KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Esas no
- 2023/12 Esas
- Karar no
- 2024/383
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 05/01/2023
Karar Metni
1.847 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının müvekkili şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz olarak kaçak kullanımına ilişkin yetkili memurlar tarafından tutanaklar tutulduğu ve Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu,
dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile davalının fatura ve kaçak elektrik borcuna istinaden tutulan tutanaklar dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/...
Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamını, davalı yanın %20'den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara usulüne uygun tebligatlar yapılmış olup, davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır.
Mahkememizce ... icra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasının UYAP'tan ve davacı şirketten abonelik dosyasının celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının ... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı takip dosyasında 23.548,39-TL kaçak elektrik bedeli, 351,66-TL gecikmiş gün faizi, 63,30-TL faizin KDV'si olmak üzere 23.963,35-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçlu ...'a 13/06/2022 tarihinde, davalı şirkete 14/06/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçluların 14/06/2022 tarihinde süresi içerisinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Elektrik Mühendisi bilirkişinin 12/09/2023 tarihli raporunda özetle. EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinin, “...Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi....” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği, bu nedenle davalıı mahal yerinde kaçak elektrik kullandığı, Sayın Mahkemenizde görülmekte olan 2023/... E. sayılı dosyasının da incelenmesinde, 2023/...
E sayılı dosyada, davacı 11.02.2023 tarih ne ... seri nolu kaçak tespit tutanağı ile 25.03.2023 tarih ve ... seri nolu kaçak tespit tutanağı arasındaki kaçak tüketim hesabının yukarda yapıldığı, 2023/... E sayılı dosyada da 11.02.2012 tarih ve ... seri nolu kaçak tespit tutanağı ile 04.03.2023 tarih ve ... seri nolu kaçak tutanağı arasındaki kaçak tüketim tespitinin istenildiği, istenilen tarihler arasındaki kaçak tüketimin zaten 2023/...
E. sayılı dosyaya ilişkin yapılan hesaplamanın içinde olduğu, bu nedenle davacının 2023/13 E sayılı dosyadaki telebinin mükerrer olduğu, ( Söz konusu husus 2023/... E. sayılı dosyanın rapor içeriğinde açıklanacaktır.) Davacı, ... ... İcra Dairesi 2022/...
E sayılı İcra takip ile 53.364,64TL asıl alacak, 426,92TL faiz ve 76,88TL KDV olmak üzere toplam 53.868,41TL talebinin olduğu, mahal yerinde kullanılan kaçak tüketim tutarının, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda, kaçak tüketim miktarının 52.260,12TL asıl alacak tutarı, faiz tutarı 1.174,87TL tutarı ve 211,47TL KDV ilavesiyle toplam 53.646,46TL hesaplandığı, ancak, davacının icra takip dosyasında faiz talebinin 426,92TL, Faiz KDV”si 76,85 olmak üzere toplam 503,77 TL talebinin olduğu,
talebe bağlılık ilkesi gereğince faiz tutarının 503.77TL ve hesaplanan asıl alacak tutarı 52.260,12 TL olmak üzere toplam tutarın 52.763,89TL hesaplandığı, Davacı, davalıdan toplamda 52.260,12TL alacaklı olduğu, icra inkar tazminatı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Elektrik Mühendisi bilirkişinin 27/02/2024 tarihli ek raporunda özetle. EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 42/1-a maddesinin, “...Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi....” şeklinde düzenlendiği, bu hususun kaçak elektrik tüketimine girdiği, bu nedenle davalıı mahal yerinde kaçak elektrik kullandığı, Davacı, ... İcra Dairesi 2022/...
E sayılı İcra takip ile 53.364,64 TL asıl alacak, 426,92 faiz ve 76,85 TL KDV olmak üzere toplam 53.868,41TL talebinin olduğu, Mahal yerinde kullanılan kaçak tüketim tutarının, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda, kaçak tüketim miktarının 30.209,68TL asıl alacak tutarı, faiz tutarı 677,85TL tutarı ve 122,01TL KDV ilavesiyle toplam 31.009,54 TL hesaplandığı, talebe bağlılık ilkesi gereğince davacının 30.209,68TL asıl alacak, 426,92TL faiz ve faizin KDV tutarı 76,85 TL ilavesiyle toplam 30.749,45 TL hesaplandığı, Davacı, davalıdan toplamda 30.749,45 TL alacaklı olduğu,
İcra inkar tazminatı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki abonesiz kaçak bedeline ilişkin faturaya dayalı yapılan icra takibine davalının itirazı sonucu takibin durması ve mahkememize açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. EPDK'nin yayınladığı yönetmeliğin 26/1-b maddesinin, ''.... veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,,,,...” şeklinde düzenlendiği, davalının sözleşmesiz kaçak tüketiminin bulunduğuna dair tutanak düzenlendiği, kaçak tespit tutanaklarının, kaçak elektrik kullanan suç failini açıkça belirtir ve doğru tespitlere yönelik düzenlenmesi, halinde bundan sonra aksinin sabit oluncaya kadar geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda tüketimin kaçak olduğu gözetilerek sözleşmesiz kullanım nedeniyle tutanaktaki tespitler, EPDK birim fiyatları ve ilgili yönetmelikleri doğrultusunda asıl alacak tutarının 30.749,45-TL hesaplandığı, bu miktarın Mahkememiz 2023/... E. sayılı dava dosyasına konu kaçak tutanağının tarihlerini kapsamayacak şekilde hesaplandığı, davacı vekilinin de bu hatayı düzeltecek şekilde 17/10/2023 tarihli dilekçesi ile talepte bulunduğu görülmüştür.
Bilirkişinin ek rapor ile tespit ettiği 30.749,45-TL'lik miktarın maddi hata ile yanlış toplandığı, düzeltilmiş toplama işlemi karşısında asıl tüketim bedelinin 30.243,01 TL olduğu, talep edilen 426,92 TL'lik işlemiş faiz ve 76,85 TL'lik KDV bedelinin ise zaten hesaplanan miktarların altında kaldığı, bu yönüyle taleple bağlı kalınmak gerektiği, asıl alacak ve ferilerine dair bu 3 kalemin toplanması ile takipte talep edilebilecek miktarın 30.746,78 TL olarak hesaplanması gerektiği anlaşılmıştır.
Hukuk Genel Kurulunun ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin yerleşmiş uygulamasına göre; abonelik sözleşmesinde ödemelerde gecikme olması hâlinde, 6183 sayılı kanun da belirtilen gecikme zammının istenebilmesi için, gecikme zammına ilişkin şartın açık, anlaşılabilir ve oranları da belirtilmek suretiyle yazılması gerekir. Soyut olarak, salt kanun ve yönetmelik hükümlerine atıf yapılmış olması hâlinde gecikme zammı istenemez, abonenin sıfatına göre faiz istenebilir.
Abonelik (elektrik, su, atık su ve doğalgaz) sözleşmesinde. 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı oranının uygulanacağına yönelik bir hüküm yoksa, borç ödenmediği takdirde, normal tüketim bedeline 6183 sayılı Kanunda belirtilen gecikme zammı değil, abonenin sıfatına (mesken ise yasal faiz, ticarî ise TTK’nuna tabi aboneler için ticarî faiz, diğer aboneler için yasal faiz) faiz uygulanacaktır.
(HGK’nun 22/09/2010 tarih, 2010/13-466 Esas, 2010/410 Karar, 28/11/2012 tarih,2012/13-624 Esas, 2012/915 Karar, 3. HD’nin 27/02/2014 tarih, 2013/... Esas, 2014/... Karar sayılı ilâmlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.)
Davacı her ne kadar takipte 19.2 oranında faiz talebinde bulunmuş ise de taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunmadığı, gecikme zammına dair oranın uygulanamayacağı, davalının tacir olduğu ve olayın haksız fiil niteliği gözetilerek ticari işlerde avans faizinin esas olduğu anlaşılmakla işlemiş ve işleyecek faize dair itiraz yönünden talep kısmen reddedilmiş, bilirkişi raporunda avans faizine göre faturaya göre temerrüt ve takip tarihi arasındaki hesaplamaya itibar edilmiştir.
Elektrik faturalarından alınması gereken katma değer vergisinin (KDV) düzenlendiği, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 9. maddesinde; tarife tespitinde yer almayan ve elektrik enerjisi tüketiminin kWh'ı başına tahsil edilmesi gereken ve Kanunlarla belirlenmiş olan vergi (Belediye Tüketim Vergisi, Katma Değer Vergisi ve bunun gibi) resim ve harcın, teşekkül veya şirket tarafından ayrıca faturalara ilave edilerek tahsil edileceği, düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, davacı kurum sözleşme yapmak ve böylece karşı edim borçlanmak şartıyla kamuya hizmet sunmuş bulunmaktadır. Davalı taraf ise, sözü edilen hizmetten sözleşme vasıtasıyla yararlanacağı yerde böyle bir sözleşme yapmaksızın (ve belki de bunu istemeksizin) karşılıksız ve kaçak olarak elektrik enerjisinden yararlanmış bulunmaktadır.
O halde, taraflar arasında dürüstlük ilkesine uygun olarak kaçak kullanım halinde “sözleşme benzeri" bir borç ilişkisinin kurulduğu kabul edilmeli ve davacı idarenin bu gibi durumlara ilişkin olarak belirlediği kurallara uygun bedelin davalı tarafından ödenmesi gerekir. Bu sonuç için sunulan edimden davalının sadece yararlanmış olması gerekli ve yeterli görülmelidir.
Konuya ilişkin yasal mevzuat uyarınca kaçak kullanım bedeline KDV eklenmesi yasal bir zorunluluk olduğuna ve taraflar arasında sözleşme benzeri bir ilişki kurulduğuna göre, davacının kaçak kullanımından, bu çerçevede de sorumlu olduğu açıktır. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2014/ ... Esas 2014/... Karar sayılı emsal ilamı) dolayısıyla faturaya dahil edilen KDV ile işlemiş faiz yönünden de istenen KDV miktarı belirlenerek, işlemişi faize ilişkin değişen miktar gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
İcra İnkar Tazminatı yönünden; İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi için, mahkemenin borçlunun ödeme emrine karşı yapmış olduğu itirazın haksız olduğuna karar vermesi gerekir. Borçlunun itirazının haksızlığına karar verilmesi ile takip tarihine göre itiraz olunan alacağın likid (muayyen)-belirli olup olmadığına bakmak gerekir. Likit alacaklarda alacak miktarı belirlidir. Borçlu tarafından alacağın gerçek miktarını belirlemek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinebilecek durumdadır. İİK 67/2.madde hükmünün amacı, borçlu olduğu miktarı bilebilecek veya bilebilecek durumda olan borçlunun icra takibine konu alacağın varlığına haksız olarak itiraz etmesini önlemektir. (Prof.Dr.B.Kuru İ.İ.Huk.2008.İst.sh.230-231).
Somut olayda, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davalı temsilci/ortak yönünden ise sermaye şirketlerinden olan limited şirketlerde, ortaklar açısından sınırlı sorumluluk ilkesinin geçerli olduğu, ortakların sorumluluğunun sadece ortaklığa karşı olup, esas sermaye payı ile sınırlı olduğu, bu ilkenin istisnalarından birinin kamu borçlarından sorumluluk olduğu, limited şirket ortaklarının şirketten tahsil imkanı olmayan kamu borçlarından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları, ortakların bu borcunun sermaye borcundan ayrı, bağımsız bir borç olduğu,
kamu borçlarından limited şirket ortaklarının sermaye miktarı ile değil, sermaye payları oranında sorumlu oldukları, limited şirket borcundan kural olarak şirket tüzel kişiliğinin sorumlu olduğu, davalının iş bu borçtan dolayı davacıya karşı yazılı bir ödeme taahhüdü bulunduğu veya kaçak tüketime konu eylemin bizatihi davalı tarafından gerçekleştirildiği de kanıtlanamadığından davanın şirket hissedarı/yetkilisi olan davalı gerçek şahıs yönünden reddi gerektiği, (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 22/10/2015 tarih 2014/19977 esas 2015/16470 karar) anlaşılmakla davanın, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/12, K. 2024/383, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama