KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2023
- Esas no
- 2023/680 Esas
- Karar no
- 2023/829
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/10/2023
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle. Müvekkilinin paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde davalıdan faizle borç para alarak karşılığında mülkiyeti diğer davacı müvekkil ...
Metalurji isimli şirkete ait olan ... plakalı aracı rehin karşılığında verildiğini, dava sonra faiziyle borcunu ödedikten sonra araç üzerindeki rehinin kaldırıldığını, daha sonra müvekkilinin yine paraya ihtiyaç duyması nedeniyle borç para aldığını, müvekkilin aldığı borç parayı vadesinden önce ödemiş olmasına rağmen davalı tarafın müvekkilinin ödemiş olduğu çekleri daha sonra vereceğini söylemesine rağmen iade etmediğini, dava konusu çekler sebebiyle henüz icra takibine girişilmediğini, talep edilen meblağların yüksekliği ve bilhassa dava konusu yapılan çeklerin haksız ve suç mahsulü olduğunu,
herhangi bir ticari ilişki olmadığı dikkate alındığında müvekkilinin ticari hayatının zarara uğrayacağını, bu nedenlerle teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında söz konusu çekler bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davanın kabulü ile davaya konu çekler yönünden borçlu olmadıklarının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesine, mevzuata aykırı düzenlenen çeklerin hükümsüzlüğüne karar verilerek müvekkiline iadesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
Davacı tarafın yurt içi ve yurt dışında fabrikalar olduğunu, yurt dışı ticaretleri için de ödemelerini altın olarak yaptığı gerekçesi ile müvekkilinden altın almak istediğini belirterek müvekkilinden 2016 yılından beri altın alıp sattığını, faizli borç alındığı açıklamasının gerçeği yansıtmadığını, davacının yüklü miktarda altın aldığını bunun bir kısmının nakde çevrilerek kendisine gönderilmesini talep ettiğini, bu işlemler içinde şirketin bu alımları muhasebeleştiremeyeceğini bu nedenle fatura kesilmesi yerine sadece teslim tutanağı düzenlenmesini talep ettiğini,
yüklü miktarda yaptığı alımları için de güven sağlamak amacıyla eşine şahsen kefil olduğunu ve teminat karşılığı araçlarına rehin konulmasını talep ettiğini, davacının borçlarının artması üzerine müvekkil davacıdan alacaklarını talep ettiğini, kambiyo senetlerinin sebepten ari olduğunu, davacı tarafın kambiyo senedine karşı borçlu olmadığını, yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının ihtiyati tedbir talebinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddi ile haksız ve kötü niyetli olarak dava açan davacı taraf aleyhine dava miktarının %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kambiyo senedi/çek nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir.
Dava 18/10/2023 tarihinde açılmış olup, Türk Ticaret Kanunu’nda 7445 sayılı kanunla yapılan değişiklik kapsamında Kanunun 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilerek menfi tespit davaları da zorunlu arabuluculuk kapsamına alınmış, söz konusu bu düzenleme 01/09/2023 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesi; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini havidir.
Yukarıda açıklanan yasal hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde; dava dosyasına arabuluculuğa başvurulduğuna dair belge ibraz edilmediği, arabuluculuk dosya numarası da belirtilmediği, dava, cevap dilekçelerinde ve ekindeki belgelerde arabulucuya başvurulduğuna ilişkin herhangi bir bilginin de olmadığı bu haliyle arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşıldığı, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2. maddesi son cümle uyarınca davacı tarafa son tutanağın ibrazı için süre verilmesine de gerek olmadığı, bu nedenle davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/680, K. 2023/829, 19 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama