşit oranda evlatları olan davacı ... ile dava dışı ... ve ...’a intikal ettiğini, murisin sahip olduğu davalı şirket payları, halen ve terekenin taksimine değin elbirliğiyle mülkiyet konusu olduğunu, miras ortaklığına dâhil mal ve haklar tüm mirasçıların oy birliği ile verecekleri kararlara göre yönetileceği, oy birliğinin sağlanamadığı hallerde bu yetki, TMK 640/3 uyarınca atanan tereke temsilcisine aittir.

Somut olayımızda ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...

Tereke Sayılı dosyasından verilen 14.11.2017 tarihli kararla Av. ..., murisin terekesine temsilci tayin edildiğini, ancak dava dışı ortaklar ... ve ...’ın mensubu oldukları davalı şirket Yönetim Kurulunca hukuksuz bir karar alınmış ve 07.02.2016 tarihli bu Yönetim Kurulu kararıyla, murisin davalı şirkette sahip olduğu paylar, haksız ve mesnetsiz bir şekilde mirasçılarına dağıtılmış ve yapılan pay taksimatı sonucu oluşan yeni ortaklık yapısı, davalı şirketin pay defterine kaydedildiğini, bu davalı şirket Yönetim Kurulu,

henüz tenfiz edilmemiş ve dolayısıyla uygulanması mümkün olmayan bir vasiyetname uyarınca murisin sahip olduğu şirket paylarını, mirasçılarına pay etme ve şirket pay defterine kaydetme kararı aldığını, tarafımızca .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...

Esasında görülmüş olup, anılan mahkeme, davalı şirket tarafından alınan yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine ve paydaşlık yapısının eski haline iadesine karar vermiştir.çoğunluk teşkil eden davalı şirketin dava dışı ortaklarının kötü niyetli ve davacı-müvekkilimizi yıldırmaya yönelik davranışları veçhile, müvekkili, her yıl huzurdaki dava konusu ile aynı konulu davalar açmak zorunda kaldığını, genel kurul toplantı turanağındaki kar payının dağıtılmasına ilişkin 5 gündem numaralı karar;

yukarıda anılan yokluk veya iptal sebepleri haricinde aşağıda yazılı gerekçelerle de yasaya açıkça aykırı olup, iptali gerektiğini, davalı şirketin 09.07.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısı’nda alınan tüm Genel Kurul Kararlarının (1,2,3,4,5,6,7 ve 8 nolu kararların) öncelikle yoklukla malul olduklarından, hükümsüzlüklerinin tespitine, mahkeme hukuki nitelendirme konusunda aynı kanaatte ise 2,3,4 ve 5 nolu kararların açıklanan sebeplerle iptaline,

açıklanan zaruret hali gereğince 5 nolu Genel Kurul Kararlarının yürütülmesinin Mahkemenin kararı kesinleşinceye kadar geri bırakılmasına,yargılama giderleri ve ücreti-vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu 09/07/2020 tarihli genel kurul, bakanlık temsilcisi gözetiminde şirket merkezinde 09/07/2020 tarihinde yapıldığını, davacı ise dava dilekçesi ile toplantıda alınan tüm kararların yokluğunu aksi halde iptalini talep ettiğini, genel kurulda alınan tüm kararlar yeterli çoğunlukla alındığını, ...

1 Sulh Hukuk Mahkemesi, tereke memurunun (Av ...'ü) şirket genel kurul toplantılarında terekeyi temsil etmesi, tereke yararına oy kullanması ve organlarında görev alması hususunda bir karar vermediğini, hisselerin temsili hususunda, tereke memurunun –genel kurul tarihleri itibariyle ve halen- bir yetkisi bulunmadığını, ... müvekkil şirketin genel kurulunda alınan kararların toplantı yeter sayısını sağladığı görülmekte Genel Kurulun gündem maddeleri incelendiğinde TTK 421 veya diğer bazı maddelerde yer alan nitelikli çoğunluğu gerektirmediği görülmekte olduğunu,

dolayısıyla genel kurulda alınan kararlara ilişkin olarak hazır bulunanlar listesinin kullanılması mümkün olup -davayı kabul anlamına gelmemek koşulu ile- toplantı ve karar yeter sayıları sağlanmış durumda bulunduğunu, bu durumda alınan kararları etkileyecek bir husus da bulunmadığını, bu sebeple genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespiti istenemeyeceğini, dava konusu genel kurulda alınan kararlar usul ve yasaya uygun olup dolayısıyla ibra ve kar dağıtımı kararları da hukuka uygun olarak yapıldığını,

... gerek bu şirkette gerekse hissedar olduğu diğer şirketlerde hangi yönde karar alınırsa alınsın haklı ya da hukuki olup olmamasına bakmaksızın muhalif olmayı kendine görev edindiğini, davacı, kar dağıtılır dağıtılmasın diye muhalif oy kullanır;

kar dağıtılmaz kar dağıtılsın diye oy kullanır durumda olduğunu, davacı dava malzemesi çıkartmak, mahkemeleri meşgul etmek için her türlü olumsuz tutum ve davranışı sergilemekte olduğunu, bu da ne kadar kötü niyetli bir davranış içerisinde olduğunu gösterdiğini, alınan kararlar kanuna, esas sözleşmeye, dürüstlük kuralına aykırı olmadığından iptal şartları oluşmadığını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, 09.07.2020 tarihli Genel Kurulda alınan tüm kararların yokluğu olmaz ise 2,3,4,5 nolu kararların iptali talebi istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın, şirket hissedarı ...'ın ölümü sonrasında payların mirasçılara taksiminin yapılıp yapılmadığı, buna göre bu payların tereke temsilcisince temsil edilmesi gerekip gerekmediği, tereke temsilcisine genel kurul toplantısının tebliğ edilip edilmediği ve ayrıca 5. nolu kararın 6102 S.K.'nun Geçici 13. maddesindeki düzenlemeye aykırı olup olmadığı konularında toplandığı anlaşılmıştır.

Mali ve konu uzmanları bilirkişi heyetinin 04.11.2021 tarihli 16 sayfadan ibaret raporunda özetle.

Davacı pay sahibinin talebine karşılık davalı şirket yönetim kurulu başkanı tarafından yapılan açıklamaların davalı şirket mali tablo verileri ile uyumlu olduğu ve dürüst hesap verme ilkesine aykırılık teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği, keza genel kurul toplantısında oylamaya sunulan yıllık faaliyet raporunun TTK 516'da yer verilen tüm hususları içerdiği, vasiyetnamenin iptal edilene kadar geçerli olduğu, dolayısıyla yönetim kurulu tarafından yapılan pay dağılımı ve pay defterine kayıt açısından asıl olanın mirasçılık belgesi değil, murisin iradesi doğrultusunda hazırlanan vasiyetname olduğu,

şirket yönetim kurulunun işleminin davacı tarafından açılan vasiyetnamenin iptaline dayalı davanın reddedildiği, bunun ise vasiyetnamenin hukuka uygun olduğunun tespiti anlamına geldiği, organ kararlarının hükümsüzlüğüne dayalı davalardan farklı olarak,

ölüme bağlı tasarrufların iptaline dair kararın icra edilebilmesi için kural olarak kesinleşmesine gerek olmadığı ve bu doğrultuda yapılan genel kurul toplantısında alınan kararlar açısından anılan iddiaya dayalı bir sakatlıktan söz edilemeyeceği, vasiyetnamenin iptali ile ilgili yargılama esnasında mahkemece miras ortaklığı temsilcisinin genel kurul toplantısına katılımı hakkında özel bir temsil yetkisi verilmediğinin anlaşıldığı, bu sebeple temsilcinin toplantıya katılmamasının genel kurul toplantısında alınan kararlar açısından herhangi bir sonucunun bulunmadığı, dava koşullarının sağlandığı anlaşıldığından,

davalı şirketin kâr dağıtımına dair kararın TTK Geçici 13 hükmüne aykırılık teşkil etmesi dolayısıyla %25'i aşan kısma tekabül eden tutarın kısmen iptaline karar verilebileceğini belirtmişlerdir.

Mali ve konu uzmanları bilirkişi heyetinin 17.11.2022 tarihli 4 sayfadan ibaret raporunda özetle; davacı ve davalı vekili tarafından sunulan beyan ve itirazların kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerini değiştirebilecek nitelikte olmadığını belirtmişlerdir

... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ..., davalılar ..., ..., ... aleyhine 16.07.2015 tarihinde vefat eden muris ...'ın tesir altında düzenlendiği iddia edilen vasiyetnamesinin iptaline ilişkin olan davanın reddine karar verildiği, ... Bölge Adliye Mahkemesi 24.Hukuk Dairesi'nin 17/07/2024 tarih ve 2023/518 Esas 2024/1185 Karar sayılı ilamı ile; kararın kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, davanın davalı ... yönünden esastan reddine karar verildiği, onama üzerine hükmün 02.12.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; muris ...'ın vefatı ile mirasının 4 pay kabul olunarak 1 payın ..., 1 payın ..., 1 payın ..., 1 payın ...'a aidiyetine karar verildiği görülmüştür.

... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; vefatı ile mirasının 4 pay kabul olunarak 1 payın ..., 1 payın ..., 1 payın ..., 1 payın ...'a aidiyetine karar verildiği görülmüştür.

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ..., davalı ... ... Turizm San ve Tic A.Ş., davanın yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin olduğu, davanın kabulü ile davalı şirketin 07.03.2016 tarihli 1 nolu yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğünün tespitine, davalı şirketin faaliyetlerindeki kaydın kararın hükümsüzlüğü nedeniyle önceki duruma getirilmesine karar verildiği, kararın 30.04.2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

TMK MADDE 2 - Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.

TMK MADDE 640- Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir.

Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.

Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.

Bir mirasçı ödemeden aciz hâlinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.

Genel kurul kararlarının iptal sebepleri Türk Ticaret Kanunu 445. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre 446. maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, iptal davası açabilecektir. Yine aynı Kanunun 446. maddesinde ifade edildiği üzere, toplantıya katılsın yada katılmasın, çağrının usulüne göre yapılmadığını ve bu aykırılığın genel kurul kararı alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri bunu iptal davasına konu edebilecektir.

Muris ...'ın ölümü ile mirasçılara intikal eden paylar bakımından henüz bir taksim yapılmamış olmakla, el birliği mülkiyeti kurallarının geçerli olduğu, anonim şirketlerde payların, paydaşın ölümü halinde limited şirketlerin aksine kendiliğinden mirasçılara intikal etmeyeceği, bunun için öncelikle miras taksim sözleşmesinin yapılması veya TMK 2. maddesine uygun şekilde yazılı taksim sözleşmesine eşdeğer bir halin varlığının kanıtlanması ve mirasçılarca bu suretle şirkete başvurulması gerektiği, anonim şirket paydaşı olan murisin, ölmeden önce düzenlediği vasiyetname ile davacının payını yasal saklı pay ile sınırladığı,

davacı tarafından vasiyetnamenin iptali istemi ile açılan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı davanın dosyamız yargılaması sürerken kesinleştiği, bu aşamada genel kurul tarihi itibariyle mirasçılar arasında düzenlenmiş bir miras taksim sözleşmesi veya taksim sözleşmesine eşdeğer bir hal mevcut değildir.

... mirasının ve miras paylarının henüz belirlenmediği, bu hususlarda ihtilaf bulunduğu ve netleşmediği, TMK'nın ilgili hükümleri gereğince murisin vefatı halinde mirasçıların terekeye el birliği ile sahip olduğu, paylaşım olana kadar terekedeki tüm hak ve borçlardan birlikte sorumlu oldukları ve ancak birlikte tasarruf edebilecekleri değerlendirilmiştir.

Henüz tereke ve miras payları hususunda ihtilaf sürerken ve davalar kesinleşmemişken tereke halen el birliği hükümlerine tabidir. Mirasçılar arasında terekenin temsili hususunda iradi bir temsilci seçimi yapılmamıştır. Dolayısıyla terekenin temsili hususunda artık mahkemece atanmış temsilcinin yetkili olduğu kabul edilmelidir.

Davalı şirketin %43 hissesine tekabül eden toplam 1.480.100 paydan, 636.502 adetinin murisin terekesine dahil olduğu, genel kurul tarihinden önce terekeye temsilci atandığı, ancak temsilci çağrılmadığından toplantıya katılmadığı, temsil edilmeyen payın, alınan kararlardaki olumlu ve olumsuz oy dağılımı gözetildiğinde tüm kararlara etki edecek düzeyde olduğu, bu şekilde ortaya çıkan pay dağılımının dahi batıl olan bir yönetim kurulu kararına dayalı olduğu görülmüştür.

Dolayısıyla murisin terekesi usulüne uygun olarak toplantıya çağrılıp temsil edilmediğinden, kanunun el birliği kavramına aykırı şekilde 09/07/2020 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan icrai kararlarının yoklukla malul olduğu, icrai olmayan kararlar yönünden bir karar verilmesi gerekmediği, davacının bu suretle davasında haklı olduğu anlaşılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜ ile davalı şirketin 09.07.2020 tarihli genel kurul toplantısında alınan 1-2-3-4-5-6 no.lu kararların yoklukla malul olduğunun tespitine,

-7 ve 8 no.lu gündemler açısından icraya etkisi bulunan bir karar olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,

2-Karar tarihi itibari ile alınması gerekli 615,40-TL harçtan 54,40-TL'nin mahsubu ile bakiye 561,00-TL ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 108,80-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 5.469,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,

Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere kısmen oy çokluğu ile karar verildi.24/04/2025

Başkan ... (Muhalif) Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

MUHALEFET ŞERHİ

Gündemin 1-2-4 ve 6. No.lu maddeleri gereğince alınan kararların yokluğu veya iptali koşulları bulunmadığından reddi gerektiği, aynı şekilde 5 no.lu gündem maddesi ile alınan kararın yokluğu koşulları bulunmayıp 41.176,43-TL'yi aşan kısmının iptali gerektiği gerekçeleri ile sayın çoğunluğun görüşüne bu kararlar açısından muhalifim. Şöyle ki;

II. ANONİM ŞİRKET PAYLARININ MİRASÇILARA GEÇİŞİ KONUSUNDA HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava da ana hukuki sorun, anonim şirket paylarının murisin ölümü halinde mirasçılara intikalinde elbirliği mülkiyeti (iştirak halinde mülkiyet) ilkesinin uygulanıp uygulanmayacağına ilişkindir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, anonim şirket paylarının mirasçılara miras payları oranında doğrudan geçtiği yönündeki "Bireysel Geçiş Görüşü" çoğunlukla kabul edilmiş olup, kararın gerekçesi şu şekildedir:

TTK m. 494/2'de "Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer" hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm, TMK m. 640'da düzenlenen elbirliği mülkiyeti ilkesinin anonim şirket payları bakımından uygulanmayacağını göstermektedir.

Mahkememiz, anonim şirket paylarının mirasçılara intikalinde iki farklı görüşü değerlendirmiştir: "İştirak Halinde Mülkiyet Görüşü" ve "Bireysel Geçiş Görüşü". İnceleme sonucunda, aşağıdaki gerekçelerle Bireysel Geçiş Görüşü kabul edilmiştir:

1. Kanun Hükümlerinin Sistematiği ve Yorumu

Uyuşmazlık konusu olan TTK m. 494/2 hükmü şu şekildedir:

"Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl; genel kurula katılma haklarıyla oy hakları ise ancak şirketin onayı ile birlikte devralana geçer."

Bu hüküm, TTK m. 493/4 ile birlikte değerlendirilmelidir:

"Paylar; miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmişlerse, şirket, payları edinen kişiye, sadece paylarını gerçek değeri ile devralmayı önerdiği takdirde onay vermeyi reddedebilir."

Buna karşılık, limited şirketlere ilişkin TTK m. 596/1-2 şu şekildedir:

"(1) Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer.

(2) Şirket, iktisabın öğrenilmesinden itibaren üç ay içinde esas sermaye payının geçtiği kişiyi onaylamayı reddedebilir. Bunun için, şirketin, payları kendi veya ortağı ya da kendisi tarafından gösterilen üçüncü bir kişi hesabına, gerçek değeri üzerinden devralmayı, payın geçtiği kişiye önermesi şarttır."

Ayrıca, genel hüküm niteliğindeki TMK m. 640/1 şu şekildedir:

"Birden çok mirasçı bulunması hâlinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye elbirliğiyle sahip olurlar."

TTK m. 494/2 hükmünün açık lafzına göre, "malvarlığına ilişkin haklar derhâl" mirasçılara geçmektedir. "Derhâl" ifadesi, herhangi bir ara işleme veya miras ortaklığına geçiş sürecine ihtiyaç olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Aynı şekilde, TTK m. 493/4'te "payları edinen kişiye" ifadesi kullanılarak bireysel mirasçılara işaret edilmiştir.

Limited şirketlere ilişkin TTK m. 596/1'de de benzer bir düzenleme mevcut olup, "tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer" ifadesi kullanılmıştır. Her iki madde arasındaki tek fark, anonim şirketlerde genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının şirket onayına tabi tutulmuş olmasıdır ki, bu husus şirketin yönetim kontrolünün korunması müessesesine ilişkin olup bu farklılık payların mülkiyetinin ve malvarlığı haklarının mirasçılara doğrudan geçip geçmediği konusu ile ilgisinin bulunmadığı açıktır.

Limited şirketlerde bireysel geçiş görüşü kabul edilirken, anonim şirketlerde iştirak halinde mülkiyet görüşünün tercih edilmesinin anlaşılır, kanuni ve hukuki bir nedeni yoktur. Her iki şirket türü için de aynı düzenlemeler mevcut olup, TTK m. 494/2'de "devralana geçer" ibaresi ile TTK m. 596/1'de "iktisap eden kişiye geçer" ibareleri anlam olarak aynıdır.

Yukarıda da değinildiği gibi anonim şirketlerde genel kurula katılma ve oy haklarının şirket onayına tabi tutulmuş olması, şirketin kontrolünün korunması amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir ve malvarlığı haklarının doğrudan mirasçılara geçişini ilişkin değildir.

Tüm bu hususlara göre limited şirket ve anonim şirket arasında kanuni düzenleme kapsamında, şirket paylarının mirasçıya miras ortaklığı şeklinde iştirak halinde geçmesi / yasal mirasçılara bireysel olarak tek başına mülkiyet şeklinde geçmesi kapsamında TEK bir fark yoktur.

Her iki madde arasında tek bir fark olmamasına rağmen anonim şirkette miras hisselerini, limited şirketten farklı statüye sokmanın gerekçesi anlaşılamadığından ve de aşağıda açıklandığı gibi amaçsal yorum gereği de ve şirketin devamlılığı ilkesine ve kanunun açık hükmüne aykırı olarak ileri sürülen "iştirak halinde mülkiyet görüşüne" çoğunluk olarak katılmamız mümkün değildir.

Şirket payının mirascıya intikalinde yine limited şirketlerde olduğu gibi anonim şirketlerde de gerek senede bağlanmamış çıplak paylar açısından gerek ise senede bağlanmış paylar açısından bir fark yoktur. Senede bağlanmış paylar açısından TTK 432.

Ve 477. maddedeki "(1) Bir pay, birden çok kişinin ortak mülkiyetindeyse, bunlar içlerinden birini veya üçüncü bir kişiyi, genel kurulda paydan doğan haklarını kullanması için temsilci olarak atayabilirler" hükmü ve TTK 477/2 maddesi ndeki "(2) Genel kurul, sermaye tutarı aynı kalmak şartıyla, esas sözleşmeyi değiştirmek suretiyle, payları, asgari itibarî değer hükmüne uyarak, itibarî değerleri daha küçük olan paylara bölmek veya payları itibarî değerleri daha yüksek olan paylar hâlinde birleştirmek yetkisini haizdir.

Şu kadar ki, payların birleştirilebilmesi için her pay sahibinin bu işleme nay vermesi gerekir" hükmü devreye giderecektir.

2. Özel Hüküm - Genel Hüküm İlişkisi

TTK m. 494/2 hükmü, TMK m. 640'a göre özel hüküm (lex specialis) niteliğindedir. Şirketler hukukunun kendine özgü gereklilikleri ve ticari hayatın realiteleri nedeniyle kanun koyucu, anonim şirket paylarının mirasçılara intikalinde miras hukukunun genel ilkelerinden bilinçli olarak ayrılmıştır. Özel kanun hükmünün genel kanun hükmünden önce uygulanacağı ilkesi (lex specialis derogat legi generali) gereğince, TMK m. 640'ın bu alanda uygulanması mümkün değildir.

3. Amaçsal Yorum ve Şirketin Devamlılığı İlkesi

Şirketler hukukunda "işletmenin/şirketin devamlılığı" ilkesi büyük önem taşır. Anonim şirketlerin faaliyetlerinin sağlıklı sürdürülmesinde sadece pay sahiplerinin değil, çalışanların, alacaklıların, ticari muhatapların, tüketicilerin, devletin ve toplumun menfaati vardır. Payların iştirak halinde mülkiyete tabi olması halinde, şirket yönetiminde ve karar almada önemli sorunlar yaşanabilir.

İştirak halinde mülkiyet görüşünün kabulü halinde, ticari deneyimi olmayan tereke temsilcilerinin önemli işletme kararları (business judgment) alması, özellikle ortağın birden fazla şirkette pay sahibi olması durumunda çok sayıda şirketin tereke temsilcisi tarafından yönetilmesi zorunluluğu, halka açık şirketlerde karmaşaya yol açması ve şirket menfaatleri ile tereke menfaatleri arasında çatışma riski gibi sakıncalar ortaya çıkacaktır.

Tüm bu nedenlerle ve ayrıca özellikle Almanya'dan farklı olarak Türkiye'de gerek hacim açısından büyük gerek ise sayı açısından fazla olan şirket anonim şirket olmakla anonim şirkette de limited şirketteki düzenlemenin bire bir aynısı kanun koyucu tarafından getirilmiştir.

Birebir olmadığı gibi bir düşünce yine akla takılabileceğin tekraren: TTK m. 494/2'de "devralana geçer" ibaresi ile TTK m. 596/1'de "iktisap eden kişiye geçer" ibareleri anlam olarak aynı olduğu dikkate alındığında her iki madde arasındaki tek fark, anonim şirketlerde genel kurula katılma haklarıyla oy haklarının şirket onayına tabi tutulmuş olmasıdır ki, bu husus şirketin yönetim kontrolünün korunması müessesesine ilişkin olup bu farklılık payların mülkiyetinin ve malvarlığı haklarının mirasçılara doğrudan geçip geçmediği konusu ile ilgisinin bulunmadığı açıktır.

Limited şirketlerde bireysel geçiş görüşü kabul edilirken, anonim şirketlerde iştirak halinde mülkiyet görüşünün tercih edilmesinin anlaşılır, kanuni ve hukuki bir nedeni yoktur.

4.Sonuç

Yukarıda açıklanan gerekçelerle, anonim şirket paylarının murisin ölümü halinde mirasçılara miras payları oranında doğrudan geçtiği, TTK m. 494/2 hükmünün TMK m. 640'a göre özel hüküm niteliğinde olduğu ve elbirliği mülkiyetinin anonim şirket payları bakımından uygulanamayacağı,

Müteveffa ...'ın 636.502 adet payının, veraset ilamına göre eşit olarak (1/4'er pay) mirasçılara dağıtılması gerekir iken, vasiyetnameye dayalı olarak farklı oranlarda dağıtıldığı tespit edilmiştir. Yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Genel Kurula Katılma ve Oy Hakları Açısından: TTK m. 494/2 uyarınca, bu haklar şirketin onayına bağlıdır. Şirketin onayı yönetim kurulu kararı ile verilir. Somut olayda, şirket yönetim kurulu, kararıyla mirasçıları ortak olarak kabul etmiş, ancak pay oranlarını vasiyetnameye göre belirlemiştir. Bu kararın hükümsüzlüğü, mirasçıların ortak olarak kabul edilmesi iradesini ortadan kaldırmamaktadır. Dolayısıyla, yönetim kurulu kararının hükümsüzlüğüne karar verilmiş olsa da, mirasçıların şirkete ortak olarak kabul edilmesi iradesi geçerliliğini korumaktadır.

A.Ş'lerde de şirket hissesine ilişkin miras payından intikal eden mirasen sahip olunan payların iştirak halinde değil, doğrudan mirasçının uhdesine geçeceği , bunlara göre yapılan hesaplamada Davacı açısından (muhalefet/olumsuz oylara) 79.562,75 oy eklenmek, Faik'e eklenen 79.562,75 oy eksiltmek suretiyle GK kararlarının tamamının incelemesi yapıldığında

Yukarıda açıkladığım kanaatime göre gündemin 1-2-4 ve 6. No.lu maddeleri gereğince alınan kararların yokluğu veya iptali koşulları bulunmadığından reddi gerektiği, aynı şekilde 5 no.lu gündem maddesi ile alınan kararın yokluğu koşulları bulunmayıp 41.176,43-TL'yi aşan kısmının iptali gerektiği gerekçeleri ile sayın çoğunluğun görüşüne bu kararlar açısından muhalifim.

Başkan ...

¸e-imzalıdır

Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/529, K. 2025/325, 24 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Muhalefet Şerhi
  5. II. Anonim Şirket Paylarının Mirasçılara Geçişi Konusunda Hukuki Değerlendirme
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/529
Karar No
2025/325
Tarih
24 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/536 K.2025/277
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/537 K.2025/326
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/549 K.2025/279
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/556 K.2025/382
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/568 K.2025/267
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/575 K.2025/380

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.