KÜNYE
T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2019
- Esas no
- 2015/547
- Karar no
- 2019/1020
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 21/05/2015
Karar Metni
2.505 kelime·13 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
17.02.2015 günü saat 14.30 sıralarında sürücü ..., yönetimindeki ... plakalı çekici tır ile ... ili, TEM otoyolunu takiben Edirne istikametine sol şeritten seyredip ... mevkiine geldiği sırada, önünde aynı istikamete seyreden ve daha önceden meydana gelen zincirleme kazalar sebebiyle yolun kapandığını görüp dörtlülerini yakarak duran sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin arka kısmına duramayıp kendi çekici tırının ön kısmıyla çarpması ve ... plakalı otomobilin çarpılmanın etkisiyle yolun sağına savrulup sağ şeritte seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı çekici tırın sol ön kısmına sağ ön kısmıyla çarpması ve son olarak daha
önceki kazalar sebebiyle durmuş olan ... plakalı tırın mazot deposuna vurarak durması neticesi ... plakalı otomobilin sürücüsü ...' nın ve bu otomobilde yolcu olarak bulunan ...' nın yaralandığı, dört araçlı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, şimdilik 21.000-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahiline, şimdilik 30.000,00-TL manevi tazminatın, ...
Sigorta AŞ dışında kalan diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerine olay tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, ...Sulh Hukuk Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyasında yapılan masrafların ve vekalet ücretinin bu dosyada yargılama gideri olarak hüküm altına alınmasını, dava ile ilgili yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Tic ve San. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle. Talep konusu alacak konusu haksız fiil olup, araç malikinin tacir sıfatının ticari işlere uygulanan fahiş faiz talebine hak kazandırayacağından, ...
Bankası kısa vadeli işlerde uygulanan avans faiz oranına itiraz ettiğini, alacak davası açmakta hukuki yararı bulunan davacının, pert olan aracına tespit davası açmasında hukuki yarar olmadığını, bu nedenle masrafın arttırılmasına neden olan davranışın sonucuna davacılar katlanması gerektiğini, tespit davası masraflarını kabul etmediğini, davalı şirket adına kayıtlı ... plakalı araç ...'ye genişletilmiş kasko filo kasko poliçesi ile sigortalanış olduğunu, poliçe içerisinde ihtiyari mali mesuliyet klozu da yer aldığını, bu nedenle davanın ...'ye ihbarını talep ettiğini,
açıklanan ve yargılama sürecinde ispat olunacak nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ. vekili cevap dilekçesinde özetle.
Haksız ve mesnetsiz açılan davanın tamamen reddini, masraf, faiz ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, sigortalı araç sürücüsünün idaresinde olan aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranının tespiti için Mahkememizce bilirkişi atanmasını, tazminat hesabının sigortalısı kusur oranında yapılması gerektiğini, müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, öncelikle genel şartlara uygun olarak tüm hasar evrakları ile birlikte hasar başvuru yapılması gerektiğini,
hiçbir başvuru yapılmadan açılan davaya müvekkilin dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle dava masraflarından, faizden ve tüm ferilerinden sorumluluğunun ve temerrüdünün bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmiş ise de; davalı tarafça Mahkememize cevap dilekçesi ibraz edilmediği anlaşılmıştır.
İhbar Olunan ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Söz konusu poliçe çerçevesinde, trafik teminatlarını aşan kısım için şahıs başı maddi bedeni ayırımsız azami teminat 300.000-TL ile sınırlı olduğunu, davacı yanın taleplerinin Trafik Poliçe teminatları dahilinde kalması durumunda müvekkil şirket bakımından herhangi bir sorumluluk doğmayacağı açık olduğunu, bu nedenle davacı yanın maddi tazminat taleplerinin müvekkil şirket açısından reddi gerektiğini, müvekkil şirket hakkında hüküm kurulmamasını, herhalükarda savunmaların dikkate alınmasını talep etmiştir.
Dosya kapsamına Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanlığından alınan 09/08/2017 tarihli ATK raporunda özetle; ... oğlu 1984 doğumlu ...'ın 17.02.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yumuşak doku arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığını, iyileşme ( iş göremezlik ) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) haftaya kadar uzayabileceğini mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 18/12/2017 tarihli ATK raporunda özetle; Mevcut belgelere göre; ... kızı, 06/01/1979 doğumlu ...'nın 17/02/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğini mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamın Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 20/09/2018 tarihli ATK raporunda özetle; Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğunu mütalaa etmiştir.
Dosya kapsamına alınan 08/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı çekici tırın davalı sürücüsü ...'ın, meydana gelen dava konusu dört araçlı kazada tam (%100) kusurlu olduğunu, ... plakalı otomobilin sürücüsü ...'nın ve ... plakalı tırın sürücüsünün meydana gelen dava konusu dört araçlı kazada herhangi bir kusurları görülmediğini, ... plakalı çekici tırın sürücüsü ...' in ise, meydana gelen dava konusu dört araçlı kazada herhangi bir kusuru görülmediğini, davacı tarafa ait ... plakalı, 2004 model, ... marka ve tip otomobilde dava konusu kaza sonucu meydana gelen toplam hasar miktarı, 19.000.00 TL olduğunu, davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluğuna dayalı olarak, davacı ...'nın;
Geçici İş göremezlik döneminde;
%100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının = 6.520.11-TL.
Tedavi ve diğer giderler nedeniyle maddi zararının = 1.414.00 TL. olduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından davacının malul kalmadığı belirlenmiş olduğundan, sürekli iş gücü kaybı(daimi iş göremezlik) nedeniyle maddi zararının bulunmayacağını, davacının maddi zararlarının zorunlu trafik sigorta poliçesi teminat limitleri içinde kaldığını, manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığını, davalı ... şirketinin 21/05/2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğü belirlenememiş olup, diğer davalılar bakımından temerrüdün 17.02.2015 olay tarihinde gerçekleşmiş olacağını,
dava dilekçesinde davalı araç sürücüsü ... bakımından olay tarihinden itibaren yasal faiz, diğer davalılar bakımından avans faizi talebi mevcut olup, sigortalı aracın kullanım amacının ticari gözüktüğünü, dava dilekçesinde davacı ... bakımından sadece manevi tazminat talebinde bulunulmuş olduğunu, bu olay nedeniyle maluliyet oluşmayan davacı ...'nın devlet memuru olması nedeniyle de geçici iş göremezlik dönemi için maddi zararının söz konusu olmayacağını mütalaa etmiştir.
Davacı ... vekili ıslah dilekçesinde özetle; Manevi tazminat talepleri için davanın başında talep miktarı üzerinden harç yatırılmış olduğunu, ...'nın maddi zararırın karşılığı bilirkişi raporu doğrultusunda 26.916,11-TL olarak belirlendiğinden maddi tazminat bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat taleplerinin ... Sigorta AŞ dışında kalan (araç sahibi ve araç şoförü) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır.
Dava; Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat, manevi tazminat ve araç hasar bedeli talebine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanılan delillerin bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucunda; 17.02.2015 tarihinde davacı ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile seyir halinde iken meydana gelen kaza neticesinde otomobilde yolcu olarak bulunan davacı ...' nın yaralandığı, davacı ...'nın davaya konu kaza sebebiyle maddi tazminat, manevi tazminat ve araç hasar bedeli istemi ile yine davacı ...'nın manevi tazminat istemi ile eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu Başkanlığı'ndan alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 09/08/2017 tarihli ATK raporunda; ... oğlu 1984 doğumlu ...'ın 17.02.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yumuşak doku arızası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme ( iş göremezlik ) süresinin olay tarihinden itibaren 1 (bir) haftaya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 18/12/2017 tarihli ATK raporunda; Mevcut belgelere göre; ... kızı, 06/01/1979 doğumlu ...'nın 17/02/2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceğinin mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamın Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 20/09/2018 tarihli ATK raporunda ; Davaya konu kazada; davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'nın kusursuz olduğunun belirlendiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan ATK raporları nazara alınarak dosya kapsamına alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan 08/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere; ... plakalı çekici tırın davalı sürücüsü ...'ın, meydana gelen dava konusu kazada tam (%100) kusurlu olduğu, ... plakalı otomobilin sürücüsü davacı ...'nın ve ... plakalı tırın sürücüsünün meydana gelen dava konusu kazada herhangi bir kusurlarının bulunmadığı, ... plakalı çekici tırın sürücüsü ...'in ise, meydana gelen dava konusu dört araçlı kazada herhangi bir kusurunun görülmediği,
davacı tarafa ait ... plakalı, 2004 model, ... marka ve tip otomobilde dava konusu kaza sonucu meydana gelen toplam hasar miktarının 19.000.00-TL olduğu ve kadri maruf bulunduğu davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluğuna dayalı olarak, davacı ...'nın; geçici iş göremezlik döneminde; %100 kazanç kaybı nedeniyle maddi zararının 6.520,11-TL, tedavi ve diğer giderler nedeniyle maddi zararının 1.414,00-TL olduğu, sürekli iş gücü kaybı (daimi iş göremezlik) nedeniyle maddi zararının bulunmadığı, davacının maddi zararlarının zorunlu trafik sigorta poliçesi teminat limitleri içinde kaldığı,
manevi tazminat taleplerinin zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında bulunmadığı, davalı ... şirketinin 21/05/2015 dava tarihinden önce temerrüde düştüğünün ispat edilemediği, diğer davalılar bakımından temerrüdün 17.02.2015 olay tarihinde gerçekleştiği, davalı tarafça sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu, bu nedenle davacı yanın, davalı ... ile araç maliki davalı şirket yönünden avans faiz talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, açıklanan gerekçelerle 6.520,11-TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 1.414,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 7.934,11-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...
Tic. Ve San. Ltd. Şti. yönünden olay tarihi olan 17.02.2015 tarihinden itibaren, diğer davalı ... AŞ. yönünden ise; dava tarihi olan 21.05.2015 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden yasal faizi ile diğer davalılar yönünden avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, yine 19.000,00-TL araç hasar bedelinin davalılar ... ve ... Tic. Ve San. Ltd.
Şti. yönünden olay tarihi olan 17.02.2015 tarihinden itibaren, diğer davalı ... AŞ. yönünden ise; dava tarihi olan 21.05.2015 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden yasal faizi ile diğer davalılar yönünden avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı yanın manevi tazminat istemi yönünden uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir.
Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; yaralamalı trafik kazası neticesinde tedavi görmek zorunda kalıp iş göremezliğe düşen davacıların manevi zarara uğradığı ve davalı araç maliki/işleteni ve araç sürücüsünün yasal düzenlemeler gereğince davacının manevi zararını gidermekle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Manevi tazminat miktarının belirlenmesi noktasında anılı düzenleme ve içtihatlar kapsamında değerlendirme yapılmış, olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, iş göremezlik süresi, davacı yanın davaya konu kaza nedeniyle kusursuz oluşu, tarafların mali ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile aşağıda belirlenen miktar manevi tazminat takdir edilmiştir.
Davacı yanın belgelendirilen 557,60-TL değişik iş dosya masrafının HMK'nın 323. maddesi kapsamında yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmesine karar verilerek, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim ...
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/547, K. 2019/1020, 26 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama