İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1114 K.2018/1129

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirketin Ortaklığından Çıkarılmaya İlişkin davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2016/1114Karar2018/1129Tarih13 Aralık 2018Okuma11 dk · 2.159 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
13 Aralık 2018
Esas no
2016/1114
Karar no
2018/1129
Dava
Ortaklıktan Çıkarma
Dava tarihi
08/11/2016
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.159 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirketin Ortaklığından Çıkarılmaya İlişkin davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 25.000 TL sermayeli davacı şirketin 1.250.00 TL sermaye paylı ortağı ve sorumlu müdürü olan davalının şirket çalışanları dava dışı ..., ... ve eşi ... isimli çalışanlar ile birlikte hareket etmek ve müşterilerden tahsil edilen tutarları zimmetinde alıkoymak suretiyle davacı şirketi dosyada mübrez müşteri taksitleri listesinde yer aldığı şekilde 278.872.30 TL zarara uğrattığını, konu ile ilgili olarak T.C ...

Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde ... hz. Sayısına kaydedilen şikayetleri ile ilgili soruşturmanın devam ettiğini, ...' un davalının bilgisi dahilinde davacı şirketin büyük müşterilerinden ... Ltd.Şti' ne ait 15 adet kasko sigorta poliçelerine ilişkin 27.271.13 TL tutarı sahte bir kaşe vazetmek suretiyle yaptığı anlaşma kapsamında peşinat tahsil etmiş olmasına rağmen bu konuda şirkete bilgi vermediğini, davalı yana .... Noterliğinin 07.10.2016 tarihinde ....

Yev, sayılı ihtarnamesiyle hisselerini şirkete devretmesinin ihtar olunmasına rağmen hisse devrinin yapılmadığını beyanla; fazlaya dair talep vc dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının TTK. 640. maddesinde yer alan düzenleme kapsamında davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına ve hakkında yargılama giderlerine hükmediImesini karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyaya davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin izni içeren genel kurul kararı ve denetçi onayı sunulmadığından dava şartı yokluğundan davamn reddinin gerektiğini, davalı yana yöneltilen suçlamaların hukuki dayanaktan yoksun olduğu ve dosyaya delil sunulmadığını, davacının amacının davalı hissesini ele geçirmek için baskı kurmaya yönelik olduğu,

müvekkilinin 1.250.00 TL sermayeli müdür ve müşterek yetkiye sahip küçük ortak olup 2.500,00 TL tutarlı işlemlere kadar onay yetkisinin bulunduğunu, müvekkilinin hesaplarına hiç bir poliçe bedelinin girmediğini, usulsüzlük yapılması hususunda hiç bir kimseye onay ve talimatın müvekkilince verilmediğini, dava dilekçesinde isimleri geçen kişilerin SKG' lı şirket çalışanı değil, kesilen poliçe karşılığında komisyon alan aracılar olduğunu, savcılık dosyası ile ilgili olarak taraflarına herhangi bir çağrı ve tebligat yapılmadığını, ....

Noterliği'nin 09.10.2016 tarih ve ... Yev. sayılı ihtarnamesi ile davacı yanın gönderdiği ihtara cevap verildiğini beyanla; haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce delillerin ibrazını müteakip celbi gerekli deliller de celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır. Davacı tanığı ..., ... ve ... Davacı tanığı ...;

"Ben; dava konusu ... sigorta şirketinde 2012-2016 yılları arasında çalıştım son olarak müdür yardımcısı pozisyonundayım sonra başka bir şirkete transfer oldum davalı ... ise aynı şirkette çalışandı daha sonra ortak olarak şirkette yer aldı, zaten şirkette çalışrken de şirket müdürüydü sonrasında da ortak müdür olarak devam etti, diğer ortak ise Sami İlgen'di o da bir fiil şirket yönetiyordu, ...,

... ve ... isimli şahısları da şirkette işe başlattı daha sonra yoğunlukla ... isimli şahsın yine az da olsa ... isimli şahsın müşteri dönüşlerinden ciddi şikayet aldık müüşterileerden sigorta poliçeleri ile ilgili tahsilatları yapıp şirkete yansıtmadılar bu tahsilatların müşteri alacağı olarak kayıtlı olduğunu öğrendik kendileri çok defa uyarıldı ...'de Bu hususu bilgiği halde işlem yapmadı son olarak bu tür şikayetler artınca ... ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu biliyorum, olay hakkımdaki bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ...;

"Ben; şirkette muhasebede çalışıyorum ... bey şirket müdürüdür. Dolayısıyla tahsilatlarla ilgili ... bey ile sürekli görüşürüz şirket çalışanlarından ... ve ... 'ı ... bey işe almıştır süreç içerisinde bazı tahsilatlarda sıkıntılar yaşanınca bizzat ben ... e gerekli bilgileri verdiğim halde beklemeye almam söylendi ayrıca ... ile ... muhasebe ile muhattap olmayıp direk ...e bilgileri verdi ödemeler gecikince bazı şirketelere ihtar gönderdik onlar da ödemeleri ...in bilgisi dahilinde ...'e ya da ... hanıma yaptıklarını söylediler ancak bu ödemeler şirkete yansıtılmadı, bilgim bundan ibarettir"şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davacı tanığı ... ;

"Ben; ... sigorta da çalıştığım dönemde hasar departmanıdnayıdım ... bey de şirket müdürüydü ve pazarlamacı olarak da ... bey vardı araları cok iyiydi samimi arkadaştılar bazı kararları birlikte aldıklarını düşünüyorum bir dönem fifnansta sıkıntı çıktı bazı müşterilerinin tahsilatlarının ... bey tarafından ...in bilgisi dahilinde yapılıp şirkete aktarılmadığı tespit edildi ve ... de bu tespit üzerine şirketten ayrılmak zorunda kaldı ben halen başka bir şirkette çalışmaktayım, bütüm bilgim bundan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.

Davalı tanığı ...;

"Ben; davacı sigorta şirketinin eski çalışanıyım hayat ve bireysel emelilik sigortasının pazarlama müdürlüğünü yaptım halen kendi adıma sigorta acentem vardır, iki yıllık süre içerisinde ... davacı şirketin müdürlüğünü yapmaktaydı.

Şirket muhaseb, finans ve hasar gibi departmanlara ayrılmıştır ve bizim çalıştığımız alan muhasebe ile ilgili olmadığından tahsilatla da ilgimiz yoktu tahsilatlar banka üzerinden yapılır para alışverişi ile bir ilgimiz söz konusu değildir, alınan kararlar ... tarafından verilirdi kendisi acentanın sahibidir ve finansın başında da kardeşi ... Bey mevcuttur.

Ben işe başladığımda ... isimli şahıs firmada çalışmaktaydı. ... ile davacı şirket arasında bildiğim kadarıyla cari hesap şeklinde bir çalışma mevcuttur. Cari hesabın takibi de zor olduğundan ..., ... Beyi bu konuda uyarmıştır. Ben bulunduğum dönem içerisinde herhangi bir usulsüz duruma şahit olmadım. Taraflar arasındaki anlaşmazlığın tam sebebini ben bilmiyorum, konuylka ilgili bilgim bundan ibarettir."şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce davacı şirketin ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde, iddia ve savunma doğrultusunda mali bilirkişi ... ile Sigortacı ... ve değerleme uzmanı ... marifetiyle inceleme icra edilerek ortaklıktan çıkarılması için haklı sebebin gerçekleşip gerçekleşmediği hususları ile gerekli takdirin mahkememizce kullanılabilmesi açısından karara en yakın tarih itibariyle ortaklıktan çıkma payının belirlenmesi babında alınan rapor teminle dosyamız arasına alınmıştır.

Bilirkişiler 15/05/2018 tarihli raporlarında özetle;

''Kural olarak Limited şirketlerde bir ortağın ortaklıktan çıkarılması için ''haklı nedene dayanarak ortağın ortaklıktan çıkartılması' 'limited şirket esas sözleşmesinde hangi hallerin ortaklıktan çıkarılma nedeni olacağının belirtilmesi zorunlu olmadığından, bir diğer yol olarak TTK'nda öngörülmüştür. Ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin limited şirket esas sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması durumunda dahi; limited şirket ortağı/ortaklarının her zaman haklı nedene dayanarak ortaklıktan çıkartma istemi ile dava açılması mümkün kılınmıştır.

Bu çerçevede hakkında ortaklıktan, çıkarma kararı verilen ortak buna karşı, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilecektir. 6102 sayılı TTK md. 640.-T-2).

Anılan düzenlemeden, Limited Şirket Genel Kurulu' nun aldığı ortaklıktan çıkarma kararının, ortağa noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği sonucu da çıkmakta olup, davalı yanın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin izni içeren genel kurul kararı ve denetçi onayı sunulmasına ilişkin takdir muhterem mahkemeye aittir.

TTK'da ise açıkça "Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir." hükmüne yer verilmiştir. (TTK md. 641 t -1).

Ayrılma ile çıkına ve çıkarılma halinde TTK'nun bu konudaki kuralı; ayrılan ortağa esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesinin ödenmesidir. "gerçek değerine uyan" ibaresini kanun tanımlamamış olup, bu ibarenin en azından "bilanço değeri"ni ifade etmesi gerektiği doktrinde belirtilmiştir.

TTK'ya göre ayrılma akçesi; "şirket kullanılabilir bir öz kaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmış ibaresi ile bu tutarın ayrılma ile muaccel olacağı belirtilmiştir.

Davacı şirketin incclcmeye ibraz ettiği 2016 yılı yevmiye defteri incelemeye tabi tutulmuş, defterin açılış tasdiki ile yılsonu kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yapıldığı vc usulüne uygun tutulduğu, defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, ana sigorta şirketlerine ödenmemiş borç bakiyelerinin mevcut olduğu görülmüştür.

Davalı yan cevap dilekçesinde. ..., ... vc eşi ... isimli kişilerin şirket çalışanları olmadıklarını, bu anlamda yapıldığı iddia edilen yolsuzlukla ilgili kendisinin ilişkilendirilmesinin kabul edilebilir olmadığını beyan etmekle, dava dosyasında davacı şirketin SGK hizmet bildirimleri yer almadığından, adı geçen kişilerin şirket çalışanı olup olmadıkları hususu değerlendirilememiştir.

Diğer yandan dava dosyasına sunulu dekontlarda ve kasko anlaşmalarında davalı yan ismi yer almamakla, ödemelerin davalı yan tarafından alınmış olduğu, bu anlamda davalı yanın şirketi zararlandırıcı işlem gerçekleştirdiğine dair bir delile rastlanmamıştır. Davalı yanın söz konusu tahsilat işlemleri için ... ve ...'u yetkilendirdiği, bu anlamda yapılan tahsilatların, davalı yan bilgisi dahilinde gerçekleştiğine yönelik olarak dava dosyasında herhangi bir belge yer almamaktadır. Tanık beyanları hususunda takdir Sayın Mahkemeye aittir.

6102 sayılı TTK. md. 640/f-2 de yer alan düzenlemeden, Limited Şirket Genel Kuıulu' nun aldığı ortaklıktan çıkarma kararının, ortağa noter aracılığıyla bildirilmesi gerektiği sonucu da çıkmakta olup, davalı yanın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü davalının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin izni içeren genel kurul kararı ve denetçi onayı sunulmasına ilişkin takdirin muhterem mahkemeye ait olduğu, davacı şirketin incelemeye ibraz ettiği 2016 yılı yevmiye defteri incelemeye tabi tutulmuş, defterin açılış tasdiki ile yılsonu kapanış tasdikinin yasal süresi içerisinde yapıldığı ve usulüne uygun tutulduğu,

kayıtlar üzerinde yapılan incelemelerde, ana sigorta şirketlerine ödenmemiş borç bakiyelerinin mevcut olduğu, dava dosyasına sunulu dekontlarda kasko anlaşmalarında davalı yan ismi yer almamakla, "ödemelerin davalı yan tarafından alınmış olduğu, bu anlamda davalı yanın. şirketi zararlandırıcı işlem gerçekleştirdiğine" dair bir delile rastlanmadığı, davalı yanın söz konusu tahsilat işlemleri için ... ve ...'u yetkilendirdiği veya bu anlamda yapılan usulsüz tahsilatların, davalı yan talimat ve bilgisi dahilinde gerçekleştiğine yönelik olarak dava dosyasında herhangi bir belgenin bulunmadığı,

tanık beyanları hususunda takdirin sayın mahkemeye ait olduğu, tüm bunlarla birlikte takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davalının ortaklıktan çıkarılma şartlarının oluştuğu kanaatine varılması halinde, davacı şirketin mali idareye vererek kesinleştirdiği kurumlar vergi beyannamesi ekindeki 31.12.2017 tarihli bilançoda yer alan kaydi değerlere göre, şirket öz varlığının 914.286,71 TL olduğu, buna etfrc davalı yanın 1.250/25.000x100 - %5 lik hissesine isabet eden ortaklıktan çıkma payının 914.286,71 x 0,05 - 45.714,34TL olacağı, '' şeklinde beyan ve mütalaada bulunmuşlardır.

Davalı vekili 30.10.2018 tarihli dilekçesinde ;müvekkilinin 15.05.2018 tarihli bilirkişi raporunun son paragrafında belirtilen hisse değeri olan 45.714,34 TL'nin kendisine ödenmesi halinde şirkettten çıkmayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Dava; limited şirket ortağının haklı sebeplere istinaden ortaklıktan şu kalması istemine ilişkindir. Davalı taraf, dava dilekçesinde ileri sürülen dava sebeplerinin yerinde olmadığını beyanla davanın reddini savunmuş, ancak rapor sonrası belirlenen hisse bedelinin ödenmesi halinde şirketten çıkmayı kabul ettiğini beyan etmiştir.

Taraflar arasındaki ihtilaf; davalının haklı sebeplerle şirketten çıkarılmasının Türk Ticaret Kanununun 640. maddesi kapsamında yasal şartların gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir.

Limited şirketlerde şirket ortaklığından çıkma ve çıkarılma müessesesi Türk Ticaret Kanunu'nun 638- 642 maddeler arasında;

"MADDE 638- (1) Şirket sözleşmesi, ortaklara şirketten çıkma hakkını tanıyabilir, bu hakkın kullanılmasını belirli şartlara bağlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir.

Çıkmaya katılma ilişkin madde 639- (1) Ortaklardan biri şirket sözleşmesindeki hükme dayanarak çıkma istediği veya haklı sebeplerden dolayı çıkma davası açtığı takdirde, müdür veya müdürler gecikmeksizin diğer ortakları bundan haberdar ederler.

(2) Diğer ortaklardan her biri, haberin kendisine ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde; a) Şirket sözleşmesinde öngörülen haklı sebep kendisi yönünden de geçerliyse, kendisinin de çıkmaya katılacağını müdürlere bildirmek, b) Açacağı bir dava ile haklı sebepler dolayısıyla çıkma davasına katılmak, hakkına sahiptir. (3) Çıkan tüm ortaklar, esas sermaye payları ile orantılı olarak, eşit işleme tabi tutulurlar.

(4) Şirket sözleşmesindeki hüküm sebebiyle veya haklı bir sebebin varlığı dolayısıyla bir ortağın şirketten çıkarılması hâlinde bu hüküm uygulanmaz.

Çıkarma ilişkin madde 640- (1) Şirket sözleşmesinde, bir ortağın genel kurul kararı ile şirketten çıkarılabileceği sebepler öngörülebilir. (2) Çıkarma kararına karşı ortak, kararın noter aracılığıyla kendisine bildirilmesinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. (3) Şirketin istemi üzerine ortağın mahkeme kararıyla haklı sebebe dayanılarak şirketten çıkarılması hâli saklıdır.

Ayrılma akçesine ilişkin madde 641- (1) Ortak şirketten ayrıldığı takdirde, esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini istem hakkını haizdir.

(2) Şirket sözleşmesinde öngörülen ayrılma hakkı dolayısıyla, şirket sözleşmeleri ayrılma akçesini farklı bir şekilde düzenleyebilirler.

Ödeme ilişkin madde 642- (1) Ayrılma akçesi; a) Şirket kullanılabilir bir özkaynak üzerinde tasarruf ediyorsa, b) Ayrılan kişinin esas sermaye payları devredilebiliyorsa, c) Esas sermaye, ilgili hükümlere göre azaltılmışsa, ayrılma ile muaccel olur. (2) (Mülga: 26/6/2012-6335/43 md.) (3) Ayrılan ortağın ayrılma akçesinin ödenmeyen kısmı, şirkete karşı, bütün alacaklılardan sonra gelen bir alacak oluşturur. Bu husus yıllık raporda kullanılabilir özkaynak tutarının tespiti ile muaccel hâle gelir. " şeklinde düzenlenmiştir.

Limited şirketlerde; esas sözleşmede ortaklıktan çıkarılma sebeplerinin düzenlenmesi halinde bu sebeplere istinaden Genel Kurulun karar alması dışında, haklı sebeplere istinaden ortağın şirketten çıkarılmasını dava yoluyla şirketin talep etmesi mümkün olup Genel Kurul Kararı veya denetçi onayı aranmaz ve dava şartı değildir.

Davacı taraf; dava dilekçesinde ortaya konulan haklı sebep iddiasını kanıtlayabilmiş değildir. Ancak; davalı taraf belirlenen hisse bedelinin ödenmesi halinde şirket ortaklığından ayrılmayı kabul etmiştir. Davacı tarafın davalının bu beyanını davadan feragat etmediği sürece kabul-red etmesinin önemi yoktur ve ancak belirlenen hisse bedeline itiraz hakkı vardır ki mahkememizce denetlenen bilirkişi raporuyla ortaya konulan hisse miktarı mahkememizce de benimsenmiştir.

Dava; zaten davalının şirketten çıkarılması talebine ilişkindir. Davalının şirket ortaklığından çıkarılmaya ilişkin kabul beyanı nazara alınarak davanın kabulü cihetine gidilmiş ve faize ancak ortaklıktan çıkma sonrası hak kazanılacak olması nedeniyle faiz infaz anında ortaklıktan çıkma tarihi sonrasına ilişkin olarak nazara alınması gerektiğinden faize hükmedilmemiştir.

Mahkememizce icra edilen yargılama ve tekmil dosya mündericatından edinilen vicdani kanaat gereğince; davanın kabulü ile; davacı ... Limited Şirketi'nin %5 hissedarı davalı ...'in davacı şirket hissedarlığından çıkarılmasına, çıkma akçesi olan 45.714,34 TL'nin davacı şirketten tahsili ile davalıya ödenmesine, dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi cihetine gidilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın kabulü ile; davacı ... Limited Şirketi'nin %5 hissedarı davalı ...'in davacı şirket hissedarlığından çıkarılmasına, çıkma akçesi olan 45.714,34TL'nin davacı şirketten tahsili ile davalıya ödenmesine,

2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3-Davacı, kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.180,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacı tarafından yargılama süresinde sarfedilen 1.833,00TL masraf ile 62,70TL harçlar toplamının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzereoy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2018

Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1114, K. 2018/1129, 13 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tahkikat, Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2016/1114
Karar No
2018/1129
Tarih
13 Aralık 2018

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1116 K.2018/1308
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1118 K.2018/1324
  • Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1119 K.2018/1120
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1120 K.2018/1250
  • İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1121 K.2018/1250
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2016/1122 K.2018/1387

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.