KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2025
- Esas no
- 2018/419 Esas
- Karar no
- 2025/767
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 07/05/2018
Karar Metni
1.119 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... sevk ve idaresinde ... Ltd. Şti’ye(...) ait ...plakalı otobüs ile 25.06.2017 tarihinde İstanbul’dan Balıkesir ‘e seyahat ederken Susurluk ilçesinde trafik kazası meydana geldiğini, davalılara ait aracın ...
Sigorta A.Ş. tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen kazada yaralanması nedeniyle; müvekkili için 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin dava ve talep haklar saklı kalmak koşulu ile işgücü kaybı nedeniyle1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, maddi tazminatı için 25.06.2017 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi, kaza tarihi itibari ile manevi tazminat miktarı için yasal faiz uygulanmasına, dava masrafları ile ücreti vekaletin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ltd.
Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; otobüs sürücüsünün öngörülemeyen bir şekilde ani sağlık problemi nedeniyle kendini kaybettiğini ve otobüs yoldan çıkarak devrildiğini, otobüs şoförü fazla saat araç kullanmamış olduğunu, ... istasyonundan yani moladan çıktıktan kısa süre sonra öngörülemeyecek bir sağlık probleminin aniden çıkması sonucu meydana geldiğini, davacının da kaza esnasında Emniyet kamerini takmadığı tespit edildiğini, tüm Otobüs Yolcularının da yolculuk esnasında emniyet kemeri takma mecburiyeti bulunduğunu,
otobüsün koltuklarında emniyet kemerleri bulunmasına rağmen davacının yaralanmasında ve derecesinin artmasında bu kurala riayet etmemesinin faktörü büyük olduğunu, kemer takan yolcular yaralanmadan veya hafif sıyrıklarla kazayı atlattıklarını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davacının iddia ettiği sürekli veya geçici sakatlık veya vücudunda kalıcı iz halinin adli tıp kurumu 3.ihtisas dairesi'nden alınacak rapor ile ispatlanması gerektiğini, trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu,
sağlık giderleri teminatı sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olduğunu, yaralanan ve/veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; 25.06.2017 tarihinde Balıkesir İli, Susurluk İlçesinde davacı şirkete ait, davalı sürücü ... yönetiminde seyir halinde olan ...plakalı şehirler arası yolcu otobüsünün yol dışı olarak devrilmesi sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiş, olayda, ...plakalı şehirler arası yolcu otobüsün yolcu olarak bulunan davacı yaralanması üzerine maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Kusur yönünden yapılan değerlendirmede.
2918 sayılı K.T.K.' nun, Karayollarında trafiğin akışı başlığı altında verilen 46.maddesinin “a” fıkrasında, sürücülerin, Araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmek zorunda oldukları, yine Şerit İzleme, Gelen Trafikle Karşılaşma, Araçlar Arasındaki Mesafe, Yavaş Sürme Ve Geçiş Kolaylığı Sağlama başlığı altında verilen 56.maddesinin Şerti İzleme başlığı altında verilen “a” fıkrasının 3.bendinde, sürücülerin, araçların cinsine ve hızına uygun olmayan şeritten gitmelerinin zorunlu olduğu belirtilmiştir.
Olay şartında, yönetiminde olan aracı şerit içinde tutamayarak yol dışı olmasına neden olan 35 BN 6306 plakalı otobüsün sürücüsü ...” ın trafik kurallarına aykırı ve dikkatsiz davranışları ile olayda tam kusurlu olduğu kanaatine ilişkin 08.03.2025 tarihli ek rapordaki bilirkişi tespiti hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiştir.
Adli Tıp Kurulu 2.İhtisas Dairesi tarafından maluliyete ilişkin rapor alınmış ve rapor içeriğinde; " ... kızı 25.05.1979 doğumlu ...’ın 25.06.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği " kanaatinin yer aldığı görülmüştür.
Dosyamız aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından tespitler yapılmıştır.
ATK 2. İhtisas Kurulunun 31.10.2019 tarihli raporunda, Davacının tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, Geçici iş göremezlik süresinin (9) ay olduğu belirtilmektedir. Her ne kadar ATK tarafından davacının tıbbi iyileşme süresinin (9) aya kadar uzayabileceği bildirilmiş ise de; dava dilekçesinde davacının (3) ay süre ile aylık net ücretinin (1/2) tutarının tahakkuk ettirildiği ve bu oranda kazanç kaybına uğradığı beyan edildiğinden talep ile bağlı kalınarak (3) aylık ücreti (1/2) oranında geçici iş göremezlik maddi zararı hesaplanacaktır. Davacı vekili tarafından 29.06.2020 tarihli dilekçede bu husus açıkça vurgulanmıştır.
Davacının kaza tarihi itibarı ile muhasebe yöneticisi olarak çalıştığı ve 2017/Ocak bordrosundan aylık net ücretinin 5.479,28 TL olduğu görülmüştür. Davacının (3) ay boyunca (1/2) oranında maaşı tahakkuk ettirildiğine göre, davacının 25.06.2017 - 25.09.2017 arasındaki (3) aylık işlemiş aktif devrede geçici (kazanç kaybı) 5479,28 TLX(1/2)x3 ay * 8.218,92 TL olarak tespit edilmiştir. Ancak SGK kapsamında davacıya ödeme yapılmış olup, toplamda 9.955,55-TL ödeme ile bakiye geçici iş göremezlik tazminat talebi kalmayacaktır.
Sürekli maluliyeti de %0 olarak belirlendiğinden sürekli iş göremezlik tazminat talebi hukuken korunabilir nitelikte değildir.
Öte yandan dava dilekçesinde; tedavi gideri adı altında bir alacak kalemine ilişkin talep bulunmayıp, bunun sonradan ileri sürülmesi talebi usulüne uygun hale getirmez. Bu talep de hukuken korunabilir nitelikte değildir.
Davacının manevi tazmin zararı yönünden; kaza nedeniyle yaşadığı korku, kaza nedeniyle yaşadıkları travma hastanede gördükleri tedavi, dikkate alındığında ve de kusur durumu uyarınca talebin 30.000,00-TL yönünden, kazaya neden olan araç sürücüsü ve işleteni yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... yönünden ise; manevi tazmin sorumluluğu poliçe kapsamından kaynaklı olarak mümkün olamayacaktır. Manevi tazminat talebine ilişkin faiz talebi bulunmadığından faize hükmedilmemiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/419, K. 2025/767, 11 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama