KÜNYE
T.C. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2026
- Esas no
- 2026/29 Esas
- Karar no
- 2026/351
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/01/2026
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıya mal teslimi gerçekleştirildiği ve bu teslimatlara istinaden faturalar düzenlendiği, davalının bir kısım ödemeyi yaptığını borcun büyük bir kısmını ödemediğini, davalı borçlunun söz konusu fatura bedellerini ödememesi üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiği belirtilerek; haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle.
İtirazın iptali davasında yetkili mahkeme HUMK. m. 9’a göre, davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki mahkemedir, müvekkil şirketin adresi Şanlıurfa ili olduğundan dolayı davacı tarafından yetkisiz mahkemede açılan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında alım-satım kaynaklı ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin üretimini yapmış olduğu termoslar için davacı taraftan ürün tedariğinde bulunduğunu, ancak gelen ürünlerin bir kısmının hatalı olması üzerine davacı şirkete iade için bildirimde bulunulduğunu ve iade faturası kesilerek gelir idaresi başkanlığına gönderildiğini,
tüm bu hususlara rağmen davacı taraf haksız kazanç elde etmek amacıyla müvekkiline karşı ilamsız takip başlatıldığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
GEREKÇE
Dava, cari alacağa dayalı olarak başlatılan .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, dava yasal sürede açılmıştır. Davalı taraf, icra dairesine sunduğu itiraz dilekçesinde "müvekkilin adresi Şanlıurfa olduğundan ve yetkili icra müdürlüğü Şanlıurfa olduğundan dolayı yetkiye itiraz ediyoruz" şeklinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiştir.
İcra dairesinin yetkisi İİK'nın 50. maddesinde düzenlenmiş, para ve teminat borcu için takip hususunda usul kanununun yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile tatbik olunacağı belirtilmiştir. HMK'nın 6. maddesinde genel yetkili mahkemenin davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, aynı Kanun'un 10. maddesinde sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği ifade edilmiştir.
Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesinde para alacağına ilişkin davalarda aksi kararlaştırılmadıkça para borcunun, alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğuna işaret edilmiştir. Davalı icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş Şanlıurfa İcra Dairesinin yetkili olduğunu ileri sürmüştür.
Dava cari hesap /para alacağına ilişkin olduğundan HMK'nın 89. maddesi uyarınca davacının muamele merkezinin bulunduğu Esenyurt ilçesinin Büyükçekmece İcra Dairesi'nin (mahkeme olarak Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi'nin) yetki alanınında olması dikkate alındığında takibin başlatıldığı İstanbul İcra Dairesi'nin yetkili olmadığı anlaşılmakla, davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmaması nedeniyle özel dava şartı noksanlığından, usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/29, K. 2026/351, 29 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama