KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/553 Esas
- Karar no
- 2025/490
- Dava
- Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 05/08/2022
Karar Metni
1.068 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülen Tazminat (Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket üzerine kayıtlı ve kullanımında bulunan, sürücüsü ... olan ... plakalı ... ... model aracın 19.10.2021 tarihinde saat 12:00 sıralarında ,... idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait araçta yolcu bulunan üç kişinin yaralandığını, kaza tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirkete ait aracın .../0 poliçe numarası ile davalı nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu ve zarardan sorumlu bulunacağını belirterek;
davanın kabulü ile şimdilik 8.000,00 TL hasar ve tamir masrafı,1.000,00 TL. değer kaybı ile 1.000,00 TL davalı sigorta şirketinin hizmet kusuru sebebiyle aracın kullanılamıyor olması ve yaşanan gecikmeler kaynaklı oluşan zararların davalı sigortaya müracaat tarihi itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin de davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, karayolları trafik kanunu’nun 91. maddesi ve zorunlu mali mesuliyet sigortası (zmms) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, tramer kayıtlarına göre sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kazadan uzun bir süre sonra alanında uzman dahi olmayan kişişlerce oluşturulmuş eksertiz raporları ile dava açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, yeni düzenlemeye göre zarar görenlerin doğrudan dava açma hakkı ortadan kaldırılarak; dava öncesinde sigorta kuruluşu’na başvuru zorunluluğu getirildiğini belirterek; davanın reddine, dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu tutulmamayı,
harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişilerden rapor alınmış dosya arasına konulmuştur.
Davacı vekili 10.04.2025 tarihli dilekçesi dava değerini 212.000,00-TL olarak harçlandırmıştır. Islah dilekçesi davalı tarafa tebliğ olmuştur.
Dava: Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir.
Somut uyuşmazlık; 19.10.2021 günü saat 12:00 sıralarında sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... istikametinden Saray istikametine doğru devlet karayolu üzerinde seyir halindeyken yolun 41km+600m'sinde U dönüşü yapmak için sola manevra yaptığı sırada aracının yan-sağ ön kısımlarına, karşı yönden gelen sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyonetin ön-sol kısımlarıyla çarpması sonucu kamyonetin hasarına konu olay meydana gelmiş olup, ... plakalı aracın kaza tarihinde kasko sigortacısı davalı şirketten hasarın tazminini talep etmiş ve sigorta şirketince talep edilen bedellerin ödenmemesi üzerine açılan davaya ilişkindir.
Davacı şirkete ait araç kamyonet olduğu için kendi kasko sigortacısına dahi açtığı davada Ticaret Mahkemeleri görevlidir.
Esasında kendi kasko sigortacısından bedellerin talep edilebilmesi için davacı sürücünün kusurunun bir önemi yoktur. Davalı sigorta şirketinin ödememesi için haklı sebep olarak belirli istisnaların ( alkol, ehliyetsiz araç kullanımı vs. ) da olmadığı görülmekle, kasko sigorta sözleşmesinin tarafı davalı sorumlu olacaktır.
Kusur yönünden; Otomobile hitaplı devamlı düz çizginin olması, kamyonetin çarpma noktasında durabilmiş olması ve olay mahallindeki azami hız limitinin 90 km/s olması durumları dikkate alındığında; otomobilin mevcut noktada şerit değiştirmesinin nizamlara aykırı ve ön görülebilir bir durum olmadığı, kamyonetin hız ihlaline ilişkin olay yeri iz ve emaresi bulunmadığı bu sebeple kamyonet sürücüsüne kusur atfedilmeyerek tüm kusurun dava dışı sürücüde olduğuna ilişkin ATK raporu dosya arasına alınmıştır.
Hasar bedeli yönünden; uyuşmazlığa konu dosya yukarıda açıklanan koşul ve sebepler birlikte incelendiğinde. Rapora konu kaza sonucunda araçta meydana gelen hasarın, parça değişimi ve hasar gören parçaların onarım ve değişim işçiliklerinin iskontosuz olarak 163,400,-TL, KDV'li 192,812,-TL tutarında olduğu tespit edilmiştir.
Aracın söküm ve onarım aşamasında ilave parçaların çıkabileceği ve hasar maliyetinin artabileceği, aracın genel görünümü, teknik olarak hasar gören parçaların onarım sonrasında gerekli teknik standardizasyonu sağlayamayacağı hususlar dikkate alındığında aracın onarımının ekonomik/ teknik olarak mümkün olmadığı tespit edilerek;
bu şartlarda aracın onarımı halinde, lüzumlu parça ve işçilik bedelleri dikkate alındığında aracın piyasa rayiç değerine yaklaştığı ve onarımının ekonomik olmadığı tespit edildiğinden hasarlı vaziyetteki ederi şekli ile değerlendirilmesi gerektiği, aracın kaza tarihi itibariyle piyasa rayiç değerinin 206,000,-TL olduğu, piyasa şartlarında 100,000, TL sovtaj bedeli oluştuğu tespit edilmiş olup aracın ağır hasarlı pert-total olarak değerlendirilerek,
trafikten çekme kanaati belirtir rapor hükme esas alınabilecek yeterlilikte addedilmiş olup, sovtaj bedeli olan 100.000,00-TL'nin, aracın kaza tarihindeki piyasa rayiç bedeli olan 206.000,00-TL'den düşümü ile birlikte, hasar bedeli olarak ödenmesi gereken bedel 106.000,00-TL olarak tespit edilmitir.
Araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde ise; hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı ve makul kazancın için gerekli sürenin belirlenmesi gerekir. Ancak aracın trafikten çekildiği dikkate alındığında aynı mahiyette aracın alınması için gereken sürenin 15 gün olduğunun belirlendiği Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi heyeti tarafından belirlenen sürenin uygun olduğu, yine günlük kazancın kaza tarihine göre 400,00-TL olarak belirlenmesi de yerindedir. Bu doğrultuda 6.000,00-TL ikame araç bedeline hükmedilmesi gerekmiştir.
Belirtilen açıklamalar ışığında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/553, K. 2025/490, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama