KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2023
- Esas no
- 2023/216 Esas
- Karar no
- 2023/672 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/03/2023
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle. Müvekkil şirket ile davalı arasında ... 46. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu satış sözleşmesine istinaden davalı...'a 638.000,00 TL ödendiğini, ...plakalı 2003 model ... aracın satışı gerçekleştirildiğini, daha sonradan aracın arızalandığı, gizli ayıplarından kaynaklı 16.083,40 TL ödendiğini, faturanın ödenmesi için ...
19. Noterliği ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname gönderiliğini, ihtarnameye cevap verilmesi sonucundan ... 3. İcra Dairesi ... esas numaralı icra dosyasıyla icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı ile takibin durduğunu, ...
3. İcra dairesi ...esas numaralı icra dosyasına kapsamındaki borca davalıca gerçekleştirilen mesnetsiz itirazın iptaline, takibin devamına, kötüniyetli itirazdan kaynaklı olarak asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; Davaya konu araç ticari amaçla satın alınmadığını, müvekkil davacı da aracın kullanıcısı olarak tüketici sıfatında olduğunu, huzurdaki davanın görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, görev itirazının kabulüne, zamanaşımı def'inin kabulü ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, Mahkemeniz aksi görüşteyse haksız davanın reddine, davacı tarafından huzurdaki yargılamaya konu icra takibi kötü niyetli yapılmış olup, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
... 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 38.591,90-TL asıl alacak 304,50-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 38.896,40-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. Maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, taraflar arasında gerçekleşen araç satış işlemine konu aracın ayıplı olduğu iddiasıyla yargılamaya konu davanın açıldığı, araç satış sözleşmesinin Türk Ticaret Kanununda düzenlenen sözleşmelerden olmadığı, bu itibarla davanın mutlak ticari davalardan olmadığı, her ne kadar davacı tacir ise de davalının tacir olduğuna ilişkin hiçbir kaydın bulunmadığı, davalının aracın ilan sitesi aracılığı ile satışa arz ettiği ve tüketici konumunda olduğu,
davalının da cevap dilekçesinde tüketici olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla davanın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığı bu nedenle nispi ticari davalardan da olmadığı anlaşıldığından görev nedeniyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/216, K. 2023/672, 12 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama