KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2022
- Esas no
- 2021/661 ESAS
- Karar no
- 2022/265
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 19/10/2021
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ..., ... ili, ... İlçesi, ...
Mahallesi ... ada 3 parsel (6695 eski parsel )'de bulunan 2. kat 28 nolu bağımsız bölümün dolaylı kullanıcısı olduğunu ve taşınmazı kiraladığını, taşınmazdan faydalanan şahıs müvekkili olup bu konuda derdest bir dava yahut uyuşmazlık bulunmadığını, müvekkili söz konusu taşınmazı Sosyal Sigortalılar ... ödemelerini tam ve eksiksiz olarak tamamlayarak teslim aldığını fakat Almanya’da ikamet etmesi sebebiyle hiçbir zaman tapu işlemlerini tamamlayarak tapuda malik olmadığını, bağımsız bölüm hali hazırda ...'nin üzerine kayıtlı olup, üzerinde başkaca bir hak yahut kısıtlılık bulunmadığını,
adı geçen kooperatifin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesine göre 31/07/2013 tarihinde resen terkin edilmiş olup, içindeki malvarlıkları ile terkini yapılması sebebiyle ihya davasını açma zarureti hasıl olduğunu, her ne kadar kanunun aradığı prosedür takip edilerek kooperatifin sicilden terkinine karar verilmiş olsa da, içerisinde malvarlığı bulunan ve devir işlemlerini gerçekleştirmeyen kooperatifin ihyasında davacı yanın hukuki yararı olduğunun kabulü ile ...'nin ihyasına ve ihyanın Ticaret Sicil'de tesciline ve Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına karar verilmesini,
usulen davalı olarak Ticaret Sicil Müdürlüğü gösterilmiş olsa da yasal hasım olması dikkate alınarak davalı yan yönünden vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri bulunmadığından bunlar yönünden karar verilmemesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işlemi, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7.maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, davacı ...'ın; İstanbul ili, ... İlçesi, ... Mahallesi 1413 ada 3 parsel (6695 eski parsel )'de bulunan 2. kat 28 nolu bağımsız bölümün dolaylı kullanıcısı olup, taşınmazı kiraladığı davacının söz konusu taşınmazı Sosyal Sigortalılar ... ödemelerini tam ve eksiksiz olarak tamamlayarak teslim aldığı ancak Almanya’da ikamet etmesi sebebiyle hiçbir zaman tapu işlemlerini tamamlayarak tapuda malik olmadığı gerekçesine dayalı kooperatifin ihyası istemine ilişkindir.
Üzerinde malvarlığı bulunup/malvarlığına ilişkin davası bulunup terkin edilen şirketin ihyasının önündeki; TTK'nun Geçici 7/15. maddesindeki ihya için öngörülen 5 yıllık sürenin ihyaya engel olup olmayacağı ön sorun teşkil etmektedir.
Tüzel kişilerin bir mirasçısının bulunmaması, terkin edilen şirketin menkul ve gayrimenkullere ne olacağı sorunu, tüzel kişilerin sicilinden silinmesi tüzel kişiliğini maddi anlamda sona erdirmeyip, tüzel kişiliğin sona erebilmesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerekliliği ve yine TTK Geçici madde 7'deki her ne kadar ilgililerin dava açma süresi 5 yıl ile sınırlandırmışsa da yine aynı maddede, terkin edilen şirketlere ait menkul ve gayrimenkullerin hazineye intikal süresinin 10 yıl olarak belirlemesi dikkate alındığında bu beş yıllık sürenin somut olayımızda ihyaya engel teşkil etmeyeceği anlaşılmıştır.
Başkan ... · ¸ · Üye ... · ¸ · Üye ... · ¸ · Katip ... · ¸
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/661, K. 2022/265, 7 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama