KÜNYE
T.C. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/342 Esas
- Karar no
- 2025/480
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/05/2025
Karar Metni
800 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle.
Müvekkilinin 05/01/2022 tarihinde mal sahibi ...ile "..." adresini beber olarak işletmek üzere kira sözleşmesi imzaladığını, iş yerinin elektrik aboneliğinin ...adına kayıtlı olduğunu, 2024 yılında müvekkili ile ...arasında kira bedeli konusunda uyuşmazlık çıktığını ve ...'un kötü niyetli olarak 2024 Eylül ayında elektrik aboneliğini iptal ettirdiğini ve tesisatı söktüğünü, bu nedenle müvekkilinin ticari faaliyetlerinin durma noktasına geldiğini, müvekkilinin elektrik kullanımı için kira sözleşmesi kapsamında elektrik aboneliği yapmak için davalıya başvurduğunu, davalının öncelikle tesisat kurulması gerektiğini beyan ettiğini,
bunun üzerine müvekkilinin elektrik ustası...'ı çağırarak tesisat çektirdiğini ve 18.11.2024 tarihinde elektrik aboneliğinin başladığını, daha sonra davalı personellerinin 03/02/2025 tarihinde müvekkili adresinde abonelik sözleşmesi olmadan enerji kullanıldığı iddiası ile tutanak tuttuğunu ve 245.802,44-TL bedelli fatura tahakkuk edildiğini, müvekkilinin kira sözleşmesi tarihi itibariyle elektriği ...'un aboneliği üzerinden kullandığını ve bu kapsamda ödeme yaptığını iddia ederek;
davanın kabulünü, müvekkilinin borçlu olmadığının ve faturanın hukuka aykırı olduğunun tespitini, davacının faiz istemlerinin reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilen fatura bedellerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
6100 sayılı Yasanın 114/1-c. maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.
Bilindiği üzere; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 6335 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile maddenin devamı fıkralarında belirtilen davalar ticari dava olarak nitelendirilmiştir. Yine aynı yasanın 5/3.maddesinde “Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan yasal düzenlemeler uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin özel mahkeme niteliğinde olduğu, bu niteliği gereği görev alanının 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre belirleneceği ve genel mahkemeler ile arasındaki ilişkinin önceki kanunun aksine görev ilişkisi olduğu açıktır. Asliye Ticaret Mahkemelerinin çekişmeli yargıdaki görev alanının, TTK’da ve diğer özel kanunlarda ticari dava olduğu belirtilen davalarla sınırlı olduğu kuşkusuzdur.
Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler.
Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) yürürlüğe girdiği 01.11.2011 tarihinden sonra 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 5. maddesinde 6335 sayılı Kanun ile değişiklik yapılmış ve ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Hocapaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği'nden gelen müzekkere cevaplarında davalının; gerçek kişi ticari işletme
kaydının bulunmadığı, esnaf işletmesi düzeyini aşan gelirinin bulunmadığı, dolayısıyla tacir sıfatını haiz olmadığı, kaldı ki basit usul vergilendirilen ve kazancı bedeni çalışmasına dayanan berberlik yönünden tacir sıfatının doğamayacağı, bu haliyle davanın nısbi ticari dava olmadığı, haksız fiile dayalı davanın niteliği itibariyle de mutlak ticari davaya vücut vermediği anlaşıldığından Mahkememizin görevsizliğine, dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... Hakim ... · e-imza e-imza
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/342, K. 2025/480, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama