KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2022
- Esas no
- 2021/5 Esas
- Karar no
- 2022/612
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 14/01/2016
Karar Metni
1.702 kelime·9 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle.
27/10/2008 tarihinde ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın kusurlu olduğu kazada müvekkili ... ...'in ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, aynı kazada müvekkillerinin aynı aileden ... ve ... ...'in hayatlarını kaybettiğini, kaza sonrasında müvekkili ... ...'in %93 oranında sakat kaldığını, müvekkilinin kazada yolcu olduğunu, ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet poliçe ile davalı sigorta şirketi tarafından yapıldığını, müvekkilinin kalıcı sakatlığından dolayı çalışamadığını, eşi ve çocuğununda kazada vefat ettiğini, müvekkilinin bu nedenle destekten yoksun kaldığını,
davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ve bir kısım ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin eksik olduğunu ve tüm bu nedenlerle ... ... için oluşan kalıcı sakatlığından dolayı kalıcı maluliyet tazminatının, eşi ... ve kızı ... ...'in ölümünden dolayı destekten yoksun kalma tazminatının ve cenaze, defin giderlerinin maddi tazminatın tüm davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesi ve beyanları özetle; davacıların davasının yetkili olmayan İstanbul Mahkemelerinde açtıklarının, davanın yetkisiz yerde açıldığını, davacıların diğer davalı sigorta şirketinden ödeme alarak sigorta şirketini ibra ettiklerini, davacıların kötü niyetli olarak dava açtığını, mahkemece kusur ve maluliyet oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kazada herhangi bir kastı ve kusuru bulunmadığını, davacıların taleplerinin müvekkili tarafından ekonomik durumunun kötü olması sebebiyle ödenmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin hem yaşlı olması hemde sakat olması nedeniyle çalışamadığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştitr.
Davalı ... Sigorta AŞ.vekilinin cevap dilekçesi özetle; davacı tarafından müvekkil şirkete başvuru yapıldığını, davacının maluliyetine ilişkin 01/09/2010 tarihinde 19.282-TL ödeme yapıldığını, kaza tarihi itibariyle müvekkil şirketin poliçe limitinin 125.000-TL olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan ödemelerin hesaplanacak tutardan düşülmesi gerektiğini, davacı tarafından vefat eden ... ve ... ... için dava öncesi başvuru ve ödeme bulunmadığını, vefat eden şahısların başka destekten yoksun kalan mirasçılarının bulunup bulunmadığının araştırılmasını ve varsa paylarının ayrılması gerektiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Alınan ilk bilirkişi raporunda; davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme güncellenerek zarardan indirildiği, sürekli iş görmezlik zararı olarak davacı ... ...'in talep edebileceği zararın 67.348,83-TL olduğu, davacı ... ...'in müteveffa eşi ...'in vefatından dolayı talep edebileceği destekten yoksun kalmaz tazminatı zararının 136.800,31-TL olduğu, davacı ... ...'in müteveffa kızı ... ...'in vefatından dolayı talep edebileceği destekten yoksun kalmaz tazminatı zararının 41.670,25-TL olduğu kanaatiyle rapor etmiştir.
Mahkememizce davanın kısmen kabulüne karar verilmiş verilen karar için istinaf kanun yoluna gidilmiş ve ... MAHKEMESİ ... HUKUK DAİRESİ ESAS no: 2018/ ... , KARAR NO: 2020/... sayılı ilamı ile, "Somut uyuşmazlıkta kazada yaralanan davacı ... ...'e davalı tarafından maluliyeti nedeniyle 01/09/2010 tarihinde ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir. Eldeki dava ise 14/01/2016 tarihinde açılmıştır.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde ibranameden bahsetmiş ise de dosyada bulunan hasar dosyası ekinde ibranameye rastlanmamıştır.
Bu durumda mahkemece; öncelikle davacı ... ... tarafından düzenlenmiş bir ibraname bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa dosyaya kazandırılması ve KTK'nun 111. maddesi gereği hak düşürücü sürenin geçip geçmediği ve ibranamenin iptali şartlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, açılan davanın hak düşürücü süre içerisinde olduğunun anlaşılması halinde ilk olarak ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmesi amacı ile ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılacak hesaplama sonucu bulunacak tutar ile ödeme miktarının karşılaştırılarak,
ödemenin yeterli bulunması halinde ibra nedeni ile davanın reddine karar verilmesi; ibraname yok ise davalının davadan önce ödediği bedelin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle karar vermek gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup diğer kısmının davacı olmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Ancak destek almaktan vefat, evlilik ya da destek alma ihtiyacının sona ermesi gibi nedenlerle çıkan kişinin payı diğer destek alanlara aktarılarak hesaplama yapılması gerekmektedir.
Eldeki davada, müteveffanın eş için destek tazminatına karar verilmiştir. Destek payları hesaplanırken mirasçı olarak sadece davacıların hayatta olduğu varsayılarak hesaplama yapılmıştır. Ancak muris eş 'nın babası da olay tarihi itibariyle hayattadır ve destek tazminatı hesabında pay sahibidir. Davacılar yönü ile tazminat hesabı yapılırken bu durumun dikkate alınması gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan ilkelere göre müteveffanın anne ve babasının da destek payı olup olmadığı saptanıp, onlara da pay ayrıldıktan sonra davacıların tazminatının hesaplanması ve bu yönde ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Davalı vekilinin buna değinen istinaf itirazı yerindedir.
Davalı sigorta şirketi, kazaya neden olan, davalı ...'ın kullandığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup poliçe limiti 125.000,00 TL'dir. Bu sebeple, hükmolunan tazminat, sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Davalı sigorta şirketi Mahkemece maddi tazminat yönünden ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu tutulduğu halde kaza tarihindeki poliçe limiti ile hükmolunan maddi tazminat arasında oran kurulmaksızın hükmedilen maddi tazminata ilişkin olarak vekalet ücreti, yargılama gideri ve harç miktarlarının tamamından diğer davalı ile birlikte sorumluluğuna karar verilmesi doğru olmamıştır. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının da kabulü gerekir.
Dosya kapsamından, destek ...'nin 16 yaşında olup anne davacı ...'nın bir işte çalıştığına ilişkin iddia ve belge olmadığına göre çalışmayan anne için destek hesabı yapılırken yetiştirme giderinin tazminattan indirilmesi gerekmeyeceğinden destek payına; Kazaya ilişkin tutulan trafik kazası tespit tutanağında davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin bir saptama bulunmadığı gibi aksinin davalı tarafça da ispat edilememiş olmasına göre müterafik kusura değinen istinaf itirazları yerinde değildir." şeklinde verilen kararın kaldırılmasına karar vermiştir.
Buna göre davacı ... tarafından düzenlenmiş bir ibraname bulunup bulunmadığının tespiti için yapılan incelemelerde buna dair bir belgenin sunulmadığı sadece sigorta şirketi tarafından 18/01/2012 tarihinde verilen yazı uyarınca "19.282,00 TL nin ibranameye istinaden" davacı hesabına yatırıldığı şeklinde bir ibarenin olduğu ve bahse konu bu ibranamenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla hak düşürücü sürenin geçmediği kanaatine varılmıştır.
İstinaf karar ilamı doğrultusunda alınan 06/05/2022 tarihli raporda özetle, davacı ... için sürekli iş göremezlik zararı 267.594,55 TL, destekten yoksun kalma zararının (... bakımından) 357.700,17 TL, destekten yoksun kalma zararının (... ... bakımından) 189.018,46 TL olduğu hesaplanmıştır.
GEREKÇE
Dava, ölümlü ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma maddi ve manevi tazminat ile sürekli maluliyet tazminatı istemine ilişkindir.
Davacıların manevi tazminat istemine yönelik olarak poliçede bu yönde bir teminat verilmediğinden davalı sigorta şirketinin manevi tazminat talebinden sorumlu olmadığı , davalı ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat istemli dava da ise tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranı, paranın satın alma gücü nazara alınarak takdiren davacı ... için 20.000,00 TL, diğer davacılar için 8.000,00 er TL sinin kabulü ile kaza tarihi olan 27/10/2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, Mahkememizce alınan hesap raporları ile içtihatlar birlikte değerlendirildiğinde; davanın davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı aracın %100 kusurlu olduğu tespit edilen kazada ... ...'in ağır yaralanması sonucu, aynı kazada aynı aileden ... ve ... ...'in hayatlarını kaybetmesi ve kazada davacı ...'ın yolcu olup ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet poliçe ile davalı sigorta şirketi tarafından yapılması ile buna dair açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu anlaşılmakla,
davacı ... ın maluliyeti ile Destekten yoksun kalmasına ilişkin talebi istinaf karar ilamı doğrultusunda hükme esas alınan 06/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı bedel üzerinden taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmuş ve (sigorta şirketi poliçe teminat limitini dahilinde kalacak şekilde) belirlenen bedellere davalı sigorta şirketi yönünden kendisine yapılan başvuruya olumsuz cevap verdiği 18/01/2012 tarihinden,
davalı sürücü yönünden ise 27/10/2008 kaza tarihinin temerrüt tarihinden itibaren Sigortalı aracın poliçesinde kullanım amacı hususi olarak belirtildiğinden faiz nev'inin yasal faiz olduğu gözetilerek davanın maddi tazminat açısından kabulüne, manevi tazminat istemli dava da ise tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın meydana geliş şekli ve kusur oranı, paranın satın alma gücü nazara alınarak takdiren davacı ... için 20.000,00 TL,
diğer davacılar için 8.000,00 er TL sinin kabulü ile kaza tarihi olan 27/10/2008 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davalı ... den tahsili ile davacılara verilmesi gerektiği kanaatine varılarak (cenaze giderleri yönünden talebin atiye bırakılması nedeniyle bu yönden davanın açılmamış sayılmasına) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/5, K. 2022/612, 13 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama