KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 3 Mart 2021
- Esas no
- 2021/115 Esas
- Karar no
- 2021/161
- Dava
- Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle
- Dava tarihi
- 18/02/2021
Karar Metni
575 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 18.02.2021 tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili, düzenleyeni ... A.Ş.olan, 242 numaralı intifa senedi ile düzenleyeni yine aynı şirket olan ... numaralı 1 adet b grubu payı temsil eden 5.000,00-TL itibari değerde nama yazılı pay senedinin sahibi olduğunu.
İlgi senetlerin asılları müvekkilin elindeyken elde olmayan sebeplerle kaybolduğunu, tüm aramalarına rağmen bulunamadığını, müvekkilinin adının ... olmasına rağmen bazı evraklarda ... olarak geçtiğini, bir kısmının düzeltildiği hususunun şirketle yapılacak yazışmalarda teyit edilebileceğini, davaya konu senetlerin ihtiyati tedbir olarak 3. kişilere devrinin önlenmesi yolunda bir karar verilmesi ve asılları bulunamayan senetlerin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmaktadır.
Dava hasımsız açıldığından karşı tarafa bir davetiye gönderilmemiştir. Zayi istemine konu belgenin TTK'nın 486. maddesi gereğince anonim şirket hisse senedi bastırılana kadar onun yerine geçmek üzere şirket tarafından çıkartılan kıymetli evrak niteliğindeki belgelerden olduğu, aynı fıkrada kıyasen nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağının düzenlendiği, yasanın 654 ve 657. maddeleri gereğince ise nama yazılı senetlerin hamiline yazılı senetlere ilişkin hükümlere göre iptalinin talep edilebileceği kanaatine varılmaktadır.
Davacı tarafta yer alan taraf için aktif dava sıfatı, davalı tarafta yer alan taraf için pasif taraf sıfatından söz edilebilir. Uygulamada, "sıfat" yerine "husumet" terimi de kullanılmaktadır. Sıfat dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir.
Ancak sıfat bir itiraz olduğundan, hâkim diğer itirazlar gibi taraf sıfatını da dava dosyasından anlayabildiği sürece kendiliğinden nazara alır. Sıfat, davada taraflardan birinin davaya konu subjektif dava hakkının bulunup bulunmadığı ile ilgili bir husustur. Tarafların sıfatının yargılama sonuna kadar devam etmesi zorunludur. Bu husus mahkemece re’sen göz önünde bulundurulmalıdır.
Bir davada, taraflardan birinin, davacıya da davalı sıfatının (aktif ya da pasif husumet ehliyetinin) olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Bir kişinin belli bir davada davacı ya da davalı sıfatını haiz olup olmadığı şeklinde nitelendirilen husumetin, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen bir ilk itiraz olmadığı gibi, davalı tarafından ileri sürülmesi gerekli bir def'i de değildir. Davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vâkıf olunduğu takdirde re'sen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur.
Dosyamızda davalı gösterilmeyerek dava hasımsız olarak açılmıştır. Hâlbuki davacının amacı ... A.Ş nezdinde bulunan 242 numaralı intifa senedi ile düzenleyeni yine aynı şirket olan ... numaralı 1 adet b grubu payı temsil eden 5.000,00-TL itibari değerde nama yazılı pay senedinin sahibi olduğunu, ilgi senetlerin asıllarının davacının elindeyken elde olmayan sebeplerle kaybolduğunu, tüm aramalarına rağmen bulunamadığını, davacı adının ... olmasına rağmen bazı evraklarda ... olarak geçtiğini, bu durumunda düzeltilmesi gerekçesi ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda davacının sahibi olduğu hisse senetlerinin ... A.Ş olması nedeniyle bu şirketi hasım göstererek dava açması gerektiğinden hasımsız açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imza Hakim ... · e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/115, K. 2021/161, 3 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama