KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2024
- Esas no
- 2024/133 Esas
- Karar no
- 2024/376
- Dava
- Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 22/02/2024
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle.
12/05/2016 tarihinde sürücüsü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ... ...'ın yaralandığını, ... sayılı plaka aracın sürücüsü ... ...'ın 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, aracın ...'nın sorumluluğunda olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili ..., söz konusu trafik kazası nedeniyle, ...
Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nden 05/09/2018 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %28 oranında malul kaldığını, müvekkili haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin mağduriyetinin ve maluliyet zararının giderilmesi için sigorta şirketinden ZMSS kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava açma mecburiyeti doğduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle davanın belirsiz alacak davası olarak kabulü ile,
maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, 50-TL sürekli iş göremezlik, 25-TL geçici iş görmezlik
10-TL sürekli bakıcı gideri, 15-TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 100-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesini, yapılacak yargılama nedeniyle oluşacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının aynı kaza ve taleplerle ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ... ve ... sayılı dosyalardan başvuru yapıldığını, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/...
Esas sayılı dosyadan dava açıldığını, 2018.E ... sayılı sürekli iş göremezlik gideri talepli dosyadan verilen ... numaralı kararla dosyadan el çekildiğini, 2019.E ... sayılı sürekli ve geçici iş göremezlik gideri talepli dosyadan verilen ... numaralı kararla talebin usulden reddine karar verildiğini, davacının aynı taleplerle yapmış olduğu başkaca yargılamalar bulunduğundan ve bu yargılamalar neticelenerek kesin hüküm kurulduğundan, mahkemeniz huzurundaki işbu davanın da başkaca bir inceleme gerektirmeksizin “kesin hüküm” nedeniyle HMK’nın 114/1-i bendi gereği dava şartı yokluğundan reddini talep ettiklerini, ...
Sigorta A.Ş'ye eksik/geçersiz evrak ile müracaat yapıldığı tespit edildiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanın zararı karşılanmış olup haksız yapılan davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu araç sürücüsünün kusuru oranında ve her durumda kaza tarihinde geçerli zorunlu sigorta poliçesinin teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı yanın yasaya aykırı ve tek taraflı temin ettiği raporun hükme esas teşkil etmemesini talep ettiklerini, davacı yanın sunmuş olduğu maluliyet raporunda belirtilen oran, süre ve tutarların fahiş olduğunu,
maluliyet tespitinin trafik sigortası genel şartları ile yönetmelik hükümlerine uygun yapılmasını ve kaza ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunun irdelenmesini talep ettiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri talebinin teminat harici olması nedeniyle davanın bu yönden de reddi gerektiğini, hesaplamaya esas gelirin asgari ücret olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, davacının müterafik kusuru ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya rücuya tabi gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını,
davacı yanın faiz taleplerinin reddini aksi halde dahi müvekkili şirketin yasal faizden sorumlu tutulmasını, tüm bu açıklanan nedenlerle usule ilişkin itirazlarının,
kesin hüküm itirazlarının kabulünü, davacının tüm taleplerinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce savcılık dosyasının, hastane kayıtlarının, SGK kayıtlarının, araç sahiplik belgeleri celp edilerek dosya kapsamına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yasal düzenleme kapsamında ... Sigorta poliçesi nedeniyle davalı ...nın sorumluluğu bulunduğu aracın kusuru ile neden olduğu kazada davacının yaralanması nedeni ile geçici iş göremezlik, sürekli iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının tazmini istemini konu alıp davacının geçici ve sürekli iş göremezlik zararı, tedavi gideri ve bakıcı gideri zararının bulunup bulunmadığı, varsa miktarı, davalının bu zararlardan sorumlu olup olmadığı, ödenen miktarların yeterli olup olmadığı, ödenen miktar ile ödenmesi gereken miktar arasında fahiş farklılık bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.
..., plakası tespit edilemeyen veya zorunlu trafik sigortası bulunmayan bir aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucunda oluşan zarardan, araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olacaktır. Bunun yanında dava konusu poliçe davalıya ait olmasa da davalı ... kendisine tasfiye nedeniyle devredilen ... sigorta poliçelerinde yasal düzenlemeden dolayı muhatab konumundadır.
2918 sayılı KTK'nın 111/2. maddesi ile, ''Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.'' hükmü düzenlenmiştir
12/05/2016 tarihinde sürücüsü ... ... sevk ve idaresindeki ... plaka aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ... ...'ın yaralandığını, davacı vekili, meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilinin geçici, sürekli iş göremezlik tazminatları, tedavi gideri ve bakıcı giderlerinin tazmini için davayı ...na yöneltmiştir.
Kazanın 12/05/2016 tarihinde meydana geldiği, davacı ... ... (...)'ın 01/06/2016 tarihli kolluk kuvvetlerine verdiği ifade ile kaza nedeniyle kimseden şikayetçi ve davacı olmadığını beyan ettiği görülmüştür.
Davacı vekili her ne kadar dava dilekçesi ile her ne kadar müvekkilinin davalıya başvuru yaptığı, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığı bildirilmiş ise de, Mahkememizce davalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye ilişkin 14/03/2024 tarihli cevabi yazı ile, meydana gelen kaza kapsamında 02.06.2017 tarihinde 16.113,00-TL, 16.03.2018 tarihinde 106,926.00-TL ve 29.03.2019 tarihinde 72.580,00-TL olmak üzere toplam 195.619,00-TL ödeme yapıldığı, yine davacıya ... ...' ın vefatı nedeniyle 21.10.2016 tarihinde 28.982,00 TL ödeme yapıldığı, ve dekontların yazı ekinde sunulduğu görülmüştür.
Davacı, aynı kaza ve taleplerle ilgili olarak ... nezdinde ... ve ... sayılı dosyalardan başvuruların yapıldığı, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/ ... Esas sayılı dosyadan dava açıldığı, ... 'nun ... sayılı sürekli iş göremezlik gideri talepli dosyadan verilen ... numaralı kararla dosyadan el çekildiği, yine ... 'nun ... sayılı sürekli ve geçici iş göremezlik gideri talepli dosyadan verilen ... numaralı kararla talebin usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacının aldığı ödemelerin bir kısmı destekten yoksun kalma zararına ilişkin ise de birçok ödeme kendi yaralanmasına ve maluliyetine yöneliktir. Bu ödemeler davacının %28'lik maluliyet oranına göre yapılmış ve davacı en son 29/03/2019 tarihinde ödemenin yeterliliğine, yaralanması kapsamında başkaca hak iddia etmeyeceğine, davalıyı ve sigortalıyı ibra ettiğine dair belge imzalamıştır. Ödemelerin yetersiz veya fahiş olarak orantısız olduğu tespit edilse dahi dava tarihi itibariyle iki yıllık hak düşürücü süre dolmuştur. Ödeme hangi kalem için yapılırsa yapılsın ibra haksız fiil temelli tüm zararlar yönünden verilmiştir. Bu nedenlerle davanın tümden usulden reddi gerekmiştir.
Davacı vekili her ne kadar ön inceleme celsesinde maluliyetin arttığından bahisle davanın ikame edildiğini belirtse de dava dilekçesinde, davanın ek dava niteliğine dair herhangi bir iddia veya anlatım bulunmadığından teksif ilkesi gereği bu yöndeki iddiaya itibar edilmemiştir. Nitekim dava dilekçesinde de maluliyet oranı %28 olarak belirlenmiş ve zararın arttığı anlamına gelen herhangi bir iddia veya ek dava nitelendirmesini gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/133, K. 2024/376, 27 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama