KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Esas no
- 2022/773 Esas
- Karar no
- 2025/345
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 18/11/2022
Karar Metni
1.776 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle. 20/01/2022 günü saat 12:00 civarında müvekkili sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosikleti ile ... Mah. 3. Sk. üzerinden 8. Sk. istikametine doğru seyir halinde iken; ... Sk.
No:101 yanına geldiği esnada sağ tarafından ... marka, plaka sayısı 63 harf ve diğer rakam grubu bilinmeyen sürücüsü faili meçhul araç motosikletinin önüne doğru şerit değiştirdiğini müvekkilinin motosikletin hakimiyetini kaybetmesi ile yere düştüğünü, kaza nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin ilk muayenesinin ... ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapıldığını, kaza sonucunda maddi zararın karşılanması amacıyla 21/06/2022 tarihinde davalıya başvurduklarını, davalının tazminat taleplerine olumlu yanıt vermediğini iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla;
davacıya ödenmesi gereken 7.800,00-TL daimi maluliyet, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 50,00-TL sürekli bakıcı gideri ve 50,00-TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00-TL maddi tazminatın davalıdu başvuru tarihi olan 21.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle. Davanın davacının Karayolları Trakfik Kanunu'nun (KTK) 91 maddesine uymadığını, davacının 20/02/2019 tarihinde müvekkilinin yönlendirmesi ile T.C. ...
Eğitim ve Araştırma Hastanesine başvurduğunu, davacının hastane evraklarını müvekkiline göndremesi gerekirken doğrudan komisyona başvurduğunu, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, esasa ilişkin olarak; müvekkilinin poliçeden dolayı sorumluluklarının davacının kusuru oranında olduğunu ve olay tarihi itibariyle kişi başı azami 290.000,00-TL olduğunu, kazaya neden olduğu iddia edilen aracın plakasının tespit edilemediğini, kaza tespit tutanağında sadece davacının beyanının olduğunu ve tutanağın bu hali ile iddiaları destekleyecek nitelikte olmadığını,
kişinin maluliyetinin hesaplanabilmesi için tedavi sürecinin son ermiş olması gerektiğini, kazanç kaybına ilişkin olarak; sağlık giderlerine ilişkin teminatların SGK'nın sorumluluğunda olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, son olarak davayı kabul anlamına gelmemekle müvekkilinin dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizle sorumlu olduğunu iddia ederek; davanın reddini, davacının talep ettiği tüm zarar ve gider taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmili talep etmiştir.
Makine Mühendisi/Trafik Bilirkişi ve Aktuerya Uzmanı Bilirkişi Heyetinin 10/02/2025 Tarihli Raporunda Özetle. "Kazazede‘nin Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli engellilik oranının olmadığı görüldüğünden maluliyet raporuna istinaden kazazede yönünden sadece Geçici İş Göremezlik hesabı yapıldığı,
Geçici İş Göremezlik hesabının Geçmiş Dönem içerisinde sonlanan bir hesap olması sebebiyle, rapor/hesap tarihine göre yapılacak hesaplamada hangi Yaşam Tablosunun kullanıldığının ve hesap yöntemi olarak Progresif Rant Yöntemi ya da Aktüeryal Yöntem kullanılmasının ve de hesap tarihi itibariyle bilinen son güncel kazancın dikkate alınmasının hesaplamaya herhangi bir etkisinin bulunmadığı, Sayın Mahkemece, davacı sürücü ...’ün beyanı ile düzenlenmiş Ölümlü/ Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile 30.01.2022 tarihli Şikayetçi İfade Tutanağının, kusur yönünden yeterli olduğuna kanaat edilmesi durumunda.
63 Plakalı Harf Ve Son Rakam Grubu Bilinmeyen Aracın Meçhul Sürücüsünün. 20.01.2022 tarihli yaralamalı, tek araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 olduğu; ...
Plakalı Motosiklet Sürücüsü Davacı ...’ün, 20.01.2022 tarihli yaralamalı, tek araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda; atfı kabil kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu, dosya kapsamında yer alan ve kolluk kuvvetlerince düzenlenmiş kaza tespit tutanağında, sürücü ...’ün koruyucu ekipman takıp takmadığı hususunun belirlenemediği belirtilmiş olduğundan, davacı sürücünün Müterafik Kusurundan bahsedilemeyeceği, davalı ya da dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan Geçici İş Göremezlik ödemesi tespit edilmediği, davacının hesaplanan zararından bu yönde bir indirim söz konusu olmadığı,
davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararının 42.669,41-TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi Teminatı Limitinin 500.000,00-TL olduğu, teminat limiti aşan zararının olmadığı, faiz türü bakımından dosya kapsamında davacı tarafın yasal faiz talebi bulunduğu tespit edilmiş olup; hesaplanan tazminata yasal faiz uygulanması gerektiği; her ne kadar davacı taraf başvuru (21.06.2022)
tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuşsa da; faiz başlangıcının Karayolları Trafik Kanunu md 99 gereğince 01.07.2022 tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği" görüş ve kanaatine varılmıştır.
Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Dairesi'nin 22/08/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Halil oğlu, 15.01.1986 doğumlu ...’ün 20.01.2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu dolayısıyla;
1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu,
2.İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği
3.Başka birinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." görüş ve kanaatine varılmıştır.
Davacı Vekilince 25/02/2025 Havale Tarihli Dava Değeri Arttırım Dilekçesinde Özetle; Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve Adli Tıp Kurumu raporları neticesinde hesaplanan geçici iş göremezlik zararının 42.569,41-TL arttırılarak toplam 42.669,41-TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
DELİLLER
-... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davacının hizmet döküm cetvelini içerir ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını bildirir müzekkere cevabı,
-... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen davacıy ait tedavi evraklarının içerir müzekkere cevabı,
-... Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen davacının hizmet döküm cetvelini içerir ve davacıya ödeme yapılıp yapılmadığını bildirir müzekkere cevabı,
-... Polis Merkezi Amirliği'nden gelen soruşturma dosyası bilgilerini ve 2022/1015
Suç numaralı dosyayı içerir müzekkere cevabı,
-... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/... sayılı dosyası,
-...Üniversitesinden gelen davacının durum bildirir raporlarını içeren müzekkere cevabı,
-Davacı tarafından sunulan; Kaza Tespit Tutanağı, İfade Tutanakları, Uzman mütalaası bilirkişi kusur raporu, muayene evrakı, epikriz raporu, genel adli muayene raporu, davalıya Başvuru Dilekçesi ve Mail Yazışmaları,
-Bilirkişi raporu
-Adli Tıp Kurumu raporu
-Tarafların beyan ve dilekçeleri
-Arabuluculuk son tutanağı
-Tüm dosya kapsamı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğu yaralamalı trafik kazası iddiası kapsamında davacının sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri talebinin davalı ... hesabından tahsili koşullarının oluşup oluşmadığına yöneliktir. Sorumluluğu doğuran olayın, zarar görenin vücut bütünlüğünü ihlâl etmesi hali 6098 sayılı TBK m. 54'te özel olarak hükme bağlanmıştır. Bu hüküm gereğince vücut bütünlüğünün ihlâli halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddî zararın türleri; masraflar, çalışma gücünün kısmen veya tamamen kaybından doğan zararlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar şeklinde düzenlenmiştir.
Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır.
Zarar görenin malvarlığında eksilen değer yerine aynı nitelikte bir değer konulması mümkün olduğu takdirde bu değer; bu mümkün olmadığı takdirde, nicelik yönünden, yani para ile ona denk bir değer konulur ve zarar verenin yerine getirmek zorunda olduğu bu yükümlülüğe tazminat yükümlülüğü adı verilir. Tazminat yükümlülüğünün, bir diğer ifadeyle zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, öncelikle zararın hesaplanması gerekmektedir.
Zarar görenin malvarlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile böyle bir olay meydana gelmeseydi göstereceği durum arasındaki farkı ifade eden zarar, eşyaya ilişkin olabileceği gibi kişiye ilişkin de olabilecektir. Vücut bütünlüğünün ihlalinden doğan zararların da kişiye ilişkin zarar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bununla birlikte Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereğince kişinin vücut bütünlüğünün ihlâli nedeniyle ortaya çıkan beden gücü kayıplarının gelirinde veya malvarlığında bir azalma meydana gelmese dahi tazminat gerektiği kabul edilmekte ve bu husus güç kaybı tazminatı olarak ifade edilmektedir.
Bu durum ilk bakışta sorumluluk hukukundaki zarar kavramına aykırı gibi görünse de burada vücut bütünlüğü ihlâl edilen kişinin aynı işi zarardan önceki durumu ve diğer kişilere göre daha fazla güç sarf ederek yaptığı gerçeğinden hareket edilmekte ve zararı, fazladan sarf edilen bu gücün oluşturduğu kabul edilmektedir.
Bunun gibi çalışma yaşına gelmemiş küçükler yönünden de bedensel zarar sonucu oluşan maluliyet nedeni ile evde ya da dışarıda aileye yardımcı olma, eğitim alma, yeme, içme vb gibi tüm yaşamsal faaliyetlerin sürdürülmesinde emsallerine göre sarfetmesi gereken fazla çaba veya güç (efor) bir ekonomik değer olarak gürülmeli ve bu nedenle bir zarar oluştuğunun kabulü gerekmektedir (Yargıtay 17. H.D. 2016/10015 Esas 2019/4332 Karar sayılı emsal ilamı).
2918 sayılı KTK'nın 91.maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliğinin 9. maddesinde; trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabına başvurulabileceği belirtilmiştir. ... Hesabı, plakası tespit edilmeyen bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır.
Somut olayda davacı, 63 plakalı bir aracın model ve rengini belirterek, yaralandığı kazayı somut bir şekilde anlatmış, kaza tespit tutanağı tutulmuş ve aynı gün hastaneye trafik kazası öyküsü ile başvurmuştur.
Bu kapsamda savcılık şikayeti ile desteklendiği şekilde trafik kazasının meydana geldiği ve buna sebep olan aracın plakasının tespit edilemediği, karşıdaki araca dair daha fazla bilgiyi elde etmesinin davacıdan beklenemeyeceği, dolayısıyla plakası tespit edilemeyen araç nedeniyle ortaya çıkan zarardan davalı ... Hesabının sorumlu olacağı anlaşılmıştır.
Meydana gelen kazanın oluşumunda tutulan kaza tespit tutanağı, davacının anlatımı, alınan bilirkişi raporu ve sunulan uzman mütalaası kapsamında plakası tespit edilemeyen aracın hatalı manevrası nedeniyle tam ve asli kusurlu olduğuna kanaat edilmiştir.
Davacının yaralanmasının kaza tarihindeki yönetmelik kıstaslarına göre sürekli maluliyete neden olmadığı ve yaralanmanın niteliği itibariyle davacının sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının doğmadığı alınan ATK raporundan anlaşılmış, bu yöndeki talepler reddedilmiştir.
Davacının 9 aylık iş göremezlik süreci için aktüeryal hesap yapıldığı, SGK tarafından tenzil edilecek bir ödeme bulunmadığı, fazlası iddia veya ispat edilmediği için asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre 42.669,41-TL geçici iş göremezlik zararı yönünden davalı sorumlu bulunmakla bu bedele hükmedilmiştir.
Davacının ayak bileği çevresindeki yaralanma kapsamında koruyucu ekipman kullanarak zararı azaltabilecek bir tedbir olanağı bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Hükmedilen alacağa davalıya yapılan 21/06/2022 başvuru tarihine göre 8 iş günü sonrası için 02/07/2022 temerrüt tarihi kabul edilmiş ve bu tarihten yasal faize hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/773, K. 2025/345, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama