KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Esas no
- 2021/796 Esas
- Karar no
- 2024/624
- Dava
- İstirdat (SPK dan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/12/2021
Karar Metni
3.708 kelime·19 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; ... Holding'in hesap, işlem ve faaliyetlerinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri kapsamında incelenmesi sonucunda, müvekkili kurulun uzmanı tarafından hazırlanan 22.03.2021 tarih ve XXXII-2/24-3 sayılı Denetleme Raporu'nda işbu dava ile ilgili olarak özetle aşağıdaki tespitlere yer verildiğini, Şirkette 31.12.2016 tarihinden Rapor tarihine kadar görev yapan yönetim kurulu üyelerine ilişkin bilgilere aşağıdaki tabloda yer verildiğini,
Ad/Soyad Görev Görev Başlangıç Tarihi Görev Bitiş Tarihi ... Y.K.Başkanı 20.05.2016 Rapor tarihi itibariyle devam ... Y.K. Başkan Yrd. 23.05.2016 04.09.2020 ... Y.K. Üyesi 23.08.2016 Rapor tarihi itibariyle devam ... Bağımsız Y.K. Üyesi 22.05.2017 18.07.2019 ... Y.K. Üyesi 22.05.2017 04.09.2020 ... Y.K. Üyesi 27.12.2018 Rapor tarihi itibariyle devam ... Bağımsız Y.K. Üyesi 04.09.2020 Rapor tarihi itibariyle devam ... Y.K. Başkan Yrd. 04.09.2020 Rapor tarihi itibariyle devam ... Bağımsız Y.K. Üyesi 04.09.2020 Rapor tarihi itibariyle devam ... Bağımsız Y.K. Üyesi 15.11.2016 30.05.2017 ... Bağımsız Y.K. Üyesi 08.05.2018 22.01.2019
Şirketin, 30.03.2017 tarihinde ... A.Ş. ve ... A.Ş.'de, ...'ın sahip olduğu ve bu şirketlerin sermayelerinin sırasıyla %16,33 ve %16,65'ine tekabül eden paylan 2.750.000 TL, 12.02.2018 tarihinde ...'un sahip olduğunu ve bu şirketlerin sermayelerinin sırasıyla %16,33 ve %16,65’ine tekabül eden payları 2.250.000 TL karşılığında satın aldığını, ...'dan yapılan alımda fiyatın ... tarafından hazırlan 21.11.2016 tarihli değerleme raporlarında bulunan değerler üzerinden pazarlık yapılarak belirlendiği ...'dan yapılan alımda fiyatın ... tarafından hazırlanan 22.05.2017 tarihli değerleme raporlarında bulunan değerler üzerinden pazarlık yapılarak belirlendiğini duyurduğunu,
Yapılan incelemede söz konusu değerleme raporlarının sermaye piyasası mevzuatına aykırı olduğunu ve sermaye piyasası mevzuatı kapsamında yapılacak alım-satımlarda esas alınamayacağı sonucuna ulaşıldığını,
...'dan yapılan alım için ödemenin, 2017 yılı Ocak ve Şubat ayı içinde adı geçene yapılan para transferleri sonucunda oluşan Şirket alacağından mahsup edildiğini, ...'dan yapılan alım için ödemenin 21.02.2017 tarihinde bu kişiye verilen 2.250.000 TL tutarındaki borçtan mahsup edildiğini, şirketin söz konusu alımlar için 2017 yılı Ocak ve Şubat ayında ... ve ...'a toplam 5.000.000 TL ödeme gerçekleştiğini,
Şirketin yakın tarihlerde ... sermayesinin %67,35'ine, ... sermayesinin %66,665'ine karşılık gelen payları ..., ... ve ... aile üyelerinden devraldığını, söz konusu alım için bu kişilere şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi pay devri yapılırken ..., ... ve ... aile üyeleri ...'ndan olan 6.471.713,80 TL tutarındaki alacaklarını ibra ettiklerini,
23.03.2015 tarihinde 500.000-TL sermaye ile kurulan ..., 23.03.2015-31.03.2017 tarihleri arasında her finansal dönemde zarar etmiş olup, bu dönemde katlanılan toplam zararır 361.855,46 TL olduğunu, 29.09.2014 tarihinde 100.000 TL sermaye ile kurulan ... 29.09.2014-31.03.2017 tarihleri arasında her finansal dönemde zarar etmiş olup, bu dönemde katlanılan toplam zararın 6.090.892,70 TL olduğunu,
..., ... ve ... aile üyelerinin ... Holding'in ilişkili tarafı olduğuna yönelik tespit yapılamamış olup, bu kişilerden yapılan pay alımları Şirket tarafından ilişkili tarafları olan ... ve ...'dan yapılan pay alımları ile yakın tarihli olduğunu, bu bakımdan ..., ... ve ... aile üyelerinden yapılan pay alımlarında belirlenen bedellerin ... ve ...'nin değerlerinin en isabetli göstergesi niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığını,
Şirket tarafından ..., ... ve ... aile üyelerinden yapılan alımda, ... tarafından şirket satın almanın getirdiği olağan yükümlülükler dışında ..., ... ve ... aile üyelerine karşı ilave yükümlülük ...a girilmediğini, pay devri için herhangi bir bedel ödenmediğini, ayrıca, pay devri esnasında ..., ... ve ... aile üyeleri ...'ndan olan 471.713,80 TL tutarındaki alacağını ibra ettiğini, nitekim ..., ... ve ...'de sahibi olduğu paylan bila bedel satarak ortaklıktan çıkmak isteğini 2017 Şubat ayında Şirket yetkililerine bildirdiğini,
Şirket yetkilileri ... ve ...'ın bu pay devrini 2.250.000 TL olarak gösterdiğini ve pay devri için Şirket'ten kendisine gönderilen parayı ...'a elden nakit olarak iade ettiğini ifade ettiğini, ...'un bu ifadeleri banka kayıtlan üzerinden teyit edildiğini, banka hesapları üzerinde yapılan incelemeler neticesinde, Şirket tarafından ... ve ... paylarının ... ve ...'dan satın alınmasına yönelik olarak bu kişilerin hesaplarına gönderilen paralar neticesinde nihai olarak ilgili dönem Şirket'te kontrol gücü sahipleri olan ... ve ...'ın menfaat elde ettiği sonucuna varıldığını,
... da söz konusu işlemlerin muvazaalı olduğunu ve ... tarafından kurgulandığını ifade ettiğini,
Emsallere uygunluk ilkesi gereği ... ve ... uhdesindeki ... ve ... paylarına ilişkin Şirket tarafından bu kişilere ödeme yapılmaması gerekmekte iken, Şirket tarafından söz konusu pay alımları için ... ve ...'un banka hesaplarına 5.000.000 TL gönderildiğini, söz konusu muvazaalı işlemler neticesinde Şirket 5.000.000 TL tutarında zarar ederken ilgili dönemde Şirket'i kontrol eden ... ve ...'ın 4.960.000 TL kadar haksız menfaat elde ettiğini, ...'un, sahibi olduğu ... ve İstanbul juteri paylarını bedelsiz devretme iradesi göstermesine karşın Şirket'e bu paylan 2.250.000 TL karşılığında sattığına yönelik muvazaalı işlemler gerçekleştirdiğini,
... tarafından kendisine gönderilen paraları ... ve ... 'ın talimatı doğrultusunda nakit olarak çektiğini ve ilgili kişilere teslim ettiği bu suretle halka açık ...'in zararına olacak şekilde ... ve ... 'ın haksız menfaat sağlamalarına yardım ettiğini ve söz konusu işlemlerin gerçekleştirilmesi sırasında 40.000 TL tutarında menfaat elde ettiği sonucuna varıldığını beyanla: örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ...
Holding'e faiz hariç toplam 5.000.000 TL tutarındaki iadenin davalılarca verilen süre içinde yapılmaması nedeniyle. SPKn'nun 94 üncü maddesi uyarınca, davalılara örtülü olarak aktarılan 5.000.000 TL ile kanuni faizinin (40.000 TL'si ... tarafından ve kalan kısmın ... ile ... tarafından) müteselsilen olacak şekilde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak HMK m.109 uyarınca şimdilik 500.000 TL'sinin malvarlığı azaltılan ... Holding'e iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile:
bilirkişi raporunda yer alan tespitler ve müvekkili kurulun beyanları çerçevesinde, miktar yönünden ıslah taleplerinin harçtan muaf olarak kabulü ile, 500.000-TL olan dava tutarının 4.500.000-TL artırılmak suretiyle 5.000.000-TL’ye çıkarılmasına, 6362 sayılı SPKn’nun 94 üncü maddesi uyarınca davalılar tarafından örtülü kazanç aktarımı yoluyla mal varlığı azaltıldığı tespit edilen halka açık ...’e faiz hariç toplam 5.000.000-TL tutarındaki iadenin yapılmaması sebebiyle 5.000.000-TL ile kanuni faizinin (40.000 TL’si ... tarafından ve kalan kısmın ... ... ile ... tarafından müteselsilen olacak şekilde), ... Holding’e iadesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP /
Davalı ... ... ve davalı adına vekili cevap dilekçesinde;
Davacının örtülü kazanç aktarımına yol açtığını iddia ettiği işlemlerin; işbu dava konusu pay alımlarında mevcut olmayıp örtülü kazanç olarak kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca örtülü kazanç aktarımı suçu oluşturduğu iddia edilen işlemlerde herhangi bir suç unsurunun da bulunmadığını,
Dava ciddiyetten uzak şekilde açılmış olup husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesinin gerektiğini, müvekkili ... ...'nin pay alım satımının tarafı dahi olmadığını, müvekkilinin sahip olduğu payları halka açık şirkete satan veya yapılan satıştan yararlanan birisi de olmadığını, yalnızca alımı yapan ...
A.Ş.’nin yönetim kurulu üyesi olduğunu, SPK Denetleme Raporunda ...’un verdiği ifade doğrultusunda ...’ın ödemiş olduğu paraları ... ve ... ...’e vermiş olduğu iddiasıyla Müvekkili ... ...'in işbu davaya dahil edildiğini, oysa pay alımları sonucunda gerek ...'a gerekse ...’a nakit ödeme yapılmadığını, söz konusu işlemlerin mevzuata uygun şekilde değerleme raporlarında yer alan fiyatlamalar üzerinden yapıldığını, öte yandan ...’dan yapılan hisse alımları öncesi ...’nun lisans vermiş olduğu bağımsız denetim ve değerleme şirketlerine yaptırılan değerlemeler sonucu düzenlenen rapora dayanarak alımlar gerçekleştirildiğini,
... SPK listesindeki bir firmaya değerleme yaptırdığını, çıkan sonuca itibar ettiğini ve çıkan sonuca göre çok ciddi indirim yapılmasını sağladıktan sonra hisse alımını gerçekleştirdiğini, değerleme şirketinin mevzuata aykırı çalışması söz konusu ise bu durum SPK ile değerleme firması arası ilişkide çözümlenecek olup ...ı ilgilendiren bir durum söz konusu olmadığını, yine ... A.Ş. ( ... ) tarafından 22.05.2017 tarihinde bir değerleme çalışması daha yapıldığını, söz konusu şirketin de SPK listesinde yer almadığını,
SPK Denetleme Raporu'nda belirtildiği üzere her ne kadar değerleme şirketi, yazılan değerleme raporunun sermaye piyasası mevzuatına uygun yapılmadığını raporun başında belirtmiş olsa da, sermaye piyasası mevzuatının zorunlu tuttuğu Uluslararası Denetleme Standartlarına (UDES) uygun yazılmış olduğunu ve sermaye piyasası mevzuatına atıf yapılmış olduğunu belirtmiş olması nedeniyle SPK raporun sermaye piyasası kapsamında olduğunu kabul ettiğini,
Alternatif A.Ş. Tarafından hazırlanan değerleme raporuna uygun olarak hisse alımı yapılması yapılan işlemlerin mevzuata aykırılık unsurunu kaldırdığını, kanunun saymış olduğu örtülü kazanç unsurları pay alım işlemlerinde söz konusu olmadığını, örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı iddia edilen müvekkili ... ...'in yapılan alım işlemlerinden en küçük bir menfaat sağlamadığını, aslında örtülü kazanç dağıtımı yapıldığı iddia edilen ... ve ... toplamda 5.000.000 TL’ye paylarını devretmiş olsalar da karşılığında kendi şahsi malvarlıkları banka kredisinin teminatı olarak gayrimenkul rehni olarak verildiğini,
SPK tarafından savunulan edimler arasında eşitsizlik söz konusu olmayıp her iki tarafın da katlanmış oldukları maliyetlerin dengeli olduğunu, eğer her iki tarafın edimleri karşılaştırılacak olursa örtülü kazanç dağıtımı yaptığı ileri sürülen ...ın bu işten kazançlı çıkarak edimler arasında eşitsizliğe neden olduğunu, yapılan işlemlerin iktisadi ve mali olarak makul ve kabul edilebilir bir açıklamasının olduğunu, yönetim kurulu üyesi ...’ın ...
A.Ş.’ye borcunun olduğunu ve bunun tahsili nakit olarak şüpheli olabileceği için sahip olduğu payları değerleme raporlarına uygun olarak satın alınmasının halka açık şirket olan ... için oldukça cazip bir yatırım imkanı olduğunu, SPK Uzmanının konuyu bu haliyle irdelemediği için raporu eksik ve yetersiz olup hükme esas alınmamasının gerektiğini, aynı tespitin ... için de geçerli olduğunu, ...'un hisse devrinden 1 yıl önce yönetim kurulu üyesi iken şirketten nakit para çekerek Şirkete borçlandığını,
kendisi şirketten ayrıldıktan sonra borcunun tahsili için en etkili yöntem değerleme raporuna uygun olarak sahip olduğu ... ve ... hisselerinin satın alınmasının olduğunu, dolayısıyla her iki işlemde de tahsil edilmesi şüpheli 2 önemli alacak hisse alımı suretiyle tahsil edilebilir hale geldiğini ve halka açık şirket potansiyel bir zarardan kurtarıldığını, ... A.Ş.’nin bir kaybının olmadığını ve müvekkili ... ...'in herhangi bir menfaat elde etmediğini,
Pay alımları kamuoyunun gözü önünde gerçekleştirilmiş olup yapılan tüm genel kurullarda ... ...'in ibra edildiğini, ... ve ...’un verdikleri ifadeler örtülü kazanç dağıtımı iddiasını boşa çıkardığını beyanla:
Müvekkili ... ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle esastan reddine, Davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının her halükarda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle;
Öncelikle dava konusu ile alakalı derdest bir icra takibi söz konusu olduğunu, bu sebeple aynı konuya ilişkin mükerrer tahsilat söz konusu olacağını, bu nedenle dava konusu 2. Kez talep edilmesinin ve kabulünün mümkün olmadığını, aynı konuya ilişkin tahsilde tekerrür oluşturacak şekilde dava ikame edilemeyeceğini,
... İcra Dairesi 2021/... E. Dosyasında aynı konuya ilişkin ... A.Ş tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, Dava konusu ile talep arasında çelişki söz konusu olduğunu, ... A.Ş 'nin faiz hariç 5.000.000 TL zarara uğratıldığı iddia ediliyor ise neden kısmi talepte bulunularak dava açıldığının anlaşılamadığını,
Müvekkiline bugüne değin herhangi bir yaptırıma ilişkin Sermaye Piyasası tarafından bildirim yapılmadığını, davaya konu olan raporun müvekkiline tebliğ edilmediğini, dava konusu ekine konulan raporun kabulünün mümkün olmadığını,
Müvekkilinin herhangi bir şekilde menfaat sağlamadığını, bunun da aksinin ispatının mümkün olmadığını, müvekkilinin SPK'nın çağrısı üzerine fiziki olarak ifade ve beyan vermek üzere SPK 'ya gittiğini sözlü ifade ve beyanlarını verdikten sonra bu ifade ve beyanları yazılı olarak SPK 'ya ilettiğini, ... bu görüşmeler sırasında müvekkilinin zarara uğradığı hususunda görüşlerini bildirdiğini,
Müvekkilinin gerçekte şirket sermayelerine tekabül eden %16,33 ve %16,65 eden payları 2.750.000 TL ye satmadığını, yani müvekkilinin eline bir kuruş para geçmediğini, müvekkili ...'un da şirket sermayelerine tekabül eden %16,33 ve %16,65 eden payları 2.750.000 TL ye satmadığını bildiğini, müvekkili ve ...'un ... ...'in tarafından tehdit edilmek suretiyle bu işlemin gerçekleştiğini, Banka hesap ekstreleri ile bunlar gün yüzüne çıkacağını, arz eden durumun sadece banka dekontları değil bankaya giden talimat yazıları olduğunu, bu sebeple banka dekontları ve banka talimat yazılarının da birlikte değerlendirilmesi ile gerçeğin ortaya çıkacağını
... ve ... tarafından hazırlanan raporların ... ... 'in talimatları doğrultusunda hazırlandığını, denetim firmalarının olması gerekenden daha fazla ödeme almak sureti ile kendilerine menfaat sağlandığını müvekkilince beyan edildiğini, ancak tüm görüşmeler ... ... ile yapıldığından denetim firmaları ile yapılan gizli görüşmelerin detaylarına ve ne kadarlık bir menfaat sağlandığı konusunda net bir bilgiye sahip olmadığını, diğer davalı ...'un bu kurgunun... ...' tarafından yapıldığını net bir şekilde ortaya koyduğunu, Müvekkilinin bu parayı da uhdesinde bırakmadığını, aynı şekilde ... 'a yapıldığı şekilde iadesini gerçekleştirdiğini,
banka kayıtlarından bu kadar açık olan bir durum karşısında SPK 'nın raporu kabul edilemez nitelikte olduğunu, SPK tarafından rapor düzenlenirken ... ... kurum çalışanlarına baskı uygulamaya çalışmış ama etkili olamadığını, müvekkilinin örtülü bir kazanç elde etmemiş herhangi bir maddi menfaatte sağlamadığını beyanla:
Haksız ve dayanaksız olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...’un vekili cevap dilekçesinde;
... ... A.Ş 'ye iade edilmesi gereken örtülü kazanç olduğu bahsi ile, SPK'nın davacı sıfatı ile böyle bir dava açmasının mümkün olmadığını, her ne kadar dava konusu iddiayı kabul etmeseler de herhangi bir açılacak ise bu davanın ... A.Ş tarafından açılmasının gerektiğini,
... İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyasının 14.10.2021 tarihinde başlatıldığını görülmekte olan iş bu davanın ise 10.12.2021 tarihinde açıldığını, dava konusu örtülü kazanç aktarımı sorununa ilişkin olduğunu, müvekkilinin herhangi bir şekilde menfaat sağlamadığını, o dönem ... A.Ş yöneim kurulu başkanı olan ... ...'in Müvekkili ...'u yanılttığını, yanlış bilgi aktarımı yaptığını, kandırdığını, Sermaye Piyasasının kendisine ulaşması ile anladığını, müvekkilinin hiç bir şekilde ilgili şirketleri zarara uğratmayı istemediğini,
yapılan işlemlerin neden yapıldığını dahi bilmediğini, ... ...in müvekkilinin algısı ile oynadığını, farklı hikaye ve senaryolarla müvekkilini kandırdığını, şirket içerisinde bir çok kişi ... ...'in mağduru olduğunu, ... ...'in uzun yıllar çekilen kredilerin ödendiğini söylediğini, daha sonra kendisinin ödemesine rağmen ...'ın kredileri almak suretiyle Kanada'ya kaçtığını ve bir daha gelmediğini beyan ettiğini, müvekkilinin, SPK'ya daha önce vermiş olduğu yazılı ifadeden de görüleceği üzere ... ... tarafından şirket mali tabloları yanıltıcı şekilde düzenlettirdiğini, müvekkilinin halen şirketten alacaklı olduğunu, bunu mali tablolara yansıtmadığını,
... ...'in suç işlemekten korkmadığını, sahte evrak dahi düzenlediğini, müvekkilinin eski ortağı hakkında sahte evrak düzenlendiğini Sermaye Piyasasına gittiği zaman anladığını, ... Holding A.Ş ve iştirak şirketlerinde sayısız sahte evrak düzenlendiğini ve düzenlenmeye devam ettiğini düşündüklerini, müvekkilinin gerçekte şirket sermayelerine tekabül eden %16,33 ve %16,65 eden payları 2.750.000 TL ye satmadığını, yani müvekkilinin eline bir kuruş para geçmediğini, müvekkilinden bu satış işlemini isteyen de ... ... olduğunu, müvekkilinin bilerek veyahut isteyerek herhangi bir şekilde zarara uğratma gayesi de hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin ...'ın da şirket sermayelerine tekabül eden %16,33 ve %16,65 eden payları 2.750.000 TL ye satmadığını bilmediğini,
Müvekkili ve ...'ın,... ... tarafından tehdit edilmek suretiyle bu işlem gerçekleştirildiğini, banka hesap ekstreleri ile bunlar gün yüzüne çıkacağını, burada önem arz eden durumun sadece banka dekontları değil bankaya giden talimat yazıları olduğunu, bu sebeple banka dekontları ve banka talimat yazılarının da birlikte değerlendirilmesi ile gerçeğin ortaya çıkacağının şüphesiz olduğunu, ... ve ... tarafından hazırlanan raporların ... ... 'in talimatları doğrultusunda hazırlandığını, denetim firmalarının olması gerekenden daha fazla ödeme almak sureti ile kendilerine menfaat sağlandığını müvekkili tarafından beyan edildiğini,
Müvekkilinin örtülü bir kazanç elde etmemiş herhangi bir maddi menfaatte sağlamadığını beyanla: Haksız ve dayanaksız olarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6362 sayılı ... Kanunu gereğince örtülü kazanç elde edenler aleyhine ...'nun zarara uğratılan halka açık şirket adına açtığı istirdat davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlık; " SPK’nun 94 üncü maddesi uyarınca, davalılara örtülü olarak aktarıldığı iddia olunan 5.000.000 TL ile kanuni faizinin (40.000 TL’si ... tarafından ve kalan kısmın ... ... ile ... tarafından müteselsilen olacak şekilde), fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak HMK m.109 uyarınca şimdilik 500.000 TL’sinin malvarlığı azaltılan ... ’e iadesi istemi" Olarak tespit edilmiştir.
Dava dosyasında tarafların bildirdiği deliller toplanmış, dava dışı ... A.Ş in parasının davalılara örtülü olarak aktarılıp aktarılmadığı, aktarılmış ise aktarılan miktarın tespiti bakımından bilirkişiler Prof. Dr. Hakan Taştan, Doç. Dr. Özlem Arzu Azer ve SPK uzmanı ...'dan 08/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tarafların itirazlarınnı karşılanması bakımından 03/09/2024 tarihli ek rapor alınmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre;
...'nun Sermaye Piyasası Kanundan doğan görevi gereğince dava dışı ... A.Ş ile şirketin azınlık pay sahipleri ve sermaye piyasası yatırımcılarının zararlarının giderilmesi için dava açtığı, örtülü kazanç aktarımında dava sonucunda elde edilecek sonuç ...na ait olmayacak olup bilakis kazancı örtülü olarak aktarılan şirket ile onun hissedarlarına ait olacağı, Sermaye Piyasası Kanunu gereğince dava açma görevinin ...na ait olduğu, ... nun, davayı şirket ve onun azınlık hisse sahipleri yararına açtığı, bu davanın davacıları dolaylı olarak zarara uğratılan şirket ve onun azınlık hisse sahipleri olduğu,
Sermaye Piyasası Kanunu nun açıkça yasakladığı örtülü sermaye aktarımı eyleminin TBK md. 49 gereğince haksız fiil teşkil ettiği, haksız fiilin işlendiği, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer olan dava dışı ... A.Ş nin merkezinin bulunduğu Kağıthane/İstanbul adresinin Mahkememizin yargı alanı içinde bulunduğu, Mahkememizin davada görevli ve yetkili olduğu
Örtülü sermaye/kazanç aktarımı eylemini gerçekleştiren, bu eylemden menfaat sağlayan/sağladığı iddia edilen kişi yada kuruluşların davalı sıfatı bulunduğu, bu nedenle dava dışı ... A.Ş nin ortağı ve yönetici olan davalıların davalı sıfatlarının bulunduğu, bu nedenle husumet itirazlarının yerinde olmadığı
Sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde Kurulun iptal davası ve butlan veya yokluğun tespiti davası açması gerektiğine dair SPK nun 21,92 ve 94 maddelerinde süreler ön görülmüş ise de haksız iş ve eylemlerden doğan zararın tazminine yönelik dava açılmasına dair herhangi bir hak düşürücü süre düzenlenmemiştir.(İzmir BAM 11 HD 2023/2002-2024/1497 sy karar)
Davalılar zamanaşımı itirazında bulunmuştur.Davaya konu tazminat alacağı, haksız fiilden kaynaklanmakta olup gerek 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu 60. Maddesi ve gerekse de Türk Borçlar Kanunu 72. Maddesinde, haksız fiilden doğan alacaklarda, zaman aşımı süresinin on yıl olarak düzenlendiği,
yine gerek 818 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ve gerekse de Türk Borçlar Kanunu'nun 72. Maddesinde tazminat, ceza kanunlarında daha uzun bir zaman aşımını ön gördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa iş bu ceza zaman aşımı uygulanacağı düzenlenmiş olup Sermaye Piyasası Kanunu'nun 110/1 ve Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde düzenlenen ve bir yıldan yedi yıla kadar cezayı gerektiren haksız fiil için Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-d maddesinde on beş yıllık zaman aşımı süresinin düzenlendiği sabittir. ... adn hisse alma eyleminin gerçekleştiği 30.03.2017 tarihi ve Haluk
... Kılıboz’dan hisse eyleminin gerçekleştiği 12.02.2018 tarihinden itibaren; TBK 72 md öngörülen 10 yıllık sürenin ve Ceza zaman aşımı süresi olarak öngörülen 15 yıllık sürenin gerek dava tarihi ve gerekse de ıslah tarihi itibarı ile dolmadığı anlaşılmıştır. Davalıların zamanaşımı itirazı reddedilmiştir. (İzmir BAM 11 HD 2023/2002-2024/1497 sy karar) SPK’nun “Örtülü kazanç aktarımı yasağı” başlıklı 21/1 inci maddesi;
“Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları ile bunların iştirak ve bağlı ortaklıklarının; yönetim, denetim veya sermaye bakımından doğrudan veya dolaylı olarak ilişkide bulundukları gerçek veya tüzel kişiler ile emsallerine uygunluk, piyasa teamülleri, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapmak veya işlem hacmi üretmek gibi işlemlerde bulunmak suretiyle kârlarını veya malvarlıklarını azaltarak veya kârlarının veya malvarlıklarının artmasını engelleyerek kazanç aktarımında bulunmaları yasaktır.”
Gerek SPK’nın 22.03.2021 tarih ve XXXII-2/24-3 sayılı Denetleme Raporu'nda ve gerekse davalı tarafların cevap dilekçelerinde açıklandığı üzere; Davalı ... ...’in yönetim kurulu başkanı olduğu ... A.Ş nin 30.03.2017 tarihinde ... Yönetim Kurulu üyesi olan ...’dan ... A.Ş. (...)’nin 16.325 adet, şirket sermayesinin %16,32’si oranındaki payını 1.722.000 TL'ye ve ... A.Ş. (...)’nin 83.325 adet, şirket sermayesinin %16,66’sı oranındaki payını 1.028.000 TL’ye satın almıştır.
Benzer şekilde ...’ın diğer bir eski yönetim kurulu üyesi olan Haluk
... ’dan ise 12.02.2018 tarihinde ...’nın 16.325 adet, şirket
sermayesinin % 16,32’si oranındaki payını 1.430.000 TL ve ...’nin 83.325
adet şirket sermayesinin %16,66’sı oranındaki payını 820.000 TL’ye satın almıştır.
Bu
doğrultuda ... A.Ş. İş bu paylar karşılığında Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı ...’a 2.750.000 TL ve Eski YK Üyesi ...’a 2.250.000 TL ödemiştir.
Her iki kişiye yapılan ödemeler söz konusu kişilerin şirkete olan borçlarından
mahsup edilmiştir.
Öte yandan, ..., ... ve ... ailelerinden ...
Markaları’nın % 67,35’i olan 67.350 adet payı ve ...’nin % 66,665’i olan
333.325 adet payı hiçbir bedel ödenmeden devralınmıştır. Üstelik pay devri
yapılırken ..., ... ve ... aile üyeleri ...'ndan olan
6.471.713,80 TL tutarındaki alacaklarından vazgeçerek ibra etmişlerdir.
Bu durumda ... ve ...’nin hisselerinin esasen bedelsiz
olarak alınabilecek, piyasa değeri olmayan hisseler olduğu anlaşılmaktadır. Piyasa
değeri “0” olan hisseler için değerleme şirketleri olan ...
Denetim tarafından bir değer tespiti yapılmış ve değerleme raporlarında bulunan
değerler üzerinden pazarlık yapılarak hisselerin satın alındığı ileri sürülmüşse
de SPK tarafından değerleme şirketlerine itibar edilemeyeceği açıklanmış dahası
o dönemde yönetim kurulu başkan yardımcısı olan diğer davalı ...' ve eski YK üyesi ...’un alınan bu raporların
“ısmarlama rapor” mahiyetinde olduğunu açıklamaları, zaten hisse senetlerinin
emsallerine göre bir değerinin olmadığı anlaşılmış, yapılan satın alma işleminin
gerçek durumu yansıtmadığı anlaşılmıştır.
Hisselerin satın alındığı kişilerin ise ...’ın Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı ve Eski Yönetim Kurulu Üyesi olmaları nedeniyle örtülü kazanç olarak
değerlendirilmesi gerekmiştir. Dahası, kendilerinin de bu hisseler karşılığında bir
bedel almadıklarını açıkça beyan etmeleri karşısında; ...’ın hesaplarında
5.000.0000,00 TL bedelin gerçekten ödeme yapılmış gibi kayıt ...a alınması,
yapılan işlemin örtülü kazanç sağlamadan öte fiktif olduğu, şirketin 5.000.0000,00 TL
varlığının şirket dışına çıkarılması işlemi olduğu, bu işlem ile
şirketin 5.000.000,00 TL zarara uğradığı sabit bulunmuştur.Emsallere uygunluk ilkesinden hareketle Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı ... ve eski Yönetim Kurulu Üyesi ... a ... ve ... paylarına ilişkin ...
tarafından ödeme yapılmaması gerekirken, bu payların alımları için ...
... ve ... un banka hesaplarına 5.000.000,00 TL
gönderilmiş olduğu belirlenmiştir.
Bu fiktif işlemler neticesinde ...
5.000.000,00 TL tutarında zarar ederken
a) Davalı ... un hesabına ... tarafından 2.250.000TL yatırıldığı, gönderilen paraların ... ... ve ...’ın talimatı ile nakit olarak çekilerek bu kişilere teslim edildiği, bu suretle halka açık ... Holding’in zararına olacak şekilde ... ... ve ... ... ’ın haksız menfaat sağlamalarına aracılık ettiği, bu işlemlerin gerçekleştirilmesi sürecinde 40.000,00 TL’lik tutarın Davalı ... uhdesinde kaldığı
b) Bu dönemde ...’ı kontrol eden ... ... ve ...’ın kalan 4.960.000 TL’yi
kendi kontrollerinde diledikleri hesaplara aktardıkları (1.500.000
TL’sinin nakit olarak Şirket yönetim kurulu başkanı ... ... in banka
hesabına yatırıldığı, 551.000 TL’sinin ... tarafından ... Ocak’a gönderildiği, 2.374.000 TL’sinin ise ilgili dönem yönetim kurulu başkanı ... ... ve yönetim kurulu başkan yardımcısı ...’ın kontrolünde
olan Şirket’in ilişkili tarafı ... A.Ş.’ye aktarıldığı,100.000 TL’sinin yine anılan kişilerin kontrolünde olan Şirket’in ilişkili tarafı ...
...’ya, 60.000 TL’sinin ...’na ... tarafından
gönderildiği) böylece Şirket aleyhine ve kendi lehlerine haksız menfaat
temin ettikleri anlaşılmıştır.
Sonuç olarak; dava dışı ... A.Ş hesaplarından davalılara fiktif işlemler ile 5.000.000,00
TL örtülü kazanç sağlandığı, sağlanan 5.000.000,00 TL menfaatin 40.000,00 TL’lik kısmının
... Kurulu Üyesi ... uhdesinde kaldığı , 4.960.000,00 TL’lik kısmın ise
işlemlerin gerçekleştiği dönemde şirketin Yönetim Kurulu Başkanı olan ... ... ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olan ... uhdesinde/menfaatine sağlandığı tespit edilmiştir.
Davalı ... ... vekili menfaat sağlanmasına sebep olan genel kurul kararlarına müvekkilinin katılmadığı, müvekkilinin imzası bulunmadığı, bu nedenle ceza davasının sonucunun beklenmesi ve imza incelemesi yaptırılması isteminde bulunmuş ise de; SPK 21/1 md gereğince menfaatin sağlanmış olması ve paranın ... ... uhdesi ve hesabına aktarılmış olması tazmin talebinde bulunulması için yeterlidir.Davalı vekilinin istemi kabul edilmemiştir.
Davacı vekili davalıların temerrüd başlangıç tarihi olarak ... komisyon kararının davalılara tebliğini açıklamıştır. Ancak kararın davalı ... ... e tebliğe çıktığı, diğer davalılara tebliğe çıkmadığı, tebliğe çıkan kararda ödenecek miktar net olarak belli olmadığı gibi, ödeme için verilen süre de açıkca belli değildir.Bu nedenle yasal unsurları sağlayan geçerli bir temerrüdün oluşmadığı anlaşılmış, davalıların mahkememiz dava tarihi itibariyle temerrüde düştükleri kabul edilmiştir. Talep ve yasa gereğince yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
HÜKÜM /.
1-Davalı ... vekilinin zamanaşımı itirazının reddine, ceza dosyasının beklenmesi talebinin reddine,
2-Davalı ... 40.000 TL’sinden sorumlu olmak üzere, tahsilde tekerrür olmamak üzere 500.000 TL nin davalılar ..., ... ... ile ... dan dava tarihi 10/12/2021 den itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak ... Holding’e verilmesine
Islah ile artırılan 4.500.000,00 TL nin davalılar ... ... ile ... dan ıslah tarihi 23/01/2024 tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen alınarak ... Holding’e verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 341.550-TL nispi karar harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
(2.732,40-TL'sinden tüm davalılar, kalan 338.817,60-TL'sinden davalılar ... ... ile ... sorumlu olmak üzere)
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 346.000-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
(2.768-TL'sinden tüm davalılar, kalan 343.232-TL'sinden davalılar ... ... ile ... sorumlu olmak üzere)
5-Davacı tarafından yapılan 23.967,60-TL Bilirkişi ve tebligat ve müzekkere giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
(191,74-TL'sinden tüm davalılar, kalan 23.775,86-TL'sinden davalılar ... ... ile ... sorumlu olmak üzere)
6-HMK. 333. md. uyarınca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde yatırına iadesine,
Davacı Vekili Av. ... , Davalı ... ve ... Vekili Av. ... ve Davalı ... Vekili Av. ... 'nun yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/11/2024
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/796, K. 2024/624, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama